(ANKARA)- Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İsrail'in Filistin'e yaptığı saldırılarla ilgili; "Vicdanı kurumuş Batı merkezleri bu sedayı duymuyorlar, ezanı bilmezler ama ya İslam dünyası... Ne yaptılar dokuz ay içinde? Her gün Gazze’yle oturup kalkan ve onun adına hamaset döken Türkiye’deki siyasiler ne yaptı? Sultan Abdülhamit Han'ın emanetini savunmak dizilerle olmaz. Kudüs'ü anlatmak dizi çekmekle olmaz. Ankara'yı dizilerin hayal dünyasından uyanıp Gazze'nin gerçeğine dönmeye çağırıyorum. Devlet adamlığı Gazze yanarken Türkiye'de sefa sürmek, tatil yapmak, lüks ve şatafat resimleri vermek değildir. Sabah ezanını Ankara'dan dinlemek kolay da Gazze'den duymak zor" dedi.

Saadet- Gelecek Partileri ortak grup toplantısı yapıldı. Toplantıda Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Sabri Tekir konuştu.

Sabri Tekir şunları söyledi:

"Bugün İstanbul'un fethinin 571. yıl dönümü. Bu zafer için defalarca seferler tertip edilmiş, kuşatmalar gerçekleştirilmiş ancak fetih 1453 yılında Sultan II. Mehmet'e nasip olmuş. Onun aziz ordusuna nasip olmuş. Tarihte bir devir açılmış, bir devir ise kapanmıştır. İslam'ın en önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden biri olmuştur. İslam dünyasının gündeminden hiç düşmeyen Gazze ve Filistin konusuna gelmek istiyorum. Gazze'de büyük katliamlar işleniyor. Artık insanlığın vicdanında Gazze ve Filistin için dökülecek gözyaşı da kalmadı. Hatta insanlık dışı bunca vahşeti gerçekleştiren İsrail'e lanet okuyacak dermanı da kalmadı insanlığın. 7 Ekim'den beri sayısız defa kınadığınız bu insanlık dışı vahşet ve zulmü daha ne kadar kınamaya devam edeceksiniz? 7 Ekim'den bu yana bombalanacak hastane, okul, cami kalmadı. İsrail şimdi de çadırlarda barınmaya çalışan insanları çoluk çocuk demeden bombalıyor ve yakıyor. Siz hala konuşmaktan öte bir şey yapmıyorsunuz. Bize düşen sadece bir söz var, yazıklar olsun. Tüm İslam dünyasına da yazıklar olsun. Kendini dünya lideri görenlerin bir kısmı bu insanlık dışı vahşet ve zulme seyirci kalmaya devam ediyor. Sizde İsrail askerlerine karşı direnen Gazzeli bir çocuk kadar bile cesaret yok mudur diye sorma hakkımız yok mu? Sözde dünya liderisiniz.

"Tarih sizi altın harflerle yazacaktır"

Filistin'in verdiği bu bağımsızlık mücadelesi bir gün mutlaka zaferle sonuçlanacaktır. Biz buna bütün yüreğimizle inanıyoruz. Asıl soru şu; Türkiye başta olmak üzere İslam ülkeleri bu zaferin neresinde yer alacaklardır? Kuvayı Milliye ne ise, Gazzelilerin mücadelesi de odur diyebiliriz. İyi de biz bu bağımsızlık mücadelesinin neresinde yer alacağız? Büyük Orta Doğu Projesi aslında Büyük İsrail Projesi'dir diyebiliriz. Coğrafyamızdaki bütün ülkeler için tehdittir. Kudüs mutlaka özgür olacaktır diyoruz. İyi de biz bu özgürlüğün neresindeyiz? Mescid'i Aksa mutlaka kurtulacaktır diyoruz, iyi de biz bu kurtuluşun neresindeyiz? İşte bütün bu soruları düşününüz ve yapılacak D8 toplantısını bu sorulara cevap alabilmek için fırsat olarak kullanınız. Bu ümmete ve insanlık alemine 7 Ekim'den bu yana yaşatılan acıları dindirmenin yollarını arayınız. Türkiye'den beklediğimiz budur. Şunu iyi biliniz ki alacağınız olumlu kararlar nedeniyle sadece milletimiz değil, bütün bir insanlık size selam duracaktır. Bu misyonu gerçekleştirirseniz tarih sizi altın harflerle yazacaktır."

"Dizilerin hayal dünyasından uyanıp Gazze'nin gerçeğine dönsünler"

Büyükşehir'den bayram temizliği Büyükşehir'den bayram temizliği

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu şunları söyledi:

"Gurur ile hüznün bir arada yaşandığı günlerden birindeyiz. Gururluyuz çünkü Büyük Fetih'in 571. yıl dönümü. İstanbul'un fethi sadece bir şehrin fethi değildi. İstanbul'un fethi bir obadan bir beylik, bir beylikten bir devlet, bir devletten bir cihan devleti kurulmasıydı.  Bugün dünya üzerinde tarihin en derinliğine gitmek aynı zamanda küresel bütün özellikleri yaşamak isterseniz gidebileceğiniz nadir şehirlerden biri İstanbul'dur. Yeni bir seçim geçirdik. Merkezi yönetimin İstanbul'la ilgili farklı düşünceleri vardı Kanal İstanbul dahil olmak üzere. Hepimizin İstanbul'u Türkiye'nin ve milletimizin en büyük hazinesi olarak koruma sorumluluğumuz var. Bütün yerel ve merkezi yöneticileri uyarmak istiyorum; İstanbul'un bir taşına dahi saygısızlık gösterenleri mutlaka acı bir azap bekler. Herkesin İstanbul ile ilgili bu hassasiyeti koruması fetih nutuklarından çok daha önemlidir. İstanbul eğer bir büyük baş şehir ise eğer insanlık vicdanının tecelli ettiği tek bir şehir olsaydı o şehir Kudüs olurdu. Kudüs bir ırka ait değildir. Üstünde nice savaşlar yaşansa da adı barışla anılmıştır. İstanbul’un fetih gününden Gazzelileri selamlıyoruz.”

"Gazze'den dinleyin sabah ezanını"

Davutoğlu, “İstanbul’da 29 Mayıs sabahı sabah ezanını dinleyenlere sesleniyorum. Bir de Gazze’den dinleyin sabah ezanını. O sabah ezanını dinleyelim, dinleyelim ki hâlâ bu vahşet karşısında susanların yüreklerine bir nebze vicdan, bir nebze onur ve izzet girsin” diyerek Gazze’de İsrail’in çadır kampına yaptığı saldırıdan sonraki görüntüleri ve okunan sabah ezanını izletti.

Davtuoğlu şöyle konuştu:

“Aciz kalmak ne kadar acı. Vicdanı kurumuş Batı merkezleri bu sadayı duymuyorlar, ezanı bilmezler ama ya İslam dünyası... Ne yaptılar dokuz ay içinde? Ya hergün Gazze’yle oturup kalkan ve onun adına hamaset döken Türkiye’deki siyasiler ne yaptı? Sultan Abdülhamit Han'ın emanetini savunmak dizilerle olmaz. Kudüs'ü anlatmak Selahaddin Eyyübi hakkında dizi çekmekle olmaz. Ankara'yı, dizilerin hayal dünyasından uyanıp Gazze'nin gerçeğine dönmeye çağırıyorum, gerçeğine. Devlet adamlığı Gazze yanarken Türkiye'de sefa sürmek, tatil yapmak, değişik yerlerden lüks ve şatafat resimleri vermek değildir. Sabah ezanını Ankara'dan dinlemek kolay da Gazze'den duymak zor.”

"Ankara'dan Batı’ya seslenmek kolay"

Davutoğlu konuşmasında, İsrail’e yönelik yapılması gerekenlerle ilgili de önerilerde bulundu. Davutoğlu şunları söyledi:

On iki madde söyleyeceğim, yine yapmazlarsa şu ezanlar şahit olsun, Gazzeli şehitlerin hepsinin elleri bunların yakasında olacak. İsrail'le bütün diplomatik ilişkiler askıya alınsın. İsrail tarafınca Ankara'ya geri döndüğü iddia edilen diplomatlar derhal sınır dışı edilsin. Hava sahamız İsrail'e giden uçaklara kapatılsın. BM Genel Kurulu derhal liderler düzeyinde toplantıya çağrılsın. Bu toplantıda Gazze'ye gidecek görev gücü kararı alınsın ve ilgili BM kuruluşları bu çerçevede görevlendirilsin. İslam ülkesinin 57 lideri New York'a giderse dünyada kimse yerinde duramaz. Beyefendiler New York'a sadece sefa yapmaya gider eylül ayında. Güney Afrika, İspanya, Norveç, Malezya gibi farklı kıtaları ve kültürleri temsil eden ülkelerden oluşan bir Filistin dostları grubuna öncülük edilsin. Bu grup BM daimi konseyi üyeleri nezdinde ortak girişimde bulunsun. Bölgedeki tek NATO üyesi olarak İsrail'in soykırımının bölge barışını tehdit ederek Türkiye için de güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle Norveç ve İspanya'yla birlikte özel gündemli toplantı çağrısında bulunulsun. AB adayı ülke olarak İspanya ve İrlanda'yla birlikte AB liderler düzeyinde bir toplantı yapılması için girişimde bulunulsun. Ankara'dan Batı’ya seslenmek kolay, New York'tan Brüksel'den seslenin. Filistin ile Gazze üzerinde Doğu Akdeniz'de kıyısı olan bir ülke olarak Doğu Akdeniz iş birliği antlaşması imzalansın. D8 toplantısı İstanbul'da yapılacak, burada çok kuvvetli bir karar alınsın.

"Paris'te ıstakoz sefasına fabrika kurulur"

Kurban bayramı yaklaşıyor. Kurbanlıkların fiyatı 20-25 bin lira. Et ve gıda konusunda neden bu hale geldik çünkü tarıma verilen destek azaldı. Tarıma milli gelirin yüzde 1'i destek verilmesi gerekirken bugün bunun yarısı bile değil. Göynük'te ziraat odaları ve çiftçilerle görüştüm. ‘Tarımda durum nedir’ diye sordum, yaşayan kimse kalmadı ki dediler. Muhtarlar seçimi 89 oyla kazanmış rakibi 50. Toplam 200 kişi var, eğitim çağında 3-4 çocuk var. Sadece doğu, iç Anadolu değil batı Anadolu da insansızlaşıyor. Topraklar terk ediliyor. Enginarı üretici 3-4 liraya satıyor, pazarda 30 40 lira. ‘Tarladan gelip satıyoruz o sırada eski borçlarımızı ödüyoruz' dedi. Bir enginar tesisi kurulsa 8 milyon tutuyor. Arkadaşlar o köyü canlandırmak için bu o kadar düşük bir miktar ki. Beyefendiler için çerez bile değil. Paris ıstakoz sefasının biraz daha genişletilmiş hali. Hal böyle... Yazın tek tek ilçelerimizi gezip halkımızın dertlerini dinleyeceğiz. "

 

Kaynak: anka