Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Yerel Yönetimler ve Şehircilik Eylem Planı’nı açıkladı. Babacan, “Bugüne kadar sadece, Türkiye bir iktidar sorunu yaşamıyordu. Türkiye, aynı zamanda bir zihniyet sorunu yaşıyor. Bu yeni zihniyetin en önemli ayaklarından birisini de kuşkusuz yaşadığımız şehirlerin nasıl yönetileceği oluşturuyor. Bizim buna çok net bir cevabımız var: Tam demokrasi. Tam demokrasinin yolu yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden geçiyor. Bu koskoca ülkenin, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinin Beştepe mahallesindeki bir odadan yönetilmesi mümkün değil. Onun için yetkinin merkezden yerel doğru olabildiğince devredilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Yerel Yönetimler ve Şehircilik Eylem Planı’nı açıkladı. Babacan, “Bugüne kadar sadece, Türkiye bir iktidar sorunu yaşamıyordu. Türkiye, aynı zamanda bir zihniyet sorunu yaşıyor. Bu yeni zihniyetin en önemli ayaklarından birisini de kuşkusuz yaşadığımız şehirlerin nasıl yönetileceği oluşturuyor. Bizim buna çok net bir cevabımız var: Tam demokrasi. Tam demokrasinin yolu yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden geçiyor. Bu koskoca ülkenin, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinin Beştepe mahallesindeki bir odadan yönetilmesi mümkün değil. Onun için yetkinin merkezden yerel doğru olabildiğince devredilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

DEVA Partisi, iktidarının ilk 90 ve 360 gününde ekonomi, tarım, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, dijitalleşme ve kadın hakları gibi pek çok alanda gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği eylem planlarından 7’ncisi olan, 101 maddelik ‘Yerel Yönetimler ve Şehircilik Eylem Planı’nı Bursa’daki Sadabad Sarayı’nda bugün kamuoyuyla paylaştı. Ali Babacan, eylem planına ilişkin şunları söyledi:

“BİZ ELİMİZDE ÇÖZÜMLERİMİZLE İKTİDARA YÜRÜYORUZ: Siyasetin sadece şikâyet etmek olmadığını biliyoruz. Siyasetin sadece eleştirmek olmadığını da biliyoruz. Biz, siyaseti, sorunları tespit edip çözümleri de ortaya koyma işi olarak görüyoruz. Böylece siyaset tarihimizde bir ilkin altına imza attık, atıyoruz. Biz, elimizde çözümlerimizle iktidara yürüyoruz. Emaneti teslim aldığımızda tek bir saniye kaybetmemek için gece gündüz çalışıyoruz. Laf üretmekten kolay bir şey yok siyasette. Bir kürsü, bir mikrofon, konuşuyorsunuz. Fazla maliyetli de değil ama siyaset sadece laf üretmek değil, iş üretmek.

TAM DEMOKRASİNİN YOLU YEREL YÖNETİMLERİN GÜÇLENDİRİLMESİNDEN GEÇİYOR: Bugüne kadar sadece, Türkiye bir iktidar sorunu yaşamıyordu. Türkiye aynı zamanda bir zihniyet sorunu yaşıyor. Bu nedenle, ülkemizin hem yepyeni bir iktidara hem de yepyeni bir zihniyetle yönetilmeye ihtiyacı var. Sözünü ettiğim bu yeni zihniyetin en önemli ayaklarından birisini de kuşkusuz yaşadığımız şehirlerin nasıl yönetileceği oluşturuyor. Bizim buna çok net bir cevabımız var. Yerel yönetimler ve şehircilikte de cevabımız aynı ve çok net: Tam demokrasi. Tam demokrasinin yolu yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden geçiyor. Çünkü Türkiye, tek bir karar makamından, tek bir merciden yönetilemeyecek kadar büyük bir ülke. Bu koskoca ülkenin, 84 milyon nüfusuyla Avrupa’nın en büyük nüfusuna sahip olan ülkenin, Avrupa’nın en büyük topraklarına sahip olan ülkenin, Avrupa’nın en büyük tarım alanlarına sahip olan ülkenin Ankara’nın Yenimahalle ilçesinin Beştepe mahallesindeki bir odadan yönetilmesi mümkün değil. Yönetilemiyor da zaten, olmuyor. Onun için yetkinin merkezden yerel doğru olabildiğince devredilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için bu planı yaptık.

SEÇENLE SEÇİLEN ARASINDAKİ İLİŞKİNİN EN KUVVETLİ OLDUĞU YERLER YEREL YÖNETİMLERDİR: Yerinden yönetim, demokratik temsilin geliştirilmesini ve demokratik kültürün derinleştirilmesini sağlar. Tek tek bireylerin yönetimde daha çok söz sahibi olmasını sağlar. Seçenle seçilen arasındaki ilişkinin en kuvvetli olduğu yerler yerel yönetimlerdir. Onun için gönül rahatlığıyla söylüyorum; DEVA Partisi iktidarında yerinden yönetim ilkesini biz esas alacağız. Milletin memnuniyetini esas alacağız. Yine bu anlayışla merkezden yerele yönelen baskılara da son vereceğiz.

KEYFİ VE PARTİZAN UYGULAMALARI TARİHE KARIŞTIRACAĞIZ: Örneğin, İçişleri Bakanlığı’nın yerel yönetimler üzerinde vesayet kurmasına müsaade etmeyeceğiz. İçişleri Bakanı’nın seçilmiş belediye başkanları üzerinde görevden alma, kayyum tayin etme ve bunun gibi taraflı ve keyfi ve partizan uygulamaları tarihe karıştıracağız. Kısacası tam demokrasinin tüm ilkelerini işleteceğiz.

ANKARA’NIN TÜM VATANDAŞLARIMIZA EŞİT MESAFEDE OLMASINI SAĞLAYACAĞIZ: A partisine, B partisine oy vermiş, hiç fark etmez. Milletin iradesini gasp eden uygulamaları ortadan kaldıracağız. Ankara’nın tüm vatandaşlarımıza eşit mesafede olmasını sağlayacağız. Ayrımcılıkla mücadele edeceğiz. Eşit yurttaşlık ilkesini hâkim kılacağız. Bu anlayışla, imar planları yapılırken alevi vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı semtlerde Cem Evleri’ne mekân, parsel ayrılmasını da mutlaka sağlayacağız. Bunların yanı sıra, yerelde doğrudan demokrasi mekanizmalarını işleteceğiz. Belli başlı projeleri o bölgede oturan vatandaşlarımıza soracağız. E-devlet üzerinden oylamalarını sağlayarak vatandaşlarımızın da tercihlerini öğreneceğiz. Yani bir işi yaparken önce o işin yapılacağı mahallede oturanlara bir danışacağız. Hiçbir zaman tepeden inmeci olmayacağız.

BELEDİYELERDE DİZGİNLERİ ELİNE ALAN BİR AVUÇ VURGUNCUNUN RANT DEVRİNİ BİTİRECEĞİZ: Yerel yönetim anlayışımızla ülkemizde esaslı bir dönüşüme daha öncülük ediyoruz. Şu anda yerel yönetimler haksız kazanca çıkan yol olarak görülüyor. Bu durum, ülkemizin gerçekten kanayan yaralarından birisi. Açık söylüyorum; belediyelerde dizginleri eline alan bir avuç vurguncunun rant devrini bitireceğiz. Bu doğrultuda yasal önlemler alacağız. Belediye kelimesini duyduğunda gözünde hemen dolar işareti oluşan insanları belediyelerin kapısından içeri sokmayacağız. Bu arada, giderayak testiyi doldurma derdinde olanlar da bizi iyi dinlesin buradan. Geçmiş dönemlerde yapılan iş ve işlemleri her türlü denetime tabi tutacağız.

İMAR KAYNAKLI RANTLARI VERGİLENDİRECEĞİZ: Siyasetin yerel yönetimler eliyle finanse edilmesini önleyeceğiz. Bunun için de en önemli konu; imar kaynaklı rantları vergilendireceğiz. Haksız kazanca açılan tüm kapıları kapatacağız. Yolsuzluklarla kararlı bir şekilde mücadele edeceğiz. Temel ilkemiz, halka dürüst biçimde hizmet etmektir. Bundan asla taviz vermeyeceğiz ve verdirtmeyeceğiz.

KENTSEL YENİLENMEDE DOĞAL AFET RİSKİ BULUNAN ALANLARA ÖNCELİK TANIYACAĞIZ: Şehirlerimizi, kültürel ve tarihi dokularını koruyarak yeniden yapılandıracağız. İnsanların güvenli yapılarda, uygun şartlarda barınmalarını temel bir insan hakkı olarak görüyoruz. Bu kapsamda kentsel yenilenmede doğal afet riski bulunan alanlara öncelik tanıyacağız. Banka-konut-kredi sistemini kentsel yenilenmede teşvik unsuru haline getireceğiz. Dar gelirli vatandaşlarımıza faizsiz veya düşük faizli uzun vadeli kredi temin edeceğiz. Yine dar gelirliler için konut edindirme teşviklerini belirleyeceğiz. Uygun koşullu sosyal konut kiralama uygulamasını da hayata geçireceğiz. TOKİ’nin tek amacı vatandaşa sosyal konut edindirmek olacak. Bazıları TOKİ’yi duyunca da hemen gözlerinde dolar işareti oluyor. Onu da biliyoruz. Her şey açık, kurallara dayalı olacak. Gri alanları mümkün olduğunca mevzuattan temizleyeceğiz. Her şey hukuk bazlı olacak.

CHP’Lİ YUNUS EMRE’DEN, BİNALİ YILDIRIM’IN CUMHURBAŞKANLIĞI HELİKOPTERİNİ KULLANMASINA TEPKİ: “KİMİN PARASI İLE BU ŞATAFAT? AYIP DEĞİL Mİ?” CHP’Lİ YUNUS EMRE’DEN, BİNALİ YILDIRIM’IN CUMHURBAŞKANLIĞI HELİKOPTERİNİ KULLANMASINA TEPKİ: “KİMİN PARASI İLE BU ŞATAFAT? AYIP DEĞİL Mİ?”

HAYALİMİZDEKİ ŞEHİRLERİ, YILDIZ ŞEHİRLER MODELİYLE HAYATA GEÇİRECEĞİZ: DEVA Partisi iktidarının birinci yılında, yıldız şehirler kurulmasına yönelik araştırma çalışmalarına başlayacağız. Bu kapsamda İstanbul başta olmak üzere, kentsel yenilenmelerin tıkandığı büyük şehirleri yenilerken uydu kenteler oluşturma projesine ağırlık vereceğiz. Hayalimizdeki şehirleri, yıldız şehirler modeliyle hayata geçireceğiz.

SÜRELİ HAYVAN BARINMA ALANLARINI DA YENİDEN DÜZENLEYECEĞİZ: Vatandaşlarımızın şehirlerdeki hayat kalitesini de artıracağız. Bu doğrultuda çevremizi, suyumuzu ve havamızı kirleten kuruluşlara caydırıcı yaptırımlar uygulayacağız. Şehirlerde ses, görüntü kirliliği ve kaldırım işgallerine karşı önlemler alacağız. Turizm bölgelerinden başlayarak vatandaşlarımızın kıyılardan yararlanmasının önündeki engelleri de kaldıracağız. Son günlerde sıkça tartışılan bir konuyu da çözüme kavuşturacağız. Başıboş sokak hayvanlarının yönetimine dair şu anda mevcut olan aksaklıkları gidermek üzere en iyi uygulamalardan esinlenerek, süreli hayvan barınma alanlarını da yeniden düzenleyeceğiz.”

KARLITEKİN: 10 YIL İÇERİSİNDE DOĞAL AFETLERE MARUZ ÇÜRÜK EV KALMAYACAK

Babacan’ın ardından eylem planının detaylarını açıklayan Yerel Yönetimler ve Şehircilik Politikaları Başkanı Candan Karlıtekin de şöyle konuştu:

“‘Bu kadar işleri nasıl yapacaksınız’ denebilir. ‘Bu kadar finansı nereden bulacaksınız’ denebilir. Şunu net olarak söyleyeyim; aslında biz, Türkiye’de olan biten bu harcamalarımıza baktığımızda onlardan çok daha az bir kaynakla daha fazla getiriyi, sonucu elde edebiliriz. Bütün olay planlamayla, programlamayla alakalı. Bir stratejiniz olacak, bir yol haritası koyacaksınız. Plan, program üzere gideceksiniz. Ama öyle, yani ‘denk geldi’ şeklinde yaptığınız zaman, tek tek yaptığınız iyi işler toplamda iyilik oluşturmuyor. Kaynak israfı oluyor. Ve insanların potansiyelini ortaya çıkardığınızda hakikaten inanılmaz derecede verimli işler yapıyorsunuz.”

“Demokrasi ve Atılım Partisi iktidara gelince, her ailenin başını sokacak bir yuvası olacak. Kiralanabilir sosyal konut stokları oluşturacağız. 10 yıl içerisinde doğal afetlere maruz, çürük ev kalmayacak. Şehirler yeni baştan doğacak. Biz, kentsel dönüşüm yerine kentsel yenilenmeyi tercih ediyoruz. Bu çerçevede, bu kentsel yenilenmeyi fırsat kabul edip, 15 dakikalık kendine yeten semt yapısını orada yerleştireceğiz. Taşıma suya para ödeme devrini kapatacağız. Yolları çamurdan ve çukurdan kurtaracağız. 10 yıl içinde enerji verimsiz bina bırakmayacağız. Şehirde yenilenebilir enerji üretimini organize edeceğiz. Parklar ve ortak alanlarda Wi-Fi bedava olacak. Otopark sorununu kesin olarak çözeceğiz. Anıtsal yapıları kültürel peyzaj yaklaşımı ile hayatın bizzat içerisine katacağız. Başıboş sokak hayvanları sorununu ortadan kaldıracağız. Elektrikli araçlar şehirde cirit atacak. Taksi meselesini de hall ü fasl edeceğiz. Metro, tramvay, havaray, hangisi uyuyorsa onu yapacağız. Şehirli, ömrünü yollarda harcamayacak. Derslik sorununu kökünden halledeceğiz. Atıklarını ayrıştırana anında para vereceğiz.”