Termik santral raporu korkutuyor

Bankwatch Network ve Grenpeace tarafından yapılan Zonguldak ve Bartın’ın termik santral raporu, “Üzerimizdeki Kara Bulutlar” başlığı ile geçtiğimiz günlerde açıklandı. Raporda yeni doğan bebeklerde görülen gelişim bozukluklarının ve kanser vakalarının arttığına dikkat çekildi.

Termik santral raporu korkutuyor
 Zonguldak'ta yayın yapan Pusula isimli yerel bir gazeteden Atilla Öksüz'ün haberine göre Türkiye'de 86,  Bartın Amasra- Zonguldak Ereğli arasında yaklaşık 100 kilometrelik kıyı şeridi üzerinde 13 yeni santral projesi var. Raporda toplu balık ölümlerine, yeni doğan bebeklerde görülen gelişim bozukluklarına, artan kanser vakalarına dikkat çekiliyor. Raporda, bölgede 4 derece artan yüzey sıcaklığına da dikkat çekiyor.

 

"ÜZERİMİZDEKİ KARA BULUTLAR"

 

Bankwatch Network ve Grenpeace tarafından yapılan Zonguldak ve Bartın’ın termik santral raporu, “Üzerimizdeki Kara Bulutlar”, “Türkiye’nin Kömür Sevdasının Karadeniz’deki Yerel Ekonomiler Üzerinde Oluşturduğu Tehdit” başlığı ile geçtiğimiz günlerde açıklandı. Rapora göre Türkiye'de 86 Bartın Amasra- Zonguldak Ereğli arasında yaklaşık 100 kilometrelik kıyı şeridi üzerinde  13 yeni santral projesi var.


Raporun giriş bölümünde çalışmanın hazırlanış süreciyle ilgili olarak; “Artan enerji talebi, petrol fiyatlarındaki artış ve ülkedeki zengin kömür kaynakları, 2009 yılından beri Türkiye’nin kömürlü enerji santrallerinin yapımına hız vermesine sebep oldu. Bu rapordaki veriler Bankvvatch ve Greenpeace Ortadoğu Ofisi yetkililerinin 2013 yılı Nisan ayında Türkiye’de gerçekleştirdiği saha ziyaretine dayanmaktadır. Bu raporla masabaşı araştırmaları birleştirildiğinde aşağıdaki bulgular elde edilmektedir" deniliyor.


RAPORDA ÇATALAĞZI'NDAKİ TABLOYA GENİŞ YER VERİLİYOR


Yapılan araştırmada son dönemde yeni santrallerin yapılmak istenmesiyle gündeme gelen Zonguldak'ın Çatalağzı Beldesi'ndeki gelişmeler önemli yer turuyor. Devam eden planlalar ve mevcut duruma ilgili olarak şu görüşlere yer veriliyor;


“Çatalağzı, Zonguldak’ta bulunmaktadır ve gelenekselleşmiş bir kömür çıkarma merkezidir. 1948 yılından sonra 150 MW gücünde iki üniteyle devlet idaresinde kurulan Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES) burada bulunur.


Eren Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’nin 2010 yılından beri sahibi olduğu Zonguldak Eren Termik Santrali’nin (ZETES), biri 160 MVV'lık (ZETES-1), ikisi 615 MVV'lık (ZETES-2) üç ünitesi vardır. Eren, 660 MW gücünde iki yeni ünitenin (ZETES-3) lisans başvurusunu 2012 yılında yapmıştır. Toplamda 1690 MVV'lık kömür yakıtlı tesis çevredeki köyleri ve doğal yaşamı tehdit etmektedir. Bunun dışında 1320 MVV gücünde başka bir tesisin kurulumu da planlanmaktadır.”


KANSER ORANI ARIYOR


Raporda özellikle bebeklerde görülen rahatsızlıklar hatırlatılarak artan kanser vakalarına dikkat çekiliyor. Günde 17 bin ton kömürün yakıldığı santrallerin olumsuz etkileri konusunda şu bilgilere yer veriliyor;


“Çatalağzı Termik Santrali’nin insan ve çevre sağlığı üzerinde büyük etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bölgedeki doğumların yüzde 20’sinde gelişmemiş akciğer, astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı görülmektedir. Bölgede kanser oranıysa gün geçtikçe artmaktadır.


ZETES-3 ünitesi için hazırlanan ÇED raporu dâhilinde yürütülen durum çalışmasının sonucu, kanser hastalığının görülme sıklığını hava kirliliğine değil, ‘sigara kullanımının yaygın olmasına’ bağlamıştır.

 

GÜNDE 17 BİN TON KÖMÜR YANIYOR...


Kömürlü termik santraller her gün 17 bin ton kömür yakmakta, insan sağlığını riske atan radyoaktif kül ve ağır metalleri havaya salmaktadır.
Yeni santrallerin 2003 yılında faaliyete geçmesinden öncesinde bile bölgedeki ağır metal konsantrasyonunun demir, kobalt ve arsenik bakımından Avrupa’daki değerlerden beş kat daha yüksek olduğu tahmin edilmekteydi.


Saha ziyareti sırasında, bölgedeki nehir kolunun santralin kül atıkları, sondaj bölgesinde yer alan su dağıtım şebekesi ve kül deposu sebebiyle kirlenmesi gibi başka sorunlar da gözlemlenmiştir.”


ÇATALAĞZI'NDA YÜZEY SICAKLIĞI 4 DERECE ARTTI


Rapoda ÇED raporunda belirlenen kıstasların uygulanmadığı yönündeki bulgulara dikkat çekilerek artan yüzey sıcaklığına dikkat çekiliyor.
Eren Enerji bünyesinde kurulan santrallere dikket çekilerek yapılan tespitler şu şekilde açıklanıyor;


“ZETES-1 ve ZETES-2 santrallerinin atık sahası bulunmuyor, oysa üretim lisansının verilmesi için ÇED raporuna konan ön koşullarından biri buydu.
500 ila 1000 MVV'lık bir kömürlü termik santralin atık alanı için yaklaşık 30 ila 60 hektarlık bir alan gerekmektedir.


Külün ve tortunun atık olarak çıkarılmadan önce sulandırıldığı kül havuzuna yaptığımız ziyaret, atık yönetimin olması gerektiği gibi işlemediğini ortaya çıkarmış, bölgedeki hava kirliliğine ilişkin endişeleri artırmıştır.


Kül havuzunun etrafında koyunların ve keçilerin gezinmesi, havuzun bulunduğu bölgenin idaresine ve kirliliğin yayılmasını engellemek için alınan tedbirlere dair kafalarda soru işareti yaratmaktadır.


Zonguldak’taki Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Hakan Kutoğlu’nun danışmanlığında yürütülen bir çalışma, mahallinde yapılan ölçümlerde Çatalağzı’ndaki yüzey sıcaklığının yaklaşık 4 derece arttığını ortaya koyuyor.


BİTKİ ÖRTÜSÜ VE CANLI ÇEŞİTLİLİĞİ TEHLİKEDE


Raporda belirtilen konulardan biri de denizden çekilen soğutma suyunun neden olduğu toplu balık ölümleri ve bitki örtüsünün göreceği zararlar.
Santralden çıkan sıcak suyun konutların ısıtılması yerine denize bırakıldığı hatırlatılan raporda; “Eren Enerji Santrali’nin sahipleri, baca gazlarının yetkililer tarafından ‘online’ olarak izlenmesine yönelik bir sistem kurma vaatlerini yerine getirmemiştir.


Çatalağzı’ndaki evlerin ışıtımının, santrallerden çıkan soğutma suyuyla sağlanacağı da verilen sözler arasındadır. Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Nisan 2012’de Çatalağzı ve çevresindeki termik santrallerin soğutma suyu ile bölge ısıtma sistemi konusunda hazırladığı raporda, ÇATES ve Eren Termik Santrali’nden çıkan soğutma suyuyla yaklaşık 5 milyon evin ısıtılmasının mümkün olduğunu, bu şekilde 5 milyon ton karbondioksit ile 100 bin ton kükürtdioksitin atmosfere bırakılmasının da engellemiş olacağını belirtiyor. Hâlihazırda deniz suyuyla çalışan ısıtma sistemi, deniz sıcaklığının yükselmesine sebep olarak Karadeniz’in bitki örtüsünü ve canlı çeşitliliğini etkileyebilir. ZETES’in soğutma sistemine ait 2013 Ocak tarihli kayıtta, soğutma sistemine çok sayıda balığın karıştığı görülüyor" görüşleri dikkat çekiyor.


KARADENİZ'İN KİRLİLİĞE KARŞI KORUNMASI ANLAŞMASINA AYKIRI


Raporun sonuç bölümünde dikkat çeken başlıklardan biri de yapılan uygulamaların Türkiye'nin de altına imza attığı Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi’ne aykırı olması.


Raporda bölgeye kurulması gündemde olan 13 yeni termik santralin yaratacağı etkiler hatırlatılarak şu ifadelere yer veriliyor. “Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkeler 1992 yılında Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi’ni imzalamıştır.


Sözleşmenin 11’inci maddesi, akit tarafların her birini kıta sahanlığı üzerinde kirliliğe sebep olacak faaliyetlerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almaya ve yasa ve yönetmelikleri kabul etmekten yükümlü tutar.


2009 tarihli Karadeniz Stratejik Eylem Planı, ÇED ve SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) prosedürlere uyum sağlanmasını zorunlu kılar.
Zonguldak’ta kurulu olan 3 termik santral de dâhil olmak üzere, 13 yeni termik santralin herhangi bir etki değerlendirmesine tabi tutulmamış olması, işte bu nedenle şaşırtıcıdır.


Tüm santraller soğutma sistemlerinde deniz suyundan faydalanacak ve atık barajı, kül deposu, sondaj çalışmaları ve ithal edilen kömürün taşınmasıyla su kalitesini doğrudan etkileyecektir.


Bölgenin narin ekosistemi üzerinde hava kirliliğinin de büyük etkisi olacaktır. 86 yeni kömürlü termik santral kurma planı olan Türkiye, Avrupa Birliği kanunlarına uygun kümülatif ve stratejik çevre etki değerlendirmelerinden de sınıfta kalmıştır.”

 

RRİYET

Güncelleme Tarihi: 17 Kasım 2013, 22:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER