Ünlü dergiden Atatürk dosyası: Nefes kesici hızla ülkeyi çağdaşlaştırdı

Alman Damals (O zamanlar) isimli tarih dergisi, Ekim 2020 sayısının yarısını Atatürk’e ayırdı. "Çağdaş Türkiye’nin kurucusu" başlığı ile kapak yapılan Atatürk’e özel 30’dan fazla sayfa yer verildi. Yayın yönetmeni, "Nefes kesici hızla ülkeyi değiştiren bir devrimci" olarak tanımladığı Atatürk için özel bir yazı kaleme aldı. Her bir bölümünü Almanya’daki ünlü Türkolog ve tarihçilerin yazdığı, "Atatürk Özel Sayısı" son yıllardaki gelişmeleri de içeriyor.

ATATÜRK 27.10.2020, 14:43 14.02.2021, 09:47 Alparslan Can
Ünlü dergiden Atatürk dosyası: Nefes kesici hızla ülkeyi çağdaşlaştırdı

Dünya, Atatürk'ü yeniden keşfediyor… Almanya’da yayınlanan Damals (O zamanlar, eskiden) isimli tarih dergisi, Ekim 2020 sayısının resmen yarısını Atatürk'e ayırdı. Derginin kapağında Atatürk'ün kalpaklı bir fotoğrafı ve, “Atatürk, modern Türkiye'nin kurucusu” başlığı yer aldı. Uluslararası History Life dergisinden sonra, etkin bir Alman yayını olan Damals da, Atatürk'ü kapak yaptı ve onu “Nefes kesici bir hızla ülkeyi çağdaşlaştıran bir devrimci” olarak tanımladı. Giriş yazısı hariç beş bölümden oluşan Atatürk Özel Sayısı'nın her bölümünü ayrı bir Türkolog ve tarihçi yazdı.

YAYIN YÖNETMENİ YAZDI: NEFES KESİCİ

Çocukluğundan, devrimlerine kadar 31 sayfa Atatürk işlendi ve devrimci kişiliği ön plana çıkarıldı. Derginin başyazısı da Atatürk üzerineydi. Yayın Yönetmeni Stefan Bergmann, “Ata'nın temposu” başlıklı yazısında, yıkılan ve dağılan Osmanlı İmparatorluğu'ndan modern Türkiye'yi doğuran Mustafa Kemal Atatürk'ün mücadelesini anlattıklarını yazdı.

Bergmann, “Nefes kesici bir hızla ülkesine reform getirdi. Din ve devlet işlerini ayırdı, hukukta, giyim- kuşamda ve ekonomide batı standartlarını getirdi. Latin alfabesini kabul etti” dedi.

“ÜLKEYİ VE TOPLUMU YENİDEN YAPILANDIRDI”

Bergmann makalesinde, “Peki Atatürk'ün mirası neydi? Onu o zaman ne harekete geçirdi? Saltanatı ve hilafeti nasıl aşabildi? Devlet ve topluma bakış açısı neydi ve devrimleri hangi alanda oldu. İşte bunun için onu kapak konusu yaptık. Batı, Osmanlı'ya yenilgisinden sonra Sevr anlaşmasını dayatmıştı. Mustafa Kemal, “yüreğini ortaya koyup” Yunan işgal ordusunun karşısına çıktı ve orduları yenip 1923'te Lozan anlaşmasını imzaladı ve bugünkü Türkiye'nin sınırlarını garanti altına aldı. Ülkeyi boydan boya yeniden yapılandırma, toplumu yeniden ayağa kaldırma onun en büyük amacı oldu. Biz onunla birlikte yol alanları ve karşıtlarını da yazdık. Son olarak da, Atatürk'ten bugün ne kaldığını irdeledik” ifadesini kullandı.

RADİKAL UNSURLAR YOK OLMADI

Derginin yönetmeni, sözlerini, “Devrimleri ülkenin yönünü batıya çevirdi. Ancak Atatürk'ün bu müthiş değişim ve yenilik temposu, geleneksel topluma ve radikal unsurlara fazla etki etmedi, güzel görüntünün arkasında daima alışılmış düzenin özlemcileri büyüdü. Şimdi ise acı bir şekilde yeniden bir bölünme yaşanıyor” diye sürdürdü.

Atatürk'ün doğumundan, devrimlerine ve Türk toplumu ile dünyaya bıraktığı mirasa kadar 30'dan fazla sayfanın zaman zaman fotoğraflarla işlendiği dergide, geniş analiz 14. Sayfadan başlıyor. Bu sayfada, 1 Kasım 1929'da TBMM'nin açılış fotoğrafı kullanılmış. Bu sayfalarda, “Birisi tümü için… Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması monarşinin yıkılması demektir. Artık bir sultan yok. Atatürk artık ülkenin cumhurbaşkanı. Cumhuriyet Halk Partisi kuruluyor ve mecliste 1930'larda tek parti. O zamanlar çok partili demokrasi henüz uzaktaydı” deniliyor.

Damals, Atatürk’e özel bir dosya hazırladı.

OSMANLI'NIN BAŞINDAKİ MEZARCILAR…

Dergi 16. Sayfasında Mustafa Kemal ve Boğaz’ın hasta adamı” başlığı ile, Osmanlı'nın son yüzyılını, Mustafa Kemal'in doğumunu ve batının Osmanlı'yı nasıl paylaştığını anlatıyor. Rus Çarı 1. Nikola'nın, Osmanlı'yı “Boğaz'ın hasta adamı” diye tanımlaması ve tarihçi Maurus Reinkowski'nin, “Hasta Osmanlı'nın çevresinde sadece doktorlar, miras idarecileri, mezar kazıcıları ve murisleri vardı” diyor.

Ardından Selanik'te başlayan milliyetçi hareketleri ve Atatürk'ün doğumunu işleyen dergi, Mustafa'nın annesinin Türkmen kökenli olduğunu ve kendilerini “Türkmen- yörük” olarak tanımladıklarını anlatıyor. Babasının ise küçük bir memur olduğunu ve Atatürk küçükken hayatını kaybettiği anlatıyor.

ASKERİ HAYATI VE YETENEKLERİ

Atatürk'ün, babasının ölümünden sonra gönderildiği bir okulda, seviyesinin okulun üzerinde olduğunun görüldüğü, ardından annesinin itirazlarına rağmen askeri okula yazıldığına değiniliyor. “Askeri hayatı, onun yetenekleriyle uyuştu” denilen bölümde askeri okullardaki başarısı, okulu ikincilikle bitirmesi ve Şam'daki ilk görevi anlatılıyor. O zamanki askeri akademide, modern batılı eğitimin yer aldığı ve Alman subay Colmar von der Goltz'un, “Silahlı insanlar” adlı kitabının İstanbul'daki askeri okullarda Türkçe olarak okutulduğu belirtiliyor.

Sultan Abdülhamit'in baskıcı yönetimine karşı gelişen hareketlere ve genç subayların kurdukları çeşitli birliklere değinen dergi, ardından Enver Paşa ile İttihat ve Terakki Partisi'nin kuruluşunu anlatıyor. Balkan savaşları, bitmek tükenmek bilmeyen savaşlar, ardından Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'na girişi bölümü ise Frankfurt Üniversitesi Filolojik Kültür Bilimleri'nde Türkolog olan Prof. Dr. Yavuz Köse'nin anlatımlarıyla aktarılıyor.

VİYANA VE KARLSBAD ANILARI

Derginin 22. Sayfasının başlığı, “Cumhuriyete giden yol”. Bu bölüm, Viyana Üniversitesi Doğu Bilimleri akademisyeni Dr. Onur İnal tarafından kaleme alınmış ve Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'na girişi ile başlıyor.

Atatürk'ün, Çanakkale zaferiyle bir dönüm noktasının aşıldığını, onun ağzından “Size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum” sözleriyle başlayan büyük savaşın bir anlamda her şeyi değiştirdiği vurgulandı. Rus devriminin olması, Rusya'nın savaştan çekilmesi, ardından Osmanlı'nın yenilmesi ve Sevr'e açılan yol anlatılırken, Mustafa Kemal Atatürk'ün 2018 Mayıs ayında, bir rahatsızlığı nedeniyle Avusturya'nın başkenti Viyana'ya geldiği, oradan da istirahat için Karlsbad'a geçtiği, “Karlsbad anıları” diye notlar tuttuğu belirtildi.

Dergi, Atatürk ile hazırlanan dosyaya Sevr anlaşmasıyla ilgili bir karikatürle başladı.

GENÇ SUBAY MUSTAFA KEMAL: ANINDA DÖNÜŞTÜRÜRDÜM

Bu notların birinde Mustafa Kemal, savaş yılları, toplum ve politika ile ilgili şunları yazmış: “O vakit elimde güç ve yetki olsaydı, bir dokunuşla tüm toplumu dönüştürebilirdim. Buna inanıyorum. Bazılarının dediği gibi toplumun ya da ulemanın, gelişmiş düzeye gelmesini beklemeye, bunun adım adım gerçekleşmesi için uğraşmaya ruhum dayanmıyor. Bu seviyeye gelmiş, belirli özgürlükleri tatmışsak neden daha geri dönüş olsun ki? Toplum hızla bizim düzeyimize erişmeli…“

Ardından Mustafa Kemal'in İstanbul'a dönüşü, 7. Ordu'daki görevi ve Sevr Anlaşması'na giden süreç anlatılıyor. Bu sürecin ardından, İstanbul'a İngilizlerin gelişi, İzmir'in Yunanlarca işgali ve Mustafa Kemal'in, direnişin başına geçmesi tüm ayrıntılarıyla Alman okurlara sunuluyor.

İŞTE, ATA'NIN YARTIP ATTIĞI SEVR HARİTASI

Bu bölümde, Atatürk'ün tarihin çöp sepetine attığı Sevr haritası da yarım sayfa verilmiş. Altına da şu tarihçe düşülmüş:

10 Ağustos 1920: Osmanlı, galiplerin dikte ettirdiği Sevr anlaşmasını imzaladı. Osmanlı artık son bir küçük noktaya sıkıştı.

19 Ağustos 1920: Ankara'da, Büyük Millet Meclisi toplandı. Sevr anlaşmasını imzalayan ve bu şartları kabul edenler vatan haini ilan edildi. Atatürk, ilk meclisin başkanı oldu.

9 Eylül 1922: Türk ordusu, Yunan ordusunu yendi ve İzmir işgalden kurtarıldı.

1 Kasım 1922: Millet Meclisi saltanatı kaldırdı ve son padişah ülkeyi terk etti.

24 Temmuz 1923: Ankara, bugünkü Türkiye'nin sınırlarını da çizen Lozan anlaşmasını imzaladı. Hristiyanlar ile Müslümanlar arasında karşılıklı nüfus değişimleri yapıldı.

29 Ekim 1923: Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı oldu.

Bölümde, Sevr ile Lozan Anlaşması arasında geçen süreç ayrıntılı olarak incelenmiş ve nasıl bir ölüm- kalım mücadelesi verildiği ayrıntılarıyla anlatılmış.

Dergide o dönem yaşananlar kapsamlı bir şekilde analiz edildi.

GEÇMİŞLE YAŞANAN KIRILMA NOKTASI

Köln Üniversitesi, Türk Dili ve Kültürü bölümünden Prof. Dr. Beatrice Hendrich'in kaleme aldığı bölüm ise, geçmiş ile yaşanan kırılma noktasını anlatıyor. Bu bölümde, “Atatürk, genç Türkiye Cumhuriyeti'ni toptan geliştirmeye, toplum ve kültürüyle birlikte yenilenmeye taşıyordu. 1934'e kadar, bir İslam devletinden, modern devlete dönüşün devrimleri tamamlandı” denilirken, özellikle din ile devlet işlerinin ayrıldığı laikliğin getirildiği 1937 yılına kadar süreci ve sonrasını inceliyor. Dergide, “Aslında Osmanlı'nın bir kesimi 19. yüzyıldan itibaren laikliği benimsemişti. Bürokratlar, askerler, entelektüeller, dini ve geleneksel yöntemlerle kendilerine baskı yapan Osmanlı elitlerinden memnun değildi. Birçok Osmanlı aydını, aslında dini baskıları aşmıştı ama bu sürdürülebilir değildi. Çünkü din, düşmanlara karşı toplumu birlikte tutan bir tutkal gibi görülüyordu” deniliyor.

MUSTAFA KEMAL: POSİTİVİST VE LAİK

Bu bölümde Mustafa Kemal'in ise, bir pozitivist ve laik dünya görüşüne sahip kişi olarak tanımlandığını görüyoruz. Bir yanda dini vecibelerini yerine getiren, ilk meclis açılışında dua okutan Atatürk'ün, özel yaşamında ise seküler (din ile devlet işini ayıran) bir yapısı olduğu vurgulanmış. Atatürk'ün ardından, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyerek, geleneksel ve ayakbağı olan tüm yapıları yıktığı, devlette dinin etkisini azalttığı, din ile devlet işlerinin ayrılması çalışmaları ile “dini kullanan” Osmanlı elitlerinin yıkıldığı belirtiliyor.

Ardından halifeliğin kaldırılması, 1930 ile II. Dünya Savaşı'na kadar olan bölümde ise eski dini eğitim yöntemlerinin tamamen modernleştirilmesi süreci anlatılırken, farklı tarikat ya da çeşitli dini akımların önüne geçilmesi için diyanetin kurulması sürecine değiniliyor.

İŞTE BAZI DEVRİMLERİ VE DÖNÜŞÜMLER

Bu bölümde özetle şu görüşler dile getiriliyor:

“Osmanlı'da çok sayıda, farklı bayram günleri ve bunların yurt dışı ile ayarlanmaları çok büyük zorluklar getiriyordu. Modern takvim ve modern ölçüm- tartımlar kabul edildi. Şapka kanunu ile dini semboller içeren sembolleri taşımak yasaklandı. 1932 ile 1950 tarihleri arasında ezan Türkçe olarak okundu. Bu durum, diğer bazı değişiklikler gibi, bir kesim tarafından düşmanlaştırılıp aleyhte kullanıldı. Kadınlara geniş özgürlükler tanındı ama Ekonomik Politikacı Binnaz Toprak bunu “Özgürleştirildik ama tam özgür‘ olamadık diye tanımlıyor. Atatürk'ten sonraki sürecin kadınlar üzerindeki baskıyı artırdığı görülüyor. Atatürk kendisi de tüm davranışlarıyla ve yaşam biçimiyle topluma örnek olmak için uğraştı. Türkiye, çağdaş ülkelerden biri olarak anılmaya başlandı. 1930'larda Arap harfleri tamamen terk edilmiş oldu, çünkü Latin harfleri ile okumak ve yazmak daha kolaydı. Ardından yeni Türkçe kelimeler araştırıldı, sözlükler geliştirildi. Batı standartlarında üniversiteler kuruldu. Eğitimden, sanata ve mimarlığa kadar ülke modernleştirildi.”

36. sayfada başlayan bölümde ise “Yoldaşları ve karşıtları” başlığı ile, Atatürk'le birlikte savaşanlar, devrimlerinde birlikte olanlar, zaman zaman ayrı düşünenler ve düzenlenen suikast girişimi gibi konular yer alıyor. Halide Edip Adıvar'dan, Sabiha Gökçen'e kadar, devrim sonrası tüm gelişmelerin yer aldığı bölümü yazan ise Bamberg Üniversitesi Türkçe, Kültür ve Tarih Bölümü profesörü Prof. Dr. Klaus Kreiser.

VE İNADINA SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI

Damals Dergisi de, Alman devlet politikasına uygun olarak, hiç ilgisi olmamasına rağmen, Atatürk'ün anlatıldığı bölüme 1915 Ermeni olayları ve sözde soykırımını eklemiş. Bunu Avrupalı tüm tarih dergileri yapıyor. Atatürk'ün hiç bir yerinde yer almadığı Ermeni olayları anlatılıyor, tek yanlı olarak diğer olaylara yer veriliyor ve bu hiç bir şekilde karalayamadıkları “Tertemiz devrimci Atatürk'ün anlatıldığı bölümlerin yanına” kasıtlı olarak yerleştiriliyor. Alman Meclisi'nin, sözde Ermeni soykırımını tanımasından sonra bu tür yayınların, neredeyse her tarih araştırmasına girdiği görülüyor. Atatürk aleyhindeki yorumların dışında, bu haksızlık Türk okurların canını sıkıyor.

banner257
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Oturduğunuz binanın 6.5 ve üstü büyüklüğünde bir depreme dayanacağını düşünüyor musunuz?
Namaz Vakti 12 Haziran 2021
İmsak 03:25
Güneş 05:24
Öğle 13:09
İkindi 17:09
Akşam 20:43
Yatsı 22:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@