
Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi'nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve entübe edilen 78 yaşındaki tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı 13 Şubat Cuma günü hayatını kaybetti. Ünlü tarihçi bugün son yolculuğuna uğurlanıyor.
GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ'NDE İLK TÖREN
Prof. Dr. İlber Ortaylı için ilk tören uzun yıllar ders verdiği Galatasaray Üniversitesi'nde cenaze töreni düzenlendi.
Beşiktaş'taki üniversitenin İstanbul Boğazı'na bakan bahçesinde yapılan törene, kızı Tuna Ortaylı Kazıcı, torunu Deniz Ali Kazıcı'nın yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, akademisyenler, öğrenciler ve yakınları katıldı.

Törende konuşan kızı Kazıcı, babasının akademisyenliğe verdiği önem ile Galatasaray Üniversitesine duyduğu bağlılığı anlattı.
'KARİYERİNİN EN MUTLU YILLARINI YAŞADI'
Kazıcı, babasının akademisyenlik mesleğine çok kıymet verdiğini, akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında birçok üniversitede hocalık yaptığını, konferans ve sempozyumlarda konuştuğunu dile getirdi.
Babasının uluslararası akademik çevrelerde de saygı duyulan bir isim olduğunu belirten Kazıcı, "Sadece ülke için değil, uluslararası akademik camiada da çok sevilen sayılan bir meslektaşınız oldu. Bütün bu kurumların arasında Galatasaray Üniversitesinin, hem akademik hayatında hem de kişisel dünyasında çok özel bir yeri olduğunu söylemek isterim" dedi.

Babasının Galatasaray Üniversitesi'ndeki öğrencilerinden her zaman sevgi ve saygıyla söz ettiğini aktaran Kazıcı, şöyle devam etti:
"Bu okulun Türkiye için ne kadar önemli ve değerli bir kurum olduğunu, hukuk fakültesinden mezun olan öğrencilerinin Hariciye sınavlarında nasıl başarılı olduğunu büyük bir mutlulukla anlatırdı. 'Galatasaray Üniversitesi'ndeki meslektaşları arasında kariyerinin en mutlu yıllarını yaşadı.' desem inanın hiç abartmış olmam. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan yaptığı derin entelektüel konuşmalardan çok besleniyordu."
Kazıcı, babasının genç akademisyenlerle kurduğu samimi ilişkilere de değinerek, kendinden genç meslektaşları için "Vay be. Sen şuna da bak, neler biliyor?" diye hayret içeren övgülerde bulunduğunu, onlarla akran gibi koridorda muzurluk yaptığını, onlara sataştığını ve kahkahalarla da güldüğünü belirtti.
Babasının, Galatasaray Üniversitesiyle eş zamanlı olarak Topkapı Sarayı'ndaki görevine de başladığını aktaran Kazıcı, "O dönemde arkamda bulunan Üsküdar Sultantepe'de oturuyordu. Her yerde büyük bir keyifle 'İstanbul'un üç yakasında evim var. Biri Üsküdar, diğeri Topkapı Sarayı, sonuncusu da Galatasaray Üniversitesi' derdi" ifadelerini kullandı.

'GÜLÜNECEK ÇOK AN VARDI'
Tuna Ortaylı, babasının anısını paylaştıkları için akademisyenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti:
"Hastane sürecinde etrafı, kitapları, sözlükleri ve gazetelerle içerideyken bir yandan da çıkacak sorunun tashihini yapıyordu. Dün, kitap odasına girdiğimde masanın üstünde yarım kalan tashihini görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla, babam olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hoca'yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur."
'TARIHI KİTLELERE SEVDİRDİ'
Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı'nın sadece bir tarih hocası olmadığını söyledi.
Onun derin bilgisi, engin kültürü, hafızası ve keskin zekasının yanında hitabetinin de çok kuvvetli olduğunu, sahih bir Türkçeyle konuştuğunu dile getiren Uludağ, "Bu dünyada iyi bir hikayeden daha güçlü hiçbir şey yoktur. Geçmişi canlı bir hafıza haline getirerek tarih bilgisini geniş kitlelerle paylaştı, tarihi kitlelere sevdirdi. Nice talebeyi bu yola sevk ettiğini bilemeyiz. Bugün gördüğümüz iltifata mazhar olmasının sebebi bence budur" diye konuştu.
Rektör Uludağ, Ortaylı'nın bir tarihi vakadan diğerine hızla geçişini ve zengin bilgi dağarcığından taşan hikayelerini herkes gibi hayranlıkla takip ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:
"Akademik açıdan en etkileyici yanı ise hem Doğu'ya hem de Batı'ya hakim bir insan olmasıdır. Keza ülkemizin konumu Doğu ile Batı'nın ortası yani dünyanın merkezidir. Böyle isimlerin yetişmesi için yıldızların dizilmesi gerekir. Nesillerin müsait ortamlarda demlenmesi gerekir. Hocanın seyrisüluğunu tüm ilim talebeleri okumalı, bilmeli ki kendilerini tanıyıp bilsinler. Böyle zengin bir müktesebat nasıl edinilir görsünler."

İlber Ortaylı'yla dostluğunun 15 yıl önce Galatasaray Üniversitesi'nde senatör sıfatıyla yan yana mesai yaptıkları dönemlere uzandığını aktaran Uludağ, "Bu göreve atanmamın hemen ardından Galatasaray Üniversitesi için vizyonunu, düşüncelerini benimle paylaştı ve bizim ufkumuzu açtı. Hoca, emekliliğinin ardından bizimle irtibatını hiç kesmedi. Geçtiğimiz sonbahar dönemine dek ders vererek, her fırsatta okulumuzu şenlendirerek üniversitemizi onurlandırdı" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Uludağ, konuşmasında Ortaylı için Mustafa Kara tarafından ebcet hesabıyla tarih düşülerek yazılan, hattat Mahmut Şahin'in levhasını yazdığı bir tabloda yer alan metni de okudu.
'BANA HEP 'TATAR KARDEŞİM' DİYORDU'
Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ortaylı'yı 35 yıl öncesinden tanıdığını belirterek, "Bana hep 'Tatar kardeşim' diyordu. Kendisi bir Kırım Tatarı ben de öyle. Dolayısıyla ortak bir özelliğimiz vardı. Cumhurbaşkanı olduktan sonra kendisini sık sık arayıp Kıbrıs'a davet ettim. Her davete geldi. Üniversitelerde konuşmalar, basına açıklamalar yaptı" dedi.
Ortaylı'nın en son KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'nde 500 kişilik salona hitap ettiğini dile getiren Tatar, merhuma rahmet diledi.
Prof. Dr. Sezai Enis Tulça ise Ortaylı'yla Makedonya Bilimler Akademisi'nin davetlisi olarak 2002 yılında Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp'e gittiklerini anlattı.
Tulça, panelde Yunanlı bir akademisyenin olduğunu, Kuzey Makedonya'nın da bu ülkeyle isim sorunu bulunduğunu belirterek, "Yunanlılar direkt Makedonya demiyordu. Yunanlı da Üsküp'te tebliğ sunuyor. Orada olmasına rağmen, habire 'Yugoslav Makedon Cumhuriyeti' vesaire diyordu. Hoca da burada oturuyordu. 'Bak şimdi, ben burada ne yapacağım?' dedi. Hocanın tebliğ sırası geldi. Konuşmasında Yunanistan yerine 'eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti' dedi, Yunanistan demedi. Dolayısıyla o da sözünü esirgemediği başka bir noktaydı" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Celal Şengör de arkadaşını çok özleyeceğini belirterek, onun çok iyi bir insan olduğunu anlattı.
Törende, Ortaylı'nın uzun süre birlikte çalıştığı akademisyenler ile asistanları merhuma ilişkin anılarını aktardı.
SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Anma programının ardından usta tarihçinin cenazesi Fatih Camii'ne getirildi. Cenaze vatandaşların omuzlarında camii avlusuna alınarak musalla taşına konuldu.

Törende İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı taziyeleri kabul etti. Törene ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TBMM Başkanvekili MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, fotoğraf sanatçısı Coşkun Aral, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Gazeteci Murat Bardakçı, oyuncu Zerrin Arbaş, Fener Rum Patriği Bartholomeos, sanat camiasından çok sayıda isim, öğrencileri, akademisyenler katıldı.
İlber Ortaylı'nın cenaze namazını İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncer kıldırdı. Cenaze namazının ardından helallik alındı, dualar eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.
Cenaze namazı öncesi bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ülkemizin yetiştirdiği çok müstesna bir tarihçiyi, akademisyeni ve yazarı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz" diyerek şunları kaydetti:
"İlber Hocamız biliyorsunuz toplumumuzda her kesime, geniş bir kesime tarih bilincini yerleştirmeyi başarmış, tarih konusunda bilinçlendirmeyi başarmış çok değerli bir bilim adamıydı. Kendisi 50'den fazla eser yazmış, bu eserlerle birlikte toplumun tarih konusunda bilinçli hale gelmesini sağlamıştı. Aynı zamanda hem Ankara Üniversitesi'nde hem Galatasaray Üniversitesi'nde dersler vererek birçok öğrencimizi yetiştirmiş; sadece bizim ülkemizle de sınırlı kalmamış, yurt dışında da birçok üniversitede dersler vermiş, konferanslara katılarak Türk tarihçiliğini gururla temsil etmiş ve bütün uluslararası akademisyenler, akademik çevreler tarafından da kabul görmüş bir insandı. Bu açıdan çok değerli bir insanı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz.
'BİZE DÜŞEN HATIRASINA SAHİP ÇIKMAK'
Hem gelecek nesillere bilgilerini aktarmış hem de biliyorsunuz televizyon programlarıyla ve eserleriyle tarihi sevdirmiş bir hocamızdı. Bu tarz bilim insanları, bu tarz değerli insanlar çok sık gelmiyorlar. Ama bu tarz bilim insanları vefat ettikleri zaman hem eserleri hem fikirleri hem topluma kazandırdıkları bizlerde yaşamaya devam ediyor. Biz de bütün bu kazandırdıkları aslında biliyorsunuz 2006 yılında hem Lazio ödülüne, 2007 yılında Puşkin Madalyası'na, 2017 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülerek teyit edilmişti aynı zamanda. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da bize düşen, bundan sonra toplumumuza kazandırmış olduğu bu kültüre, sanata sahip çıkmak; hatırasına sahip çıkmak, bunu gelecek nesillere aktarmak olacaktır. Ben kendisine bu vesileyle Allah'tan rahmet diliyorum. Başta ailesi olmak üzere öğrencilerine, tüm sevenlerine, milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum, mekanı cennet olsun."
VALİ GÜL'DEN AÇIKLAMA
İstanbul Valisi Davut Gül de yaptığı konuşmada, "Başta ailesi, öğrencileri, yakınları ve bütün milletimizin başı sağ olsun. İlber Hoca, Türkiye, İstanbul'umuz için çok kıymetli bir insandı. Eserleriyle, yetiştirdiği öğrencileri ile bıraktığı sözleriyle, konuşmalarıyla inanıyorum ki yıllar boyunca tarih alanında konuşulmaya devam edecek. Mekanı cennet olsun. Rabbim, ailesine, kızına, yakınlarına sabır versin. Biz de bugün, ikindi namazı sonrasında hocamızın cenaze namazına katılmak üzere Fatih Camii'ndeyiz. Sevenleri hocamızı yalnız bırakmamış. İnşallah bize yakışır şekilde hocamızın defnini gerçekleştireceğiz. Milletimize başsağlığı diliyorum. Hocamız her zaman neşeliydi. 'Hocam, İstanbul'da yapılması gereken, eksik gördüğünüz bir şey var mı' dediğimde, 'bir çini müzesi olsa çok iyi olur' dedi. Biz de bunu, hocamızın bir vasiyeti olarak kabul ediyoruz. İstanbul'umuza yakışır bir çini müzesini de kazandırmış olacağız" ifadelerine yer verdi.
'DOLU DOLU UĞURLANIYOR'
İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı ise, "Bu kalabalığı burada görmek acımızı hafifletiyor. Sevildiğini zaten biliyorduk. Bunu gözümüzle görmek onur verici bir şey. Onu en sevdiği camilerden biri olan Fatih Camii'nden uğurlamak çok kıymetli. Herkese çok teşekkür ediyorum. Dolu dolu yaşadığı hayatın ardından dolu dolu uğurlanıyor" şeklinde konuştu.

'ÇOK ACI ÇEKİYORUZ'
Oyuncu Halil Ergün de, "Çok acı çekiyoruz. Değerli bir insanımızın daha çok işler yapacak insanımızı kaybettik. Yaptıklarıyla izler bıraktı. Benim özel bir arkadaşımdı. Fakülte yıllarında sanat da yaptık. Üzgünüz. Işıklar içinde yatsın" dedi.
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı ise, "Çok üzgünüz. Türk milletinin en büyük değerlerinden bir tanesiydi. Yaşayan bir efsane otoriteydi. Sadece tarihçi değil aynı zamanda uluslararası ilişkilere, siyaset bilimine ve Türk kültürüne çok büyük hizmetler vermiş; en karmaşık durumlarda bile çok basit ama vurucu açıklamalarıyla bizlere rota çizmiş bir Türk bilim adamını kaybettik. Yeri nasıl doldurulur bilmiyorum. Çok üzücü bir kayıp. Allah'tan rahmet diliyorum. Ama yerini dolduracak öğrencileri gelmesini arzu ediyorum" ifadelerini kullandı.
FATIH CAMİİ HAZİRESİ'NE DEFNEDİLEN 10. KİŞİ
Ortaylı, Fatih Sultan Mehmed’in türbesinin de bulunduğu bu hazireye Cumhuriyet döneminde defnedilen 10. isim olacak. Hazirede başta Fatih Sultan Mehmed’in türbesi olmak üzere, eşi ve II. Bayezid’in annesi Gülbahar Valide Hatun, Gazi Osman Paşa, Sadrazam Gazi Ahmed Muhtar Paşa ve yazar Ahmed Midhat Efendi gibi pek çok önemli ismin kabri bulunuyor. Ahmed Cevdet Paşa’nın kabri de Fatih Camii Haziresi’nde yer alıyor.
Cumhuriyet döneminde buraya defnedilen isimler arasında Ortaylı’nın hocası olan ünlü tarihçi Halil İnalcık'ın yanı sıra, Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa, İslam alimi Ahmed Tâhir Marâşî, asker ve siyasetçi Pertev Demirhan, Fatih Camii Vaizi ve Eski Fatih Müftüsü İbrahim Subaşı, tarihçiler Semavi Eyice ve Kemal Karpat, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile İslam alimi Muhammed Emin Saraç yer alıyor.
Fatih Camii Haziresi, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminden birçok önemli ismin mezarını barındırıyor. Fatih Sultan Mehmed’in kabri de caminin avlusunda, kendi adına yaptırılan türbede bulunuyor. Hazirede ayrıca tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık, sanat tarihçisi Semavi Eyice, tarihçi Kemal Karpat ve eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın kabirleri de yer alıyor.
BAZI SOKAKLAR TRAFİĞE KAPATILDI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü de cenaze töreni nedeniyle Fatih’te bazı yolların trafiğe kapatılacağını açıkladı. Buna göre bugün saat 09.00’dan itibaren İtfaiye Caddesi, Büyük Karaman Caddesi, Aslanhane Sokak, Mıhçılar Caddesi, Manisalı Fırın Sokak, Taylasan Sokak, Hulusi Noyan Sokak, Nalbant Demir Sokak, Hattat Nazif Sokak ve Fatih Türbesi Sokak araç trafiğine kapatıldı. Alternatif güzergâh olarak Kız Taşı Caddesi ile Haydar Bey Caddesi’nin kullanılabileceği bildirildi.
----------------------------------------------------------------------------------------------
Türk tarihçiliğinin dünyaca tanınan ismi, akademik birikimi ve toplumsal hafızaya katkılarıyla iz bırakan Prof. Dr. İlber Ortaylı, 78 yaşında yaşamını yitirdi. Ortaylı’nın vefatı Türkiye’de derin bir üzüntü yaratırken, usta tarihçi bugün (16 Mart) devlet erkanı, akademi dünyası ve sevenlerinin katılımıyla son yolculuğuna uğurlanıyor.
GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ'NDE ANMA TÖRENİ DÜZENLENİYOR
İlber Ortaylı için düzenlenen ilk tören, uzun yıllar emek verdiği ve akademik çalışmalarını yürüttüğü Galatasaray Üniversitesi’nde saat 11.00 itibarıyla başladı.
ÖZEL VE YAVAŞ TÖRENE KATILDI
Tören için Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Ortaylı’nın kardeşi Nuriye Ortaylı, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, gazeteci Fatih Altaylı, Prof. Dr. Celal Şengör, çok sayıda akademisyen ve yurttaş üniversiteye geldi.

Öte yandan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar törene katılarak konuşma yaptı.
Galatasaray Üniversitesi’nde yapılan anma törenine; tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan çelenk gönderdi.
"BU KADAR SEVİLDİĞİNİ BİLMEK BİZİ MUTLU EDİYOR"
Tören öncesi konuşan İlber Ortaylı'nın Kızı Tuna Ortaylı, "Bu kurumun bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duymuş bu meslektaşınızı sizler de her zaman sevgi ve saygıyla kucakladınız. Bunun için sizlere minnettarım. Babamın evi olarak gördüğü Galatasaray üniversitesinde babamın anısını paylaştığınız için hepinize teşekkür ederim. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihini yapıyordu. Dün Kronik Kitap’taki odasına girdiğimde masasının üzerinde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce, hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hocayı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur. Bu kadar sevildiğini bilmek onun ve bu kadar bu tepkiyi görebilmek bizi de çok mutlu ediyor, acımızı dindiriyor. Çok sağ olun geldiğiniz için"ifadelerini kullandı.
İlber Ortaylı'nın yakın dostu akademisyen-yazar Celal Şengör törende görüntülendi.

‘BİLDİĞİ ŞEYİ ANLAYAN VE ANLATAN BİR ADAMDI’
İlber Ortaylı’nın yakın dostu Prof. Dr. Celal Şengör, “İlber sadece bir tarihçi değildi. İlber bir entelektüeldi. Türkiye'nin bence en büyük entelektüeliydi. Ben İlber çapında bir adam Türkiye'de görmedim. Muazzam bir bilgisi vardı fakat bakın, bilimde bilgi yetmez. Allame de bilgilidir ama anlamaz. İlber bildiği şeyi anlayan bir adamdı ve anlatan bir adamdı. Bu çok mühimdir. Tarihi anlamak, tarihin bize ne anlattığını bilmek çok mühimdir. İlber bunu fevkalade yaptı. Her seviyede yaptı. Küçük çocuklara da tarih anlattı, kocamış insanlara da tarih anlattı, hepsine anlattığını öğretebildi. Ve onun için de Türkiye'de çok sevildi” dedi.
‘YURT DIŞI YAYINLARI BENİ DAHİ HAYRETTE BIRAKIYORDU’
Ortaylı ile bir anısını paylaşan Şengör, “Türk milleti için sayısız kitap yazdı. Yurt dışı yayınları çok mühimdir İlber'in. O yurt dışı yayınları beni dahi hayretler içinde bırakıyordu. Bir keresinde ben Avusturya'da bir sergiye gittim, Prinz Eugen ile ilgili. Onun çok güzel bir kataloğu yapılmıştı Prinz Eugen'in. Bu İkinci Mustafa'yı Zenta Muharebesi'nde yenen adam. Ama onun kütüphanesi ile ilgili bir şeydi, Osmanlı ile ilgili bir sergi değildi. Sergi kataloğunu açtım, ilk makale İlber Ortaylı. Geldim İlber'e söyledim: 'Ya' dedim, 'sen niye burada varsın be kardeşim' dedim yani. İlber böyle uluslararası bir değerdi. Dünyanın büyük tarihçilerinden biriydi” ifadelerini kullandı.
‘BİRİ HAKKINDA KÖTÜ BİR LAF SÖYLEDİĞİNİ DUYMADIM’
Şengör, “İnşallah milletçe onun hatırasını ayakta tutabiliriz. İnşallah onun istediği gibi bir millet oluruz. En büyük isteği oydu. Benim söyleyebileceğim bu. Arkadaşımı çok özleyeceğim. Geçen akşam Pelin Batu ile bir programı vardı, baktım, ağladım, dayanamadım yani. Karşımda İlber konuşuyordu. Çok büyük adamdı ve çok iyi bir insandı. Ben İlber'in birisi hakkında kötü bir laf söylediğini duymadım. Böyle beyefendi bir adamdı, görgülü adamdı” diye konuştu.
CENAZE FATİH CAMİİ'NE GETİRİLDİ
Diğer yandan Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenazesi saat 15.00 sıralarında Fatih Camii'ne getirildi. Bu sırada Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı Kazıcı'yı yakınları teskin etti. Cenaze vatandaşların omuzlarında camii avlusuna alınarak musalla taşına konuldu.

TARİHİN KALBİNE DEFNEDİLECEK
İkindi namazının ardından Fatih Camii avlusunda Prof. Dr. İlber Ortaylı için cenaze töreni düzenlendi.
Ortaylı, Fatih Camii haziresinde toprağa verilecek.
Haziredeki restorasyon çalışmaları nedeniyle aileden kritik bir uyarı geldi. Defin bölümüne sınırlı sayıda kişi kabul edilebilecek. Ayrıca aile, cenazeye çiçek gönderilmemesini, bunun yerine Türk Eğitim Vakfı’na (TEV) bağış yapılmasını rica etti.
İlber Ortaylı’nın defnedileceği Fatih Camii haziresi, "Hocaların Hocası" olarak bilinen Prof. Dr. Halil İnalcık, Semavi Eyice ve Kemal Karpat gibi Türk tarih ve kültür dünyasının dev isimlerinin kabirlerine ev sahipliği yapıyor.
--------------------------------------------------------------------------------------
Türkiye'nin en önemli tarihçilerinden olan Profesör Doktor İlber Ortaylı, ölümüyle herkesi yasa boğdu. Çoklu organ yetmezliği nedeniyle 78 yaşında hayatını kaybeden Ortaylı, bugün son yolcuğuna uğurlandı.
İLK TÖREN GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ'NDE
İlber Ortaylı için ilk tören saat 11.00'de Galatasaray Üniversitesi'nde düzenlendi. Cenazesi yıllarca çalışıp, öğrenciler yetiştirdiği, eserlerini kaleme aldığı üniversiteye getirilerek, anısına konuşmalar yapıldı.
CENAZE FATİH CAMİİ'NE GETİRİLDİ
Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenazesi saat 15.00 sıralarında Fatih Camii'ne getirildi. Bu sırada Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı Kazıcı'yı yakınları teskin etti. Cenaze vatandaşların omuzlarında camii avlusuna alınarak musalla taşına konuldu.
CENAZE NAMAZI KILINDI
Duayen tarihçi için Fatih Camii'nde ikindi namazı sonrası cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından Ortaylı'nın tabutu omuzlara alınarak defnedileceği Fatih Camii Haziresi'ne getirildi. Daha sonra Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın naaşı Fatih Camii Haziresi'ne defnedildi.
"BU KADAR SEVİLDİĞİNİ BİLMEK ACIMIZI DİNDİRİYOR"
Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı Galatasaray Üniversitesi'nde gerçekleştirilen anma törenini takip eden gazetecilere kısa bir açıklama yaptı. Tuna Ortaylı, "Bu kadar sevildiğini bilmek acımızı dindiriyor" dedi.
SPOR, SANAT VE SİYASET DÜNYASINDAN İSİMLER ANMA TÖRENİNE KATILDI
Ayrıca siyaset, spor ve sanat dünyasından da bir çok isim Ortaylı için düzenlenen anma törenine katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, AK Parti Milletvekili Hüseyin Yayman, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve Eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da cenazeye katılan isimler arasında yer aldı.
KELİMELER BOĞAZINDA DÜĞÜMLENDİ: "3 GÜNDE ÖZLEDİK ONU"
Gazeteci Fatih Altaylı ve Prof. Dr. Celal Şengör de anma törenine katıldı. Altaylı açıklamasında, "Özlüyor insan. 3 günde özledik onu. Arkasında müthiş bir külliyat bıraktı. İlber tarihçinin ötesinde bir şeydi. Halil İnalcık tarihçiydi, o da nur içinde yatsın. Tarihçilik İlber'i tanımlamak için çok dar bir çerçeve. Derdi cahillikle değildi, cahilin cürretiyleydi. Elitist falan değildi. Herkesle bir araya gelirdi. Sadece haddini bilmeyenlere çok kızardı" ifadelerini kullandı. Altaylı'nın konuşurken güçlük çekmesi ise dikkatlerden kaçmadı.
İLBER ORTAYLI KİMDİR?
İlber Ortaylı, tarihçi kimliğinin yanı sıra popüler kültür ve tarih eserleriyle geniş kitlelere hitap etti. Türkçe, Almanca, Rusça, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Farsça olmak üzere 7 dil bilen Ortaylı, ardında 50'den fazla eser bıraktı.
Tarih bilgisinin yanı sıra kültürel birikimi ve kendine has hitabet tarzıyla Türkiye’de önemli bir yere sahip olan yazarın öne çıkan eserleri arasında "İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı", "Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek", "Tarihin İzinde" ve "Bir Ömür Nasıl Yaşanır" yer alıyor.
1981-1999 yılları arasında Ayşe Özdolay ile bir evlilik yaşayan Ortaylı'nın Tuna adında bir kızı bulunuyor.
Next





