(ANKARA) - Erzincan'ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni'nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM'de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu ikinci kez toplandı. Komisyon Başkanı Atay Uslu, "Biz ne dersek diyelim, altın madenciliği ile ilgili bir ihtiyaç, bir ekonomik değer ortada var. Mesele ya madencilik ya çevre değil. Bizim elimizde fırsat var. Bu fırsatı mümkün oldukça kullanalım" dedi.

Erzincan'ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni'nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM'de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu ikinci toplantısını yaptı.

ŞEVKİN: “ÇÖPLER MADEN FACİASI BAĞIRA BAĞIRA GELEN BİR FACİAYDI”

Toplantıda komisyon üyeleri komisyonun yapacağı çalışmalarla ilgili görüşlerini dile getirdi. Komisyon çalışmalarının maden facialarına son verilmesi için gerekli önlemlerin alınması bakımından önemli bir sorumluluğu olduğunu vurgulayan CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, şunları söyledi:

İzmit Belediyesi kent esnafının yanında İzmit Belediyesi kent esnafının yanında

"Bu toplantıda yapılan görüşmelerde öncelikle mutlaka şirket yetkililerinin dinlenmesi gerekmektedir. Şirket yetkililerinin ardından ilgili bakanlıkların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Enerji Bakanlıkları gibi bakanlıkların bu konudaki görüşlerinin alınması, meslek odalarının dinlenmesi ve görüş alınması gerekiyor. Bununla ilgili komisyona CHP olarak yaptığımız raporu da sunacağız. Madenin iyi ve kötü örnekleri var. Bu örneklerin yerinde incelenmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Yine tıbbi jeoloji açısından bu yeraltı sularına ve toprağa karışan zehirli minerallerin ne tür zararlar yaratacağına ilişkin doktor arkadaşlarımızın da fikri dinlenmeli. Söylenecek çok şey var gerçekten. 13 Şubat 2024 Salı günü meydana gelen Çöpler Maden faciası bağıra bağıra gelen bir faciaydı. İki yıl önce aslında bu siyanür atığı doğaya salınmış ve emare vermişti aslında. Altın aramak dünyanın en tehlikeli işlemlerinden biri. Buna ihtiyaç var mı, endüstriyel olarak ne kadar ihtiyaç var, ülkeye ne gibi bir katma değer sağlıyor bunu iyi değerlendirmek lazım."

YAVUZYILMAZ: "AKP, ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARINI YİNE ELİNE YÜZÜNE BULAŞTIRDI"

CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ise şunları söyledi:

"Bu felaketin neden gerçekleştiği, sorumluluk alanına hangi bakanlıkların girdiği, sorumluluklarının neler olduğunu anlamak için buradayız. Bu bakımdan önce genel bir değerlendirme yapmak istiyorum. Bu felaket siyanür içerikli milyonlarca ton yığın liç malzemesinden oluşan yapay bir dağın kayması. Yığın liç sahasının yüksekliği yaklaşık 264 metreye ulaşmış, bu alanda da bu yükseklikle liç sahası konusunda bir dünya rekoru kırılmıştır. Dünyanın en tehlikeli ve en yüksek yoğun liç sahası. Yığın liç sahasının bu yüksekliğe çıkmasının sorumlularının başında dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum geliyor. Yığın liç sahasının bu yüksekliğe çıkmasına neden olan artışı 07.10.2021 tarihinde Murat Kurum adına imzalanarak şirkete verilen izinle yapılmıştır. Göçüğün altında 9 insanımız kaldı, 2 insanımızın cansız bedenine ulaşıldı. 7 işçimiz ise hala enkaz altında. AKP hükümeti bir kez daha arama kurtarma faaliyetini eline yüzüne bulaştırdı. Afet sonrası da bir kriz oluşmuş durumda.''

Yavuzyılmaz’ın konuşmasında eski Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Murat Kurum’a yönelik sözleri ile “AKP hükümeti bir kez daha arama kurtarma faaliyetini eline yüzüne bulaştırdı. Afet sonrası da bir kriz oluşmuş durumda'' şeklindeki ifadeleri MHP ve AKP’li üyelerin tepkisine neden oldu. Komisyonda çıkan tartışma sonucu toplantıya ara verildi. Aranın ardından Yavuzyılmaz yarıda kalan konuşmasına devam etti. Yavuzyılmaz, sorumlu şirketler Kartaltepe ve Anagold Madenciliğin AKP'ye yakınlığına dikkat çekerek, "Bu iki şirketin aynı anda liç sahasına yığma yapmasının bu felakete giden yolda şöyle çok önemli ve kritik bir etkisi var" dedi. AKP ve MHP milletvekilleri Yavuzyılmaz’ın bu sözlerine de tepki gösterek, "Şirketleri söyleyerek şimdi suçluyu buldunuz. AKP'ye yakınlığı ile bilinen diyorsunuz Türkiye'de başka maden ocakları da CHP'ye yakın. Sermayeyi partilere yakınlıkla itham etmek doğru değil. Bir başka şirket de CHP'ye yakın olabilir" dedi. Yavuzyılmaz ise, "Buraya gelmeden önce suçlu ve sorumlu kavramını ayıralım. İkinci bir şirket daha var. Utanılacak bir şey gibi niye davranıyorsunuz? Şirketi ve gerekli bakanlıkları neden davet etmemiz gerektiğiyle ilgili konuşuyorum" ifadelerini kullandı.

"MADENCİLİKTEN VAZGEÇİYORUM DİYEMEZSİNİZ"

MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük ise şunları söyledi:

Altın madenciliği özel bir ihtisas gerektirir, paha ve değer olarak diğer madenlerden çok farklıdır. Hangimiz siyanürden korkmayız ama yüzde 85 altın üretimi siyanürle yapılıyor. Bir kere madenden vazgeçebilir miyiz, var mı böyle bir şansımız? Altın madenini en çok üretenlere bakıyorsunuz Çin, Rusya... Önemli olan madenciliği insana ve çevreye saygılı şekilde yapabilmek. Yoksa 'ben madenden vazgeçiyorum' derseniz dağda çobanlık bile yapamazsınız. Bakın ben altın hiçbir şey taşımıyorum, hanım arkadaşlarımız seviyor. Bunu daha sağlıklı nasıl yapabiliriz bunları araştırmamız lazım."

"ALTIN MADENCİLİĞİ BİR İHTİYAÇ"

Komisyon Başkanı Atay Uslu, şu ifadelere yer verdi:

"Sorularımıza cevap alamazsak her soruya gelen arkadaşlar cevap verebilir ilgili kurumları çağıralım gelsinler sorularımıza cevap versinler. Altın bir kültür, yalnızca bir madencilik faaliyeti başka bir süreç. Altın tarihte bir yatırım aracı değil paranın kendisi. Bunların hepsini öğrenelim. Biz ne dersek diyelim, altın madenciliği ile ilgili bir ihtiyaç bir ekonomik değer ortada var. Mesele ya madencilik ya çevre değil. Türkiye'de eskiden şunu yaparlardı annen mi baban mı? Böyle sorular yanlış. Bunu nasıl sağlarız, biz bunun için varız. Bilimsel olarak dinleyeceğiz. Her çalışmanın, faaliyetin siyasi bir yönü vardır. Siyaset, hepsinin üzerindedir kabul ediyorum ama süreci anlamadan, bilimsel yönünü anlamadan bazen gülünç duruma düşebiliyoruz. Akademik çevreden 'hiç bilmiyorlar ama konuşuyorlar' diye konuşabiliyorlar. Bizim elimizde fırsat var. Bu fırsatı mümkün oldukça kullanalım."

CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül de "7 evlat toprağın altında. Anneleri babaları 'evladımızı getirin' diyor. Biz uzaydan yerin altındaki altını bulabiliyoruz da bu 7 evladı nasıl bulamıyoruz. Kendi evlatlarımıza, kardeşlerimize nasıl davranıyorsak bu evlatlarımıza da öyle davranacağımızı düşünüyorum" dedi. 

DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, komisyonda STK'ların ve ekoloji hareketlerinin dinlenmesi gerektiğini söyledi.

 

Komisyon Başkanı Atay Uslu, 30 Nisan saat 15.00'de toplanmak üzere toplantıyı kapattı. 30 Nisan’da yapılacak toplantıda ilgili genel müdürlükler ve ilgil bakanlıkların bakan yardımcıları dinlenecek.