CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, “Dezenformasyon yasası olsun, dezenformasyon merkezi olsun, medyaya çökülmesi olsun, medyanın çökertilmesi olsun…Bunların hepsini aşabilecek bir toplumsal mücadele ve basın yayın birikimi var” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, “Dezenformasyon yasası olsun, dezenformasyon merkezi olsun, medyaya çökülmesi olsun, medyanın çökertilmesi olsun… Bunların hepsini aşabilecek bir toplumsal mücadele ve basın yayın birikimi var” dedi.

Şişli Belediyesi ve Şişli Kent Konseyi, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler” günü dolayısıyla “Özgür Basın Paneli” düzenledi. İstanbul’da panelin, “Dezenformasyon Yasası ve Algı Mühendisliği” başlıklı ilk oturumuna CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Miyase İlknur, Flash Haber Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Akman ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Sertaç Işıka konuşmacı olarak katıldı.

ERDOĞAN: “BİZİM SİYASETİMİZDE SİYASİ GÖRÜŞÜNDEN DOLAYI İNSANIMIZI HOR GÖRMEYE ASLA YER YOKTUR. AYRIMCILIK YAPMAYIZ. SOĞUKKANLILIĞIMIZI BOZAMAYIZ” ERDOĞAN: “BİZİM SİYASETİMİZDE SİYASİ GÖRÜŞÜNDEN DOLAYI İNSANIMIZI HOR GÖRMEYE ASLA YER YOKTUR. AYRIMCILIK YAPMAYIZ. SOĞUKKANLILIĞIMIZI BOZAMAYIZ”

Milletvekili Kılınç, iktidar değişikliği ile medyada da yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. “Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında, medya özgürlüğü ve medya örgütlülüğünü esas alan çözümler önceliğimiz olacak” diyen Kılınç 1961 yılında çıkarılan 212 sayılı Basın Yasası’na yasasını anımsattı. Kılınç sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye Cumhuriyeti dünyanın en demokratik basın yasasını yaratmış bir cumhuriyettir. Ama aynı zamanda bugün basın alanı dünyada en çökertilmiş üstüne çökülmüş ülkedir. ‘Dezenformasyon Yasası’ ile işlenen suçlar meşrulaştırılmaya, yeni suçlar işlenmeye, ülkenin geleceğini ve güvenliğini daha büyük risklerle karşı karşıya getiren bir yapılanmanın meşruiyeti sağlanmaya çalışılmıştır. Dezenformasyon yasası olsun, dezenformasyon merkezi olsun, medyaya çökülmesi olsun, medyanın çökertilmesi olsun…Bunların hepsini aşabilecek bir toplumsal mücadele ve basın yayın birikimi var. AKP’nin, sarayın medya operasyonları, dezenformasyon yasaları Türkiye’de halkı ne yapacağından alıkoyabilecek bir güce sahip mi? Değil. Neden? Çünkü Türkiye’nin direnen medyası var ve direnen halkı var. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü medya örgütlülüğünü sağlayacağımıza, medya özgürlüğünü gerçekleştirebileceğimize olan inancımla kutluyorum.”