Veteriner Hekimler Derneği, “Dünya Sağlık Örgütü, her yıl yaklaşık 10 milyon yeni tüberküloz enfeksiyonu vakasının saptandığını ve her yıl yaklaşık iki milyon kişinin tüberkülozdan hayatını kaybettiğini bildirmektedir. Ülkemizde sığır tüberkülozu ihbarı mecburi bir hayvan hastalığıdır. Genelgeler yürürlükte olmasına rağmen, sığır tüberkülozu endemik olarak görülmeye devam edilmektedir. Kamu hayvan sağlığı teşkilatının yetkili bir bakanlığa doğrudan bağlanıp sorumlu bir veteriner hekim idaresinde yönetilmesi, halk sağlığını da ilgilendiren tüberküloz ve diğer zoonotik hastalıklarla ilgili yapılması gerekenlerin başında yer almaktadır” açıklamasını yaptı.

Veteriner Hekimler Derneği, tüberküloz hastalığına ilişkin uyarıda bulundu. Derneğin konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:

“HASTALARDA TÜBERKÜLOZ DIŞI ENFEKSİYONLARA NEDEN OLABİLİRKEN, BAZILARI İSE CİDDİ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUNA SEBEP OLUR”

“Bakterileri taksonomik sınıflandırmaya göre değerlendirdiğimizde, mikobakteri ailesinin altında yüzlerce tür olduğunu görürüz. Bunlardan bazıları  özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda tüberküloz dışı enfeksiyonlara neden olabilirken, bazıları ise ciddi bir halk sağlığı sorununa sebep olur. Tüberküloz bunların başında gelir. Tüberküloz, Mycobacterium tuberculosis kompleks (MTBC) üyeleri tarafından oluşturulan, farklı klinik semptomlarla kendini gösteren, bulaşıcılığı ve öldürücülüğü oldukça yüksek, hem insan hem de çeşitli türdeki memeli hayvanlarda enfeksiyon yapabilen kronik bir enfeksiyondur. Mycobacterium tuberculosis kompleks’in başta M. tuberculosis, M. bovis, M. africanum,  M. caprae, M. canettii, M. pinnipedii ve M. microti olmak üzere 11 mikobakteri türünden oluştuğu bilinmektedir.

“ DSÖ, HER YIL YAKLAŞIK İKİ MİLYON KİŞİNİN TÜBERKÜLOZDAN HAYATINI KAYBETTİĞİNİ BİLDİRMEKTEDİR”

Tüberküloz, 1921’de koruyucu bağışıklık sağlayan BCG aşısının geliştirilmesi yanı sıra 1950'li yıllardan itibaren antitüberküloz ilaçlarla da tedavi edilebilmektedir. Fakat günümüzde dünyanın neredeyse bütün ülkelerinde, tüberküloz aşılması gereken bir sağlık sorunu olarak gündemden düşmemektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya nüfusunun neredeyse 1/3’ünün tüberküloz basili ile karşılaştığını ve enfekte olduğunu, her yıl yaklaşık 10 milyon yeni tüberküloz enfeksiyonu vakasının saptandığını ve her yıl yaklaşık iki milyon kişinin tüberkülozdan hayatını kaybettiğini bildirmektedir. 2019'da dünya çapında tahmini 140 bin yeni zoonotik tüberküloz vakası meydana gelmiştir. Bu tahminde, dünya çapında zoonotik tüberkülozun en yaygın nedeni olan Mycobacterium bovis ile ilgili veriler kullanılmıştır. Diğer mikobakteriyel türlerin de zoonotik tüberküloza neden olabileceği göz önüne alındığında, gerçek yükün daha yüksek olacağı aşikardır. Nitekim, gerçek insidansın sekiz kat daha yüksek olabileceği öngörülmektedir.

“ŞİŞLİ ETFAL ARAŞTIRMA VE EĞİTİM HASTANESİNDE İNSANLARDA GÖRÜLEN SIĞIR KAYNAKLI TÜBERKÜLOZ SIKLIĞI YÜZDE 5.3 OLARAK BULUNMUŞTUR”

DSÖ, sığır tüberkülozunu halk sağlığına ciddi tehdit oluşturan ihmal edilmiş yedi zoonozdan biri olarak kabul etmiştir. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH/OİE) sığır tüberkülozunun kontrol edilmesi ve ortadan kaldırılması çağrısında bulunmaktadır. Bu artan farkındalığa rağmen, İnsan tüberküloz olguları içinde M. bovis enfeksiyonlarının ortalama oranının, Amerika Birleşik Devletleri'nde toplam tüberküloz hastalarının yüzde 2'sinin altında olduğu bildirilmektedir. Avrupa’da yüzde 0.4, Afrika dışındaki ülkelerde yüzde 1.4’ten az, Afrika’da ise yüzde 2.8 olarak bildirilmiştir. Ülkemizde ise bu oranın yüzde 1 civarında olduğu düşünülmekteyken, 2007 ila 2010 yılları arasında yapılan bir çalışmada, Şişli Etfal Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde insanlarda görülen sığır kaynaklı tüberküloz sıklığı yüzde 5.3 olarak bulunmuştur.

“SIĞIR TÜBERKÜLOZU ENDEMİK OLARAK GÖRÜLMEYE DEVAM EDİLMEKTEDİR”

Tek sağlık kavramı kapsamında, tüberküloz konusunda Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın birlikte çalışması, birbiriyle veri paylaşması ve başta Mycobacterium bovis olmak üzere hayvan kökenli zoonotik hastalık oranlarının ortaya konulması gerekmektedir.

Ülkemizde sığır tüberkülozu ihbarı mecburi bir hayvan hastalığıdır. Hâlihazırda bu hastalıkla mücadele için yönetmelik ve genelgeler yürürlükte olmasına rağmen, sığır tüberkülozu endemik olarak görülmeye devam edilmektedir.

“HALK SAĞLIĞINI DA İLGİLENDİREN TÜBERKÜLOZ VE DİĞER ZOONOTİK HASTALIKLARLA İLGİLİ YAPILMASI GEREKENLERİN BAŞINDA YER ALMAKTADIR”

Sonuç olarak; hem hayvan sağlığı hem de halk sağlığı için önem taşıyan sığır tüberkülozu hastalığıyla mücadelede 'Tek Sağlık' konsepti çerçevesinde, veteriner hizmetleri kurumsal yapısının yeniden düzenlenerek hastalıklarla mücadeleye odaklanan bir genel müdürlük ve ona bağlı taşra birimlerinin oluşturulması, öncelikle bu hastalık başta olmak üzere zoonoz hastalıklarla mücadelede başarıya ulaşmanın anahtarı olacaktır. Tarım ve Orman Bakanlığında yeni bir yapılanma ile Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü’nün kurulması 1937 yılında imzalanan Uluslararası Cenevre Sözleşmesinin gereğidir. Kamu hayvan sağlığı teşkilatının yetkili bir bakanlığa doğrudan bağlanıp sorumlu bir veteriner hekim idaresinde yönetilmesi, halk sağlığını da ilgilendiren tüberküloz ve diğer zoonotik hastalıklarla ilgili yapılması gerekenlerin başında yer almaktadır.”

 

 

 

ERKAN BAŞ: “ÇANKAYA GİBİ BİRÇOK YERDE DE BİR MUHALEFET TEMBELLİĞİ BAŞLADI. ‘BURANIN ONURLU İNSANLARI NASILSA BUNLARA OY VERMEZ, O ZAMAN BURAYA CEKETİMİZİ ASAR KAZANIRIZ’ DİYE DÜŞÜNÜYORLAR. BİZ BU SEÇİMDE O CEKETLERİ GARDIROPLARA ASMAYA GELDİK” ERKAN BAŞ: “ÇANKAYA GİBİ BİRÇOK YERDE DE BİR MUHALEFET TEMBELLİĞİ BAŞLADI. ‘BURANIN ONURLU İNSANLARI NASILSA BUNLARA OY VERMEZ, O ZAMAN BURAYA CEKETİMİZİ ASAR KAZANIRIZ’ DİYE DÜŞÜNÜYORLAR. BİZ BU SEÇİMDE O CEKETLERİ GARDIROPLARA ASMAYA GELDİK”

 

 

Kaynak: anka