Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 5 bin 500 TL olarak açıklanan yeni asgari ücreti değerlendirdi. Karamollaoğlu, “Aslolan maaşları artırmak değil, hatalı politikalardan vazgeçip enflasyon ateşini söndürmektir. En iyi ortam düşük enflasyon ve fiyat istikrarının sağlanmasıdır. Biz, bir avuç iktidar eliti ve sermaye sahibinin refahı için milyonlarca insanı sömüren bu düzeni kökten değiştirmekte kararlıyız” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 5 bin 500 TL olarak açıklanan yeni asgari ücreti değerlendirdi. Karamollaoğlu, “Aslolan maaşları artırmak değil, hatalı politikalardan vazgeçip enflasyon ateşini söndürmektir. En iyi ortam düşük enflasyon ve fiyat istikrarının sağlanmasıdır. Biz, bir avuç iktidar eliti ve sermaye sahibinin refahı için milyonlarca insanı sömüren bu düzeni kökten değiştirmekte kararlıyız” dedi.

KILIÇDAROĞLU: “BAY KEMAL'E GÜVENECEKSİNİZ, BİR. BAY KEMAL KUL HAKKI YEMEZ, İKİ. BAY KEMAL DEVLETİ SOYANLARIN KARŞISINDADIR VE O PARALARIN TAMAMINI ALIP BU MİLLETE VERECEKTİR.” KILIÇDAROĞLU: “BAY KEMAL'E GÜVENECEKSİNİZ, BİR. BAY KEMAL KUL HAKKI YEMEZ, İKİ. BAY KEMAL DEVLETİ SOYANLARIN KARŞISINDADIR VE O PARALARIN TAMAMINI ALIP BU MİLLETE VERECEKTİR.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 bin 500 TL olarak açıkladığı yeni asgari ücreti, yaptığı sosyal medya paylaşımı ile değerlendirdi. Karamollaoğlu’nun açıklaması şöyle:

“4.250 TL olan asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun kararıyla 5.500 TL olarak güncellendi. Yeni asgari ücretin tüm çalışanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. 2022 yılı sonu beklenmeden ve ilk altı aylık enflasyon oranı dahi netleşmeden yapılan güncelleme; alım gücü kaybını telafi etmek noktasında yetersizdir ve enflasyonun sabit gelirli vatandaşlarımızı ne kadar yoksullaştırdığına ilişkin somut bir göstergedir.

Yıl ortasında asgari ücreti güncellemek zorunda kalmak; Hükümetin, ekonomi yönetimindeki başarısızlığını, yapılan güncellemenin yetersizliği ise adaleti sağlamaktaki isteksizliğini açık bir şekilde ispatlamıştır. Sayın Erdoğan, yapılan güncellemenin ne kayıpları telafi etmeye ne de ikinci altı aylık dönemde oluşacak alım gücü düşüşünü engellemeye yetmeyeceğini herkesten iyi bilmektedir. Zira hem sorunun üreticisi hem de çözümün engelleyicisi bizzat kendisidir.

Sayın Erdoğan’ın hem siyaset hem de hükümet etme tarzı, gerçek mağduriyetleri sona erdirmek yerine, algısal memnuniyetler üretmeye dönük bir adımdır. Açıklama sonrası yapılan paylaşımlardan anlaşıldığı kadarıyla, yönetim asgari ücrete yılın ortasında güncelleme yapmak zorunluluğunu ‘büyük bir müjde ve olağanüstü fedakârlık’ olarak gösterme çabasındadır ve konuya asgari ücreti belirleme çalışmasından daha çok zaman ayırmıştır. Oysa esas mesele, asgari ücrete 6 ay sonra bir kez daha zam yapma gereği duyulmuş olmasıdır.

“ASLOLAN MAAŞLARI ARTIRMAK DEĞİL, HATALI POLİTİKALARDAN VAZGEÇİP ENFLASYON ATEŞİNİ SÖNDÜRMEKTİR. EN İYİ ORTAM DÜŞÜK ENFLASYON VE FİYAT İSTİKRARININ SAĞLANMASIDIR.”

Bugün yapılan zamla 5.500 liraya çıkarılan asgari ücret, ne yazık ki enflasyon ateşine benzin dökmekte ısrarcı olan iktidarın politikaları yüzünden hızla artan hayat pahalılığı karşısında uzun süre dayanamayacaktır. Bununla birlikte, üzücü olan bir başka husus da asgari ücretin genel ücret haline gelmesidir. Asgari ücret, bir ülkede çalışan kesimin alması gereken en düşük ücreti ifade ederken, ülkemizde çalışanların genel ücreti haline gelmiş bulunmaktadır.

Bugün Türkiye, yüzde 57 ile Avrupa’da en çok asgari ücretli çalışan nüfusuna sahip ülke konumundadır. Bu gidişle, kamu görevlileri ve özel sektör çalışanları da asgari ücretliler kapsamında olacaktır. Asgari ücretin her geçen gün artmakta olan ‘açlık sınırı’nın altında olduğu düşünüldüğünde, bu durum bizleri ciddi olarak endişeye sevk etmektedir.

Rakamları büyütmenin sorunlarımızı giderdiğini düşünen yönetim, kördüğüm haline getirdiği enflasyon sorununu çözme kabiliyetini bütünüyle yitirmiştir. Aslolan maaşları artırmak değil, hatalı politikalardan vazgeçip enflasyon ateşini söndürmektir. En iyi ortam düşük enflasyon ve fiyat istikrarının sağlanmasıdır. Biz, bir avuç iktidar eliti ve sermaye sahibinin refahı için milyonlarca insanı sömüren bu düzeni kökten değiştirmekte kararlıyız. İşçisinden memuruna kadar tüm çalışanları yoksulluk ve açlık sınırının altında bir ücrete mahkûm eden sömürüye son vereceğiz!”