İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İliç'te yaşanan toprak kayması sonucu 9 işçinin toprak altında kaldığı altın madeni sahasında açıklamalarda bulundu. AFAD'ın başından beri 500'ün üzerinde profesyonel ekiple görev yaptığını, 2 bin 700'ü aşkın kişi, 800 araçla bölgede çalışmaları sürdürdüklerini belirten Yerlikaya, "Anbean buradaki bilim insanlarımızın yol göstericiliğinde, istişarelerle, işçimizden şoförüne varıncaya kadar hepimizin tek niyeti var. Bu işi olabilecek en kısa zamanda tamamlamak. Öncelikle 9 canımız şu anda bu toprağın altında. Sabır, şu anda en fazla ihtiyacımızın olduğu duygu" dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İliç'te yaşanan toprak kayması sonucu 9 işçinin toprak altında kaldığı altın madeni sahasında açıklamalarda bulundu.

Toprak kaymasının üzerinden 6 gün geçtiğini hatırlatarak ilk andan itibaren devlet olarak tam bir seferberlik ruhuyla durmadan duraksamadan çalıştıklarını ifade eden Yerlikaya, şunları söyledi:

"YAKLAŞIK 5 MİLYON METREKÜPLÜK BİR TOPRAK KAYMASIYLA YENİ BİR KÜTLE VADİYE DOĞRU GELDİ"

"Bu maden ocağı, 940 hektarlık bir arazi. Hemen ardımız görmüş olduğunuz liç alanı dediğimiz yerde yaklaşık 35 milyon metreküplük bir toprak kütlesi var. 14.28'de, toprağın kaydığı zamanda, bu ardımızdaki Sabırlı Dere Alanı dediğimiz yere yaklaşık 5 milyon metreküplük bir toprak kaymasıyla yeni bir kütle vadiye doğru geldi. Hemen arkasındaki manganez ocağı dediğimiz yer var ki oradan geliyoruz. Orada da 1,2 milyon metreküplük bir toprak kaymasıyla yer değiştirmiş vaziyette ve hemen sırt tarafta yani toplam liç alanının olduğu yerde de devamlı karşı tepelerde iki tane konuşlandırılan jeoradarla da duraksamadan yaptığımız arama kurtarmayla ilgili, çalışmalarımızda çalışan arkadaşlarımızın güven ortamında çalışmasıyla ilgili bundan sonra olma ihtimali olan bir kaymayı anlık izliyoruz. Bunun da altını çizmek istiyorum."

Yerlikaya, AFAD'ın başından beri 500'ün üzerinde profesyonel ekiple görev yaptığını belirterek, 2 bin 700'ü aşkın kişi, 800 en modern ve güçlü araçla bölgede çalışmaları sürdürdüklerini dile getiren Yerlikaya, araç ve insan kaynağı olarak hiçbir eksiklerinin bulunmadığını vurgulayarak; "Anbean buradaki bilim insanlarımızın yol göstericiliğinde, istişarelerle, işçimizden şoförüne varıncaya kadar hepimizin tek niyeti var. Bu işi olabilecek en kısa zamanda tamamlamak. Bunun için de eğer ilave araç ve insan kaynağıyla ilgili bir ihtiyacımız doğuyorsa bilin ki olabilecek en kısa sürede bunu biz tamamlıyoruz. Öncelikle 9 canımız şu anda bu toprağın altında. Yakınlarımızın her birini ziyaret ettik, devamlı da ediyoruz. Onlar da buraya zaman zaman geliyorlar. Onların akrabalarından bu maden ocağında çalışan kardeşlerimiz de var. Az önce onlarla tekraren görüştük. Onların sabrı, anlayışı için minnettarız. Tekrar geçmiş olsun dileklerimi paylaşmak istiyorum. Sabır, şu anda en fazla ihtiyacımızın olduğu duygu" diye konuştu.

"TAHLİYE SÜRECİNİ AFAD KOORDİNASYONUNDA YAPMAYA DEVAM EDİYORUZ"

Yerlikaya, arama çalışmalarına ilişkin şunları söyledi:

"Böyle büyük bir toprak kütlesinin hareket ettiği bir ortamda bizim planımız basitçe şu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan arkadaşlarımız ve bilim insanlarımızla hemen bu ardımızdaki görmüş olduğumuz 5 milyon metreküplük hedef alanda ve arkasındaki manganez alanında toprağı geçici depolama alanı olarak az önce gelmiş olduğumuz ve tamamen Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın bizzat talimatıyla ve yerinde yaparak oluşturmuş olduğu güvenli ortama geçici tahliye ediyoruz.

Şu an için 60'a yakın ekskavatör ki en büyük hacimli ekskavatörlerle günlük 1000-1500'e yakın bir kamyon hareketiyle burayı ve hemen arkasındaki manganez ocağı, kamyonun içinde bulunduğu, toprak kaymasının olduğu yere, bu tahliye sürecini AFAD koordinasyonunda yapmaya devam ediyoruz. İklim koşulları ve özellikle jeoradarların devamlı takibiyle güvenli bir ortamla ilgili sıkıntı olmadığı müddetçe, Allah'ın izniyle aziz milletimize, bu kardeşlerimize eriştiğimizin müjdesini verebilmek için canı gönülden çalışıyoruz."

"YENİ BİR SU HAREKETİNİ KONTROL ALTINA ALMAYLA ALAKALI BÜTÜN TEDBİRLER ALINMIŞ DURUMDA"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, facianın yaşandığı alanın durumu ve arama çalışmalarına ilişkin şöyle konuştu:

"Bu bölge tahliye edilmeye başlanmış durumda. Arama faaliyetiyle ilgili yoğun çaba, büyük fedakarlık ve uyum içerisinde devam ediyor. Özellikle DSİ, çok yoğun çalışmayla buradaki su hareketini kontrol edip, bu sahaya tekrar suyu sokmadan farklı alanlara yöneltmekle ilgili çok hızlı çalışma yürütüyor. Onlara teşekkür ediyorum. Aşağıda sedde ile ilgili çalışmalarımız büyük oranda tamamlanmış durumda. Yani yeni bir su hareketini kontrol altına almayla alakalı bütün tedbirler alınmış durumda."

"NUMUNELERDE HERHANGİ BİR RİSK ŞU ANDA GÖZÜKMÜYOR"

Nilüfer’de bayram coşkusu Nilüfer’de bayram coşkusu

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bayraktar, eski mermer ocağındaki hazırlıkların hangi aşamada olduğu ve toprağın taşınma sürecinin ne kadar süreceği sorusu üzerine, toprağın taşınması hazırlıklarının tamamlandığını bildirdi. Bakan Bayraktar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili onayı verdiğini aktararak, "Nasıl bu yığın liç alanında yerleşimle alakalı onayları ÇED kapsamında ilgili Bakanlık verdiyse, orayla alakalı 'Evet buraya şu şartları hazırladığınızda, buraya döküm yapabilirsiniz' onayını aldığımız için artık şu anda hem buradan hem de manganez ocağının olduğu yerden toprak taşınmaya başlandı. Sizi bugün oraya götüremiyoruz ama orada şu anda bu faaliyet devam ediyor. Yani yolda gördüğünüz kamyonlar oraya doğru hareket ediyor" ifadesini kullandı.

"Yakın köylerde kullanılan içme suyuna buradan, atıkların, siyanürün akmamasına yönelik nasıl çalışma yürütülüyor?" sorusunu yanıtlayan Bayraktar, şunları kaydetti:

"Şimdi buraya, bu dereye gelen temiz suyun daha yukarıdan kontrollü şekilde barajın arkasından normal temiz akış kanalına, kuşaklama dediğimiz hadiseyi DSİ çalışmış durumda. Dolayısıyla bununla alakalı herhangi bir risk görmüyoruz. Buradan şu andaki toprağın olduğu suyun, toprağın altından ilerlemesiyle alakalı da ileride biliyorsunuz sedde yapıldı. Orada da herhangi bir şekilde ölçümlerde, gözlem kuyularında aldığımız numunelerin hiçbirisinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın buradaki laboratuvarında, mobil laboratuvarında ve Ankara'ya gönderdiği numunelerde herhangi bir risk şu anda gözükmüyor."

"BAKANLIĞIMIZ, ÇEVRE İZİN BELGESİNİ İPTAL ETTİ"

Madenin çevre izin belgesinin iptal edildiğini hatırlatan gazetecinin, "Madenin geleceğiyle ilgili başka tasarruf olacak mı?" sorusunu ise Bayraktar, şu şekilde yanıtladı:

"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, çevre izin belgesini iptal ettiler. Dolayısıyla çevre izin belgesi olmayan herhangi bir işletme, maden veya herhangi bir şeyin çalışması söz konusu değil. Dolayısıyla çevre izin belgesi şu anda iptal edilmiş durumdadır. Yani bu madenin çalışması için gerekli izinler, müsaadeler, her kurumun farklı şeyi var ama esas itibarıyla çalışma izni, faaliyet izni, çevre izin belgesi üzerinden olur. Çevre izin belgesi olmayan herhangi bir madenin çalışması söz konusu değildir. O belge olana kadar, yenilenene kadar, şayet yenilenecekse herhangi bir faaliyet söz konusu olamaz. Şu anda o çevre izin belgesinin verildiği şartlar ortadan kalktı. Onun için çevre izin belgesini bakanlığımız iptal etti."

 

Kaynak: anka