Vefa-Der Kurucu Genel Başkanı Zülfü Kartakgül, iktidarın orta gelirliler için açıkladığı ‘Yeni Evim’ projesiyle ilgili "En düşük aylık ödeme planına baktığımız zaman en düşük 2 milyon TL kullanıldığı zaman, 14 bin 300 lira gibi bir rakamla karşılaşıyoruz. Asgari ücretin 8 bin 500 lira olduğu bir ülkede, 8 bin 500 lira maaşla çalışan, asgari ücretle çalışan bir aile, orta halli nitelendirilen bir aile bulamıyoruz zaten. Ben öyle bir segment göremiyorum. Bu aylık 14 bin lirayı nasıl ödeyecek" dedi.

Vefa-Der Kurucu Genel Başkanı Zülfü Kartakgül, iktidarın orta gelirliler için açıkladığı ‘Yeni Evim’ projesiyle ilgili "En düşük aylık ödeme planına baktığımız zaman en düşük 2 milyon TL kullanıldığı zaman, 14 bin 300 lira gibi bir rakamla karşılaşıyoruz. Asgari ücretin 8 bin 500 lira olduğu bir ülkede, 8 bin 500 lira maaşla çalışan, asgari ücretle çalışan bir aile, orta halli nitelendirilen bir aile bulamıyoruz zaten. Ben öyle bir segment göremiyorum. Bu aylık 14 bin lirayı nasıl ödeyecek" dedi.

Elazığ merkezli Vefa-Der Kurucu Genel Başkanı Zülfü Kartakgül, hükümetin açıkladığı ‘Yeni Evim’ projesini değerlendirdi. Kartakgül, şunları söyledi:

"GÜNLÜK 4 EKMEK TÜKETEN BİR AİLENİN AYLIK GİDERİ 600 LİRA"

"Bugün ülkemizde yaşanan şartlar, ki her şey artık göz önünde. Vatandaşlarımız hemşehrilerimiz her şeyi muazzam ve mükemmel bir şekilde takip ediyorlar. Tam tevafuktur ki bu basın açıklamasını yaptığımız gün ekmek 5 lira oldu. Bunu niye söylüyorum? Elazığ'da 5 lira olan ekmek büyükşehirlerde mutlak suretle 8 liradan aşağı satılmayacak. Bakın bir ekmekten bahsediyoruz ortalama günlük 4 ekmek tüketen, ki Doğu ve Güneydoğu aileleri bilirsiniz yapı gereği ekmek yemeyi seven ve zaruri ihtiyacımız olan bir gıdadır. Günlük 4 ekmek tüketen bir ailemizin zaten aylık ekmek gideri 600 liraya tekabül eder. Bu noktada 1 milyon ve üzeri kredi olanağının açıldığını 0,69'dan yararlandırılacağını ifade eden hükümet yetkililerine ben aslında buradan tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Ne gibi olayları bu paket içine entegre ettiler? Mesela Elazığ'ın yararlandığı rakam 2 milyon TL. Peki bu 2 milyon TL'den nasıl yararlanacak vatandaş? Vatandaşın mutlak suretle son 1 yıl içinde veya bu 2 yıl da olabilir, hiçbir daire satışı yapmaması lazım. Yani üzerinde bir ev olmaması lazım ve bu vatandaşın bu oranlardan faydalanabilmesi için bu dairelerin mutlak suretle proje dahili olması lazım. Yani bankalarla anlaşma statüsüne dahil olması lazım ve en düşük aylık ödeme planına baktığımız zaman en düşük 2 milyon TL kullanıldığı zaman, 14 bin 300 lira gibi bir rakamla karşılaşıyoruz. 

Asgari ücretin 8 bin 500 lira olduğu bir ülkede, işte bu son dönemde bana göre seçim tarihinin yaklaşma hasebiyle yapılan bir artırım. 8 bin 500 lira maaşla çalışan, asgari ücretle çalışan bir aile, orta halli nitelendirilen bir aile bulamıyoruz zaten. Ben öyle bir segment göremiyorum. Bu aylık 14 bin lirayı nasıl ödeyecek bu bir. Bir de ikincisi adamın bir evi vardır, onu satıp üstüne bu imkândan faydalanması yani vatandaş der ki 'ben kendi evimi satayım, bu 1 milyon veya 2 milyonluk krediden de faydalanayım'. 'Ben bu rakamları da ödeyebilir güçteyim' ama evini sattığı an otomatikman kanunen bu paketten faydalanamıyor çünkü hükümet diyor ki 'evini satmayacaksın, mevcut evinde oturacaksın, evini değişme lüksün yok'. Böyle bir lüksün yok. Peki kim alacak bu parayı, hangi şartlarda alacak? Vallahi ben de bilmiyorum. İnanın yani bu bana göre tamamıyla seçim yatırımı. İnsanların cezp olması yönünde açıklanmış içi boş bir paket bana göre böyle.

"ASGARİ ÜCRETE ZAM GELDİ DİYE ETE, SÜTE, EKMEĞE DE ZAM GELDİ"

Bunun dışında tabi asgari ücrete yüzde 56- 57 oranında bir zam geldi. Kim veriyor asgari ücreti? Asgari ücreti işveren veriyor. İş verene yüzde 57 bir zam yapma noktasında hükümetin dayatması oldu. Peki emekli ve memura verilen zam oranı ne kadar? Emekli ve memura verilen zam nereden çıkıyor? Bizzat hükümetin kasasından çıkan bir para. Orada da iş veren hükümet oluyor, asgari ücrette esnaf. Önce yüzde 25 sonra büyük bir tepki milletten, tabi bunu gördüler hükümet yetkilileri sonra şaka yaptık kusura bakmayın aslında biz yüzde 30 açıklayacaktık yüzde 25 değil buyurun size yüzde 30 deyip müjdeler veren kıyametler koparan bir açıklama. Bu noktada gerçekten bugün en düşük memur emeklisinin almış olduğu maaş 5 bin 500 liraya sabitlendi. Şimdi asgari ücretle çalışan arkadaşlarımız bizim başımızın tacıdır, bizim bel direğimizdir onları saygıyla muhabbetle ben anıyorum ama bugün sorumluluğu ve yükümlülüğü daha fazla olan devlet kurumlarında görev yapan memur arkadaşların hemen hemen maaşlarıyla asgari ücret alan arkadaşlarımızın maaşları eşit düzeyde oldu. Yani 10 bin lira, 11 bin lira... İşte bu yapılan zamlarla birlikte rakamlar öyle oldu bugün 8 bin 500 lira birbirine yakın rakamlar. Bence bu yapılan zamlar tamamıyla adaletsiz, insanları mutlu etmeyen, memnun etmeyen zam oranlarıdır ve zaten alım gücü çok düşük olan ülkemizde, zamlarla birlikte aynı gece ve halen daha işte buna ekmek zammını da örnek verdim. Her şeye tekrar işte asgariye zam geldi, yüzde 30 emekliye memura zam geldi diye, hemen süte, ete zam, ekmeğe zam, temel gıda ihtiyaçlarına zam.

"ÇOCUĞUNA HARÇLIK VEREMEDİĞİ İÇİN EVİNE ÇOCUĞU UYUDUKTAN SONRA GİDEN BABALAR VAR"

Peki bir tarafta iktidarın gücünden beslenen, iktidarın gücünden nemalanan, çocuklarını süper kolejlerde muazzam rakamlar ödeyerek okutan bir cenah, bir tarafta beyaz çaylar, anzer balları işte tarifini ve isimlerini bilmediğim özel etler yiyen bir cenah, bir tarafta da demin ifade ettiğimiz gibi çocuklarına kış aylarında bot ve mont alacak güce sahip olmayan aile yapısı ve bu aile yapısının sayısı çok fazla. Bu sükseli hayatı yaşayan, zengin şatafatı yaşayan, iktidarın kendisine vermiş olduğu makamlardan faydalanarak tamamen nemalanarak talan sistemiyle bu saltanatı süren yüzde 5'lik, yüzde 6'lık cenah var. Bu tarafta da yemin ediyorum size, yüzde 60'lık bir zulüm yaşayan, fakirlik yaşayan, evine odun alamayan, kömür alamayan, çocuğuna harçlık veremeyen, çocuğuna harçlık veremediği için gece evine çocuğu uyuyunca giden babalar var. Şimdi böyle bir ortamda bu şartlarda tabi bizlerin de yapımızda, bizim karakterimizde olan insanlarında susmasının mümkünatı ve imkânı yoktur. Biz bu zulüm ile abat olanın sonunun berbat olacağını iyi biliyoruz. Milletin seçim sürecinde feraset göstereceğini iyi biliyoruz ve bu noktada Allah'ın izniyle ilk yapılacak seçimlerde de milletimizin artık emanet ehlinden uzak, liyakat sahibi insanların üzerini çizen bu yanlış düzeni kaldırıp atacağına inanıyoruz. Yepyeni emanet ehli, görev erbabı, liyakat sahibi, dürüst, şerefli, onurlu yönetici ve idarecilerimizin artık Türkiye yönetiminde, Elazığ yönetiminde söz sahibi olacağına gönülden inanıyoruz."