AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) - Türkiye’de etkisini sürdüren ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlerin başından yer alan emeklilerin isyanı her geçen gün artıyor. Diyarbakır’da yaşayan emekli Paşa Akdoğan, “Emekliler, birçok yerde kimliğini saklayıp, avuçlarını açıyorlar, dilencilik yapıyorlar. Onurları kırıldığı, utandıkları için saklıyorlar” dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve iktidara seslenen Akdoğan, “Başta Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olmak üzere bütün yetkileri bu konuda acil göreve davet ediyorum. Yıllarını bu ülkeye hizmet yapmakla geçiren emeklilere sahip çıksınlar. Günahtır. Bunun günahı ağırdır” diye konuştu.

Türkiye’nin en önemli sorunları başında yer alan emeklilerin aylıklarına ilişkin yaşanan sorunlar gündemdeki yerini koruyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan Diyarbakır’daki emekliler çığlıklarını “perişanız” sözleriyle dile getirdi.

Türkiye Emekliler Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Kadir Akar, enflasyonun emeklileri sırtında vurduğunu söyledi. Emeklinin bir lokma ekmeğe muhtaç edildiğini aktaran Akar, “Emekli aldığı 10 bin lirayla nasıl geçinecek? Bu rakam kirayı bile karşılamıyor. Çocuğu okula gidiyorsa, bunun elektriği, doğal gazı nasıl ödeyecek? Emekliler çok perişan bir haldedir. Emeklinin halini herkes görüyor. Hükümet de ne halde olduklarını görüyor. Emekliler pazara ve markete gidemez oldu. Bu durum karşısında artık ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Devletin artık emeklilerin yaşadığı durumunu görmesini istiyoruz. Emekliler ne haldedir bir baksınlar. Çocuklarını okula gönderemez oldu, kirasını ödeyemez oldu, doğal gaz ve elektrik ücretini ödeyemez bir hale geldi. Diyarbakır’daki emekliler kiralarını ödeyemiyor. Emeklilerin yüzde 80’i ek iş yapıyor. El açacak duruma gelmişler. 60 yaşındaki bir emekli çalışabilecek bir durumu yok. Ama açtır ve bu yüzden çocuklarına ellerini açıyor. Çoğunun bu durumdan ağladığını görüyoruz. Yıllarca çoluk çoğuna babalık yapan biri şimdi onlara el açıyor” dedi.

‘Türkiye’de ilk kez en son yapılan yerel seçimlerde emekliler kendi gücünü ve tepkilerini dillendirdiler’

Diyarbakır’da uzun yıllar özel kurumlarda çalışıp, asgari ücret üzerinden 12 yıl önce emekli Paşa Akdoğan, emeklilerin 31 Mart yerel seçimlerinde tepkilerini dile getirerek, seçim sonuçlarında etkili olduğunu söyledi. “Geçmişte emekli olduğum yıllarla bugünkü dönemi karşılaştırıyorum, o dönemde de siyasal anlamda çok ciddi sıkıntılar yaşandığı halde, emeklilerin maaşı, asgari ücretin üzerindeydi” diyen Akdoğan,  “O dönemde ülkede birçok sıkıntılar da vardı. Ama enflasyon hiçbir dönemde bu kadar büyümedi. AK Parti’nin 22 yıllık iktidar döneminde gözlemlediğimiz kadarıyla her zaman ‘enflasyona karşı savaş açıyoruz, enflasyonu tek haneye indireceğiz’ söylemleri sadece çalışanlar ve emeklilerin üzerinde yoğunlaştı. Türkiye’de 17 milyona yakın emekli var. Bu emeklilerin alım güçleri çok düştü. Ülkedeki enflasyon oranı yüzde 100’ü geçerken, bugün emekliler bu kadar örgütsüz olduğu halde, bu kadar siyasal süreci izlemedikleri halde açlık, sefalet onları öyle bir duruma getirdi ki, artık emekliler de bu ülkede olup bitenlere karşı sessiz kalmamak için Türkiye’de ilk kez en son yapılan yerel seçimlerde emekliler kendi gücünü ve tepkilerini dillendirdiler” diye konuştu.

‘Emeklinin şu an yapabileceği ya balon satmak ya da ayakkabı boyamaktır'

Akdoğan, emeklilerin açlığa mahkum edilmiş bir halde olduğunu ifade ederek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e çağrıda bulundu. Akdoğan, şunları söyledi:

“Emekliler eli ve ayağı tuttuğu sürece ikinci bir aramaya çalışıyor. Ayakkabı boyatıp, simit satıyorlar. Bunlar bizim gerçeğimiz. Hükümet bugüne kadar bunları görmüyor veya görmek istemiyor. Emeklilerin ağır iş yapacak halleri yok. Eskiden bekçilik yapıyorlardı ama artık onlar da bitti. Emeklinin şu an yapabileceği ya balon satmak ya da ayakkabı boyamaktır. Ben iddia ediyorum, birçok yerde kimliğini saklayıp, dilenci hale gelmiştir. Yani avuçlarını açıyorlar, dilencilik yapıyorlar. Onurları kırıldığı, utandıkları için saklıyorlar. 2024 yılı Cumhurbaşkanı tarafından ‘Emekliler yılı’ ilan edildi. Emeklileri nasıl canlı olarak mezara koyacaklarının yılıdır bana göre bu yıl. Semt pazarlarında akşam saatlerinde sessizce gidip, ezik domatesleri, biberleri, meyveleri toplayıp, evine götüren emekliler var. Emeklinin evine doğru dürüst et girmiyor. Eskiden et alma imkanı vardı ama artık alamıyor. Et almak emekliler için lüks haline geldi. Gıda ihtiyacını karşılayamıyor. Bu gıdasızlık durumu emeklilerin sağlığını da ciddi oranda etkiliyor. Başta Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olmak üzere bütün yetkileri bu konuda acil göreve davet ediyorum. Yıllarını bu ülkeye hizmet yapmakla geçiren emeklilere sahip çıksınlar. Günahtır. Bunun günahı ağırdır. Birçok holding vergi kaçırıp, her türlü kirliliği yapıyor. Ama hiç kimse onlara dokunmuyor. Emekliye vereceği 3 kuruş para, o holdinglerin kaçırdığı paranın binde biri bile değildir.”

‘Hiç kimse 10 bin lirayla geçinemez’

Haziran'da 79 bin 313 konut satıldı... Yabancılara konut satışı azaldı Haziran'da 79 bin 313 konut satıldı... Yabancılara konut satışı azaldı

Emekli Abdulsamet Özer ise, aldığı 10 bin lira maaşla geçinmenin mümkün olmadığını belirterek, fırında ekmek almakta zorlandığı için un alıp, ekmeği evinde pişirmek durumunda kaldığını söyledi. Özer, “Emekliler geçinemiyor. Market market dolaşıp un arıyorum. Fırında ekmek alamıyorum. Aldığımız maaşı ekmeğe mi verelim, kirayı mı verelim, çocukların eğitimine mi verelim? Hangi birisini yapacağımızı şaşırdık. Bu yüzden kendi ekmeğimizi evimizde pişirmek durumunda kalıyoruz. Geçinmek artık çok zor. Bugün toplu taşıma 20 lira olmuş. Bunu karşılayacak gücümüz artık yok. Enflasyon almış başını gidiyor. Baştakiler ne yapıyor ne diyor bilmiyoruz. Emekliler olarak çok zor durumdayız. 10 bin lirayla hiçbir şey yapamıyoruz. Hiç kimse 10 bin lirayla geçinemez. Ek iş varsa bunu yapmak zorunda kalıyoruz. Bölgemizde iş de bulamıyoruz. Ama bulduğumuz kadarıyla yapıyoruz. Çam sakızı çoban armağanı gibi. Arkadaşlarımız bize destek oluyor, ailemiz köyde bizlere bir şeyler göndererek geçimimizi sağlıyoruz. Talebimiz emeklilerin maaşı asgari ücret düzeyine getirilmesidir. Asgari ücret de az ama en azında öyle olması gerekiyor. Eski dönemlerde biliyoruz emekli maaşı asgari ücretin üzerindeydi. Ama şu an çok çok altında maalesef. Bu şekilde geçim çok zor oluyor” şeklinde konuştu.

 

 

 

 

Kaynak: anka