Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Van’da; “Ağızlarını her açtıklarında sizlerin kimliğinin istismarını yapanları gördüğünüz her yerde yakasına yapışın ve ‘Yeniden silaha sarılarak çözüm sürecini bitirmemizi sizden kim istedi’ diye sorun” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Van’da; “Ağızlarını her açtıklarında sizlerin kimliğinin istismarını yapanları gördüğünüz her yerde yakasına yapışın ve ‘Yeniden silaha sarılarak çözüm sürecini bitirmemizi sizden kim istedi’ diye sorun” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; bugün, Van’ın Beşyol Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

“SU SORUNUNU TÜRK, KÜRT, ALEVİ AYIRT ETMEKSİZİN ÇÖZDÜK”

'Yerel Projeler' hibeleniyor... Son başvuru 1 Ağustos'ta 'Yerel Projeler' hibeleniyor... Son başvuru 1 Ağustos'ta

“Kardeşlerim soruyorum: Van’ı susuz bıraktılar mı? Suyunu kestiler. Kim su sorunu çözmesi gerekirdi? Van Büyükşehir Belediyesi. Ama bunu yapmadılar. Peki Erdoğan, Devlet Su İşleri’ni görevlendirmek suretiyle, Van’ın su sorununu çözdü mü? Niye? Ben şuna inanıyordum, ‘Burada Türk kardeşlerimi susuz bırakmaya kimsenin hakkı yok’ diyordum ve su sorununu da Türk, Kürt, Alevi ayırt etmeksizin çözdük. Şu an böyle bir sorun var mı? Olmayacak. Nice hükümetler geldi geçti, hangisi Van’ı bu seviyede eser ve hizmetlerle kalkındırdı? Hiçbiri. Bizim kuru lafla, istismarla, yalanla, iftira ile işimiz olmaz.

Van’a üniversiteye kim getirdi? Biz. Hastane olarak eğitim ve araştırma hastanesini kim getirdi? Biz dertliyiz, biz size aşığız. Neşet Ertaş ne diyor: ‘Aşk ile koşan yorulmaz’ diyor.  Biz de aşkla koşuyoruz ve yorulmuyoruz. Sizin için Ferhat olduk, Ferhat. Siz de Şirin. Ferhat dağları deler mi? Niye? Aşk, aşk. Dağları da deldirir. Durmak yok. Bu yatırımların hayırlı olmasını diliyorum.

“DEMOKRASİDEN BAHSEDENLER, BİR KERE GELİP DİYARBAKIR ANNELERİNİ ZİYARET ETTİLER Mİ”

Birileri bölücülük naraları atarken; biz, kardeşlik türkülerini bunun için söyledik. Birileri; anne babaların gözyaşlarını, çocuklarımızın canlarını, sizlerin sıkıntılarını kendi sapkın ideolojilerinin mezesi haline getirmeye uğraşırken, biz yaşatmanın peşinde olduk. Birileri, terör örgütlerinin arkasına sığınarak demokrasi istismarı yaparken, biz sizlere ananızın ak sütü gibi helal olan hak ve özgürlüklerinizi kazandırmanın mücadelesini verdik.

Biz niçin Diyarbakır annelerinin yanında olduk? Diyarbakır anneleri, Kürt değil miydi? Batılı, o demokrasiden bahsedenler, bir kere gelip de Diyarbakır annelerini ziyaret ettiler mi? Etmediler. Niye? Onların derdi başka. Ama bizim derdimiz bambaşka. 13-14 yaşındaki, Diyarbakır annelerinin yavrularını Kandil’e kaçıranlara hesabını soruyoruz, soracağız. Birileri size bırakınız hakkı, hukuku; yaşamayı bile çok görürken, biz ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ dedik. Yeri geldiğinde kendi gövdemizi namlulara siper ettik. Ağızlarını her açtıklarında sizlerin kimliğinin istismarını yapanları gördüğünüz her yerde yakasına yapışın ve ‘yeniden silaha sarılarak çözüm sürecini bitirmemizi sizden kim istedi’ diye sorun. Yine bunlara; ‘insanlara sokaklara dökülme çağrısı yapıp, masumların kanını dökerek, ülkeyi karıştırmanızı sizden kim istedi’ diye sorun. Bakalım ne cevap verecekler. Biz her ne yaptıysak ve yapıyorsak sizinle birlikte yaptık, sizin için yaptık. Vesayete karşı verdiğimiz kavga sizin için. Terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadele sizin için. Darbecilere karşı sergilediğimiz direnç sizin için."