AHMET ÜN

(DİYARBAKIR)- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin 28 Kasım 2015’te katledilmesine dair açılan davada, sanık üç polis memuru hakkındaki mütalaasında beraat yönünde görüş bildirdi. Mütalaada, “Müsnet suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2 (e) maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur” denildi.

28 Kasım 2015'te Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare’de basın açıklaması yaptığı sırada PKK teröristler ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada yaşamını yitiren dönemin Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi cinayeti davasında savcı mütalaasını sundu.

Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 6 Mart'taki duruşmada dosyanın kapsamlı olduğu gerekçesiyle ek süre talep eden Cumhuriyet savcısı, tamamladığı mütalaasında, firari PKK'lı terörist Uğur Yakışır'ın 'olası kastla ölüme sebebiyet verme' suçundan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis; olayın meydana geldiği gün görevli ve davada "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan tutuksuz yargılanan polis memurları Sinan Tabur, Fuat Tan ve Mesut Sevgi hakkında ise beraat talep etti.

‘TESPİT EDİLEMEYEN KURŞUN İLE MAKTULÜN HAYATINI KAYBETTİĞİ KANAATİNE VARILMIŞTIR’

Kılıç “En fazla yatırımın yapıldığı illerin başında Mardin geliyor.” Kılıç “En fazla yatırımın yapıldığı illerin başında Mardin geliyor.”

Cumhuriyet savcının, 25 Nisan günü Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunduğu mütalaasında, şöyle dendi:

“Olay yerinde görevli polis memuru sanıklar S.T, F.T. ve M.S. ile adı geçen teröristler arasında gerçekleşen silahlı çatışma anında nereden geldiği yapılan tüm araştırmalara rağmen tespit edilemeyen kurşun ile maktulün hayatını kaybettiği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak sanıklar S.T, F.T. ve M.S'nin maktule yönelik olarak atılı 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında, amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/2 maddesi ile garanti altına alınan masumiyet karinesi uyarınca, müsnet suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2 (e) maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur."

Davanın karar duruşması 12 Haziran’da görülecek.