Bakü Fatihi Nuri Paşa'nın Şehadetinin 72. yılı

Ağabeyi Enver Paşa'nın talimatıyla henüz 28 yaşındayken, 12 bin kişilik Kafkas İslam Ordusunun başına geçerek Bakü'yü Ermeni çeteleri ve Bolşevik birliklerinden kurtaran Nuri Paşa, Azerbaycanlılar tarafından saygı ve minnetle hatırlanıyor.

TÜRKİYE 02.03.2021, 15:15 02.03.2021, 15:47
294

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'yü 15 Eylül 1918'de Ermeni çeteleri ve Bolşevik birliklerinden kurtaran Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa'nın vefatının üzerinden 72 yıl geçti.

Sütlüce'deki silah fabrikasında 2 Mart 1949'da meydana gelen büyük patlamada can veren Nuri Paşa'nın bir kazaya mı kurban gittiği yoksa bir suikast kurbanı mı olduğu bugüne kadar aydınlatılamadı.

Nuri Killigil kimdir? Recep Tayyip Erdoğan'ın bahsettiği Nuri Killigil'in hayat hikayesi… - Son dakika haberleri

Nuri Paşa, 1890'da Manastır'da doğdu, ilkokul ve lise eğitimini burada tamamladıktan sonra 1909'da Manastır Harbiyesi'nden üsteğmen olarak mezun oldu, Balkanlar'da çeşitli bölgelerde görev yaptı ve 1911'de Trablusgarp Savaşı'na katıldı.

Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girmesinin ardından kendisine "padişah yaverliği" rütbesi verilen Nuri Paşa, 1917'ye kadar Trablusgarp ve Bingazi'de görev yaparken İngiliz, İtalyan ve Fransız kuvvetlerine karşı birçok savaşa girdi.

Enver Paşa, Azerbaycan ve Dağıstan'ın Osmanlı'dan yardım talep etmesi üzerine kurdurduğu Kafkas İslam Ordusunun kumandanlığına kardeşi Nuri Paşa'yı getirdi.

Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918'de Bakü'yü kurtardı

Gence'ye 25 Mayıs 1918'de ulaşan Kafkas İslam Ordusundaki asker sayısı, Azerbaycan kolordusundan yapılan bin kişilik takviyeyle 12 bine ulaştı. Güzergahındaki Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir'i de Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizleyen Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918'de Bakü'yü kurtardı. Kafkas İslam Ordusu, Bakü'nün kurtuluşu için 1130 şehit verdi.

"Bakü Fatihi" olarak da anılan Nuri Paşa, Azerbaycan'da gittiği her yerde saygı ve hürmetle karşılandı. Azerbaycanlılar, kurtarıcıları olan ordunun kumandanını evlerinde misafir etmek için birbiriyle yarıştı.

Bakü'de büyük coşkuyla karşılanan Nuri Paşa, Tezepir Camisi'nde minbere çıkarak halka hitap etti. Söz konusu minber, "Nuri Paşa minberi" diye anılıyor ve camide korunuyor. Paşanın Gence'de konakladığı ev de müze olarak faaliyet gösteriyor.

"Hayatımı kaybetseydim de Azerbaycan, Türklüğün dışında kalmasaydı"

Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra Kafkas İslam Ordusu Bakü'yü terk etmek zorunda kalırken; Nuri Paşa, İngilizler tarafından Batum'da tutuklandı.

Nuri Paşa, 8 Ağustos 1919'da yargılanmak üzere götürülürken Kafkasyalıların yardımıyla hapisten kaçmayı başardı.

Kurtardığı Bakü'nün daha sonra Bolşevikler tarafından işgal edilmesi Paşa'yı çok üzdü. Azerbaycanlı Cabbar Ertürk, 1956'da kaleme aldığı "Anayurtta Unutulan Türklük" isimli kitabında, Nuri Paşa'nın şu ifadesine yer verdi:

"Ağabeyimin (Enver Paşa) şehit olması kalbimi ne kadar sızlattıysa, Azerbaycan'ın istilası kalbimi ondan daha çok sızlattı. Ağabeyim bir faniydi fakat Azerbaycan'daki Türklük ebedidir. Keşke hayatımı kaybetseydim de Azerbaycan, Türklüğün dışında kalmasaydı."

Türkiye'nin ilk 9 milimetrelik silahının seri imalatını gerçekleştirdi

1921'de Berlin'e giden Nuri Paşa, burada çiniciliği öğrenerek 1924'te İstanbul'a döndü ve Kütahya Çinicilik Anonim Şirketini kurdu.

Askerlik hayatı kahramanlıklarla geçen Nuri Paşa, bir süre sonra fabrikasını devrederek savaş sanayisine yöneldi.

Sütlüce'de bulunan bir fabrikayı satın alarak ordu için silah ve cephane üreten Nuri Paşa, "Nuri tabancası" adını verdiği Türkiye'nin ilk 9 milimetrelik silahının seri imalatını gerçekleştirdi.

Nuri Paşa, Arap-İsrail Savaşı'nda Arap ordularını ve Filistin halkını destekledi. İsrail'in kuruluşundan sonra da Arap direnişçiler için silah ve cephane üreten Nuri Paşa, Sütlüce'deki fabrikasında 2 Mart 1949'da meydana gelen büyük patlamada can verdi.

Patlama, kimileri tarafından kaza kimileri tarafındansa İsrail istihbaratı tarafından organize edilen suikast olarak değerlendirildi.

Yerli ve milli silah sanayisinin temellerini atan isim: Nuri Killigil Paşa

Nuri (Killigil) Paşa, özel sektör olarak yerli harp sanayisinin gelişmesine ve Türk ordusunun ateş gücünün artırılmasına katkı sağlayan ilk girişimcilerden biri olarak biliniyor.

Nuri (Killigil) Paşa, Kurtuluş Savaşı döneminde Erzurum'da tamirhane ve fabrikalarda çalışıp ele geçirilen silah ve malzemeyi kullanılır hale getirdi. Daha sonra kurduğu fabrikada; top, havan, uçaksavar mermi ve tapalarının yanı sıra uçak bombaları imal etti.

Yerli ve milli silah sanayisinin temellerini atan isim: Nuri Killigil Paşa

Enver Paşa'nın kardeşi, Kut'ül Amare Zaferi fatihi Halil (Kut) Paşa'nın da yeğeni olan Nuri Paşa, Harp Okulu'ndan mezun olduktan sonra Trablusgarp'ta ve Balkan Savaşları'nda bulundu. I. Dünya Savaşı'nda Enver Paşa tarafından yerli halkı teşkilatlandırarak İtalyan ve İngilizlere karşı savaşmak üzere Trablusgarp'a tekrar gönderilen Nuri Paşa, başarılarından dolayı 1918'de 28 yaşındayken yarbay rütbesine terfi ettirildi.
Kafkas İslam Ordusu Komutanlığı'na getirilen Nuri Paşa, Bakü ve Dağıstan'ı Rus işgalinden kurtarmasının ardından Anadolu'ya geçerek Kazım Karabekir Paşa'nın kolordusuna katıldı.

İstiklal madalyası aldı

Yazar Caner Akkurt, Nuri Paşa'nın bu dönemde Kars ve Erzurum'da tamirhane ve fabrikalarda çalışıp ele geçirilen silah ve malzemeyi kullanılır hale getirdiğini dile getirerek, Nuri Paşa'ya, İstiklal Savaşı'nda Sarıkamış'ın kurtarılmasına iştirak ettiği için 1929'da İstiklal Madalyası verildiğini hatırlattı.

Yerli ve milli silah sanayisinin temellerini atan isim: Nuri Killigil Paşa

"Türk ordusunun ateş gücünün artırılmasına katkı sağlamıştır"

Nuri Paşa'nın çinicilikle uğraştıktan sonra İstanbul'a gelerek Zeytinburnu'nda kurduğu demir eşya fabrikasında çeşitli metal eşyaların yanı sıra silah, tapa ve mermi ürettiğini anlatan Akkurt, şu bilgileri paylaştı:
"Nuri Paşa, Zeytinburnu fabrikasını Haziran 1946'da kapatarak Sütlüce'ye taşır. Nuri Killigil Paşa, Sütlüce'deki fabrikayı geliştirerek, matara, gaz maskesi, çelik başlık, soba gibi eşyaların yanında tabanca, 81 milimetre havan, mühimmat, tapa, uçak bombası, tahrip kalıpları da üretir. Killigil Tabancası olarak bilinen tabanca İstanbul'da Askeri Müze'de sergilenmektedir. Nuri Paşa, imal ettiği silah ve mühimmatı, Milli Savunma Bakanlığı'na sattığı gibi yurt dışına da ihraç eder. Mısır, Pakistan, Suriye gibi ülkelere de silah, tapa ve mermi satmıştır."

Akkurt, Nuri Paşa'nın, yeni silah, mermi ve tapa üretmenin yanı sıra mevcut mermilerin değiştirilmesi ile ıslah edilmesi işlemlerini yaptığını kaydetti.

Yerli ve milli silah sanayisinin temellerini atan isim: Nuri Killigil Paşa

Nuri Paşa'nın, top, havan, uçaksavar mermi ve tapalarının yanı sıra uçak bombaları da yaptığını aktaran Akkurt, "Askeri fabrikalardan temin edilemeyen 40 milimetrelik uçaksavar topları için mermi ve tapa yaparak, özel sektör olarak milli harp sanayisinin gelişmesine ve Türk ordusunun ateş gücünün artırılmasına katkı sağlamıştır" dedi.

Caner Akkurt, Nuri Paşa'nın Sütlüce'deki fabrikasında 2 Mart 1949'da yaşanan patlamaya değinerek, Killigil'in yangını kontrol altına almak ve ambarlardaki hazırlanmış mühimmata sirayet etmemesi için içeriye girdiğini, ancak büyük bir patlama sonrası kendisinden haber alınamadığını söyledi.
Nuri Killigil'in dış pazarlara açılmasının küresel rakiplerini rahatsız ettiğini öne süren Akkurt, "Muhasebecisi Fungaris Bey'in söyledikleri, patlamanın sabotaj olduğunu akıllara getiriyor. Fungaris, 2 bin mermiyi Suriye hükümetinin siparişi üzerine yaptıklarını, her an sevk emri beklediklerini, fabrikanın ayrıca Pakistan'dan sipariş aldığını belirtmiştir. Kimyahanede yangın çıktıktan sonra dışarı fırladıklarını, Nuri Paşa ambarda kuvvetli infilak maddelerinin bulunduğunu bildiğinden işçilerden buraların süratle tahliyesini istediğini, bazı işçilerin onunla birlikte ambara girdiğini, asıl büyük infilakın da bundan sonra olduğunu anlatmıştır" diye konuştu.
Yazar Caner Akkurt, savcılığın, ihmal ve kaza yönünü araştırırken, kasıt ve sabotaj olması ihtimali üzerinde de durduğunu aktararak, kasten veya kaza olarak, triyolit maddesinin bulunduğu yere sigara veya yanar bir madde atılarak infilak meydana gelebileceğine dikkati çekildiğini söyledi.

Yerli ve milli silah sanayisinin temellerini atan isim: Nuri Killigil Paşa

"Dönemin şartları büyük ölçekte yapmasına imkan vermiyor"

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Osmanlı Devleti’nin 2. Abdülhamit döneminden itibaren Alman silah sistemine geçtiğini ve bu silahların Yunan savaşında başarılı neticeler verdiğini ifade etti.

Çanakkale Zaferi'nin kazanılmasına yerli üretim 26 mayının önemli etkisi olduğunu vurgulayan Kurşun, şunları kaydetti:

"Osmanlı çok ağır şartlardan geçmesine rağmen birtakım yerli üretimler yapabilmiş, Ankara yakınlarında bir silah fabrikası kurabilmiştir. Ancak Osmanlı silah konusunda dışa bağımlıydı. Silah sanayi konusuna ilgi duyan Nuri Paşa, Almanya’ya giderek silah fabrikalarını ziyaret edip yerli sanayinin Osmanlı'da da kurulmasını istiyordu. Nuri Paşa, asker ve savunma sanayisini iyi biliyor. El tezgahlarında çalışmalar başlatmıştı. Sütlüce'de bir fabrikayı devralıp dönüştürerek üretime başlıyor. Tabanca beratı ve kendi adı verilen tabanca icadı var. Silah sanayine yatırım yapmak istiyordu. Dönemin şartları büyük ölçekte yapmasına imkan vermiyor. Fabrikanın, Türk Silahlı Kuvvetleri ve dışarıdan müşterileri bulunuyor.”
Nuri Paşa'nın, İsrail'in kurulmasına karşı tavır geliştirdiğini ve Filistin meselesine sahip çıktığını aktaran Kurşun, sabotaj iddialarıyla ilgili şunları söyledi:

"Arap ülkelerinde manda yönetimi var. Türkiye, NATO'ya girmek istediği için silah satma konusunda iş birliğine sıcak değil. Fabrika havaya uçtuğu için gelen sevkıyat ticaret anlaşmalarını kesin olarak bilemiyoruz. Fransız ve İngilizlere karşı mücadeleler içine girmiş olan Filistin ve Suriye'deki Müslüman unsurların Türkiye'deki silah fabrikası ve tanıdık bir isimle irtibata geçmeleri akla yakın geliyor."

Yerli ve milli silah sanayisinin temellerini atan isim: Nuri Killigil Paşa

"Polonya Patent Enstitüsü'nden 20'ye yakın beratını aldığı ürünleri var"

Nuri Killigil üzerine kapsamlı bir eseri bulunan yazar Atilla Oral da Milli Mücadele yıllarında, bugün Erzurum Firdevsoğlu Kışlası'nda yer alan askeri fabrikanın kurucusunun Nuri Paşa olduğunu belirterek, "Ermenistan ve Ruslardan elde edilen silah, cephane ve makine parçalarıyla bir atölye kurmuştur. Bu bilgiler ağabeyi Enver Paşa ile yazışmaları, bazı belge ve anılarında geçer" diye konuştu.

Nuri Paşa'nın Almanya'da aldıkları eğitim sonrası kardeşi Ertuğrul ile 1925'te Kütahya'da seramik üzerine bir anonim şirket kurduğunu, girişimlerinin Nuri Conker ve Recep Peker gibi Atatürk'ün yakın arkadaşları tarafından desteklendiğini dile getiren Oral, Killigil'in 1931 yılında kardeşi hayatını kaybedince bu işi bırakarak Sütlüce ile Zeytinburnu'nda silah fabrikası kurduğunu kaydetti.

Oral, Nuri Paşa'nın Sütlüce'deki fabrikayı hükümetin desteği ile bulduğu krediyle alarak silah ve mühimmat üretecek şekilde dönüştürdüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Nuri Paşa'nın Türkiye'de öncü sayılabileceği konu 9 mm tabanca üretimidir. 1927'de Polonya Patent Enstitüsü'nden 20'ye yakın beratını aldığı ürünleri var. Daha az parçalı silahlar üretiyor. Bekçi, polis ve silahlı kuvvetler içerisinde de dağıtılmış tabancaların üretimini gerçekleştiriyor. Piyasada Killigil adıyla bilinen tabancalar bugün dahi birçok kişinin belinde durur. Milli hükümet zamanında elinde kullanamadığı birtakım malzemeleri dönüştürüyordu. Mesela top mermilerinden tayyare mermisi yapıyordu. Çeşitli fikir ve önerilerle Nuri Paşa önemli hizmetlerde bulunuyor. Birçok projeyi TSK ile ortak yürütüyor."

"Nuri Paşa İsrail'in kuruluşuna karşıydı"

İsrail'in kuruluşu ve sonrasında Nuri Paşa'nın Filistinlilere ve bölgedeki diğer Arap ülkelerine silah sattığını belirten Oral, "Nuri Paşa, İsrail'in kuruluşuna karşıydı ve 'Devlet üstüne devlet olmaz' diyordu. Bu dönemde Araplara silah konusunda yardımda bulunuyor. Vefat ettiği dönemde Mısır'da iki fabrika kuruluş aşamasındaydı, Suriye'de ise kurulmuştu. Aynı dönemde bir başka Türk firması Şakir Zümre'nin de fabrikaları vardı. Nuri Paşa'yı da bu yardımları sebebiyle öldürdüklerini düşünüyorum. Bu amaçla yok ettiklerini de ölümünün hemen ardından Londra'da bir araya gelen Araplar da söylemişti" ifadelerini kullandı.
Nuri Paşa'nın da ölümüyle sonuçlanan fabrikadaki patlamayla ilgili kapsamlı itfaiye ve adli tıp raporlarının kayıp olduğunu ifade eden Oral, ayrıca TBMM'de gizli bir oturum gerçekleştirildiğini ancak üzerinden 69 yıl geçmesine rağmen bu oturum tutanaklarının hala açıklanmadığını kaydetti.

Nuri Killigil, Şakir Zümre, Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş'un idealleri olan insanlar olduğunu dile getiren Oral, "Bu isimlerin hepsi birbirini iyi tanırdı. Hatta 15 gün bir fabrikada çalışan personel, 15 gün de diğer fabrikada çalışırdı" dedi.

"Vefat ettiğinde sadece 3 takım elbisesi olduğu ortaya çıkıyor"

Nuri Paşa'nın modern manadaki silah tüccarları gibi olmadığını vurgulayan Oral, "Vefat ettiğinde Tereke Hakimliği mal varlığına bakıyor ve sadece 3 takım elbisesi olduğu ortaya çıkıyor. Mütevazı yaşıyor. Görüştüğüm işçileri paşanın işçilerinin maaşını zamanında ödemek için kredi çektiğini, gerekirse kendisinin aç kaldığını ama gününde ödeme yaptığını söylemişti. İşçilerinin bir kısmı görev yaptığı dönemden kendi askerlerinden oluşuyor" diye konuştu.

Nuri Paşa'yı "inançlı ve idealleri olan bir şahıs" olarak tanımlayan Oral, şunları kaydetti:

"Henüz erken yaşlarda bu işi yapmak istediğini belirtiyor ağabeyine. Nuri Paşa, Kafkas İslam Ordusu Komutanlığı'nda ve görev yaptığı diğer bölgelerde de büyük başarılar elde eden bir asker olsa da gözü hep savunma sanayinde. Türkiye'nin kendi silahını kendisinin üretmesi gerektiğine inanıyor. Biz tarih boyunca ne zaman kendi silahımızı ürettiysek hep muvaffak olup zaferler kazandık. Ancak başkalarının ürettiği silahlarla hep kaybettik. Bugün Türkiye artık yavaş yavaş kendi silahını, mühimmatını üretmeye başladı. Kendi silahını üretmek kötü bir şey değil. Biz silah üretirsek savaş değil barış olur. Çünkü biz bugün terör örgütleriyle mücadele ediyoruz ve Orta Doğu silah tüccarlarının arenası. O arenada akan kandan beslenen ve cebini dolduran odaklar var. Yabancı menşeli bir bombaya, silaha ödediğimiz yüksek bedellerle çok daha verimli şeyler üretebiliriz."

Son olarak Türk savunma sanayisi tarihinin askeri okullarda okutulması gerektiğini vurgulayan Oral, sözlerini "Cumhuriyet tarihinden bu yana böyle bir dersi görmeden mezun olan subay ve astsubaylarımız var. Bizim gibi tarihi büyük dünyanın önde gelen ordusunda harp sanayi tarihini öğrenmeden mezun olması çok acıklıdır" şeklinde tamamladı.

Türk savunma sanayiinin öncüsü Nuri Killigil

Türk savunma sanayiinin kurucusu, Kafkas İslam Ordusu kumandanı, Bakü'nün kurtarıcısı Nuri Killigil... Nuri Paşa, 2 Mart 1949'da sabotaj olduğu düşünülen bir patlamada hayatını kaybetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2017 yılında gündeme taşıdığı bir ismi herkes çok merak etmişti. Tarihin gizli sayfalarında kalmış bir isim... Nuri Killigil, milli mücadelede görev almış azimli bir asker, hem de bir silah fabrikatörü.

Bir zamanlar Kafkas İslam Ordusu Komutanlığında Azerbaycan Türkleriyle omuz omuza da savaşan Killigil'i yakından tanıyalım...

1890 yılında Manastır'da dünyaya gelen Nuri Paşa, ağabeyi Enver Paşa gibi asker olmayı seçti. 1903'te Manastır Askeri Rüştiyesi'ni bitirdi. Uzun yıllar Osmanlı ordusunda subay olarak görev yaptı, general rütbesiyle İstiklal Mücadelesi'nde yerini aldı.

Trablusgarp Cephesi'ndeki üstün başarısından dolayı yarbaylığa terfi eden Nuri Paşa, Kafkas İslam Ordusu komutanlığına atanarak, Azerbaycan Türkleriyle omuz omuza Rus ve Ermeni çetelerine karşı savaştı. 15 Eylül 1918'de Bakü'yü düşman işgalinden kurtardı. Onun adı, bu başarıdan dolayı Azerbaycan'da Bakü'nün Fatihi olarak anılacaktı. 

"Nur içinde yat Nuri Paşa..."

Azerbaycan Türkleri için büyük öneme sahip olan Nuri Killigil'den Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva şöyle bahsediyor:

"Nuri Paşa Azerbaycan Türkleri için çok büyük bir lider. Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşı'nda yenilmişti ve çok zor günler geçiriyordu. Buna rağmen Azerbaycan'a Nuri Paşa'nın başkanlığında Türk Kafkas İslam Ordusu desteği geldi. Zor günler yaşamalarına rağmen Anadolu'daki insanımız Azerbaycan'a yardıma geldi.

Nuri Paşa Azerbaycan'dan döndükten sonra da Azerbaycan için Türkiyemiz için fedakarlıklar etmişti. İlk silah fabrikasını kurmuştu. Türk dünyasının buna ne kadar ihtiyacı olduğunu biliyordu. Nuri Paşa her zaman gönlümüzde yaşayacak. Türk dünyasının bütün insanlarının gönlünde yaşayacak. Hiçbir zaman ölmeyecek. Milleti için hayatını feda eden insanlar hiçbir zaman unutulmaz. Her bir Azerbaycan insanı 'Nur içinde yat Nuri Paşa. Seni hiçbir zaman unutmayacağız, milletimizin kahraman evladı' diyerek saygıyla anıyor."

Türk savunma sanayiinin temellerini attı

Ülkesi için uzun yıllar cephelerde savaşan Killigil, askerlik tecrübelerini ve mekanik alanındaki bilgilerini Türkiye'nin güçlü bir savunma tekbolojisine sahip olması için kullandı. 

Batı dünyasının tepki ve dikkatini çekeceği ilk adımı, 1933 yılında İstanbul Zeytinburnu'nda kurduğu fabrikayla attı. Bu adım, Türk savunma sanayiinin temelleri için çok önemli bir girişimdi.

Fabrikada tabanca, tüfek, el bombası, uçak bombası, mermi ve top mühimmatı üreten Nuri Killigil, üretimi artırmak için Sütlüce'ye fabrika açtı. Burada Filistin, Mısır, Suriye ve Pakistan'a silah ihracatı yapıldı.

Dünya silah lobisinin hamleleriyle Killigil'in silah üretimi engellenmek istendi. Hatta bu çabalar, fabrikanın kapanma aşamasına gelmesine neden oldu.

İsrail'in kuruluşu ve sonrasında, Filistin ve bölgedeki diğer Arap ülkelerine silah satması, Nuri Paşa'nın üzerindeki baskıların ve engellerin artmasına yol açtı.

67 yıl sonra cenaze namazı kılındı

2 Mart 1949'da İstanbul'un birçok yerinde hissedilen bir patlama yaşandı. Patlama, Nuri Killigil'in Sütlüce'deki fabrikasındaydı. Nuri Paşa, sahibi olduğu fabrikadaki faciada 28 çalışanı ile birlikte hayatını kaybetti.

Yapılan tüm aramalara rağmen Nuri Paşa'nın naaşı bulunamadı. Killigil'in cenaze namazı, Edirnekapı Şehitliği'nde bulunan mezarında ölümünden tam 67 yıl sonra kılındı. 

Müttefik ülkelere silah ihracatı yapan Killigil'in dış güçler tarafından sabotaja uğrayıp uğramadığıysa hala konuşuluyor.

"Türkiye savunma sanayiinde yurt dışına mahkum bırakılmıştır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nuri Killigil'in İstanbul'da kurduğu silah fabrikasının savunma sanayiinin öncüleri olarak halen hafızalarda olduğunu şöyle anlatmıştı:

"Tüm bu kritik projeler, dönemin ufuksuz, vizyonsuz idarecileri tarafından sabote edilmiştir. Türkiye adeta kasıtlı ve bilinçli bir şekilde savunma sanayiinde yurt dışına mahkum bırakılmıştır.  Oysa Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş'a, Nuri Killigil'e sahip çıksaydı Türkiye, bugün savunma sanayii bambaşka bir konumda olurdu."

Türk savunma sanayii firmalarının dünya pazarındaki payı, sözü ve gücü her geçen gün artıyor.

Nuri Paşa'nın bir türlü aydınlatılamayan ölümü, Türkiye'nin savunma sanayiinde yıllar sonra yapacağı yerli ve milli atılımların önüne geçemedi. Dönemin en önemli silah fabrikasını kuran Killigil'in hayali, günümüz Türkiye'sinde savunma alanında atılan hamlelerle gerçeğe dönüştü.

Yorumlar (0)
10°
açık
Günün Anketi Tümü
Sağlık Bakanlığı Corona virüsü (kovid-19) ile mücadelede başarılı mı?
Sağlık Bakanlığı Corona virüsü (kovid-19) ile mücadelede başarılı mı?
Namaz Vakti 12 Nisan 2021
İmsak 04:52
Güneş 06:23
Öğle 13:10
İkindi 16:51
Akşam 19:47
Yatsı 21:12
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 32 35
16. Malatyaspor 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 29 47
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 31 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 29 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23