Ankara Tabip Odası (ATO) Genel Sekreteri Mine Coşkun, muayenehane hekimlerinin serbest çalışma hakkını kısıtlayan yönetmelik düzenlemesi ile ilgili “Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya soruyoruz. Hekim bağımsızlığını yok eden, hasta sağlığını önemsemeyen, özel hastane sermayesi için çıkarılan yönetmelikte hala ısrarcı mısınız? Bir kez daha uyarıyoruz. Bir an önce toplum ve ülke yararına olmayan, hekim bağımsızlığını yok eden yönetmeliği iptal edin” dedi. Prof. Dr. Oktay Banlı da “Çıkartılan yönetmelik muayenehanelere bundan sonra özel hastanelerden geçişi kaldırmak amacıyla çıkartılmıştır. Bundan sonra hekimlik cazip olmaktan çıkacaktır, vasıfsızlaşacaktır, niteliksizleşecektir. Bundan sonra kimse cerrah olmayacaktır. Bir ceketle başladım ben bu hayata bu hakkı kimseye yedirmem” diye konuştu.

Ankara Tabip Odası (ATO) Genel Sekreteri Mine Coşkun, muayenehane hekimlerinin serbest çalışma hakkını kısıtlayan yönetmelik düzenlemesi ile ilgili “Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya soruyoruz. Hekim bağımsızlığını yok eden, hasta sağlığını önemsemeyen, özel hastane sermayesi için çıkarılan yönetmelikte hala ısrarcı mısınız? Bir kez daha uyarıyoruz. Bir an önce toplum ve ülke yararına olmayan, hekim bağımsızlığını yok eden yönetmeliği iptal edin” dedi. Prof. Dr. Oktay Banlı da “Çıkartılan yönetmelik muayenehanelere bundan sonra özel hastanelerden geçişi kaldırmak amacıyla çıkartılmıştır. Bundan sonra hekimlik cazip olmaktan çıkacaktır, vasıfsızlaşacaktır, niteliksizleşecektir. Bundan sonra kimse cerrah olmayacaktır. Bir ceketle başladım ben bu hayata bu hakkı kimseye yedirmem” diye konuştu.

Serbest çalışan hekimlerin istedikleri hastane ile çalışmasının önüne engel getiren yönetmelik değişikliğine ilişkin “Mesleki bağımsızlığımızdan, hastalarımızın sağlık hakkından vazgeçmiyoruz” mesajı verilen bir basın toplantısı bugün ATO’da yapıldı. Toplantıya çok sayıda uzmanlık branşından hekimler ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut da katıldı. ATO Genel Sekreteri Dr. Mine Coşkun şu açıklamayı yaptı:

“Bilindiği gibi hastaların teşhis ve tedavisi 1219 sayılı yasaya göre; mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerin hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan talep edilmemek kaydıyla, özel sağlık kuruluşlarında yapılabilmekteyken; 6 Ekim 2022 tarihinde hekimlerin serbest çalışma hakkını kısıtlayan ‘Özel Hastaneler Yönetmeliği ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmelik’ Resmi Gazete’de yayınlandı.

“DÜZENLEME ÖZELLİKLE CERRAHİ BRANŞLARDAKİ MESLEKTAŞLARIMIZIN ÇALIŞMALARININ BÜYÜK ÖLÇÜDE ENGELLENMESİNE YOL AÇACAKTI”

Yapılan yönetmelik değişiklikleri ile; muayenehane hekimlerinin bu şekilde tanı ve tedavi hizmetlerini yürütmeleri ancak özel hastane veya tıp merkezinde ilgili branşta boş uzman hekim kadrosu olması halinde ve yıllık sözleşme yapmak suretiyle mümkün olabilecek. Boş uzman hekim kadrosu olmaması durumunda, özel hastane veya tıp merkezinin ruhsatında ve/veya faaliyet izin belgesinde kayıtlı o branştaki toplam uzman hekim kadro sayısının ancak yüzde 15’i kadar hekim (misafir/dış doktor) ile sözleşme imzalanması mümkün olacak. Aynı branşta birden fazla hekimle sözleşme, ilgili branşın toplam kadro sayısının üçte birini geçemeyecek şekilde yapılabilecekti. Bu düzenlemelere göre bin 500’ü Ankara’da olmak üzere yaklaşık 7 bin muayenehane hekiminden ancak 500’ü hastanelerle sözleşme yapabileceği anlamına gelirken; mesleğini muayenehanesinde bağımsız olarak icra eden, özellikle cerrahi branşlardaki meslektaşlarımızın çalışmalarının büyük ölçüde engellenmesine yol açacaktı.

“7 OCAK’TA YAYINLANAN YÖNETMELİK, MUAYENEHANESİ OLAN HEKİMLERİN DE KISITLANARAK, FİİLEN ÖZEL HASTANE ÇALIŞANI OLMASI ANLAMINA GELİYOR”

Yönetmeliğin yayınlanmasından 3 ay sonra 7 Ocak’ta bakanlık yeni bir yönetmelik yayınladı. Bu yeni yönetmeliğe göre; muayenehanesi bulunan hekimler, yine kadro kısıtlaması ile özel hastane veya tıp merkezleri ile yıllık sözleşme yaparak hastalarının teşhis ve tedavilerini yapabilecektir. Muayenehanesi olan 60 yaş üstü hekimler, sözleşme yaptığı hastanelerin sadece birinde kadro sınırlamasına tabi tutulmayacaktır. 7 Ocak 2023 tarihinden önce muayenehanesi olan hekimler, sözleşme yapacakları sağlık kuruluşunun sadece birinde kadro sınırlamasından muaf olacaktır, ikinci bir hastane ile sözleşme yapması için yine kadro şartı aranacaktır. MBYS üzerinden bildirim zorunlu hale gelmiştir. Sözleşme imzalanan hastanede muayenehaneden gelen hastaya öngörülen müdahalenin yapılamadığı durumda hekimin istediği başka bir hastanede bu işlemin yapılabilmesi için İl Sağlık Müdürlüğü tarafından vaka bazlı onay getirilmiştir. Ancak bundan sonra muayenehane açan hekimler için ise bu olanaklar dahi sunulmuyor. Bu da yeni muayenehane açan hekimlerin hayallerinin çalınması, şu an muayenehanesi olan hekimlerin de kısıtlanarak, fiilen özel hastane çalışanı olması anlamına geliyor.

“BİR AN ÖNCE TOPLUM VE ÜLKE YARARINA OLMAYAN, HEKİM BAĞIMSIZLIĞINI YOK EDEN YÖNETMELİĞİ İPTAL EDİN”

Sayın Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya soruyoruz. Hekim bağımsızlığını yok eden, hasta sağlığını önemsemeyen, özel hastane sermayesi için çıkarılan yönetmelikte hala ısrarcı mısınız? Bu örnekte olduğu gibi yaşanacak hak ihlallerinin ve sağlık sonuçlarının sorumlusu kim olacaktır? Bir kez daha uyarıyoruz. Bir an önce toplum ve ülke yararına olmayan, hekim bağımsızlığını yok eden yönetmeliği iptal edin.”

Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç da 7 Ocak’ta ilgili yönetmeliğin yayınlanmasından birkaç gün sonra, anne karnında kalple ilgili sağlık sorunları olan bebeğin doğumu ve doğum sonrası bakımı, hastanede boş yatak olmasına karşın hekimin o hastane ile sözleşmesinin olmaması nedeniyle hastane tarafından reddedildiğini anlattı. 1997’den beri serbest hekimlik yapan Handemir Kılıç şunları söyledi:

“BURADA İNSAN SAĞLIĞININ BİR ÖNEMİNİN OLMADIĞINI, BAKANLIK ELİ İLE ÇOK NET BİR ŞEKİLDE MESAJIMIZI ALMIŞ OLDUĞUMUZU DÜŞÜNÜYORUM”

“Burada çok ağır bir mağduriyet söz konusu. Bizim branşımız oldukça sürprizlere açık bir branş. Eğer siz tüm hastanelerinizi standardize edemezseniz o zaman standart olmayan bir sistemde siz bile sınıflandırmışken birinci, ikinci, üçüncü basamak yoğun bakım gibi, siz hekimi tek hastane ile çalışmaya nasıl zorlarsınız? Hastayı tek hastanede yatmaya nasıl zorlarsınız? Burada insan sağlığının bir öneminin olmadığını, bakanlık eli ile çok net bir şekilde mesajımızı almış olduğumuzu düşünüyorum.”

Toplantıya katılan hekimler de görüşlerini şu şekilde dile getirdi:

LÖSEV'den mutlu et paketleri LÖSEV'den mutlu et paketleri

“SAYIN BAKANDAN BEKLENTİMİZ BUNU GERİ ÇEKMESİDİR. BUNU GERİ ÇEKMEMESİ DURUMUNDA EYLEMLERİMİZ, MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mahir Özmen: “Hastane muayenehanelerinin oluşmasına yol açacak bir adımı atmak, hekimleri, hastaları zor durumda bırakmak hele de bakanlık eli ile yapılıyorsa bence kabul edilemez biz durum. Bu yönetmelik, 185 bin hekimin serbest çalışabilme özgürlüğünü elinden almıştır. 110 bin tıp fakültesi öğrencisinin umutlarını elinden almıştır çünkü bu ülkede serbest çalışma özgürlüğü olmadığını, zincir hastanelerden bir tanesinin maaşlı işçisi olmak zorunda kalacaklarını bilen öğrenciler ve yeni uzman arkadaşlarımız yurt dışını tercih etmektedirler. Bugün bizi sadece bir hastane ile anlaşmak zorunda bırakan bir düzenleme alanı toparlamadı sorunu daha da büyük hale getirdi. Birden fazla hastanede acile çağrılmamız durumunda sözleşmemiz haricinde bir hastanede acil vakaya çağrılmamız halinde ne yapılması gerektiğinin yanıtını da vermek zorunda. Hiçbir hekim acil vakaya çağırılması durumunda bunu geri çeviremez. Sözleşmemiz yok diye o hastaneye sokulmamamız kabul edilemez. Öncelikle zincir hastanelere ucuz iş gücü yaratmak ve hekimliği kölelik formatına çevireceği bir düzenlemeyi zorlamaktadır. Henüz dava sonuçlanmamıştır, yönetmeliğin geri çekilmesi için vakit vardır. Sayın Bakandan beklentimiz bunu geri çekmesidir. Bunu geri çekmemesi durumunda eylemlerimiz, mücadelemiz devam edecek. Olumsuz her olayı basınla paylaşacağımızdan en ufak bir şüphesi olmaması lazım.”

“BU YÖNETMELİĞİ ÖZEL HASTANE ZİNCİRLERİ PATRONLARI İSTEMİŞTİR, SAĞLIK BAKANLIĞI DA BİR GECEDE ÇIKARMIŞTIR”

Ankara Serbest Çalışan Kadın Doğum Hekimleri Platformu adına Op. Dr. Tevfik Sipahi: “İnsan haklarına aykırı bir yönetmelik değişikliği yapılmıştır. Sağlıklı yaşam hakkının kısıtlanması. Hiç kimsenin sağlıklı yaşam hakkını kısıtlamak devletin bir kurumunun hele ki Sağlık Bakanlığının yetkisi içinde değildir. Çalıştırdığımız binlerce personelimiz var, biz çalışmazsak onlar ekmeksiz kalacaklar. Kamu yararı yok, kamuda hiçbir şeyi düzeltmiyor. Ne çalışma koşullarını, saatlerini ne mesleki dayanışmayı ne nöbetleri en hayat garantisini vermek gibi bir kaygısı yok. Bu yönetmeliği özel hastane zincirleri patronları istemiştir, Sağlık Bakanlığı da bunu gündeme getirip meslek odalarına, derneklere danışmadan bir gecede çıkarmıştır.”

“BU ÖZEL HASTANELER ZİNCİRLERİ İLE BİR ÇIKAR İLİŞKİSİ Mİ VARDIR SAYIN SAĞLIK BAKANI VE BU YÖNETMELİĞİ YAPAN BÜROKRATLAR?”

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut: “Bugün bu yapılan yönetmelik ne TTB ile aynı masada tartışıldı ne uzmanlık dernekleri ile konuşuldu. Hiçbir alana danışmadan yapılan bu yönetmeliğin yürütülebilmesi mümkün değildir. Hukukun arkasından dolanarak, yönetmelikleri sık sık değiştirerek açılmış davaları kadük hale getirmeye çalışıyorlar. Sağlıkta Dönüşüm Programının ve Sağlık Bakanlığı’nın bu politikalarının halk sağlığına nasıl zarar verdiğini gören bizler, bunların kökten, kamucu bir çözüme kavuşturulmasını ilerde sağlayacağız. Bu özel hastaneler zincirleri ile bir çıkar ilişkisi mi vardır Sayın Sağlık Bakanı ve bu yönetmeliği yapan bürokratlar? Bu kabul edilemez bir durumdur. Hak yerini bulsun, hatalarımız sorunlarla karşılaşmasın.”

“BUNDAN SONRA HEKİMLİK CAZİP OLMAKTAN ÇIKACAKTIR, VASIFSIZLAŞACAKTIR, NİTELİKSİZLEŞECEKTİR. BUNDAN SONRA KİMSE CERRAH OLMAYACAKTIR”

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktay Banlı: “Eğer bir hastane ile sözleşme yapamazsanız bugüne kadarki bütün emeğiniz çöpe gidiyor. Serbest çalışabilme hürriyeti bu ülkede anayasa ile güvence altındadır, anayasayı yok sayıyorsunuz. Eğer burası bir hukuk devletiyse yaptığınız yönetmeliğin kanunlara uygun olması lazım. Özel hastanelerden neden kaçış var da muayenehanelere ayrılma var? Sebebi çok net, özel hastaneler önce kamuda çalışan iyi hekimleri alabilmek için çok iyi fiyatlar ödediler, zaman içerisinde güçlendiler ve diyorlar ki biz bu paraları artık vermeyeceğiz. Hizmet alım anlaşması yapılıyor seninle. Benden de genel cerrahi hizmeti alıyor. Beğendi beğendi, beğenmedi 2 yıl 5 yıl sonra kapının önüne koyuyor. Hiçbir tazminatın, söz hakkın yok. Kamuda çalışan hekimlerin çalışma şartlarını, sağlıkta şiddeti düzeltmiyorsun, SABİM’i kapatmıyorsun, baskıyı devam ettiriyorsun, insanlık dışı çalıştırıyorsun, bunları denetlemiyorsun sonra diyorsun ki ‘muayenehanelere bir kaçış var bunu biz düzeltelim…’. Çıkartılan yönetmelik muayenehanelere bundan sonra özel hastanelerden geçişi kaldırmak amacıyla çıkartılmıştır. Bundan sonra hekimlik cazip olmaktan çıkacaktır, vasıfsızlaşacaktır, niteliksizleşecektir. Bundan sonra kimse cerrah olmayacaktır. Bugün evinizi satsanız da o özel hastanelerde o ameliyatları olamazsınız, gerçek anlamda bir hizmet almak istiyorsanız eğer. 6 tane resmim var liseden çekilmiş 6’sında da aynı ceket var. Bir ceketle başladım ben hayata, bu hakkı kimseye yedirmem.”