Akıllı telefon bağımlılığı uyurken bile rahat vermiyor

Akıllı telefon kullanımı her geçen gün artarken söz konusu teknoloji bireylerin sosyal hayatlarını da önemli şekilde etkiliyor.

Akıllı telefon bağımlılığı uyurken bile rahat vermiyor

Akıllı telefon kullanımı her geçen gün artarken söz konusu teknoloji bireylerin sosyal hayatlarını da önemli şekilde etkiliyor.

19 Kasım 2017 Pazar 08:30
Akıllı telefon bağımlılığı uyurken bile rahat vermiyor

Araştırma kuruluşu GfK ve DigitalTalks iş birliğiyle Türkiye genelinde 15 ilde, 15 yaş ve üzeri 1166 akıllı telefon sahibiyle görüşülerek, kişilerin akıllı telefon kullanımları ile ilgili tespitlerde bulunuldu.

akıllı telefon bağımlılığı uyku ile ilgili görsel sonucu

Buna göre, katılımcıların yüzde 59'u akıllı telefonlarının hayatlarının önemli bir parçası olduğunu ancak dozunda kullandıklarını düşündüğünü kaydetti.

Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 44'ü cihazlarına bakamadıklarında kendilerini huzursuz hissettiğini, yüzde 38’i ise sabah uyanınca ilk yaptıklarının sosyal medya ve mesajlarını kontrol etmek olduğunu dile getirdi.

Her 3 kullanıcıdan biri (yüzde 37) telefonuyla çok sık ilgilenmesinden ailesinin ve arkadaşlarının rahatsız olduğunu belirtirken, yüzde 28’i gece telefona bakmak için uyandığını ve çoğu zaman tuvalete bile telefonuyla gittiğini ifade etti. Her iki kişiden biri de (yüzde 51) uyurken telefonunu yakınında tuttuğunu kaydetti.

WhatsApp ve Facebook kullanımı açık ara önde

Akıllı telefon sahibi olanların yüzde 97'si telefonlarında mesajlaşma uygulaması olarak "WhatsApp"ı kullanırken, bunu yüzde 66 ile Messenger uygulaması takip etti.

Her 3 kullanıcıdan ikisi de akıllı telefonları olmasına rağmen hala kısa mesaj (SMS) yazmaya devam ettiğini dile getirdi.

Katılımcıların yüzde 72'si mesajlaşma uygulamalarını sürekli ya da sık sık kontrol ettiğini belirtti.

Akıllı telefon sahibi olanların yüzde 93'ü telefonlarında sosyal medya uygulaması olarak Facebook’u tercih ederken, bu uygulamayı kullanan erkeklerin oranı yüzde 95'i, kadınların oranı yüzde 91'i buldu.

En çok kullanılan uygulamalarda ikinci sırada ise yüzde 63 ile Instagram yer alırken, bunu yüzde 16 ile Snapchat izledi. Sosyal medya uygulamalarını kullanan her 4 kişiden 3'ü de bu uygulamaları sürekli veya sık sık kontrol ettiğini kaydetti.

13 Yaşında Çocuklar Mobil Telefon Bağımlılık Tedavisi Görüyorlar

Şimdi şurada otursak, akıllı telefonların ve teknolojinin şu fani hayatımızda bize kazandırdıklarından saatlerce konuşabiliriz. Ancak tam aksine, bizden alıp götürdüklerini konuşmaya gelince bir şekilde dilimiz tutuluyor. Özellikle, genç yaşta ellerine elektronik cihazlar tutuşturduğumuz çocuklara verdiğimiz zarardan bahsedemiyoruz bile. Oysa dünyanın gelişmiş ülkelerinde çocuklarda akıllı telefon bağımlılığını tedavi yaşı, 10-13 ortalamasına kadar inmiş durumda. Biz gelişiyoruz diye sevinirken, çok yakınlarda bir yerlerde alarm zilleri çalıyor.

Günlük yaşamlarında akıllı telefon ya da bir tabletten başka bir meşgale veremediğimiz çocuklar, maalesef birer teknoloji bağımlısı haline dönüşüyorlar. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göz attığımızda, Türkiye'de bilgisayar kullanma yaşının ortalama 6-7'ye, akıllı telefon kullanma yaşının da 9'a kadar indiğini görebiliyoruz. Türkiye'de 6-13 yaş arası çocukların yüzde 60,5'i bilgisayar, yüzde 50,8'i internet,  yüzde 24,3'ü cep telefonu kullanıyorlar.

Çocukların bu teknolojik cihazları kullanma amaçları da çeşitlilik gösteriyor. Biz gelin araştırmanın "akıllı telefon" başlığı altında toplanan verilere bir göz atalım. Türkiye'de 6-13 yaş arası çocukların akıllı telefon kullanım amaçları arasında; ilk sırayı yüzde 92,8 ile konuşma alırken ardından, yüzde 66,8 ile oyun oynama, yüzde 65,4 ile mesajlaşma, yüzde 30,7 ile internete girmek gibi alışkanlıklar sıralanıyorlar.

Yetişkinler üzerindeki olumsuzluk etkilerini bolca sağda solda okuduğumuz telefon bağımlılığı, çocuklar için çok daha büyük bir sorun.

Telefon bağımlılığının fizyolojik zararları

Teknolojik cihazlar, henüz olgunlaşmamış hücre yapısına sahip olan çocuklarda yetişkinlere göre, 10 kat daha fazla hasar yaratabiliyor. Teknolojik cihazlardan yayılan mikrodalgalar vemanyetik alan etkileri çocukların hücrelerinde 10 kat daha fazla etki edebiliyor.

Diğer bir tehlike, bu cihazlarla büyüyen çocukların, küçük yaşlardan itibaren, bu tür olumsuzluklara maruz kalarak ilerleyen yaşlarında pek çok sağlık problemleri yaşayabilecek olmaları. Acil bir önlem alınmadığı takdirde, bu sağlık problemlerinin artacağına da kesin gözüyle bakılıyor.

Çocuklarda hızla yer eden telefon bağımlılığı genç bedenlerinde şu fiziksel rahatsızlıklara yol açıyor:

  • Görme sorunları.
  • Duruş ve iskelet bozuklukları.
  • Radyasyon alımı.
  • Hareket kısıtlılığının getirdiği kas ve eklem problemleri.
  • Obezite riski.
  • Uyku kalitesinde bozulmalar ve uykuya dalış sorunları.

Telefon bağımlılığının psikolojik zararları

6-13 yaş arası çocukların akıllı telefon bağımlısı olmalarının, bu çocuklar için psikolojik tehditler de var elbette. Bu yaş grubundaki çocuklar, sosyal gelişim anlamında çok büyük bir merak içerisinde olduklarından mobil telefonları bilgiye ve sosyalliğe açılan bir portal olarak görüyorlar. Yetişkinlerin ve ebeveynlerin kullandıkları her türlü argüman ve objeyi cep telefonu yoluyla araştırmaya hızla yöneliyorlar. Buradaki esas sorun, erken ergenlik dediğimiz ve günümüzde özellikle psikolojik açıdan uygunsuz internet ve medya kullanımıyla tetiklenen sürece bu yaş gurubunun hızla, bilinçsel gelişimlerine zarar verebilecek şekilde yönelebilmeleri.

Nasıl önlemler alınabilir?

Bilgisayar ve cep telefonu ile ilgili işlerinizi başka bir odada, çocuklardan uzak bir yerde gerçekleştirmeye çalışmak oldukça önemli bir önlem. Doğrudan ebeveynlerini sürekli gözleyen çocukların, istem dışı da olsa erken ve zamansız davranışlar geliştirmesine böylece engel olabilirsiniz. Çocukların arkadaş edinmelerine izin vermek, evde vakit geçirip dış dünyadan kopmalarını engellemek de çok önemli bir tavır, çocukların eline bir cep telefonu verip onu kendi başına, kontrolsüz bırakmak belki sizi rahat bırakacakları için işinize gelebilir, ancak bu cihazla yalnız kaldıkları süre içerinde onların sağlıklı gelişimine engel olabileceğinizi de unutmayın. Aile ile birlikte dışarıda geçirilecek zaman veya çocukların herhangi bir spor dalıyla uğraşması, kitle iletişim araçlarına olan ilgiyi azaltabiliyor, bu da çocukları daha sosyal kılıyor. Çocuklara güçlü aile ve arkadaşlık bağları kazandırmak, onların teknolojik hiçbir paylaşımın gerçek hayattaki paylaşımlarımızın yerine geçemeyeceğini anlatmak oldukça önemli. Çocukları teknolojiden uzak tutmak da çok doğru bir yaklaşım değil, ancak teknolojik bağımlılıktan uzak kalmaları mümkün kılmak için doğruyu işaret edecek kadar net ve açık bir ebeveyn olmak gerekiyor.

banner178
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.