Araştırmada neler ortaya çıktı?
ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) araştırmacıları, PFAS olarak bilinen ve kamuoyunda "sonsuz kimyasallar" şeklinde tanımlanan maddelerin kadın sağlığı üzerindeki etkilerini inceledi.
Araştırmada özellikle iki kimyasal maddeye dikkat çekildi:
-
PFOA
-
PFOS
Bu maddeler, doğada kolay parçalanmamaları ve uzun süre kalıcı olabilmeleri nedeniyle bilim dünyasının yakından takip ettiği kimyasallar arasında bulunuyor.
Araştırmacılar, kanında PFOA düzeyi en yüksek olan kadınlarda hormon reseptörü negatif meme kanseri görülme oranının, en düşük düzeydekilere kıyasla yüzde 67 daha yüksek olduğunu belirledi.
PFOS düzeyi yüksek olan kadınlarda ise bu oran yüzde 93 daha yüksek bulundu.
Daha agresif bir kanser türüyle ilişkili
Araştırmanın özellikle dikkat çekici yönü, ilişkinin hormon reseptörü negatif (ER-negatif) meme kanseriyle bağlantılı olması.
Bu kanser türü, östrojen hormonuna duyarlı meme kanserlerinden farklı özellikler taşıyor ve tedavi seçenekleri bakımından daha zorlu olabiliyor.
Araştırmada 50 bini aşkın kadının katıldığı Sister Study araştırmasının verilerinden yararlanıldı.
Bilim insanları, elde edilen sonuçların kesin bir neden-sonuç ilişkisi göstermediğini, ancak çevresel kimyasalların kadın sağlığı üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini vurguluyor.
Kadınlar neden dikkatli olmalı?
PFAS grubu kimyasallar geçmişte çeşitli tüketici ürünlerinde, suya ve yağa dayanıklı kaplamalarda ve bazı endüstriyel uygulamalarda kullanıldı.
Araştırmacılara göre bu maddelerin çevrede ve insan vücudunda uzun süre kalabilmesi, maruziyetin azaltılmasını önemli hale getiriyor.
Uzmanlar, bu bulguların tek başına kişisel kanser riski anlamına gelmediğinin altını çiziyor.
Kaynak: ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), 5 Kasım 2026.
National Institutes of Health (NIH)



