Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, “Gencecik bir evladımız Enes Kara'nın hayatına son vermesi karşısında derin bir üzüntü içerisindeyiz. Tıp fakültesinde öğrenim görecek kadar başarılı, fakat henüz 20 yaşındayken hayatını kendi eylemiyle sonlandırma kararı alacak kadar (u)mutsuz Enes'in vefatında hiç kimse kendisini ‘sorumsuz’ görmesin. Gençlerin bu duruma gelmesine seyirci kalmak, geldiğini görememek, hazin süreçleri ve sonuçları engelleyememek, her mekanizma, işleyiş, sistem, kurum ve kuruluş açısından görevi ihmaldir” dedi.

Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, “Gencecik bir evladımız Enes Kara'nın hayatına son vermesi karşısında derin bir üzüntü içerisindeyiz. Tıp fakültesinde öğrenim görecek kadar başarılı, fakat henüz 20 yaşındayken hayatını kendi eylemiyle sonlandırma kararı alacak kadar (u)mutsuz Enes'in vefatında hiç kimse kendisini ‘sorumsuz’ görmesin. Gençlerin bu duruma gelmesine seyirci kalmak, geldiğini görememek, hazin süreçleri ve sonuçları engelleyememek, her mekanizma, işleyiş, sistem, kurum ve kuruluş açısından görevi ihmaldir” dedi.

Birol Aydın, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın Elazığ’da kaldığı cemaat evinde yaşamına son vermesine ilişkin bir açıklama yaptı. Aydın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:

“Gencecik bir evladımız Enes Kara'nın hayatına son vermesi karşısında derin bir üzüntü içerisindeyiz. Tıp fakültesinde öğrenim görecek kadar başarılı, fakat henüz 20 yaşındayken hayatını kendi eylemiyle sonlandırma kararı alacak kadar (u)mutsuz Enes'in vefatında hiç kimse kendisini ‘sorumsuz’ görmesin. Gençlerin bu duruma gelmesine seyirci kalmak, geldiğini görememek, hazin süreçleri ve sonuçları engelleyememek, her mekanizma, işleyiş, sistem, kurum ve kuruluş açısından görevi ihmaldir.

Bu kadar başarılı bir gencin hayatla bağını kendi elleriyle kopartma noktasına gelmesi ekonomik, sosyolojik ve pedagojik olarak incelenmeli ve irdelenmelidir. Bu vahametin tekrar etmemesi için yapılması ve yapılmaması gerekenler ve ilgili kurumlara, ailelere, bireylere düşen sorumluluklar ortaya konulmalıdır. Gençlerin kendi olmasını, kendilerini inşa etmesini zorlaştıran, kimlikleriyle başkalaştıran zorluklara, ‘muhtaciyeti aidiyet davetine dönüştüren’ yaklaşımlara da hep birlikte son vermeliyiz.

MSB, TAHIL YÜKLÜ BİR GEMİNİN KÖTÜ HAVA ŞARTLARI NEDENİYLE UKRAYNA'DAN AYRILAMADIĞINI AÇIKLADI MSB, TAHIL YÜKLÜ BİR GEMİNİN KÖTÜ HAVA ŞARTLARI NEDENİYLE UKRAYNA'DAN AYRILAMADIĞINI AÇIKLADI

İnsanı yaşatan devlet olmak, söylem değil istikrarlı eylem olmalıdır. Gençlere umut veremeyen devlet ne güne ne de geleceğe umut olabilir. Enes Kara, son acımız, son kaybımız ve son ayıbımız olsun.”