Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Basın sorumlusu Reynen: Aşı reddi halk sağlığı tehditlerinde ilk onda

Aşı reddinin 10 halk sağlığı tehdidinin arasında bulunduğunu söyleyen Reynen: Bazı ebeveynler bu hastalıkların ne kadar ciddi ve hatta ölümcül olabileceğinin farkında bile değil. Aşılarla ilgili yanlış bilgilendirmenin yayılması toplum sağlığını da riske atıyor.

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Basın sorumlusu Reynen: Aşı reddi halk sağlığı tehditlerinde ilk onda

Aşıyla önlenebilir hastalıkların, aşı reddi nedeniyle tüm dünyada giderek yaygınlaşmasına karşı Dünya Sağlık Örgütü’nün( DSÖ) mücadelesi sürüyor. Dünya genelinde kızamık vakalarının iki kat artarak 229 bine ulaştığını tespit eden DSÖ, hem aşı ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları için başlattığı seferberliğe hız veriyor hem de çoktan tarihe karışması gereken pek çok hastalığın yeniden gündeme gelmemesi için uyarıyor.

Dünya aşı haftasında, DSÖ’nün Avrupa Basın ve medya sorumlusu Catharina de Kat Reynen ile aşı reddine karşı neler yaptıkları ve aşı hakkında sık dillendirilen yanlışları konuştuk. 

YÜZDE 5 BİLE TOPLUM SAĞLIĞINI ETKİLEYEBİLİR

Aşı reddinin ya da aşılama oranının ülkeden ülkeye ciddi değişiklik gösterdiğini vurgulayan Reynen, “Ulusal olarak aşı kapsamının daha yüksek olduğu ülkelerde bile ne yazık ki, yetersiz aşılanma görülebiliyor. Kızamık ve diğer tehlikeli hastalıkların yayılmasını önlemek ve kontrol altında tutmak hedeflerine ulaşmak için, kızamığın ortadan kaldırılması ve çocuk felcinin ortadan kaldırılması için %95 veya daha fazla yüksek oranda aşılama gerekiyor” dedi.

Aşı reddinin 10 halk sağlığı tehdidinin arasında bulunduğunu söyleyen Reynen, “HIV, hâlâ 1 milyon insanı öldürmektedir. Diğer birçok önemli sağlık sorunu ile aşı sayesinde mücadele etmek mümkün. var biz de bu alanlarda çaba gösteriyoruz. Birçok ülkede düşük aşılama kapsamı, az gelişmiş ve zayıf sağlık sistemleri ve aşılama hizmetlerinin yetersiz olmasına yok açıyor” diye konuştu.

SAĞLIK SİSTEMİNİ KORUMAK HERKESİN SORUMLULUĞU

“Sağlık çalışanlarının bilgi ve teknik kapasitelerinin iyileştirilmesini gözeten uzun vadeli ekonomik ya da politik krizlerin sonuçlarından korunabilecek sağlık sistemlerinin kurulmasının çok önemli” olduğunu söyleyen Reynen “Aşı konusunda tereddüt, aşılara erişimi olan bazı kişilerin aşılanmasını sağlama zorluğunu temsil eder. DSÖ, aşı kapsamını azaltma ve tehlikeli hastalık tehdidini artırma potansiyeli nedeniyle bu özel endişeyi açıkça gündeme getirmiştir. Örneğin, bazı ebeveynler sağlık sistemine erişimde engeller yaşarken, bazıları yerel aşılama hizmetlerini elverişsiz buluyor, bazıları olumsuz etkilerinden korkuyor ve bazı ebeveynler bu hastalıkların ne kadar ciddi ve hatta ölümcül olabileceğinin farkında bile değil. Aşılarla ilgili yanlış bilgilendirmenin yayılması toplum sağlığını da riske atıyor” ifadelerine yer verdi.

AŞI İLE SALGIN VE ENFEKSİYON RİSKİ AZALIR

Reynen sözlerini şöyle sonlandırdı: “Her toplumda kızamığa karşı aşılama kapsamı % 95 oranında korunmuşsa, Gelecekte, savunmasız çocukların, muhtemelen ergenlerin ve yetişkinlerin havuzunun büyümesinin önüne geçilebilir. Salgın riski azalır. Enfeksiyonun hızla yayılmasının önüne geçilir. DSÖ bu nedenle ülkeler ile salgınları önlemek için birlikte ve aktif çalışır. Dünya Aşı haftasında da bu nedenle pek çok ülke ile çalışmalar düzenledik.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER