İzmir'de mahsur kalan dağcılara ulaşıldı

İzmir'in Ödemiş ilçesindeki Bozdağ'da mahsur kalan 19 dağcıya, yaklaşık 15 saat sonra ulaşıldığı bildirildi.

İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı Bozdağ'da öğle saatlerinde bu yana mahsur kalan 19 dağcıya ulaşıldığı müjdesi İzmir Valisi Mustafa Toprak verdi. Vali Toprak, mahsur kalan dağcılara ulaşıldığını ve havanın durumuna göre kısa süre içinde ailelerle buluşacaklarını söyledi.

İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı Bozdağ'ın zirvesinde mahsur kalan 19 dağcının yeri tespit edildi. Öğlen saat 15.00'dan bu yana bir kayalık altında sığınan ve yardım bekleyen dağcılara
kurtarma ekipleri ulaştı. Müjdeli haberi ise dağcıların yakınlarına İzmir Valisi Mustafa Toprak verdi. Dağcı gruba ulaşıldığının haberini alan yakınları birbirlerine sarılarak sevinçlerini paylaştı. Kimisi gözyaşlarına boğulurken kimisi de telefonlarına sarılarak yakınının sesini duydu.

İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı Bozdağ'da öğle saatlerinde bu yana mahsur kalan 19 dağcıya ulaşıldığı müjdesi İzmir Valisi Mustafa Toprak verdi. Vali Toprak, mahsur kalan dağcılara ulaşıldığını ve havanın durumuna göre kısa süre içinde ailelerle buluşacaklarını söyledi.

İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı Bozdağ'ın zirvesinde mahsur kalan 19 dağcının yeri tespit edildi. Öğlen saat 15.00'dan bu yana bir kayalık altında sığınan ve yardım bekleyen dağcılara kurtarma ekipleri ulaştı. Müjdeli haberi ise dağcıların yakınlarına İzmir Valisi Mustafa Toprak verdi. Dağcı gruba ulaşıldığının haberini alan yakınları birbirlerine sarılarak sevinçlerini paylaştı. Kimisi gözyaşlarına boğulurken kimisi de telefonlarına sarılarak yakınının sesini duydu.

AİLELER KRİZ MASASINA ALINMADI

Mahsur kalan grup bulunmadan önce dağcıları dört gözle bekleyen aileler, en ufak bir bilgi alabilmek için kriz masasına koştu. Kriz masasına alınmayan aileler, kapıda jandarmayla tartışırken saatlerdir umutla beklediklerini belirterek, yetkililerden herhangi bir cevap alamamalarından şikayet etti. Bu sırada bazı ailelerin kriz masasının oluştuğu binanın kapısından girmeye çalıştığı görüldü. Ekipler tarafından mahsur kalan dağcıların sağlık durumlarının iyi olduğu haberini alan aileler sevinç gözyaşları döktü.

"GENEL SAĞLIK DURUMLARI İYİ”

İzmir ValisiMustafa Toprak önce ailelerle birlikte
köy kırahathanesi geçerek onları detaylarla ilgili bilgilendirdi. Ailelerin tek tek sorularını da cevaplandıran Toprak, ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Kurtarma ekiplerinin 19 dağcıya ulaştığını aktaran Vali Toprak, "Ekiplerimiz ilk planda çıplak gözle yaptıkları incelemede genel durumlarının iyi olduğunu gördüler. AKUT, UMKE harici Sağlık Bakanlığımızın paletli ambulansları 12 kişilik ekip 6'ya ayrılmak üzere iki ayrı ekibe dönüştürdük. O ekiplerden bir tanesi ilk buluşmayı sağladı. İlk bulan ve gören 6 kişilik ekip ile ekipten geri kalan 6 kişilik ekip arasındaki mesafe 1,5 kilometre. O ekip de oraya gittiğinde ve ilk giden ekip de sağlık durumlarını stabil hale getirdikten sonra buraya getirecekler. Geri gelme noktasında ilk olarak arkadaşların stabilliği sağladıktan sonra aşağıya inmelerini sağlayacağız. Şu anda burada gerekli ambulanslarımız, gerekli tıbbi müdahaleyi ambulans içerisinde yapabilecek şekilde hazırız. Gelecek hat ve güzergaha göre de ambulanslarımızı oraya sevk edeceğiz. Umuyorum ki arkadaşlarımızın genel sağlık durumlarının iyi olduğu tespiti, buraya da sağ salim gelme neticesiyle sonuçlanır” diye konuştu.

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE İÇİŞLERİ BAKANINDAN TALİMAT

AFAD'tan Sorumlu Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve İçişleri Bakanı Efkan Ala ile de görüşmeler gerçekleştirdiğini söyleyen Vali Toprak bakanların da gerek helikopter gerek uçak gerekse diğer ekiplerin organize olması konusunda AFAD Başkanlığı'na gerekli talimatları verdiğini aktardı.

Dağcılara ulaşma noktasında bir tek sıkıntılarının helikopterlerin uçuşa engel havayla karşılaşmaları ve tipi dolayısıyla görüş mesafesinin kısaldığını anlatan Toprak şöyle konuştu: "Helikopterlerimiz il merkezlerinde gerek hava gerek kara kuvvetlerine gerekse de emniyet genel müdürlüğümüze ait helikopterler şu an orada bekliyor. Ama şu anki hava durumu oraya helikopter kaldırılmasına engel. Gece görüş olmasına rağmen tipi ve havanın kapalı olması bunu engelliyor. Gerekli tedbiri almış olduk. Ayrıca jandarma genel komutanlığımızın Ankara'dan tertip edilen Jandarma Kurtarma Ekipleri de (JAK) şu an geliyor. Olası bir gecikme veya kurtarma ihtiyacı çerçevesinde o ekibi de burada devreye sokmuş oalcağız. Sonuç itibariyle her türlü tedbir düşünüldü, gereği yapıldı. Bundan sonra da ifade ettiğim ibi bir sistem ve koordine içerisinde inşallah yukarıdaki 19 dağcımızı kurtarmaya giden arkadaşlarla birlikte sağ salim buraya getirmiş oluruz.”

Dağcıların genel sağlık durumlarının iyi olduğunu da ifade eden Mustafa Toprak, saatlerce tipiye maruz kaldıklarından dolayı fizyolojik değişikliklerin olabileceğini ancak detaylı muayenelerin yapılacağını dile getirdi.

"DEVLETİMİZ HER TÜRLÜ İMKANLARINI SEFERBER ETTİ”

Arama çalışmalarının tipi nedeniyle uzunu sürmesinin normal olduğunu da ekleyen Toprak şöyle devam etti: "Oraya gidip arama yapabilmek kolay değil çünkü tipi var. 4 metreye kadar görüş mesafesi kapanıyordu. Ciddi bir tipi var. İnsanı boğacak şekilde. Giden arkadaşlarımızı sağ salim geri getirmek de önemli bir işti. Kurtarma çalışmaları bazen günlerce sürebilir. Şuanda dağın durumuna baktığımızda bu önemli bir başarıdır diye düşünebiliriz ama esas başarı oradaki 19 mahsur kalan dağcımızın kurtarmaya giden ekiple birlikte sağ salim buraya gelmesiyle ulaşılabilecektir. Gecikme yoktur. Devletimizin her türlü imkanları seferber edilmiştir. Dönüş yolu çok önemli. Öğle saatlerinde bir dağcımız dönüş yolunda ayağının kayması suretiyle vefat etti. Başka bir etkinlikle oraya giden bir arkadaşımızdı. Arkadaşlarımızın o yollardan geçip gelmesi de önemli diye düşünüyorum. Detaylı çalışmaları da yapacağız.”

"BİRAZ DA ÖZELEŞTİRİ YAPMAMIZ GEREKİYOR”

Dağcıların yakınlarının meteorolojik uyarılar yapılmadığı tepkileri üzerine de bir gazetecinin sorusu üzerine cevap veren Vali Toprak şunları söyledi: "Hiçbir yerde bulamıyorsak Valiliğin 3 gün önceki beyanatına bakalım. Tüm basın kuruluşları İzmir de dahil olmak üzere yoğun bir kar yağışının, tipinin görülmekte olduğu ve herkesin dikkat etmesi gerektiği noktasında uyarılar var. Belli bir saatte inmeyi planladılar ama inemediler. Biraz da özeleştiri yapmamız gerekiyor. Şuanda kurtarma zamanı. Bu hava şartlarında oraya çıkılmaz. Çıkıldığı sırada pikniğe gider gibi kıyafetle ve tedbir alınmadan gitmemeleri gerekiyor. Biz herhangi bir yere gidin gitmeyin şekilde bir şey yapamayız, ama hava durumunu zaten veriyoruz. 2 bin rakımlı yere gidecek kişilerin elinde her türlü teknik tertibatının bulunması gerekiyor. Spor yapma kastıyla 2 bin rakımlı yere çıkarken tedbirlerin de alınması gerekiyor. 2013'ün başlarında çığ felaketinden sonra buralara girilmemesi konusunda ciddi uyarılar yapıldı. Önemli olan 19 dağcımızı ve kurtarmaya giden ekibi buraya sağ salim getirelim inşallah.”

BABASININ KURTULDUĞUNU DUYUNCA GÖZYAŞINA BOĞULDU

Dağda mahsur kalan emekli albay Erdinç Işıklıgün'ün kızı Merve Işıklıgün Ötgün müjdeli haberi alır almaz telefona sarılarak babasını aradı. Kurtulduklarına inanamayan Merve Işıklıgün ‘kurtardılar mı sizi' diyerek babasından onay aldı. Babasından evet yanıtını alan Merve, gözyaşlarına boğuldu. Merve Işıklıgül, "Öğlen 15.00'dan bu yana 14 saattir bekliyoruz. Çok mutluyum en sonunda geliyorlar” dedi.

1 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

İzmir Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübü (İDADİK) tarafından İzmir'in Ödemiş ilçesindeki Bozdağ'da düzenlenen kar şenliklerinde meydana gelen kazada bir dağcı hayatını kaybetti. Ölen dağcının Çin'in Mutsak Ata dağlarına tırmanan 3 dağcıdan biri olan Dürdana Seringeç (48) olduğu belirlendi.

Edinilen bilgilere göre, kulüp üyeleri sabahın erken saatlerinde Bozdağ zirveye tırmanmak için yola çıktı. Grubun içinden 48 yaşındaki kadın dağcı Dürdane Seringeç tırmanma esnasında düşerek yüzlerce metre aşağıdaki dere yatağının içerisine düştü. Metrelerce yuvarlanarak düşen kadın dağcı Dürdane Seringeç'in olay yerinde bilincinin kapalı olduğu ancak nabzının attığı öğrenildi.

Olay yerine kurtarma operasyonu düzenleyen Ödemiş İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri dere yatağından Dürdane Seringeç'i kurtardı. Dürdane Seringeç olay yerinden Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı bir kurtarma helikopteri ile İzmir'e Ege Üniversitesine götürüldü. Ege Üniversitesinde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. İDADİK Başkanı Soner Ulutan, dağcının eğitimli bir dağcı olduğunu ve çok üzgün olduklarını söyledi. Ulutan, kayıp dağcıların da kendi ekiplerinden olmadığını kaydetti.

Manisa UMKE İzmir Bozdağ da mahsur kalan dağcıları kurtarma operasyonuna ; 2 UMKE aracı, 9 UMKE Personeli, 2 112 Personeli ve 1 Paletli Ambulans ile katılmışlardır.

--------------------------------------

İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Bozdağ’da, hafta sonunu değerlendirmek isteyen dağcılık kulübü üyelerinden 7’si kadın 19 kişi, “tipi geliyor” uyarılarına rağmen dağın zirvesine ulaşmak istedi. Yoğun tipi nedeniyle bulundukları yerden kıpırdayamayan grup, dün saat 15.00 sıralarında jandarma ekiplerine acil çağrıda bulundu. Ödemiş Kaymakamlığı tarafından oluşturulan kriz masası, grubun bulunması için yoğun çaba harcarken, arama kurtarma çalışmaları kapsamında ekipler dağcıların mahsur kaldığı bölgeye gitti. 15 saat sonra bulundukları yere ulaşılan grup, saat 05.00 sıralarında mahsur kaldıkları yerden ekiplerin yardımıyla dönüşe geçti.

Belinden rahatsız olduğu için yürümekte zorlanan ve bilinç kaybı yaşayan rehber Şerif Ağlıç da helikopterle hastaneye kaldırıldı. Saat 09.00 sıralarında aileleriyle kavuşan 18 dağcı, sevinç gözyaşları döktü, kimi ise kurtarıldığı günü doğum günü ilan etti. Mahsur kalan dağcılardan Berna Dişçi, ayakta kalmak için sürekli adım attıklarını, uyumamak için birbirlerine çimdik attıklarını söyledi. Dağcılar, mahsur kaldıkları yerde fotoğraf da çektirdi.

“ÖLECEĞİZ DEDİK”
Kurtarıldığı günü doğum günü olarak ilan ettiğini kaydeden eczacı Berna Dişçi de yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Ben profesyonel dağcı değilim ama profesyonel arkadaşlarımız bizi kurtardı ama teçhizatınız iyi olmadıktan sonra kesinlikle tavsiye etmiyorum. 10 saniye ile yanlış bir yere girdik. Bu ölümümüze sebep olabilirdi. Birdenbire tipi oldu. Orada kaldık. Öleceğiz dedik. Kurtarılamayacağımızı düşündük. 112 ekiplerine, jandarmaya ulaştık ama kimse gelmedi. Eğer profesyonel dağcılar gelmeseydi kısmi donma yaşardık.”

“UYARANLAR OLDU”
Dağcılığın çok güzel bir spor olmasına karşın çok iyi eğitim gerektiren bir spor olduğunu ifade eden Dişçi, şunları söyledi: “Herkesin dağcılık kulübünü kolay açtırmaması gerekir birilerinin. Ümidimi kaybettim. Donma noktasına geldik ama hayatımızda atmadığımız adımları attık. Sadece uyumamak için çimdikledik birbirimizi. Dağa yine çıkacağım ama daha iyi teçhizat ve daha bilinçli olarak. Biraz acemilik yaptık. Zirveye çıkarken uyaran oldu, ‘tipi geliyor’ dediler. Bir anlık cesaretle o zirveyi görmek istedik. Rehberimiz de istedi ama rehber belki de döndürebilirdi bizi. 10 saniyede yolumuzu karıştırdık. Ölümü düşündük ama umudumuzu yitirmedik. Doğum günümü bugün olarak ilan ettim.”

“HAYAL GÖRMEYE BAŞLADIM”
Mahsur kaldıkları süre boyunca kriz masası ile sık sık irtibata geçen ve telefonla “Donuyoruz” diyerek yardım çağrısında bulunan İbrahim Bedir, nabzındaki farklılık nedeniyle ambulansla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kurtulduklarına şükrettiğini söyleyen Bedir, “Çok mutluyuz. Çizgiden döndük. Tipi, fırtına vardı. Çok zor saatler geçirdik. Bu olaydan sonra dağa çıkmaya ara verebilirim. Travma geçirdik orada. Birlik beraberliğimizi bozmadık. Vücut ısımızla, ayak hareketlerimizle sabah 4.30’a kadar iyiydik. Ondan sonra şoka girenler oldu. Rehber arkadaşımız rahatsızlandı.

Takımı sonra ben hareket ettirdim. 4’ten sonra benim de dayanacak gücüm kalmadı. Hayal görmeye başladım. Sesler duyuyordum. Sanki birileri gelmiş gibi. Kurtaran arkadaşlardan Allah razı olsun. Bölgeyi biliyorduk. Rehber hocamız eski rehber hocasıdır. Tipi olunca önümüzdeki 1 metreyi göremiyorduk. Uçurumlar olduğu için inseydik daha kötü olurdu. Biz de kuytu bir yerde pançoları açarak birbirimize sarılarak ayakta kalmayı başardık. Yiyecek sıkıntımız yoktu. Ayakta kalmak için tatlı şeyler yedik. Nabzım biraz farklı atıyormuş. Tedaviye gideceğiz."

“HEP TELEVİZYONLARDA İZLERDİK”
Kurtarma ekipleri tarafından kurtarılmayı bekleyen Mehmet Yapıcı, “Arkadaşlarla dayanışma içinde moralimizi bozmadan sabaha kadar kurtarılmayı bekledik. Kurtarıldık. Çok soğuktu, tipi vardı. Emeği geçenlerin eline sağlık. Sadece kapüşonlarımıza ve pançolarımıza sığındık. O şekilde bekledik” diye konuştu. Yapıcı, kurtuldukları için çok mutlu olduklarını belirtti. Ekiplerin mahsur kaldıkları bölgeye ulaşmasının ardından kızı Merve ile telefon konuşması yapan Erdinç Işıklıgün de karısı, kızı ve oğlu ile kucaklaştı. Işıklıgün, bir anda hava şartlarının değiştiğini belirterek şunları söyledi: "Olmayan şey başımıza geldi. Bizden önceki grup sağ salim indi ama biz inemedik. Rehber başarılı olamadı. Uçuruma doğru gittik. Emekli askerim. Biz askerler soğuk hava şartlarında bu tür konuları biliriz. Ölümle kalım arasında kalırsınız. Hep televizyonlarda izlerdik böyle bir şeyi ama bir anda başımıza geldi.”

“KİMSENİN BURNU KANAMADI”
İzmir Valisi Mustafa Toprak da mahsur kalan dağcıların sağlık durumları ve arama kurtarma çalışmaları ile ilgili şu bilgileri verdi: “Sağlık kontrolleri yapılıyor. Ekip lideri olan dağcı yürüyemeyecek durumda olduğu için helikopterle alındı. 19’unun da genel durumları iyi gözüküyor. Herhangi bir semptom gelişmezse sağ salim ailelerine kavuşmuş olacaklar. Yukarıdaki şartları bilerek konuşmamız lazım. 3-4 metreyi dahi bulmayan bir görüş mesafesi var. Telefon olmasına rağmen yön tayinini karıştırmış olması, koordinatlarda kaymaların olması nedeniyle ulaşması geç oldu ama tüm kurtarma ekiplerine teşekkür ediyorum. Kimsenin burnu kanamadan sağ salim buraya getirildiler.”

Dağda mahsur kalan dağcıların isimleri şöyle: Tuğba Çopur, Onur Ünal Polat, Cemile Kuralay, İbrahim Bedir, Serdar Türkoğlu, Şirin Pala, Serdar Tuncel, Şerif Ağlıç, Ali Rıza Aslan, Eren Tuncay, Berna Dişçi, Osman Yüksel, Erdinç Işıklıgün, Mehmet Yapıcı, Yeşim Uğur, Ahmet Öztürk, Hayriye Öztürk, Mehmet Tuğran ve Murat Göksu.

(İHA)



UMKE AJANSI

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2015, 09:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER