Sağlık emek örgütleri, aile sağlığı merkezlerinde (ASM) sözleşmeli personel çalıştırılmasını protesto etmek için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya geldi. İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Saffet Ercan, “İstanbul'daki ASM’lerde çalışan bine yakın aile hekimi ve bin 100 hemşire ve bir o kadar da diğer sağlık personelinin kamu kadrosu kapsamına alınmasını, güvenceli bir şekilde çalışma ortamının oluşturulmasını ve kamuda sözleşmeli istihdam modelinin tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.

OKTAY YILDIRIM

Sağlık emek örgütleri, aile sağlığı merkezlerinde (ASM) sözleşmeli personel çalıştırılmasını protesto etmek için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya geldi. İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Saffet Ercan, “İstanbul'daki ASM’lerde çalışan bine yakın aile hekimi ve bin 100 hemşire ve bir o kadar da diğer sağlık personelinin kamu kadrosu kapsamına alınmasını, güvenceli bir şekilde çalışma ortamının oluşturulmasını ve kamuda sözleşmeli istihdam modelinin tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Aile Hekimleri Çalışanları Sendikası, Dev Sağlık İş, Sağlık Emekçileri Sendikası, Birlik Dayanışma Sendikası ve İstanbul Tabip Odası üyeleri, bugün İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelerek, aile sağlığı merkezlerinde sözleşmeli olarak çalışan personellerin kadroya alınması için eylem yaptı. Eylemde ilk konuşmayı yapan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Saffet Ercan, güvenceli çalışma ortamı talep ettiklerini belirtti. Ercan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“SÖZLEŞMELİ İSTİHDAM MODELİNİN ORTADAN KALDIRILMASINI TALEP EDİYORUZ: Biz İstanbul Tabip Odası olarak bu tablodan çok rahatsızız Sayın Bakan. İstanbul'daki ASM’lerde çalışan bine yakın aile hekimi ve bin 100 hemşire ve bir o kadar da diğer sağlık personelinin kamu kadrosu kapsamına alınmasını, güvenceli bir şekilde çalışma ortamının oluşturulmasını ve kamuda sözleşmeli istihdam modelinin tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz.

BU UYGULAMAYI KABUL ETMİYORUZ: Yine bir başka statüde kadrosu kamuda olmak üzere aile sağlığı merkezlerinde sözleşmeyle çalışan meslektaşlarımız ve aile sağlığı çalışanı, ebe ve hemşire arkadaşlarımızın 2 yılda bir imzaladıkları sözleşmelerin tarihi bugünlerde dolmakta. Bu arkadaşlarımız 2022-2024 yılları için sözleşme imzalamaya Sağlık Müdürlüğü’ne çağrılmaktadırlar. Tek taraflı bir biçimde sözleşme koşullarının oluşturulduğu, sözleşme değil de adeta bir dayatma olan bu uygulamayı da yıllardır eleştiriyoruz, kabul etmiyoruz.

GÜVENCESİZ İSTİHDAMA HAYIR: Nitelikli sağlık hizmeti üretilebilmesi için aile sağlığı merkezlerinde çalışan hekim ve diğer sağlık çalışanlarına, kamu görevlisi statüsünde toplu sözleşme ve grev hakkı içeren güvenceli çalışma ortamının sağlanmasını istiyoruz. Sözleşmeli çalışmaya, güvencesiz istihdama hayır.”

Birlik Dayanışma Sendikası adına açıklama yapan Marmara Şube Başkanı Dr. Ahmet Tapduk Mehlepçi’nin konuşması ise şöyle: 

“BASKI VE SÖMÜRÜYLE ÇALIŞTIRMAK İŞİNİZE Mİ GELİYOR?: Tüm Türkiye de ASM'lerde hem hekim hem ebe hemşire eksiği devam etmektedir. 400 bin kişiye kadro müjdesi verilirken, kamu dışında çalışan bu arkadaşlarımız bilerek mi unutuldu? Tabii ki evet. Bu kadro çalışmaları yapılırken Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı'ndan 3 bin yeni kamu dışı kadrosu talep etmesi çok manidar değil mi? Daha düşük maaşa, daha eksik özlük haklarına, işten atarım korkusu salarak baskı ve sömürü ile çalıştırmak işinize mi geliyor?

PANDEMİDE KURU ALKIŞLA AVUTMAYA ÇALIŞTILAR: Bugüne kadar birinci basamağın yükünü çeken aile hekimleri ve aile hekimliği ebe ve hemşireleri kadro dışında tutulması kabul edilemez. Pandemide bizi kuru alkışlarla avutmaya çalıştılar. Her gün ülkemizin herhangi bir sağlık ortamından şiddet haberleri hiç eksilmemesine rağmen haklarımızı vermeye gelince Sağlık Bakanlığı biz aile hekimliği çalışanlarına ve sağlık çalışanlarına üç maymunu oynuyor; bilmiyorum, görmüyorum, duymuyorum.

GÜVENCESİZ, KADROSUZ ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ: Bir an önce açık, şeffaf ve canlı olarak sunulan ihale sürecinin bitirilip promosyon hakkımızın ödenmesini istiyoruz. Son olarak bugün burada toplanma sebebimiz olan kamu dışı aile hekimi ve aile sağlığı ebe hemşirelerinin bir an önce kadroya alınmasını istiyoruz. Güvencesiz, kadrosuz çalışmak istemiyoruz.”

Sağlık Emekçileri Sendikası adına konuşan Şişli Şube Eş Başkanı Fadime Kavak Sevim de şunları söyledi:

"AMASIZ, FAKATSIZ TÜM EMEKÇİLERİN KADROYA GEÇİRİLMESİNİ İSTİYORUZ: 29 Kasım’da Cumhurbaşkanı’nın kabine toplantısı sonrası sözleşmelilerle ilgili yaptığı açıklama sonrası kamuda çalışan bir kısım personel kadro dâhiline geçti. Ama ne yazık ki daraltılmış bir kadro dahil oldu. Biz şunu söylemek istiyoruz ki; amasız, fakatsız, kamuda çalışan, sağlık alanında çalışan tüm emekçilerin derhal kadroya geçirilmesini istiyoruz. Güvenceli bir istihdam şeklinin sadece seçim öncesi vaat olarak değil bundan sonra uygulanacak bir istihdam modeli olarak kabul edilmesini istiyoruz.

YÜRÜTTÜĞÜMÜZ GÖREV BİR KAMU GÖREVİDİR: Görüyoruz ki hem aile hekimi hem de aile hekimliğinde çalışan hemşire ve ebe arkadaşlarımızın çokça eksikleri var. O nedenle bu sayıların tamamlanması, yeterli istihdamın yapılması, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve arkadaşlarımızın kamu binalarında güvenceli bir şekilde hizmet verebilmesi için düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bunun için de yapması gereken kişi Sağlık Bakanlığı'dır, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'dür. Bu sizin göreviniz. Çünkü bizim yürüttüğümüz görev bir kamu görevidir. Orada özel muayenecilik yapılmıyor.

Dev Sağlık İş Genel Sekreteri Erdoğan Aktaş’ın açıklaması ise şöyle:

“SAĞLIKTA TAŞERON SİSTEMİ ÖLÜM GETİRİR: Sağlıkta taşeron sisteminin bizlere ölüm getireceğini, yıllardır biz bu sendikalar olarak, meslek odaları olarak söylemeye, haykırmaya devam ediyoruz. Ancak iktidardakiler, sağlık hizmetini yönetenler sağlık emekçilerinin taleplerini görmezden gelmeye, kulaklarını kapatmaya devam ediyorlar.

DEVLET BİLEREK 16 MİLYON İSTANBULLUNUN SAĞLIĞINI TAŞERONA EMANET EDİYOR: Bir ay geçmedi daha. Sosyal Güvenlik Kurumu İstanbul'da aile sağlığı merkezlerine şöyle bir yazı gönderdi. Dedi ki ‘Aile sağlığı merkezlerinde hizmet aldığınız taşeron firmaya bir ödemeniz varsa sakın ha yapmayın’ dedi. Bunun anlamı şu; İstanbul'da aile sağlığı merkezlerine, tıbbi sekreter, acil tıp teknisyeni ya da temizlik işlerini gördürmek üzere istihdam edilen sağlık çalışanlarının ihalesini alan Galata isimli taşeron firma SGK'ya olan borcunu dahi ödemeden ortalıktan kaybolmuştur. Bu firmanın ne sahibinin üstüne bir gayrimenkul ne şirketin üstüne bir gayrimenkul vardır. Devlet; bilerek, isteyerek hiçbir taahhüdü bulunmayan bir taşeron firmaya 16 milyon İstanbullunun sağlığını emanet ediyor. Bunun sorumlusu tabii ki bugün önünde durduğumuz il sağlık müdürlüğüdür. Tabii ki bunun sorumlusu Sağlık Bakanlığı'dır.”

Basın açıklamasında son sözü alan Aile Hekimleri Çalışanları Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Nükte Taşlar de şunları söyledi:

"İŞ ŞARTLARI, ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİK DÜZELTİLMEDİ: Dünyada, ülkemizin gelişmişlik düzeyini belirleyen uluslararası kriterleri yükseltmede en büyük payı aile hekimliği çalışanları karşılamaktadır. Pandemi sürecinde hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak hizmet sunup teşekkür bile edilmeyen yine aile hekimliği çalışanları olmuştur. Ancak aile hekimliği uygulamasının başından bu yana iş şartları, özlük hakları ve hak edişlerdeki adaletsizlik, eşitliksizlik hiçbir şekilde düzeltilmemiştir.

KAMU DIŞI ÇALIŞANLAR ÇOCUK DOĞURMAKTAN İMTİNA EDİYOR: Kamu dışı aile hekimliği çalışanları sadece izin haklarının kısıtlılığı nedeniyle bile çocuk doğurmaktan imtina etmek zorunda kalmıştır. Ne yazık ki her revizyonda sorunlar düzeleceğine katlanarak artmış ve nihayet kabul edilemez hale gelmiştir. Son düzenlemelerde her sektörde kadro ile eşitlik sağlanırken, hep üvey evlat muamelesi gören aile hekimliği yine kapsam dışı bırakılmıştır. Aile hekimliğinin iş yükünü eksik özlük haklarıyla, aynı işyerindeki arkadaşından daha az ücret karşılığı omuzlayan kamu dışı aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları bir kez daha hayal kırıklığına uğratılmıştır. 

EŞİT İŞE EŞİT ÜCRETİ SAVUNDUK: AHESEN olarak her daim tek tip istihdamı, eşit işe eşit ücreti, eşit özlük hakkını savunduk. Her talebimizde kamu dışı aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının hak kayıplarını dile getirdik. Her zaman olduğu gibi şimdi de kamu dışı aile hekimliği çalışanlarının eşit şartlarla çalışma taleplerini destekliyoruz. Aile hekimliğinin yine görmezden gelinmesini, kapsam dışı bırakılmasını kabul etmiyoruz. Aile hekimliğinin sürdürülebilirliği için haklarımızı alıncaya kadar hekim, ebe, hemşire asla bölünmeden mücadeleye devam edeceğimizi buradan bir kez daha duyuruyoruz.” 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

TBMM’DE MİLLETVEKİLLERİNE BİLGİ VEREN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM GENEL MÜDÜRÜ’NDEN H.K.G. DEĞERLENDİRMESİ: “MÜNFERİT OLAYLARIN BASIN ÜZERİNDEN YANSIMASI SONUCU BU OLAYLAR OLUŞUYOR. SANKİ BAKANLIK, OLAY OLDUĞUNDA HAREKETE GEÇİYOR GİBİ” TBMM’DE MİLLETVEKİLLERİNE BİLGİ VEREN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM GENEL MÜDÜRÜ’NDEN H.K.G. DEĞERLENDİRMESİ: “MÜNFERİT OLAYLARIN BASIN ÜZERİNDEN YANSIMASI SONUCU BU OLAYLAR OLUŞUYOR. SANKİ BAKANLIK, OLAY OLDUĞUNDA HAREKETE GEÇİYOR GİBİ”

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Saffet Ercan

Birlik Dayanışma Sendikası Marmara Şube Başkanı Dr. Ahmet Tapduk Mehlepçi

Sağlık Emekçileri Sendikası Şişli Şube Eş başkanı Fadime Kavak Sevim

Dev Sağlık İş Genel Sekreteri Erdoğan Aktaş

Aile Hekimleri Çalışanları Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Nükte Taşlar