Yeniden Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Suriye ile normalleşme adımlarını değerlendirdi. Bekin, “Sayın Cumhurbaşkanının seçime yönelik hesaplar içerisine girerek Suriye politikasında başkalarının inisiyatifinde hareket etmesi durumunda uzun vadede Türkiye’nin barış ve güvenliğine de sekte vurabilecek bir hamle ortaya çıkarabilir. Bu nedenle, Türkiye’nin Suriye politikasında tarihi misyonuyla özdeşleşen diyalog öncelikli yapıcı ve kapsayıcı bir rol oynayarak barış ve güvenliği tesis edebilecek hamleleri ortaya koyması ve sonuç odaklı kucaklayıcı ve birleştirici politikaları gerçekleştirmesi artık kaçınılmazdır” açıklamasını yaptı.

Yeniden Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Suriye ile normalleşme adımlarını değerlendirdi. Bekin, “Sayın Cumhurbaşkanının seçime yönelik hesaplar içerisine girerek Suriye politikasında başkalarının inisiyatifinde hareket etmesi durumunda uzun vadede Türkiye’nin barış ve güvenliğine de sekte vurabilecek bir hamle ortaya çıkarabilir. Bu nedenle, Türkiye’nin Suriye politikasında tarihi misyonuyla özdeşleşen diyalog öncelikli yapıcı ve kapsayıcı bir rol oynayarak barış ve güvenliği tesis edebilecek hamleleri ortaya koyması ve sonuç odaklı kucaklayıcı ve birleştirici politikaları gerçekleştirmesi artık kaçınılmazdır” açıklamasını yaptı.

Yeniden Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Suriye’de yaşanan gelişmeleri ve Türkiye-Suriye arasındaki normalleşme sürecini değerlendirdi. Bekin’in yazılı açıklaması şöyle:

BİN YURTTAŞ, ‘SOSYALİST CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN’ ÇAĞRI METNİ YAYINLADI: “ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERDE SOSYALİST BİR CUMHURBAŞKANI ADAYI ÇIKARABİLMEK İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLIYORUZ” BİN YURTTAŞ, ‘SOSYALİST CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN’ ÇAĞRI METNİ YAYINLADI: “ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERDE SOSYALİST BİR CUMHURBAŞKANI ADAYI ÇIKARABİLMEK İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLIYORUZ”

“Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Esad ile görüşmek mümkün’ vurgusundan sonra Suriye politikasında yaşanan hızlı gelişmeler karşısında uzun vadeli çözümler yanında kısa vadeli çare arayışları da büyük önem kesbetmeye başlarken özellikle Moskova’nın inisiyatifinde savunma bakanları düzeyinde başlatılan görüşmelerin seyir açısından farklı mecralara kayması kuvvetle muhtemeldir. 

Özellikle Washington’un, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price vasıtasıyla Bakan Çavuşoğlu’nun şubat ayında muhtemel Suriye Dışişleri Bakanı ile yapacağı görüşme konusunda uyarıcı nitelikteki açıklaması dikkat çekici olmuştur. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile yapacağı görüşme hiç şüphesiz Suriye politikası konusunda hükümetin kara operasyonu dahil atması muhtemel adımlar konusunda nabız yoklamaya yöneliktir.

“ABD, TÜRKİYE’YE KARŞI YPG KARTINI KULLANABİLİR”

Özellikle ABD’nin şemsiyesi altında şekillendirilmeye çalışılan YPG/PYD çerçeveli statüko öncelikli otonom ‘Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ konusunda hükümetin nasıl bir yaklaşım içerisinde olacağı doğrusu merak konusudur. ABD, bu yeni şekillenmeyi özellikle Türkiye’ye karşı önemli bir koz olarak kullanmaya hazırlanmaktadır. ABD, Türkiye’nin yumuşak karnını oluşturan YPG/PYD üzerinden Türkiye’nin Rusya, İran ve Esad ile hareket etmesini engellemeye çalışmaktadır.

“TÜRKİYE’NİN SURİYE POLİTİKASINDA KENDİ ÖZGÜN POLİTİKASINI ORTAYA KOYMASI ARTIK KAÇINILMAZ OLSA GEREK”

Elbette ki AK Parti Hükümeti, Suriye’nin bütünlüğü ve geleceği açısından Esad ile geç olsa da diyalog kurabilir. Burada Türkiye’nin asıl yapması gereken; Pax-Russica (Rus Barışı) veya Pax-Americana (Amerikan Barışı) yerine Pax-Turcica (Türk Barışı) kapsamında tüm etnik tarafları kucaklayan ve Suriye’nin bölünmez bütünlüğünü önceleyen özgün politikalar ortaya koymasıdır. Bir başka deyişle Türkiye’nin Suriye politikasında kendi özgün politikasını ortaya koyması artık kaçınılmaz olsa gerek.

“SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KAPSAMINDAKİ HER TÜRLÜ ÇÖZÜMÜ DESTEKLEDİĞİMİZİ İFADE ETMEK İSTERİZ”

Sayın Cumhurbaşkanının seçime yönelik hesaplar içerisine girerek Suriye politikasında başkalarının inisiyatifinde hareket etmesi durumunda uzun vadede Türkiye’nin barış ve güvenliğine de sekte vurabilecek bir hamle ortaya çıkarabilir. Bu nedenle, Türkiye’nin Suriye politikasında tarihi misyonuyla özdeşleşen diyalog öncelikli yapıcı ve kapsayıcı bir rol oynayarak barış ve güvenliği tesis edebilecek hamleleri ortaya koyması ve sonuç odaklı kucaklayıcı ve birleştirici politikaları gerçekleştirmesi artık kaçınılmazdır. Yeniden Refah Partisi olarak, Suriye’nin birlikteliği, bölünmezliği ve toprak bütünlüğü kapsamındaki her türlü çözümü desteklediğimizi ifade etmek isteriz.”