Türkiye’nin Prag Büyükelçiliği, İhsan Sabri Çağlayangil’in Dışişleri Bakanlığı döneminde 1976 yılında mülkiyeti satın alınan elçilik konutuyla ilgili kitap hazırladı. Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, Türkiye ve Çek Cumhuriyeti arasında 1924 yılında başlayan diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü anısına hazırlanan kitaba ilişkin “Her zaman olduğu gibi, dost ve müttefikimiz Çek Cumhuriyeti ile ikili ilişkilerimizi her alanda daha da geliştirme iradesine sahip olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Türkiye’nin Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, Çekya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü anısına, eşi Beyhan Bağış’ın koordinasyonundaki ekibin 2 yıl süren çalışmalarıyla büyükelçilik konutuyla ilgili kitap hazırladı. Kitabı, Prag Kalesi’nin eski başküratörü Prof. Jaroslav Sojka’nın kaleme aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Prag Büyükelçisi Egemen Bağış’ın önsözünü yazdığı kitapta, büyükelçilik konutunun dışarıdan ve içeriden çeşitli açılardan görünümü; Praglı ressam Eduard Demartini’nin yaptığı, Mimar Ladislav Capek ve ailesinin Stresovice’deki villasında vaktiyle asılı olan tuval üzerine yağlı boya tablonun tarihi fotoğrafı; konut, bahçesi ve çevresinin havadan genel görünümü; havuzun ortasında “putto” olarak da bilinen erkek çocuk heykeli şeklindeki fıskiye; konut bahçesine Akdeniz havası veren Toskana sütunları, Prag’daki bahçelerde de sıkça yetiştirilen Anadolu’nun geleneksel çiçekleri, konutta sergilenen Çekya ve Türk işi el sanatı ürünlerinin görselleri yer alıyor.

ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR KADIN FUTBOL TAKIMI, YENİLGİSİZ LİDERLİĞİNİ KORUYOR  ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR KADIN FUTBOL TAKIMI, YENİLGİSİZ LİDERLİĞİNİ KORUYOR 

“Her zaman olduğu gibi dost ve müttefikimiz Çek Cumhuriyeti ile ikili ilişkilerimizi her alanda daha da geliştirme iradesine sahip olmaktan ayrıca gurur duyuyoruz” diyen Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, şunları kaydetti:

“Prag’daki Büyükelçilik Konutumuzu anlatan bu kitabı sunmaktan şahsım ve Türk Büyükelçiliği ekibi adına büyük memnuniyet duyuyorum. Eşim ve çocuklarımızla birlikte, bu güzel ülkede yüce milletimizi temsil etmiş olmanın ayrıcalığını yaşıyor ve bu tarihi binada yaşayarak misafirlerimizi ağırlayabildiğimiz için kendimizi şanslı addediyoruz.

Alanında saygın bir uzman olan Profesör Jaroslav Sojka, bu kitapta binanın tarihi ve mimari yönlerini paylaşıyor. Yazarın kendi kaleminden okuyacağınız üzere, 1976 yılında hükümetimiz adına bu binayı satın alma vizyonuna sahip olduğu için Türkiye’nin Dışişleri eski Bakanı rahmetli Sayın İhsan Sabri Çağlayangil’e şükranlarımızı sunuyoruz. Bina satın alınmadan önce Türk Büyükelçiliği, 15 Mayıs 1944’ten beri yine bu binada kiracı olarak bulunuyordu. Bina uzun yıllar boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin Prag’daki Büyükelçiliği, Konsolosluğu ve Konutu olarak hizmet vermiştir. 2003 yılında Devletimiz, Prag’da daha önce yine bir büyükelçilik olarak hizmet veren başka bir binayı kançılarya olarak kiralamıştır. Pevnostni Caddesi üzerinde bulunan bu mülkümüz ise o tarihten bu yana sadece Büyükelçilerimizin evi değil, aynı zamanda konuklarımızın Türk misafirperverliği ile ağırlandığı bir merkez olmuştur.

Türkiye’nin Çeklerin en çok tercih ettiği turistik destinasyonlardan biri olması ve öğrenci değişim programları kapsamında Çekya’nın Türk öğrenciler tarafından en çok tercih edilen ülkelerden biri olması, ülkelerimiz arasındaki ilişkileri güçlendirme yönündeki umudumuzu pekiştirmektedir. Kalıcı küresel barışa katkıda bulunmak amacıyla, NATO şemsiyesi altında ülkelerimiz arasındaki işbirliğini artırmak ve Çek Cumhuriyeti’nin Türkiye’nin AB üyeliğine verdiği desteği sürdürmek ve güçlendirmek için her türlü çabayı gösteriyoruz. Çek Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı Vaclav Havel’in de ifade ettiği gibi ‘Bu hedeflere yönelik sadece başarı şansı olduğu için değil, iyi hedefler oldukları için çalışmalıyız’. Prag, aynı zamanda bir dönem Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti Büyükelçisi olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Türk edebiyatının klasik eserlerinden bazılarını kaleme aldığı bir şehirdir. Dilimizin en iyi ve efsanevi şairlerinden biri olması nedeniyle siyasi karşıtları tarafından bile hala saygı duyulan Nâzım Hikmet Ran, en iyi şiirlerinden bazılarını Prag’daki sürgün döneminde yazmıştır.

Bir çoğumuzun bildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de yaralanıp gazi olduktan sonra Karlovy Vary’de tedavi görmüştür. Çek dilindeki bazı harflerin vurgularından etkilenmiş ve yeni alfabemizi oluştururken ‘ş’ ve ‘ç’ gibi harflerden ilham almıştır. Ancak halklarımız arasındaki en önemli bağlardan biri, Birinci Dünya Savaşı sırasında Galiçya cephesinde şehit düşen ve bugün Çek Cumhuriyeti’nin Pardubice, Hodonin ve Valesky Mezirici şehirlerinde ebedi istirahatgahlarında bulunan askerlerimize ait şehitliklerin bulunmasıdır. Binden fazla genç Türk askeri, müttefiklerimizi ve yerel halkı işgalci güçlerden korumak için burada hayatlarını feda etmiştir.”

 

Kaynak: anka