Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: ADEM KARABAYIR

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 150’yi aşan özel sektör işveren markası ve on binlerce gencin katılımıyla düzenlenen, "2. İstanbul Kariyer ve İstihdam Fuarı&Zirvesi"nde konuştu. İmamoğlu gençlere, “Sizlere hak ettiğiniz saygıyı ve özeni gösteren bir yönetim olma kararlılığımızı hiçbir zaman bırakmayacağımıza, hatta bu özeni ve ilgiyi daha da yukarıya taşıyacağımıza, böyle bir yönetim olacağımıza, bütün genç arkadaşlarıma, sevgili genç hanımefendilere ve beyefendilere buradan söz veriyorum. Buna layık olacağız. Hiç kuşkunuz olmasın. Hayallerinizin ve umutlarınızın gerçek olması için; sizinle birlikte düşünen, sizinle birlikte çalışan, sizinle birlikte üreten bir yönetim olacağımızın sözünü sizlere veriyorum" diye seslendi. 

OKAN KONURALP'TEN KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU DEĞİŞİKLİĞİNE İTİRAZ: "KURUMLARIN HANGİ VERİLERİ NASIL İŞLEYECEĞİNİN AÇIK OLMASI GEREKİR" OKAN KONURALP'TEN KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU DEĞİŞİKLİĞİNE İTİRAZ: "KURUMLARIN HANGİ VERİLERİ NASIL İŞLEYECEĞİNİN AÇIK OLMASI GEREKİR"

İBB iştiraki İSPER ve Gençlik Spor Şube Müdürlüğü tarafından “Gençler Bu Zirve Sizin İçin” başlığıyla düzenlenen, “2. İstanbul Kariyer ve İstihdam Fuarı&Zirvesi”, CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla başladı. Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Fuar Merkezi’nde 2 gün sürecek etkinliğin açılış konuşmasını İmamoğlu yaptı. İnsan kaynağı sektörünün, günümüzde bir bilim dalı haline dönüştüğünü kaydeden İmamoğlu şunları söyledi: 

“ENDİŞE ETMEKTEYİM: Türkiye ve İstanbul genç bir nüfusa sahip. Bu ülke doğru bir menzili çocuklarına, gençlerine gösterebiliyor mu? Şimdi çocukların üst yaş grubuna sorsak, ‘Büyüyünce ne olacaksınız’ diye, vallahi tedirgin bir toplumla karşı karşıyayız. Ve alacağımız cevap konusunda da biraz endişeliyim. Tehlikeli bir soru olduğunu düşünüyorum hatta. ‘Büyüyünce işsiz olacağım’ veya ‘Büyüyünce sevmediğim işlerde çalışacağım’ diye, ‘Hayal dünyası kötümser bir tabloyla mı örtüşmüştür’ diye endişe etmekteyim.

ÇOCUKLARIN VE GENÇLERİN UMUTLARINI YİTİRDİĞİ BİR ORTAM VAR: Vatandaşlarla yakın diyalog içinde bir belediye başkanı ve siyasetçiyim. Kurduğum diyaloglarda, ilkokula giden çocukların dahi ne kadar tedirgin olduklarını, ülkenin durumunu kavradıklarını gördüğümde şaşkın bir biçimde dinliyorum. Bir yanıyla da üzülüyorum elbette. Bu bakımdan çocukların ve gençlerin umutlarını yitirdiği bir ortam olduğunu tespit etmeliyiz. Bu böyle bir dönemden geçerken, elbette bunu tam tersine dönüş döndürme konusunda da etkin adımlar atmalıyız. Tabii yıllardır bu ülkenin bir ekonomi yönetimi ve bir yönetim anlayışı var. Bugün ne noktaya geldiğimizi ölçen veriler üzerinden gerçek dünyayı, ülkemizin insanlarına göstermeli ve güçlü bir yolculuk çizmeliyiz. Ülkeyi yönetenlerin büyük mühendislik projeleriyle övünüyorlar. Ama bunların yapılış şekilleri ve finansmanı konusunda şeffaf olmadıklarını düşünüyorum. Biz de övünüyoruz. Biz de diyoruz ki ‘Önceki 25 yılda yapılan metro imalatını, örneğin biz yılda yapılan metro imalatı olarak 3 katına çıkardık. Biz de övünüyoruz; bir yandan 10 tane metro üretiyoruz, 5 yeni metro hattıyla ilgili ihale aşamasına geldiğimizi anlatıyoruz. Ama başka yanıyla da insani tarafını unutmadan niçin, nasıl, hangi şeffaflıkla süreci hazırladığımızı da insanlara anlatarak yolculuğumuzu tarifliyoruz. 

BİZİM SIFIR YURDUMUZ VARDI, AMA ARTIK 5 BİN 200 YATAKLI YURTLARIMIZ VAR: İBB olarak, bu dönemde yaptıkları işlerin tamamında, insani kalkınmayı ön planda tutarak hareket ediyoruz. Merkezine insanı alan bir anlayışla bir yönetim dönemini İstanbul'a kazandırdık. Ve mümkün olduğu kadar eşitlik ilkesini de hayatımızın önüne koyduk. Bu eşitlik ilkesini, hizmetlerimizin her alanına yaymaya özen gösterdik. Katıldığım Dubai’deki COP28 İklim Zirvesi’nin temel konusunun 'eşitlik' kavramı olduğunu söylemek istiyorum. Her konuda bir eşit dünya yaratmak, eşit bir biçimde insanların var olduğu ve hayatını sürdürdüğü bir dünya ortaya koyma kavramı. Herkese eşit imkanlar sunmayı görev edindiğimiz için çocukların, gençlerin eğitimini dert edindik. Bunun için daha önce hiç yapılmamış işlere de adım attık. Açtığımız kreşler bunlardan birisi. Artık 150 sayısına doğru koşan bir organizasyon içerisindeyiz. Yine aynı şekilde burada gençlerin huzurunda söylemekten elbette gurur duyuyorum: Yurtlarımız. Bizim sıfır yurdumuz vardı, ama artık yurtlarımız var. Ve bu sene 5 bin 200 gencimiz, orada bizim misafirimiz. Ve bu gençler, gerçekten orada çok çağdaş, çok kaliteli, eşitlikçi, ayrım yapmadan, ülkenin neresinden başvurursanız vurun hakkınız olduğu için oraya dahil olduğunuz bir mekanizmanın var olduğu ve en imkanları yüksek yurtta ne varsa, ondan daha iyisini orada o genç arkadaşlarımıza sunduğumuz yurtları açtık. 

YENİLİKÇİ VE CESUR OLMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ: Kendi dönemimizde topam 42 tane daha açarak İBB kütüphanelerinin sayısını artırdık. Daha önce olmadığı şekilde 75 bin üniversite öğrencisine karşılıksız eğitim desteği veriyoruz. Her zaman yenilikçi ve cesur olduk. Yenilikçi olmaktan ve cesur olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Yenilikçi ve cesur olmaktaki kaynağımız ne biliyor musunuz? Cesur olmamızın kaynağı, bu şehrin 16 milyon insanı. Cesareti de onlardan alıyoruz, yenilikçi olmayı da onlardan alıyoruz. Bunu nasıl yapıyoruz? Onların arasında dolaşıyoruz, onlarla buluşuyoruz, onları dinliyoruz, onlardan ilham alıyoruz. Her zaman söyledim: Kenti yöneten ve o şehrin tabiri caizse koordinatörü, moderatörü konumunda olan Belediye Başkanı, her anını vatandaşla geçiren ve ondan beslenen kişi olmalı. Şayet İstanbul'daysanız, İstanbul gibi en üstün insan kaynağına sahip kentlerden birisi, o medeniyetlerin getirdiği genetik varlığıyla sizin karşınızda duruyorsa, bundan faydalanmak büyük bir zenginlik bir belediye başkanı ya da bir yönetici için. Zaten akıllı bir yönetici, insanları sürecin içine katıp onlardan faydalanan, onların bilgi ve birikimleriyle süreç yöneten yöneticidir. Ben her yerde söylüyorum, güzide topluluğun huzurunda da söyleyeyim: Böylesi medeniyeti, geçmişi güçlü insan kaynağı kuvvetli bir İstanbul ve böylesi bir ülke, Türkiye, Anadolu, Trakya medeniyetlerinin bulunduğu topluluklarının zenginliğinden var olmuş böyle bir ortamı, Allah, ‘Her şeyi ben bilirim’ diyenlerden korusun. 

BİZDEN ÖNCE ‘İSTİHDAM’ DENİLİNCE İNSANLARIN AKLINA NE GELİRDİ?: Bizden önce belediye ve istihdam denince, mesela bu yenilikçilikten bahsederken insanların aklına acaba ne gelirdi? Akraba ilişkileri mi gelirdi, torpil mi? Ya da işte aynı siyaset görüşüne sahip olmak gibi kavramlar gelirdi diye bir düşünelim. Belediye acaba bu kadar şeffaf mıydı? Toplumun her kesimine açık olma gayretini ortaya koyabiliyor muydu? Liyakat ve şeffaflık, bu kadar yan yana insanların yaşamına katkı sunar bir pozisyonda mıydı? Yazılı sınavda başarılı olup, tanıdığı olmadığı için mülakatlarda elenmeyle ilgili bir süreç var mıydı? İşte biz, bütün bunları tam tersine çevirdik. Bu kurum içerisinde yapılan sınavlar, mülakat o kadar şeffaf sahalarda yönetildi ki… Ben birçok çalışma arkadaşımı sahada gördüğümde, bana teşekkür ederek nasıl işe başladığını anlatan insanlarla buluştuğumda gururlanıyorum. Mülakata katılanlar kendilerine sorulacak soruları, önlerindeki cam fanuslardan kendileri seçiyor ve bu kadar çağdaş metotlarla, onlara o sınavı yapan insanlarla karşı karşıya geliyorlar. Mülakatı yapacak olanlar da o soruları o anda öğreniyorlar. Yani bu kadar aslında uygar bir insan kaynakları tercihi modelini kurumumuzun içerisine soktuk. Tüm mülakatlar kamerayla kaydedilip ve sonuca itiraz halinde, kayıtlara erişime mümkün hale getirdiğimiz bir altyapıyla yürütüldü. Başvuran kişi talip olduğu işi layıkıyla yapabilir mi yapamaz mı? Gerçekten buna odaklandık.

NEYİ BAŞARDI BİLİYOR MUSUNUZ?: Bu kapsamda açtığımız bölgesel istihdam ofislerine dikkatinizi çekmek istiyorum. Seçim dönemine girerken, bölgesel istihdam ofislerinin İstanbul'a gerekli olduğunu ve bu şekilde bir sistemin bize çok fayda sağlayacağını anlatmıştık. Bugün 2019’dan bu yana yaptığımız yoğun atılımlarla 29 bölgesel istihdam ofisi açtık. Ve neyi başardı biliyor musunuz? İçinde pandemi var, içinde gerçekten çok sıkıntılı ekonomik kriz dönemleri var, çevremizde çıkan savaşın moralsizliği ve etkisi var. Ve aynı zamanda acı depremi yaşadığımız bir dönemin de içinden geçtiğimiz bir ortamda, biz, bu bölgesel istihdam ofisleri sayesinde, oradaki güler yüzlü personelimiz ve yöneticilerimizin sayesinde, tam 160 bin vatandaşımıza -İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde değil elbette- İstanbul'un farklı kurum ve kuruluşları üzerinden iş bulmanın gururu ve onurunu yaşıyorum.

RAKİPLERİMİZ MİTİNG MEYDANLARINDA, ‘İŞ BULMAK BELEDİYENİN VAZİFESİ Mİ’ DİYE SESLENDİRMİŞLERDİ: 2019 seçimleri sırasında, bölgesel istihdam ofisi projeleri rakipler tarafından küçümseniyordu. Dün gibi hatırlıyorum; hem rakibimiz hem de bir başka rakibimizin diyelim ki yetkili isimleri -tanımlamayayım şimdi- televizyonlarda ya da miting meydanlarında, ‘İş bulmak belediyenin vazifesi mi’ diye seslendirmişlerdir. Halbuki bugün geldiğimiz noktada, ne kadar büyük bir ekosisteme sahip olduğumuzu, bu hizmeti alma imkanı olmayan insanların böylesi bir profesyonel ofis tedrisatından geçerek iş bulmalarını sağlamak, onlara güvence olmak işverenler için de bir kolaylık sahası üretmek, bizim için çok olağanüstü bir deneyim haline dönüştü. Ve bu, artık İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bence uzun yıllar kurumsalında önemli bir yer teşkil edecek duruma geldi. Bölgesel İstihdam Ofisleri’ne bugüne kadar 780 bin iş arayan kişi başvurdu. Bu korkunç rakamı duymamız lazım. Başvuru sahiplerinin büyük bölümü gençlerden oluşuyor. Mesela işe yerleştirilenlerin yüzde 37’sini 20-24 yaş grubu oluşturuyor ve yine 25-29 yaş grubu da yüzde 21’ini oluşturuyor. Üçüncü sırada 30-34 yaş grubu var. Dolayısıyla neredeyse 3’te 2’sini gençlerin oluşturduğu bir zemini var.

HAK ETTİĞİNİZ SAYGIYI VE ÖZENİ GÖSTEREN BİR YÖNETİM OLMA KARARLILIĞIMIZI HİÇBİR ZAMAN BIRAKMAYACAĞIZ: Üniversite öğrencilerine de bölgesel istihdam ofisleri üzerinden İBB ve iştiraklerinde staj ve yarı zamanlı çalışma olanakları sağladık. Genç arkadaşlarımızın buraya ilgi gösterdiğini yakinen görüyorum. Daha fazla ilgiyi de hafta sonu dahi göstereceğini şimdiden hissedebiliyorum. Genç arkadaşlarımızın bu fuardan heyecanla ayrılmalarını diliyorum. Sizlere hak ettiğiniz saygıyı ve özeni gösteren bir yönetim olma kararlılığımızı hiçbir zaman bırakmayacağımıza, hatta bu özeni ve ilgiyi daha da yukarıya taşıyacağımıza, böyle bir yönetim olacağımıza, bütün genç arkadaşlarıma, sevgili genç hanımefendilere ve beyefendilere buradan söz veriyorum. Buna layık olacağız. Hiç kuşkunuz olmasın. Hayallerinizin ve umutlarınızın gerçek olması için; sizinle birlikte düşünen, sizinle birlikte çalışan, sizinle birlikte üreten bir yönetim olacağımızın sözünü sizlere veriyorum. Gençlerin aklından, neşesinden, enerjisinden, cesaretinden, yüksek seviyede ilham almaya kararlı bir yönetim olmaya devam edeceğiz. Gerçekten biliyoruz, yolumuz çok uzun ama en büyük nimetimiz; vallahi de billahi de gençliğimiz var. Bunu hiçbir zaman unutmadan hareket edeceğiz. Gençlerimiz var. Sizler varsınız. Ve sizlerle daha coşkulu bir geleceğe emin adımlarla ‘Tam yol’ ileri diyerek ve böyle güçlü bir sıçramayla ülkemizi, şehrimizi hak ettiği yere taşımanın yolculuğunu üstün gayretlerle yerine getireceğimize sizlerin huzurunda söz veriyor, hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”

Ekrem İmamoğlu, konuşmasının ardından fuar alanında bulunan stantları gezdi.

YİĞİT ÖZDUMAN: BİNLERCE ARKADAŞIMIZIN GENCİN İŞ BULACAĞINI UMUT EDİYORUZ

İBB İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Danışmanı Yiğit Özduman ise fuarla ilgili şunları söyledi: 

“Bu fuarı yeniden yapmamızın ana sebebi İstanbul’da istihdam yaratmak isteyen şirketlerle iş arayan gençleri buluşturmak. Aslında bütün yıl yaptığımız işlerin taçlandığı bir buluşma noktası. Şu anda 150’nin üzerinde firma var, her biri en az üç yada dört kişiyi işe almak üzere bu fuara geldi. Bu fuara katılan firmaların iş ilanların sayısı 3 binin üzerinde dolayısıyla biz bugüne kadar bölgesel istihdam ofislerimizde 160 bin kişiye iş bulduk bu fuarın ivmelendirmesiyle beraber bir o kadar rakamı önümüzdeki yıllarda  İstanbullulara sağlayacağını düşünüyoruz. Bölgesel İstihdam ofisi olarak biz İstanbul’da 15 binin üzerinde firma ile çalışıyoruz. Her bir firmanın ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Gündelik işlerden çok üst düzey yöneticilik rollere kadar karşılık gelebilen ihtiyaçlar olabiliyor. Bölgesel istihdam ofislerimize başvuru sayımız bugün itibariyle 800 bin civarında. İstanbullular ciddi olarak bu kanalı kullanıyorlar. Bizde bu kanalın içerisinden bugüne kadar 160 bin İstanbulluya iş fırsatı sağladık. Mart 2019’da demiştik ki '200 bin kişiyi 5 yılda istihdam edilebilir kılacağız.' Mart 2024’de geliyoruz 5 yılımız dolduğunda bu hedifi bulmuş olacağız. 200 bin İstanbulluya iş imkanı sağlamak şu demek. Ciddi bir sosyal boyutta destek olmak demek. En basit haliyle hepsinin asgari ücretle işe girdiğini varsaysak bile bu 200 bin kişinin evine 2 milyarın üzerinde bir gelirin eve girdiğini, 200 bin ailenin iş sahibi bir anne baba yada gencine sahip olduğunu dolayısıyla İstanbul’un çok daha eşit çok daha adil bir kent olması yolunda  önemli bir adım atıldığını hissediyoruz. O yüzden burayı bu fuara katılan firmaları çok önemsiyoruz. Bu yıl 30 binin üzerinde ziyaretçi bekliyoruz geçen yıl 10 binin üzerindeydi. Binlerce arkadaşımızın binlerce gencin iş bulacağını umut ediyoruz.”

Kaynak: anka