Rahatsızlanan genç kadın, gittiği hastanede erkek bir hemşire tarafından iğne yapılmasını istemediğini söyleyince hasta ile hemşire arasında münakaşa çıktı. Bir anda büyüyen münakaşada genç kadın, erkek hemşireye, 'Geri zekalı, aptal, terbiyesiz, sağlık personeli öldürülmeyi hak ediyor' diye hakaretlerde bulundu. Sağlık çalışanlarının araya girmesiyle münakaşa son bulurken, hakarete uğradığını iddia eden hemşire, hasta kadının sözlerini yargıya taşıdı.

ÖZGÜR ÖZEL, KIRKLARELİ’DE: “ERDOĞAN’IN İTTİFAKINDA MHP VAR. DÜNE KADAR BİRBİRLERİNE ATTIKLARI İPLE SIKI SIKI BAĞLANMIŞLAR, MİLLETİ TEHDİT EDİYORLAR” ÖZGÜR ÖZEL, KIRKLARELİ’DE: “ERDOĞAN’IN İTTİFAKINDA MHP VAR. DÜNE KADAR BİRBİRLERİNE ATTIKLARI İPLE SIKI SIKI BAĞLANMIŞLAR, MİLLETİ TEHDİT EDİYORLAR”

Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan sanık kadın, 'hakaret' suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 ve 62. maddesi uyarınca 7 bin 80 TL adli para cezası ile cezalandırıldı. Sanık, 'tehdit' suçundan ise 3 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Sanık avukatının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 4. Ceza Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı.

Kararda, "Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu tespit edildiği ortadadır. Bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin münazara edildiği, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni düşünce uygulandığı anlaşılmıştır. Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Tehdit suçu, kişinin ruh sakinliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku oluşturabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir.

Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay çerçevesinde hangi düşüncede kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir. Yerel mahkemece kabul ve oluşa göre; sanığın katılana söylediği sözlerin bütün olarak ve söylendiği düşünce içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı ve suç oluşturmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür" denildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanık kadına 'hakaret' suçundan verilen cezanın onanmasına, 'tehdit' suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulmasına hükmetti.

Editör: Alpaslan CAN