Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yunanistan ile savaşa girelim, savaş yapalım böyle bir derdimiz yok. Ancak Yunanistan verdiği sözlerde durmuyor, sıkıntı burada. Kısa bir süre içinde 147 kere hava ihlali yaptılar. Şimdi biz eğer, komşuysak, dostsak, barış içinde yaşamak istiyorsak, bizim hava sahamızı 147 kere niye ihlal ediyorsunuz?” dedi.

EBRU YAŞAR, GELİRLERİYLE HATIRA ORMANI OLUŞTURULMASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ KONSERLERİNE AYVALIK'TA DEVAM ETTİ EBRU YAŞAR, GELİRLERİYLE HATIRA ORMANI OLUŞTURULMASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ KONSERLERİNE AYVALIK'TA DEVAM ETTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yunanistan ile savaşa girelim, savaş yapalım böyle bir derdimiz yok. Ancak Yunanistan verdiği sözlerde durmuyor, sıkıntı burada. Kısa bir süre içinde 147 kere hava ihlali yaptılar. Şimdi biz eğer, komşuysak, dostsak, barış içinde yaşamak istiyorsak, bizim hava sahamızı 147 kere niye ihlal ediyorsunuz?” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün İstanbul’da; cuma namazını kıldığı Üsküdar’daki Hz. Ali Camisi’nin çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan özetle şunları söyledi:

“DAVETE ‘EVET’ DEMİŞ OLDUK: NATO Zirvesi, ülkemizin terörle mücadele bunun yanında diğer NATO ülkeleriyle olan birlikteliği ve tabii son olarak önümüze getirilen İsveç, Finlandiya üyeliği konusu… Bunu bazıları üyelik olarak ifade ediyorlar. Ancak bu bir davet sürecidir ve bizler bu davete ‘evet’ demiş olduk. Bu davetin bazı şartları var, bu şartlarımızı sözleşmenin içerisine yerleştirdik. Bu sözleşme ile birlikte NATO Zirvesi’ne gittiğimizde dörtlü görüşme gerçekleştirdik. Bir gün önce de görevli arkadaşlarımız bu çalışmaları yaptılar. Liderler olarak yaptığımız görüşmeden sonra dedik ki, ‘bu arkadaşlarımızı bir görüşme devam etsinler.’ Tekrar görüşme yaptılar. Bu görüşmeden sonra bizler bu sözleşmenin içine girmesi gereken teröre ve teröristlere yönelik şartlarımızı koyduk. Bu şartlar kabul edildi.

BİRAZ YAN ÇİZMEYE KALKTILAR: Neydi bu şartlar? Bugüne kadar Avrupa Birliği bu işi hep, PKK ile geçiştirdi. Biz ise, ‘hayır’ dedik, artık bu PKK ile kabul edilebilecek terör mücadelesi değildir. Şimdi buraya PYD, YPG ve FETÖ terör örgütlerini de bu sözleşmenin içerisine yerleştirmemiz gerekiyor. Tabii biraz, böyle yan çizmeye filan kalktılar. Kendilerine dedik ki, ‘bu bizim kırmızı çizgimizdir, bunu kabul etmeyecek olursanız, buradan kesinlikle bu anlaşmaya ‘evet’ diyemeyiz bu şekilde dönersiniz.’ Sonra tekrar görüşmeler devam etti, sonunda kabul ettiler.

ORADAKİ MÜCADELEMİZİN ZAFERLE NETİCELENMESİ OLDU: Bunun yazılı metne girmiş olması, bir NATO sözleşmesinin, mutabakat zaptının içerisine, özellikle PKK’nın dışında; YPG, PYD, FETÖ terör örgütü olarak bunun yerleşmiş olması bizim bu süreçten nasıl bir başarıyla çıktığımızın en güzel ifadesidir. Onun için de uluslararası camiada etkinliği olan dergiler, bunu bu şekilde kayda geçmiş oldular. İşin gerçeği de budur. NATO Zirvesi’nde de sesli değil ama görüntülü olarak da terörle mücadelemizi, terör gösterilerini de Avrupa’nın değişik ülkelerindeki bu terör örgütlerinin gösterilerini de orada yayına geçirdik. NATO ülkeleri de bunları görüntülü olarak seyretme imkânı buldular. Bütün bunlar; dağıttığımız belgelerle, flash belleklerle; onlara, ‘alın, bakın, görün’ dedik. Bu bakımdan oradaki mücadelemizin zaferle neticelenmesi oldu.

“YUNANİSTAN İLE SAVAŞA GİRELİM, SAVAŞ YAPALIM BÖYLE BİR DERDİMİZ YOK: Yunanistan ile savaşa girelim, savaş yapalım böyle bir derdimiz yok. Ancak Yunanistan verdiği sözlerde durmuyor, sıkıntı burada. Kısa bir süre içinde 147 kere hava ihlali yaptılar. Şimdi biz eğer, komşuysak, dostsak, barış içinde yaşamak istiyorsak, bizim hava sahamızı 147 kere niye ihlal ediyorsunuz. Bize düşen nedir? Benim hava kuvvetlerim de gerekli olan görüntüyü, görselliği verecektir. Hava kuvvetlerimizin yaptığı budur. Yapmazsa vatandaşlarım ne der? Silahlı kuvvetlerimiz nerede demez mi? Silahlı kuvvetlerimiz görevini yapmaktadır. Bu ihlaller devam edecek olursa bize düşen görevi yerine getirmeye devam ederiz. Miçotakis hakkı teslim etmiştir diyeyim ama birçok liderler, kim sufle etmiştir; bizi barıştırmak için çok gayret sarf ettiler. Dedik ki şu an böyle bir şey düşünmüyoruz. Gelecekte şartlar neyi getirir neyi götürür değerlendirmesini yaparız

ZELENSKY VE PUTİN İLE GÖRÜŞMELERİ YAPIP; BUĞDAY, ARPA, YULAF, AYÇİÇEK YAĞI OLMAK ÜZERE MAĞDURİYET ÇEKEN ÜLKELERE GÖNDEREBİLİRİZ: (Küresel gıda krizi, Putin ve Zelensky ile görüşme): Arkadaşlarımız Putin ve Zelensky ile görüşmelerini yapacaklar. Bu görüşmeler neticesinde de Zelensky ve Putin ile görüşmeleri yapıp, bizim üzerimizden buğday, arpa, yulaf, ayçiçek yağı olmak üzere mağduriyet çeken ülkelere gönderebiliriz. Silolarımız iyi konumda. Bu işin sıkıntısını çeken ülkelere buradan aracı olmak suretiyle gönderebiliriz. 20 civarında gemimiz oralarda. Her an oradan hareket etmeye hazır durumdalar. Görüştükten sonra, inşallah onların vereceği olumlu cevapla adımı atacağız

KASTAMONU, SİNOP, ZONGULDAK, KARABÜK BARTIN, DÜZCE, SAKARYA, YEDİ ŞEHRİMİZ BÖYLE BİR SIKINTIYI YAŞIYORLAR: Bu konu ile ilgili olarak son dönemlerde hakikaten afetlerle felaketlerle karşı karşıyayız. Bakan arkadaşlarımızı tüm kurum kuruluşlarımız afetler karşısında, yangınlar sel afetleri karşısında yoğun bir çalışma ile kısa zamanda bunların üstesinden geldik geliyoruz. Kastamonu, Sinop, Zonguldak, Karabük Bartın, Düzce, Sakarya, yedi şehrimiz böyle bir sıkıntıyı yaşıyorlar. Bunların da üstesinden geldik geliyoruz. Yoğun bir şekilde kurumlarımız buradaki çalışmaları devam ettiriyor. Artvin Kemalpaşa’da heyelan sebebiyle bir tırımız kayaların altında kaldı bir vatandaşımız orada rahmetli oldu, iki yaralımız var. Orada da yine ilgili kurumlarımız çalışmaların sürdürüyor. Keçiören’deki olay ayrı bir afet. Afetleri sıfırlamak mümkün değil.”