Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: HAKAN KAYA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde düzenlenen mitingde; “31 Mart’ta bu iktidara bu yaptıklarının hesabını sormaya var mıyız? 31 Mart’a kadar hangi siyasi görüşten olursa olsun; emeklisini, emekçisini, esnafını, çiftçisini, yaşlısını, gencini iktidarın karşısında kim güçlüyse, onları sandıkta kim yenecekse, AK Partili, MHP’li belediye başkanını kim indirecekse, yani sizin gücünüzü iktidara göstermemin yolu neyse orada buluşmaya, meydanlarda, sandıkta buluşmaya; milletin vicdanını sandığa ve sandıkta bu iktidardan hesap sormaya davet ediyorum” dedi.

Özgür Özel, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde miting düzenledi. Burada yurttaşlara seslenen Özel; partisinin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Candan Yüceer ile Çorlu Belediye Başkanı ve yeniden adayı Ahmet Sarıkurt’a oy istedi.

“ERDOĞAN, GÖREV SÜRESİ BOYUNCA EMEKLİLERİN CEBİNDEN AYDA 5,5-6 TANE ÇEYREK ALTINI ALMIŞ”

Gencinden emeklisine kadar sorunlara değinen Özel, şunları söyledi:

“Gençlik önemli. Atatürk, Cumhuriyeti; gözlerini yumarken CHP Genel Başkanlarına emanet etmedi. Atatürk, Cumhuriyeti belediye başkanlarına, milletvekillerine emanet etmedi. Atatürk, Cumhuriyeti gençlere emanet etti. Onun için yükünüz ağır. Hep beraber çalışmak, hep beraber önemli işler yapmak durumundayız. Gençlere vurgu önemli ama bu memlekette en büyük sıkıntıyı çekenler de emekliler. Bir emeklilerin durumunu görmek, emeklileri bir konuşmak lazım. Şöyle ki, bu Recep Tayyip Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Bugünkü parayla 25 bin lira olması gerekiyordu ama bugün 10 bin lira, yani 0,6 asgari ücret. Tayyip Erdoğan geldiğinde emeklilerin yüzde 20’si en düşük emekli maaşını alıyordu. Şimdi çok önemli bir kısmı. Tayyip Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Tayyip Erdoğan geldiğinde şu anda kaç alıyor? 2,5 çeyrek altın. Yani Tayyip Erdoğan, görev süresi boyunca emeklilerin cebinden ayda 5,5-6 tane çeyrek altını almış. Bunun hesabını soracak mıyız? Geçen gün ‘Emeklilere zam yap’ dedim. Hiç olmazsa bir buçuk asgari ücret ama bizim CHP olarak ilk teklifimiz, hiç olmazsa şimdilik bir asgari ücret. 10 bin liralık emeklilere bir kart verelim, maaşlarını 17 bin liraya çıkaralım. Devletin yaptığı hizmetlerden ücretsiz yararlanmalarını sağlayalım.

“SENİN ÖNCELİĞİN BEŞLİ ÇETELER”

Elektrikte, suda ve doğal gazda yüzde 25 ile yüzde 40 indirim sağlayalım diye kanun teklifi verdik. Bizi dinlemedi. Meclis’i kapattı, kaçtı. Emekliye zam yapalım deyince emekliye para yok, diyor. Emekliye para verirsem çalışanlara maaş ödeyemem, diyor. Çalışanlarla emeklileri karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Oysa çalışanlarla emekliler, yan yanadır, kol koladır. Bütün emekliler yıllarca çalıştı da öyle emekli oldu. Bugün çalışanlar da ama birkaç sene sonra, ama çok daha sonra, eninde sonunda emekli olacaklar. Emekliyle çalışan karşı karşıya değildir ama emekliyle beşli çeteler karşı karşıyadır. Çünkü siyaset, öncelik belirleme işidir. Eğer sen parayı beşli çeteye verirsen, sen parayı saray müteahhitlerine verirsen, yandaş müteahhitlere verirsen, sen dünyanın en pahalı makam arabasından -10 tane var dünyada limuzin Mercedes- ikisini alır, birine kendine biner, birini yedekte tutar, boş gezdirirsen senin emekliye verecek paran yok ama yazlık saraya verecek paran varsa, emekliye verecek paran yok, kışlık saraya verecek paran varsa, emekliye verecek paran yok, uçan saraylara 14 tane lüks uçağı verecek paran varsa, senin önceliğin kendin, ailen, yandaşların, senin önceliğin beşli çeteler, benim önceliğim emekliler. Bunu bu şekilde bileceksin.

“EMEKLİYE PARA BULAMAYANLARIN SANDIKTA OY GÖREMEMELERİ LAZIM”

31 Mart’ta emekliye para bulamayanların sandıklara bakınca oy görememeleri lazım. Emekliler dün Manisa’da bağırıyordu, ‘Madem ki bize para yok, sana da oy moy yok’ diye. Emekliler el kaldırsın. Tayyip Erdoğan’a bir el sallayın. ‘Bizi unutanı biz de unutuyoruz’ deyin. Tayyip Erdoğan, diyorlar ki, ‘Madem emekliye para yok, sana da o yok. Haydi hoşça kal’. Bütün emeklilerin çok sorunu var. Ben emeklilerin hepsini 1 Nisan’dan sonra meydanlara bekliyorum. 1 Nisan bu iktidara bir sarı kart gösterme günüdür. 1 Nisan, ‘10 bin liraya geçinilir’ diyenlere kırmızı ışığı gösterme günüdür. 1 Nisan, açlık sınırı 16 bin lirayken emekliyi unutanlara, boş fileyle pazardan yollayanlara, emekliye olgun sebze-meyve diye ezilmiş, büzülmüş, çürümüş meyveleri sattıranlara, emekliyi buna muhtaç bırakanlara emeklilerin de yarının emeklisi, bugünün emekçilerinin de bütün yoksulların da hesap sorma günüdür. 31 Mart’ta bu iktidara bu yaptıklarının hesabını sormaya var mıyız? 31 Mart’a kadar hangi siyasi görüşten olursa olsun; emeklisini, emekçisini, esnafını, çiftçisini, yaşlısını, gencini iktidarın karşısında kim güçlüyse, onları sandıkta kim yenecekse, AK Partili, MHP’li belediye başkanını kim indirecekse, yani sizin gücünüzü iktidara göstermenin yolu neyse orada buluşmaya, meydanlarda, sandıkta buluşmaya, milletin vicdanını sandığa ve sandıkta bu iktidardan hesap sormaya davet ediyorum.

“SEÇİMLERDEN SONRA HAKKINI ALAMAYANLAR MEYDANLARDAYIZ”

Demokrasi, tepki ve protesto rejimidir. ‘Ben istediğimi yapacağım. Sen evinde oturup susacaksın. Ben seni ihmal edeceğim, görmeyeceğim. Sen bana oy vereceksin. Beş sene oturacaksın’. Öyle bir yağma yok. Bugün Amerika’da Beyaz Saray’ın önünde protesto gösterisi serbest. Almanya’da parlamentonun önünde protesto serbest. İngiltere’de 10 Numara’nın önünde protesto serbest. Senin geldiğin Türkiye’de (Bülent) Ecevit’in önüne yazar kasa atmak serbest. Çünkü demokrasi, tepki ve protesto rejimidir ama şimdi saraya doğru bir mendil sallasan kolunu koparırlar. Yuhalama. Bu yuhalama çok edilgen, çok pasif, çok yetersiz ve bence gereksiz bir eylem. Gücünü yuhalayarak göstermeyeceksin. Çağrıldığın yere giderek göstereceksin. Seçimlerden sonra kim hakkını alamıyorsa öyle yakmak yıkmak için değil, kamu malına zarar vermek için değil, kanunlara saygılı bir şekilde hakkımızı söke söke almak için sokaklardayız, meydanlardayız. Var mısınız?

“MEHMET ŞİMŞEK, MURAT KURUM’A DESTEK OLMAYA GİTMİŞ. İŞİ ZOR”

Bugün ben Ahmet Başkanıma destek için geldim. Candan Başkanımın tanıtımına geldim. Belediye başkanlarımla birlikte olmaya geldim. Mehmet Şimşek de bugün İstanbul’a gitmiş, Murat Kurum’a destek olmaya. İşi zor. Orada demişler ki, ‘Evsiziz, kiralar yüksek ve ev alamıyoruz, kiraya dahi çıkamıyoruz’. O da demiş ki, ‘Enflasyonu tek haneye indirdiğimizde ev alabileceksin çünkü kredi çekebileceksin’. Enflasyon tek haneye, bunların hesabıyla 2-2,5 sene sonra gelecek ama biliyoruz ki, bunlar iktidardaysa bu hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. Kendisi söylerken doğru bir şey söylemiş. Bugün Merkez Bankası’nın faizi yüzde 45 ama bankaların vatandaşa uyguladığı faiz, ortalamada yüzde 65. Konut kredisi almak istediğinde 3 milyon liralık konut kredisi alıyorsun, 10 yıl ödemeli, 12 milyon olarak ödüyorsun, 4 katı. 3 milyon krediye ayda kaç para taksit ödenecek? Yalan gibi, inanılmaz. 95 bin lira aylık ödemesi var, 100 bin lira. Yahu adam 100 bin lira taksit ödeyebilecek olsa kredi çekecek durumda mı olur gariban adam? O yüzden artık ev alınamaz. Şu an evi ve arabası olmayanların Milli Piyango çıkmazsa, uzaktan bir akrabadan miras kalmazsa ev, araba alma şansı kalmadı. Gençler ev, araba almak ister. Böyle bir şey istemekle yetmiyor. Gençler araba istiyorsa Tayyip Bey’i göndermek ister, başka çaresi kalmadı.

Efes Selçukta Esnaf Masası kuruluyor Efes Selçukta Esnaf Masası kuruluyor

“BU SEÇİMDE İTTİFAKIN ADI TÜRKİYE İTTİFAKI”

Burada ayçiçeğini, buğdayı biliyoruz. Bir yani sanayi, bir yanı tarım olan bir kentte yaşıyoruz. Mayıs ayının 27’sinde ‘Verin oyu bu kardeşinize, faizler nasıl düşecek; verin oyu bu kardeşinize, enflasyonun beli nasıl bükülecek, döviz nasıl durdurulacak, hayat nasıl ucuzlayacak’ diyen kişi, o gün mazotun litresi 19 lirayken bugün baktım, 40 lira 70 kuruş. Mazot, sadece cumhurbaşkanı seçildiği mayıs ayından 8 ay sonra bugün yüzde 106 zamlanmış. Benzin yüzde 97 zamlanmış. Bu, şu demek. Hayat pahalılığı kar topu gibi büyüyecek. Mazota ve benzine varsa bundan sonra iğneden ipliğe her şeye zam var demek. Eğer 31 Mart günü bu acımasız, bu beceriksiz, bu sadece kendini düşünen iktidar; iktidarına devam ederse, karşısına bir güç dengelenmezse 1 Nisan’dan sonra acı reçeteye hazır olun. Kemer sıkmaya hazır olun. Sıkı para politikalarına hazır olun. Siz ezilirken 4 yıl daha sandık yok. Onun rahatlığıyla olacaklar ama siz, geçen seçimleri hatırlayın. 2018’de tek adam rejimi hayata geçtikten 10 ay sonra yerel seçimlerle, yerel seçimlerin gücüyle İstanbul, Ankara’dan başlayarak Adana’sıyla, Mersin’iyle, Antalya’sıyla ve 11 büyükşehirle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Millet İttifakı’na önemli bir güç verildi ve bu seçimlere kadar o dengeyle gelindi. Küçük bir farkla seçimleri kaybetsek de iktidar tek başına olmayınca, karşısında bir başka güç olunca herkesin çıkarlarının korunabileceği, sesinin duyulabileceği, yapılacak seçimlerden endişe duyulacak bir ortam oluşabilir. Bunun olması için Cumhur İttifakı’nın karşısına bir güçlü ittifak koymak gerekmektedir. O ittifakın adı bu seçimde, Millet İttifakı değildir. O ittifakın adı bu seçimde Türkiye ittifakıdır.”

Kaynak: anka