PROF. DR. ALTUĞ: MÜSİLAJ DİBE ÇÖKMEYE BAŞLADI SÜRATLE ÖNLEM ALINMALI

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, Marmara Denizi'ni etkisi altına alan ardından Ege ve Karadeniz'de görülen müsilajın dibe çökme sürecine girdiğini söyleyerek süratle önlem alınmasını gerektiğini söyledi. Altuğ, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un açıkladığı 22 maddelik Marmara Denizi Eylem Planı'na ilişkin de "Marmara Denizi'ne giren tüm karasal girdileri, gemi kaynaklı kirlilik girdilerini şu anda sıfırlasak bile sistemin kendini rehabilite etmesi yine zaman alacak. Ekosistemin nasıl bu hale gelmesi bir gecede olmuyorsa iyileşmesi de bir gecede olmayacak" dedi.

Gündem 08.06.2021, 13:42
PROF. DR. ALTUĞ: MÜSİLAJ DİBE ÇÖKMEYE BAŞLADI SÜRATLE ÖNLEM ALINMALI

Haber: DİLAN AYIRKAN - Kamera: ADEM KARABAYIR

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, Marmara Denizi'ni etkisi altına alan ardından Ege ve Karadeniz'de görülen müsilajın dibe çökme sürecine girdiğini söyleyerek süratle önlem alınmasını gerektiğini söyledi. Altuğ, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un açıkladığı 22 maddelik Marmara Denizi Eylem Planı'na ilişkin de "Marmara Denizi'ne giren tüm karasal girdileri, gemi kaynaklı kirlilik girdilerini şu anda sıfırlasak bile sistemin kendini rehabilite etmesi yine zaman alacak. Ekosistemin nasıl bu hale gelmesi bir gecede olmuyorsa iyileşmesi de bir gecede olmayacak" dedi.

Deniz salyası olarak adlandırılan müsilajın Marmara Denizi'ndeki etkisi devam ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Marmara Denizi'nin kurtarılması için 22 maddelik müsilaj eylem planını açıkladı. Bu kapsamda bugün itibariyle acil müdahale kapsamında müsilajın temizlenmesine yönelik çalışmalar başlatılıyor. 

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşen Altuğ müsilaj tehlikesine ve açıklanan 22 maddelik eylem planına ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Prof. Dr. Altuğ, müsilajın biyolojik parçalanma sürecine girdiğini, bakteriyolojik faaliyetlerin hızlanmasının ortamdaki oksijenin daha fazla tüketilmesine neden olacağına dikkat çekerek önlemlerin süratle alınması gereken noktada olunduğunun altını çizdi. Altuğ, eylem planının Marmara'ya yaşaması için zaman kazandıracağını söyleyerek "Bunlar hem zaman hem de maliyet isteyen çalışmalar. Bu eylem planında sözü edilen maddelerin hepsinin gerçekleşmesi halinde son derece yüz güldürücü sonuçlar alınacağını düşünüyorum" açıklamasını yaptı.

"MÜSİLAJIN PARÇALANMA DÖNEMİNE GİRDİK"

Prof. Dr. Altuğ, müsilajın denizin dip bölgesinde nasıl etkili olduğu konusunda şunları söyledi:

"Yüzeyde gördüğümüz müsilajın büyük bir kısmı dibe çökme sürecine girdi. Dolayısıyla dipte hem dip canlıların olumsuz etkilenmesi hem de ortamın oksijensiz kalması bakımından bir bakteriyolojik parçalanma sürecinin başladığını söyleyebiliriz. Zaten bu parçalanma büyük oranda dipte gerçekleşecek. Dolayısıyla şu anda var olan müsilajın yenisi eklenmemiş olsa bile dipteki müsilajın parçalanma süreci ile ilgili bir döneme girdik. Derin deniz dibinde yapılan çalışmalarda görüyoruz veya zaten net olarak da şunu söyleyebiliriz; ortamı halı gibi yorgan gibi örten bir kaba yapının olmuş olması dipteki canlıların üzerini tamamen kaplaması ve orada bakteriyolojik faaliyetlerin hızlanması veya bu çürükçül sürece girmiş olunması ortamdaki oksijenin daha fazla tüketilmesine yol açacak. Dolayısıyla süratle önlemlerin alınması gereken noktalardayız."

"MÜKEMMEL ŞEKİLDE OLACAK KOŞULLARI İNSAN ELİYLE BOZDUK"

Deniz dibinde bulunarak suyun temizlenmesi sağlayan deniz patlıcanı gibi canlıların avlanmasının müsilajı tetikleyip tetiklemediği sorusuna da cevap veren Altuğ, "Fayda üretilecek olan türlerin dağılımında da bir şekilde kırılmalar yaratıldığı için müsilaj problemi ile karşı karşıyayız" dedi. Altuğ, şöyle devam etti:

"Doğal süreçte zaten olması gereken zincirin, problem olmayan besin zincirinin ve ekosistem döngülerinin olmadığı noktalara geldiğimiz için bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Yani bu sistem kırılması. Normal koşullarda sizin haberiniz bile olmaz, denizde mikroorganizmalar başka bir organizmanın parçalarını diğer organizmalara kullanabilecekleri hale dönüştürecek şekilde işler yaparlar. Yaprağı parçalarlar, ölü bir organizmayı parçalarlar, bunlardan hiçbirimizin haberi olmaz. Dönüşümler yaparlar, diğer canlıların besin elementlerini hazırlarlar, hep doğanın sessiz işçileri dediğimiz bakteriler bunları normalde mükemmel bir şekilde zaten yapıyorlardı. Sorun bu mükemmel şekilde olacak koşulları insan eliyle bozmuş olmamız, zamana bağlı olarak bunu bu hale gelmiş olması. Sadece deniz patlıcanı açısından değil normal olarak fayda üretilecek olan türlerin dağılımında da bir şekilde kırılmalar yaratıldığı için müsilaj problemi ile karşı karşıyayız. Ama sistem tekrar kendini yenilediği zaman problemle baş edilebildiği zaman tür çeşitliliğinde tekrar düzelmeler görülecektir diye düşünüyorum."

"HEM ZAMAN HEM MALİYET İSTEYEN ÇALIŞMALAR"

Prof. Dr. Gülşen Altuğ, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un Marmara Denizi'nin kurtarılması için açıkladığı 22 maddelik eylem planında sözü edilen maddelerin gerçekleştirilmesi halinde yüz güldürücü sonuçlar doğabileceğine işaret etti. Altuğ, planın ortak kanaatleri yansıttığını belirterek şunları söyledi:

"Marmara'nın yaşaması için bu zaman ona tanınmış olacak. Bu eylem planında sözü edilen maddelerin hepsinin gerçekleşmesi halinde son derece yüz güldürücü sonuçlar alınacağını düşünüyorum. Çünkü bunlar çok uzun zamandır bir anlamda yapılması gereken iş birliklerini de içeriyor. Yani bir musibetten bin hayır doğdu gibi bir durum da söz konusu burada. Devletin bütün kurumları bu konu ile ilgili olan paydaşları bir araya gelerek akademisyenler de dahil olmak üzere farklı çalıştaylarla görüşler ortaya konuldu ve bunların sonrasında da işte bu eylem planı ortaya çıktı. Yeter ki bunların hepsi tahmin edilen zaman içerisinde başarıyla tamamlanmış olsun. Bütün arzumuz, temennimiz çabamız bu yönde. Bunun tamamlanması halinde zaten bilimsel simülasyonlarla ne kadar zaman alacağı ne kadar sürede tekrar normale döneceği, atıkların yüzde 40 azaltılırsa bu ne kadar sürecek diye yüzde hesaplarının da yapıldığı bir sonuçtan söz ediyoruz. Dolayısıyla şu anda biz sıfırlamış olsak Marmara Denizi'ne giren tüm karasal girdileri, gemi kaynaklı kirlilik girdilerini sistemin kendini rehabilite etmesi yine zaman alacak. O yüzden ekosistemin nasıl bu hale gelmesi bir gecede olmuyorsa iyileşmesi de bir gecede olmayacak. Üstelik bunlar hem zaman hem de maliyet isteyen çalışmalar. O yüzden tüm gayretimiz, çabamızı bizde bilim insanları olarak en doğru şekilde nasıl bu süreci hızlandırırız şeklinde koymaya çalışıyoruz.

"BU OLAYIN KAZANINI YOK, KAYBEDENİ İNSAN"

Ben kendi adıma gemi kaynaklı kirlilik ile ilgili oturumlara görüşlerimizi bildirdik. Çalıştayın içerisinde ifade ettiğimiz şeyleri de eylem maddelerini yansımış olarak bulduk. Hepimizin ortak bu üç ayrı çalıştay grubunda da gemi kaynaklı kirlilik, balıkçılık ve su ürünleri ve atık sularla ilgili üç ayrı çalıştayda da tüm üyelerin ortak dileği, bunlara bağlı kaynaklardan gelen kirliliğin sıfırlanması, sıfıra inmesi. Gemi kaynaklı kirliliğin sıfıra inmesi, atık sulara bağlı kirliliğin gitmesi, su ürünleri ve avcılık açısından en doğru olanı yapılmış olması. Çünkü bu olayın kazananı yok kaybedeni insanlar. Dolayısıyla hepimizin ortak kanaatini yansıtıyor şu andaki bildiri."

"ZARARIN NERESİNDEN DÖNÜLÜRSE KARDIR"

Prof. Dr. Altuğ, sözü edilen maddelerin şimdiye kadar neden uygulanmadığı konusunda ise "Marmara Denizi birden fazla belediyenin aynı anda etkisi altında olan bir yer. Burada A belediyesi çok iyi arıtımını yaparken B belediyesinin hala bir arıtma tesisinin olmamasının yaratacağı sıkıntıları uzun yıllar boyunca Marmara Belediyeler Birliği tarafından yapılan toplantılarda hep dile getirdik. Ama tam anlamıyla sağlanamadı" açıklamasını yaptı.

Geç kalınmış olsa da 'Zararın neresinden dönülse kardır' mantığı ile hareket edilmesinde fayda olduğunu belirten Altuğ, şöyle konuştu:

"Marmara Denizi'nin spesifik bir tarafı da var İstanbul gibi bir ile ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin sanayisinin büyük bir kısmı burada ve birden fazla belediyenin aynı anda etkisi altında olan bir yer. Yani nasıl Barselona Sözleşmesi, Bükreş Sözleşmesi Akdeniz'in ve Karadeniz'in kıyıdaş ülkelerinin sorumlulukları paylaşarak oluşturmuş olduğu bir kararnameye bağlı olarak düzenleniyorsa, Adriyatik denizindeki müsilaj sonrasında da bu önlemler farklı ülkeler tarafından alındı. Burada A belediyesi çok iyi arıtımını yaparken B Belediyesi'nin hala bir arıtma tesisinin olmaması uzun yıllar boyunca Marmara Belediyeler Birliği tarafından yapılan toplantılarda da bunu hep dile getirdik tam anlamıyla sağlanamadı. İşte bu konsensüsün sağlanması herkesin birlikte ‘Evet ben sıfır atıkla bu işin içerisinden kalkacağım de sorumluluk alıyorum’ dediği bir an imza koyduğu bir an bu toplantıda oldu. Dolayısıyla yapmayanlara, sözünde durmayanların da ağır yaptırımlarla karşılaşacağına düşündüğümüz zaman bugüne kadar yapılmayan şeyleri de bu eylem planı kapsamında zararın neresinden dönülürse kardır hesabı gündeme girmesinden dolayı aslında memnunuz. Yani geç de olmuş olsa bazı önlemlerin belli bir konsensüs kapsamında sağlanması en azından bir başlangıç olmuş oldu."

"GERİ DÖNÜŞ YOK DİYEREK KARANLIK TABLO ÇİZİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUM"

Marmara Denizi ile ilgili kamuoyunda karanlık bir tablo çizilmesini eleştiren Altuğ, "Karalar bağlayarak beklemek zaten eylemsiz insanların da yapabileceği bir şey. Biz eyleme geçmeyi tercih ediyoruz" dedi. Herkesin uzmanlık alanına göre çözüm üretme konusunda odaklanması gerektiğini vurgulayan Altuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben bir bilim insanı olarak Marmara Denizi öldü ve buradan geri dönüş yok diye siyah karanlık bir tablo çizmeyi doğru bulmuyorum. Hiçbir hekim ölümcül bir teşhis konulan hastasının yakınlarına veya hastasına ‘Bu öldü artık bundan ümit yok’ demez. Son ana kadar o insanı yaşatmaya çalışır. Bizim de bilim insanı olarak görevimiz, sorumluluğumuz topluma aktardığımız şeyler kapsamında önemli olduğunu düşünüyorum. Herkes kendi uzmanlık alanına göre ben bunun nasıl parçası olabilirim, nasıl bir çözüm üretebilmeye odaklanmalı. Bizim de aylardır odaklandığımız şey bu. Biz 2000 yılından beri Marmara denizinden izole ettiğimiz bakterilerini arasından müsilajın parçalanmasını ve tüketimini hızlandıracak özellikte olanları seçerek oluşturduğumuz karışımlarla uygulamalar yapmak için bakanlıklara başvurduk. Çevre Şehircilik Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi hepsinin de destekleriyle şu anda düzeneklerin kurulması kısmı olmak üzere bir çalışma başlatıyoruz. Müsilajın bakteriyel parçalanmasını yine denizden elde ettiğimiz yararlı bakterileri kullanarak yapmak şeklinde. Kimyasal oşinograf arkadaşlarımız bunun parçalanma sürecine yönelik polisakkarit türevlerinin analizlerini yapacaklar. Biz bu şekilde organize olup tüm enerjimizi müsijajın Marmara Denizi’nden bir an önce uzaklaşması için harcamayı düşünüyoruz. Yoksa karalar bağlayarak beklemek zaten eylemsiz insanların da yapabileceği bir şey. Biz eyleme geçmeyi tercih ediyoruz."

 

 

 

banner257
Yorumlar (0)
16
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Oturduğunuz binanın 6.5 ve üstü büyüklüğünde bir depreme dayanacağını düşünüyor musunuz?
Namaz Vakti 15 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:10
İkindi 17:09
Akşam 20:45
Yatsı 22:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@