İbrahim Kalın'dan koronavirüs testi itirafı

Haber Global’de katıldığı programda koronavirüs salgınına ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanına yakın ekibe her gün test yapıldığını söyledi.

TÜRKİYE 14.10.2020, 10:28 14.10.2020, 10:40
70

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Haber Global’de Candaş Tolga Işık'ın sunduğu "Az Önce Konuştum" rogramına konuk oldu.

Programda, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakın ekibe hemen hemen her gün koronavirüs testi yapıldığını kaydeden Kalın, Erdoğan'a yakın ekibin mesai öncesi ve onrası sürekli yeni tip koronavirüs (Covid-19) testi yaptırdıklarını söyledi.

Kalın, şunları söyledi:

“Her gün koronavirüs testi oluyoruz. Hemen hemen her gün. Mutlaka mesai öncesi test yapılıyor. Hamdolsun şu ana kadar iyi getirdik."

Kalın, son zamanlarda sık sık gündeme gelen tarikat ve cemaatlerin durumuyla ilgili olarak da konuştu.

"Biz artık cemaat diye yola çıkan bir yapılanmanın nasıl bir terör örgütü haline geldiğini gördük" diyen Kalın, "Herhangi bir cemaat ya da ideolojik grupla ilgili somut, verilere dayalı tehdit teşkil eden bir durumu varsa biz ona derhal müdahale ederiz" ifadesini kullandı.

Türkiye ile Yunanistan arasında devam eden Doğu Akdeniz gerilimine ilişkin de konuşan Kalın, “Miçotakis hükümetinin en büyük hatalarından bir tanesi şuana kadar Türkiye ile ilişkilerini AB üzerinden baskı kurma taktiği ile ya da stratejisi ile yönetme çabası oldu. Türkiye bugüne kadar hangi şantaja, hangi baskıya boyun eğdi de Yunanistan’ın AB üzerinden yapacağı baskıya boyun eğecek” dedi.
İbrahim Kalın'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Biz artık cemaat diye yola çıkan bir yapılanmanın nasıl bir terör örgütü haline geldiğini gördük. Yani şimdi bir hadis var, 'Bir Müslüman 2 defa aynı yerden sokulmaz' diye. Yılan 2 defa sokuyorsa artık siz zaten kontrolü kaybetmişsiniz demektir. Geçmişe doğru baktığınızda devleti ele geçirmeye çalışan çok farklı gruplar elbette olmuştur. Bunları da sadece dini cemaat ya da tarikat diye kodlamak da çok yanlış. Farklı ideolojik gruplar da olmuştur. Sağ kemalistler, sol kemalistler gelmiştir, "Devlet bizim" demiştir. Başka başka tipler ya da ideolojik örgütlenmeler... Masonlar gelmiştir, onlar bunlar gelmiştir, kendilerince "Devlet bizim" iddiasıyla ortaya çıkmışlardır. Bunların hepsi yanlış. Dini cemaatler toplumun bir gerçeğidir. Kendi sınırları içerisinde toplumun ortak menfaatine hizmet ettikleri müddetçe, meşru sınırlar çerçevesinde faaliyet göstermelerinden daha meşru bir şey olamaz. Onları, ne olduğundan daha toz pembe ne de olduğundan daha kötü daha korkunç göstermek doğru bir şey olmaz. Böyle bir hüküm vermek de yanlış olur.Herhangi bir cemaat ya da ideolojik grupla ilgili somut, verilere dayalı tehdit teşkil eden bir durumu varsa biz ona derhal müdahale ederiz.

DAĞLIK KARABAĞ

Şimdi öncelikle soğuk savaşın sona ermesinden beri dünyada bir düzen arayışı var. Hakkaniyete dayalı bir düzen kurulamadığı için bölgesel donmuş ya da dondurulmuş ihtilaflar da problem olmaya devam ediyor. Bu Suriye'de var, Arap Baharı sonrası yaşanan olaylar, Libya... Karabağ meselesi çok daha eski. Bir kere bu bağlam içerisinde görmek lazım.

Karabağ meselesine baktığımız zaman 30 küsur yıldır çözülememiş bir mesele. Ermenistan defalarca Azerbaycan topraklarını işgal etmiş, ateşkesleri ihlal etmiş, yapılan anlaşmalara karşı eylemlerde bulunmuş. Bu süreci bir kere tarihi derinliği içerisinde okuduğunuzda Ermenistan'ın agresif, saldırgan tutumu bizi şaşırtmıyor. Yıllardır batılı devletler tarafından şımartılan, belki bu yönde hareket etmesi için kulağına bir şeyler fısıldanan bir küçük devletten bahsediyoruz. Mesele Ermenistan meselesi değil. Mesele daha büyük, orada bir güç mücadelesi... Güney Kafkaslarda hangi güç sistemi hakim olacak. Temel soru bu. Burada Azerbaycan, Türkiye batı ittifakının da bir parçası olarak bütün bu bölgedeki ihtilafları Rusya'nın da katılımıyla birlikte çözelim diye bir perspektif geliştirdi. 2010 yılında Türkiye Oslo protokolleriyle Ermenistan'la ilişkileri normalleştirmeye yönelik önemli bir adım attı.

Burada kaybedilmiş bir 10 yıldan bahsediyoruz. Burada kaybeden Türkiye ya da Azerbaycan değil. Burada kaybeden Ermenistan'dır. Ermenistan, Türkiye ile Azerbaycanla ilişkilerini normalleştirmiş olsa kazanan yine kendisi olacak.

Tovuz'a yapılan saldırı Karabağ'ın dışına direk Azerbaycan topraklarına yapılan bir saldırıydı. Çok tehlikeli, çok provokatif bir saldırıydı. Bizim Azerbaycanla çok özel bir ilişkimiz var. Birçok Azerbaycanlı komutan Türkiye'de eğitim görür bu çok doğal bir şeydir. Kara günde de Türkiye bütün kurumlarıyla Azerbaycan'ın yanında olmuştur, olmaya da devam edecektir. Bunu sorgulamak abesle iştigal! Azerbaycan'a bir şey dokunduğunda bu Türkiye'ye dokunmuştur. Bunu birbirinden ayrıştıramazsınız.

İşgalin sona erdirilmesi ciddi bir şekilde gündeme alınmayacaksa bu sorunun çözümü mümkün değil. Yaklaşık 30 yıldır bütün uluslararası toplantılarda kayda geçirilmiş resmi bir pozisyon vardır; Karabağ Azerbaycan toprağıdır.

Dünyada Rusya'nın pozisyonu belli zaten. Amerika ve Fransa'ya baktığınız zaman dünyada en organize Ermeni diasporası bu ülkelerdedir. Biz gerçekçi olacaksak meseleyi doğru tanımlayalım.

Son derece doğru bir şey söylüyor Sayın Aliyev. Çünkü burada gene tarafsız bir şekilde yani sorunu çözme odaklı Türkiye'nin oynayabileceği çok önemli bir rol var. 30 yıldır Minsk grubu bu konuda bir çözüm üretmediyse biz bir 30 yıl daha mı bekleyeceğiz. O zaman başka bir mekanizma üzerinde düşünelim. Başka mekanizmaları devreye sokalım. Sayın Aliyev'in de dediği Rusya madem Ermenistan'ın tarafında onlar orada olsunlar. Türkiye de Azerbaycan'ın tarafında burada olsun. Biz dörtlü olarak bu meseleyi çözmek için ne yapabiliriz birlikte oturup konuşalım. Türkiye olarak biz buna hayır demeyiz. Mutlaka enine boyuna detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir konu ama prensip olarak Minsk grubunun 30 yıldır bir çözüm üretememesini dikkate aldığınız zaman yeni bir mekanizma üzerinde düşünmenin, konuşmanın ciddi manada vakti gelmiş demektir.

TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ

Türkiye'ye önerilen şeyler muğlak vaatler. Evet "Türkiye-AB Mülteci Anlaşmasını gözden geçireceğiz, güncelleyeceğiz." Nasıl, ne zaman, ne şekilde, kim, hangi mekanizmayla. Bunun genel prensibini bir defa ortaya koyarsın. 10 defa aynı prensipleri konuşmazsınız. Bakın biz Cumhurbaşkanımızla Brüksel'e bu konuları konuşmak üzere Mart ayında gittik. O zaman da aynı şeyleri konuştuk. Hala bize Ekimde evet, "Türkiye ile AB mülteci anlaşmasının güncellenmesi konusunda prensip kararına vardık, çok önemli bir noktaya geldik" demek. Bu işi çok ciddiye almadıklarını gösteriyor. Aynı şekilde vize serbestisi konusu. Bu konuda gelin artık adımlar atalım. Kimin ne yapması gerektiği belli. Bu sorunlar var. Çünkü AB içinde de mütecanis bir bakış açısı yok. Türkiye'nin AB'ye daha yakın olmasını savunan ülkeler de var. Türkiye'ye çok daha mesafeli duran kendi sorunlarını Türkiye sorunsalı üzerinden çözmeye çalışan ülkeler de var.

ORUÇ REİS

Onlar açısından gerilimi tırmandırmaya çalışan bir unsura dönüştürecekler. Gerilimi tırmandırmaya çalışacaklar. Bize göre bu arama tarama çalışmaları bize yakın olan kıta sahanlığı bölgesinde olduğuna göre buna itiraz etmelerini gerektiren bir durum yok aslında.

Yarın güç dengeleri değişir gene Türkiye ile baş başa kalırlar. AB'yi araçsallaştırarak Türkiye üzerinde bir baskı kurma politikasının netice vermeyeceğini nihai olarak görmeleri gerekir.

SERRAC'IN İSTİFASI

Şimdi Libya'ya bakarsanız son 3-4 ayda sıcak çatışma yaşanmıyor. Tam da müzakerenin birlik içinde verilmesi gereken bir dönemde Trablus'un içi karışırsa, birileri bunu karıştırmak için uğraşıyor doğru. Buradan Trablus zararlı çıkar. Dolayısıyla Libya buradan kaybeder. Bu tabloya baktığınız zaman Libya'da Türkiye kazanımlarını korumaya devam eder çünkü biz Libya'nın meşru hükümetiyle çalıştık. Dolayısıyla yeni hükümet, yeni aktörler devreye girdiğinde Türkiye buradaki kazanımlarını muhafaza eder."

Kaynak: ajanslar

Yorumlar (0)
11°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sağlık Bakanlığı Corona virüsü (kovid-19) ile mücadelede başarılı mı?
Sağlık Bakanlığı Corona virüsü (kovid-19) ile mücadelede başarılı mı?
Namaz Vakti 23 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:53
Akşam 18:16
Yatsı 19:40
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12