<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>umke.org</title>
    <link>https://www.umke.org</link>
    <description>Ulusal Medya ve Kamu Enformasyonu 
DOĞRU HABER · GÜVENİLİR KAYNAK 
Türkiye'nin Gündemi, Tek Noktada.
 Haberin Gücü, Bilginin Değeri. 
Türkiye'den Haberin Merkezi.
 Gündemi Yakala, Gerçeği Bil. 
Her An Haber, Her Yerde UMKE. 
Güvenilir Haber, Güçlü Yarınlar.
Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.umke.org/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 02:24:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Aydın'da Afet Tatbikatı: AFAD ve UMKE Ekipleri Sahada]]></title>
      <link>https://www.umke.org/aydinda-afet-tatbikati-afad-ve-umke-ekipleri-sahada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/aydinda-afet-tatbikati-afad-ve-umke-ekipleri-sahada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'da İzmir Bölge Düzeyi Tatbikatı kapsamında AFAD, UMKE ve diğer ekipler arama kurtarma, yaralı tahliyesi ve sağlık müdahalesi çalışmalarını uygulamalı olarak gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın'da afetlere hazırlık kapsamında gerçekleştirilen İzmir Bölge Düzeyi Tatbikatı'nda arama kurtarma ve sağlık ekipleri sahaya çıktı. AFAD koordinasyonunda düzenlenen çalışmada, olası afet ve acil durumlarda kurumlar arası iş birliği ve müdahale kapasitesi uygulamalı olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI UYGULANDI</strong></p>

<p>Tatbikat kapsamında arama kurtarma ekipleri enkaz ve beton bloklar üzerinde teknik ekipmanlarla çalışmalar gerçekleştirdi. Sağlık ekipleri ise yaralıların tahliyesi, ilk müdahalesi ve güvenli alanlara taşınmasına yönelik uygulamalarda bulundu.</p>

<p><strong>UMKE EKİPLERİ DE SAHADAYDI</strong></p>

<p>Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personelinin de katıldığı çalışmalarda, afet anında sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesine yönelik senaryolar uygulandı. Yaralıların tahliyesi ve sağlık müdahalesi süreçleri tatbikat kapsamında değerlendirildi.</p>

<p><strong>KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON ÖN PLANDA</strong></p>

<p>Saha çalışmalarının yanı sıra masa başı uygulamalarında da afet anında kurumların birlikte hareket etmesi ve koordinasyon süreçleri ele alındı.</p>

<p>Gerçekleştirilen tatbikatın, ekiplerin hazırlık düzeyinin değerlendirilmesine ve olası afetlerde müdahale kabiliyetinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedeflendi.</p>

<p><strong>UMKE.org Haber Merkezi</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK-AFET-GÜVENLİK</category>
      <guid>https://www.umke.org/aydinda-afet-tatbikati-afad-ve-umke-ekipleri-sahada</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/izmir-bolge-duzeyi-tatbikati-kap.jpg" type="image/jpeg" length="75533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli ve memurun gözü maaş zammında: Uzman isim masadaki formülleri açıkladı]]></title>
      <link>https://www.umke.org/emekli-ve-memurun-gozu-maas-zamminda-uzman-isim-masadaki-formulleri-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/emekli-ve-memurun-gozu-maas-zamminda-uzman-isim-masadaki-formulleri-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ocak ayının yaklaşmasıyla birlikte milyonların beklediği zam senaryoları da netleşmeye başladı. Sosyal Güvenlik Müşaviri Emin Yılmaz, canlı yayında memur, emekli ve asgari ücretlinin alacağı tahmini rakamları paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca memur, emekli ve asgari ücretle çalışan kişinin gözü kulağı Ocak ayında yapılacak olan zamma çevrildi. Sosyal Güvenlik Müşaviri Emin Yılmaz TÜİK'in açıkladığı kesinleşen veriler ile Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi (PKA) tahminlerini harmanlayarak masadaki tüm formülleri Sözcü TV'de tek tek açıkladı.</p>

<p></p>

<h2>MASADAKİ İLK FORMÜL BELLİ OLDU</h2>

<p>Yılmaz, ikinci altı aylık döneme ilişkin enflasyon projeksiyonunu tahtaya taşıyarak hesaplamanın temelini kurdu:</p>

<p>Kesinleşen aylar: Temmuz (%1,78), Ağustos (%1,84), Eylül (%1,84).<br />
Beklenti/tahmin ayları: Ekim (%2,11), Kasım (%1,18), Aralık (%0,97).</p>

<p>Bu verilere göre 6 aylık kümülatif artışın yaklaşık %10,08 civarında gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<h2>TAHTAYA YAZILAN RAKAMLAR NETLEŞTİ</h2>

<p>Toplu sözleşme oranları ve enflasyon farkı hesabı üzerinden tahtaya yazılan rakamlar şu şekilde netleşti:</p>

<p></p>

<p>Memur Emeklisi: Mevcut 31.526 TL'den, %10,08 artışla 34.054 TL seviyesine,<br />
Bekâr Memur: Mevcut 66.187 TL'den 71.495 TL seviyesine,<br />
Evli Memur: Mevcut 70.257 TL'den 75.891 TL seviyesine yükseliyor.</p>

<p><img alt="Emekli ve memurun gözü maaş zammında: Uzman isim masadaki formülleri açıkladı 2" decoding="async" loading="lazy" src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26903780/1200xauto.jpg" width="1200" /></p>

<h2>EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI NE KADAR OLACAK?</h2>

<p>En düşük emekli aylığında masada birden fazla seçenek bulunuyor:</p>

<p>Sadece Enflasyon Farkı: Mevcut 23.552 TL olan taban aylık, %10,08'lik enflasyon artışıyla (+2.374 TL farkla) 25.926 TL oluyor.<br />
Seyyanen Zam İhtimali: Her emekliye 5.000 TL gibi maktu bir ilave artış yapılması senaryosu tartışılıyor.</p>

<p></p>

<p>Refah Payı Eklenirse:</p>

<p>%10 enflasyon + %5 refah payı (%15 zam): 27.084 TL<br />
%10 enflasyon + %10 refah payı (%20 zam): 28.262 TL<br />
%10 enflasyon + %15 refah payı (%25 zam): 29.440 TL<br />
%10 enflasyon + %20 refah payı (%30 zam): 30.617 TL</p>

<p>Dikkat çeken diğer modeller arasında; 3.600 gün ile 9.000 gün prim ödeyenlerin ayrılması, tabandan tavana doğru oransal kademeli artış yapılması ve çalışan-çalışmayan emekli ayrımı yer aldı.</p>

<p></p>

<h2>'VATANDAŞLIK MAAŞI' MODELİ</h2>

<p>Yayında emekliler için gündeme gelen alternatif formüller de detaylandırıldı:</p>

<p></p>

<p>Kademeli Artış: Taban maaş alanlara daha yüksek, maaşı yukarıda olanlara daha düşük oransal zam verilmesi.</p>

<p>Çalışan Emekli Ayrımı: Çalışmaya devam eden emeklilerin SGDP (Sosyal Güvenlik Destek Primi) ödeyerek kendi maaşlarının önemli bir kısmını sisteme geri kazandırdığı vurgulandı.</p>

<p>Yaş ve Pozitif Ayrımcılık: 60 ve 65 yaş üzeri ile engelli emeklilere ilave fark verilmesi.</p>

<p>Vatandaşlık Maaşı Modeli: Haneye giren gelir ile belirlenen eşik arasındaki farkın (örneğin 23.552 TL gelir ile 28.075 TL eşik arasındaki 4.523 TL farkın) kira, ısınma, enerji ve gıda desteği gibi mahsuplaşma yollarıyla doğrudan Hazine tarafından karşılanması.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.umke.org/emekli-ve-memurun-gozu-maas-zamminda-uzman-isim-masadaki-formulleri-acikladi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/images-23-1.jpg" type="image/jpeg" length="60240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mağdurlara yeni mağduriyet düştü]]></title>
      <link>https://www.umke.org/magdurlara-yeni-magduriyet-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/magdurlara-yeni-magduriyet-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Olağanüstü tasfiyeye alınan yedi fonda yaklaşık 236 bin yatırımcı için ara ödemeler başladı. Ancak hesaplara geçen ilk tutarlar, mağdurların beklentisinin çok altında. Ara ödeme olarak en yüksek tutar 250 bin lira.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fon piyasasında yaşanan büyük vurgunun ardından haftalarca paralarına ulaşamayan yatırımcılar, bu kez de ara ödeme tutarlarıyla yeni bir mağduriyet yaşadı. Yüz binlerce lirası tasfiye kapsamındaki fonlarda kalan küçük yatırımcıların hesaplarına, yatırımlarının çok küçük bir bölümünü karşılayan ödemeler yatmaya başladı.</p>

<p>Olağanüstü tasfiyeye konu yedi fondaki 235 bin 705 yatırımcı için toplam 29,3 milyar liralık ara ödeme süreci başlatıldı. Açıklamaya göre, 1 milyon liraya kadar olan ödemeler İş Bankası ve Ziraat Bankası aracılığıyla yapılacak, ödemelerde en düşük tutardan başlanarak yüksek tutarlara doğru ilerlenecek.</p>

<p></p>

<p>Ancak ilk ödemelerin hesaplara geçmesiyle birlikte yatırımcıların karşılaştığı tutarlar büyük tepki yarattı. Birçok fon mağduruna ara ödeme olarak en yüksek 250 bin liralık ödeme yapıldığı görüldü.</p>

<p>Tasfiye fonları arasında en çok kişi sayısının olduğu Tera’nın para piyasası fonu (TP2) 169 binden fazla yatırımcı bulunuyor. TP2-Tera Portföy Para Piyasası Fonu’nda 600 bin liralık yatırımı bulunduğunu belirten bir mağdur, hesabına yalnızca 19 bin 800 lira yatırıldığını söyledi.</p>

<p>“600.000 TL olan TP2 fonuma 19.800 TL yatırmışlar. Bu nasıl olur?” diyerek tepki gösteren yatırımcının aldığı ödeme, fondaki parasının yaklaşık yüzde 3,3’üne denk geliyor.</p>

<p>Bir başka yatırımcının hesap hareketinde ise “TP2-TL-FON TASFİYE BEDELİ ÖDEMESİ” açıklamasıyla 250 bin liralık ödeme yapıldığı görülüyor. Aynı yatırımcının TP2 fonundaki kullanılabilir tutarı ise yaklaşık 795 bin 886 lira seviyesinde.</p>

<p>Ödemelerin hesaplara geçmesiyle çok sayıda mağdurun beklediği tutarın çok altında ödeme yapıldığı görüldü. Ödemeler, TBMM’de kabul edilen 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun ile Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 27 Ekim 2026 tarihli kararı doğrultusunda gerçekleştiriliyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/magdurlara-yeni-magduriyet-dustu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/8fcef27e-066b-42e1-a373-d3410494.webp" type="image/jpeg" length="93808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akaryakıtta Kasım Depremi! Benzin, Motorin ve LPG'de Fiyatlar Değişiyor: İşte Beklenen Zam Miktarları]]></title>
      <link>https://www.umke.org/akaryakitta-kasim-depremi-benzin-motorin-ve-lpgde-fiyatlar-degisiyor-iste-beklenen-zam-miktarlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/akaryakitta-kasim-depremi-benzin-motorin-ve-lpgde-fiyatlar-degisiyor-iste-beklenen-zam-miktarlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Kasım'da yürürlüğe girmesi beklenen ÖTV artışıyla benzine 4,15 TL, motorine 3,60 TL zam öngörülüyor. LPG'ye ise 9 TL zam yapılacağı iddia ediliyor. Beklenen artışla İstanbul'da motorinin litre fiyatının 100 TL'yi aşması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kasım ayının başlamasıyla birlikte akaryakıt fiyatlarında ÖTV kaynaklı yeni bir artış gündeme geldi. 1 Kasım'da yürürlüğe girmesi beklenen düzenleme kapsamında benzine 4,15 TL, motorine 3,60 TL zam yapılacağı öngörülüyor. LPG'ye ise 9 TL zam geleceği iddia ediliyor.</p>

<h3>AKARYAKIT ZAMMI POMPAYA NE ZAMAN YANSIYACAK?</h3>

<p>Gazete Pencere'de yer alan haber göre, Cumhurbaşkanı Kararı ile takvime bağlanan kademeli ÖTV artışının yeni aşamasının 1 Kasım'da uygulanması bekleniyor. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, KDV dahil litre fiyatında benzine 4,15 TL, motorine ise 3,60 TL artış öngörülüyor. Söz konusu zamların henüz resmiyet kazanmadığı belirtiliyor.</p>

<h3>LPG, MOTORİN VE BENZİN FİYATLARINDA YENİ SEVİYELER</h3>

<p>Beklenen artışın hayata geçirilmesi durumunda LPG'nin litre fiyatı birçok büyükşehirde 50 TL'nin üzerine çıkacak. İstanbul'da motorinin litre fiyatının 96,90 TL'den 3,60 TL zamla 100,50 TL'ye yükselmesi bekleniyor. Benzinde ise mevcut 76,30 TL'lik litre fiyatının 4,15 TL artışla 80,45 TL'ye ulaşacağı hesaplanıyor. LPG'ye yönelik 9 TL'lik zam iddiasının gerçekleşmesi halinde otogaz fiyatlarında da önemli bir artış yaşanacak.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.umke.org/akaryakitta-kasim-depremi-benzin-motorin-ve-lpgde-fiyatlar-degisiyor-iste-beklenen-zam-miktarlari</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/images-18-1.jpg" type="image/jpeg" length="59364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Azerbaycan medyasından Erdoğan’a isim vermeden ağır suçlama: ‘Türkiye’de radikal dindarlık teşvik ediliyor’]]></title>
      <link>https://www.umke.org/azerbaycan-medyasindan-erdogana-isim-vermeden-agir-suclama-turkiyede-radikal-dindarlik-tesvik-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/azerbaycan-medyasindan-erdogana-isim-vermeden-agir-suclama-turkiyede-radikal-dindarlik-tesvik-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan’da İlham Aliyev’e yakın APA ajansı, AKP iktidarına ve isim vermeden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağır eleştiriler yöneltti. “Aliyev Türkiye’ye neden gitmedi” başlığıyla yayımlanan yazıda, Türkiye’de Azerbaycan’a karşı çirkin kampanyalar yürütüldüğü savunuldu; “İktidar, kendi hedeflerine ulaşmak için radikal dindarlığı teşvik ediyor ve devletin temellerini sarsabilecek akımlara alan açıyor” sözleri kullanıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan’da İlham Aliyev’e yakın APA ajansı, AKP iktidarına ve isim vermeden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağır eleştiriler yöneltti. “Aliyev Türkiye’ye neden gitmedi” başlığıyla yayımlanan yazıda, Türkiye’de Azerbaycan’a karşı çirkin kampanyalar yürütüldüğü savunuldu; “İktidar, kendi hedeflerine ulaşmak için radikal dindarlığı teşvik ediyor ve devletin temellerini sarsabilecek akımlara alan açıyor” sözleri kullanıldı. Öte yandan Azerbaycanlı milletvekilleri 29 Ekim vesilesiyle Bakû’deki Atatürk anıtına çiçek bıraktı.</p>

<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’da gerçekleşen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’ne katılmamasının yankıları sürüyor. Bunun arkasındaki sebepleri Aliyev’e yakın APA Azerbaycan ajansı kaleme aldı.</p>

<h3>‘ASILSIZ VE ÇİRKİN KAMPANYA YÜRÜTÜLÜYOR’</h3>

<p>“Aliyev Türkiye’ye neden gitmedi” başlığıyla önceki akşam yayımlanan makalede, “Resmi protokol gerekçesine (FIFA U15 Dünya Kupası ödül töreni) ek olarak Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Türkiye’ye gitmemesi üzerine daha geniş bir tartışma yürütmek mümkün. Bir aydır Türkiye'de Azerbaycan'a, liderine, halkına ve devletine karşı asılsız ve çirkin bir kampanya yürütülüyor. Aslında bu kampanya son bir ayda yoğunlaşmış olsa da süreç çok daha önce başladı.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’de son üç yıldır, zaman zaman hız kesmekle birlikte Azerbaycan sürekli hedef alınıyor. Bunun temel nedeni ise Azerbaycan-İsrail işbirliği. Kampanyayı yürütenler, Azerbaycan’ın dış politika ve ekonomik ilişkilerini Türkiye’nin isteklerine uygun biçimde kurması ve yürütmesi gerektiğini düşünüyor. Böylesine akıl dışı bir yaklaşımı savunanların mantığına göre Bakû, Ankara’nın yörüngesinden çıkmamalı. Bu ise Azerbaycan’a yönelik aşağılayıcı, hakaret içeren ve ülkenin bağımsızlığını inkâr eden bir yaklaşımdır. Aynı zamanda ‘Bir millet, iki devlet’ ilkesinin tamamen çarpıtılmış bir yorumudur” ifadeleri kullanıldı.</p>

<h3>‘TÜRKİYE İSRAİL İLE İŞBİRLİĞİNİ YALANLAMADI’</h3>

<p>Makalede buna karşın, “Türkiye’nin kendisinin İsrail’le sürdürdüğü işbirliğine ilişkin çok sayıda somut olgu ortaya kondu ve bunların hiçbiri resmi olarak yalanlanmadı. Böyle bir durumda Azerbaycan’a yöneltilen eleştiriler neden ciddiye alınsın?” dendi. Eylül ayındaki BM Genel Kurulu’nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu konuşurken Azerbaycanlı temsilcinin salondan çıkmamasına yapılan eleştiriler anımsatıldı.</p>

<h3>‘EN AĞIR DARBE KARDEŞTEN GELDİ’</h3>

<p>Rahatsızlığın başörtüsü meselesinde ise en üst seviyeye çıktığı belirtildi: “Bir süre sonra Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun tek tip okul kıyafetine ilişkin kararının ardından kampanya, daha önce görülmemiş ölçüde sert ve iğrenç bir hal aldı; neredeyse Türkiye’nin medya ve sosyal medya gündeminin başlıca konusu haline geldi. Azerbaycan’a ve ülke yönetimine yönelik daha önce hiçbir yerde görülmemiş ölçüde eleştiri ve hakaret dile getirildi. Azerbaycan bu saldırıyı İran’dan beklerken, en ağır darbeyi kardeş olarak gördüğü Türkiye’den aldı. Bu darbeyi vuranlar ise iktidardaki AKP ve onun destekçisi olan İslamcı-Nurcu gruplardı.”</p>

<p></p>

<h3>‘İKTİDAR RADİKAL DİNDARLIĞI TEŞVİK EDİYOR’</h3>

<p>Makalede, “Gerçek şu ki farklı dönemlerde çeşitli sorunlar, ikili ilişkilerde anlaşmazlıklar, çelişkiler ve gerilimler yaşanmış olsa bile hiçbir ülkeden Azerbaycan’a karşı bu kadar ağır söz ve hakaret gelmemişti. Bu durum, Türkiye toplumunun hurafelere sürüklendiğini ve gerilediğini bir kez daha gösteriyor. Bugün Türkiye toplumunun çok ciddi bir kutuplaşma sorunuyla ve iç çelişkilerle karşı karşıya olduğunu görüyoruz. İktidar, kendi hedeflerine ulaşmak için radikal dindarlığı teşvik ediyor ve devletin temellerini sarsabilecek akımlara alan açıyor” sözleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarı eleştirildi.</p>

<h3>‘SAĞLIKLI İLİŞKİ KOLAY OLMAYACAK’</h3>

<p>Türk basınında başörtüsü konusunun “çarpıtılarak aktarıldığı” savunulurken, “Resmi Ankara bu sürece çok geç müdahale etti ve bazı adımlar atmaya çalıştı. Ancak bu adımlar pek etkili olmadı. Ankara bu adımları zamanında atsaydı, kışkırtıcılık bir yana, seyirci konumunda kalmasaydı durum bu noktaya gelmezdi. Ne yazık ki planlı ve sistematik kampanyalar sonucunda Türkiye’de Azerbaycan’a karşı artık sağlıksız bir yaklaşım ve olumsuz bir atmosfer oluşmuş durumda. Bu ilişkileri yeniden sağlıklı bir zemine oturtmak ise o kadar kolay olmayacak” cümleleri kuruldu.</p>

<h3>‘DİPLOMASİDE HER ŞEY KARŞILIKLI’</h3>

<p>Aliyev’in katılmamasına yeniden işaret edilerek, “Burada olağan dışı ya da büyütülecek bir durum yok” dendi. Erdoğan’ın Temmuz 2024, Mayıs 2026 ve son olarak bu ay içerisinde Azerbaycan’daki CICA Zirvesi’ne katılmaması anımsatıldı, “Diplomaside her şeyin karşılıklı olduğunu unutmamak gerekir. Son gelişmeler sırasında Azerbaycan toplumu, Türkiye’deki bazı çevrelerin gerçek yüzünü ve niyetlerini gördü. Bu da bazı konulara yaklaşımın değiştirilmesini zorunlu kılıyor. Artık ikili ilişkilerde rasyonellik ön plana çıkıyor. Dostluk ve kardeşlik devam etse de herkesin kendi devleti ve kendi çıkarları var” sözleri sarf edildi.</p>

<p></p>

<p>Aliyev’in zirvede yer almaması doğru bir karar olarak değerlendirilirken, makale “Ancak bu, Azerbaycan’ın TDT’den uzaklaştığı ya da bu çerçevedeki faaliyetlerini yavaşlattığı anlamına gelmiyor. Unutulmamalıdır ki Azerbaycan, TDT’nin kurucularından biridir. Teşkilatın gelişmesi ve faaliyet alanının genişlemesi için büyük çaba göstermiştir ve bundan sonra da bu çabalarını sürdürecektir” sözleriyle tamamlandı.</p>

<h3>AZERBAYCAN’DA 29 EKİM KUTLANDI</h3>

<p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Azerbaycan’da da kutlandı. Azerbaycan-Türkiye Parlamentolararası İlişkiler Çalışma Grubu, Bakû’deki Mustafa Kemal Atatürk Anıtı'nı ziyaret etti. Heyet, anıta çiçek bırakarak Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk'ü saygıyla andı. Türkiye’nin Bakû Büyükelçiliği de bayram nedeniyle bir resepsiyon düzenledi. Etkinliğe Azerbaycan Dijital Kalkınma ve Ulaştırma Bakanı Reşad Nebiyev de katıldı.</p>

<p>CUMHURİYET</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABER</category>
      <guid>https://www.umke.org/azerbaycan-medyasindan-erdogana-isim-vermeden-agir-suclama-turkiyede-radikal-dindarlik-tesvik-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/images-25-1.jpg" type="image/jpeg" length="39127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1 askerimiz şehit düştü!]]></title>
      <link>https://www.umke.org/1-askerimiz-sehit-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/1-askerimiz-sehit-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) acı haber geldi. MSB'nin açıklamasında, Hakkari Yüksekova'da hudut geçişi olayına müdahale sırasında açılan ateşle yaralanan P. Söz. Er Yusuf Sait Ünlü'nün şehit düştüğü ifade edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakkari'nin Yüksekova ilçesinden acı haber geldi. Milli Savunma Bakanlığı, 7. Hudut Tugay Komutanlığı bünyesinde görev yapan Piyade Sözleşmeli Er Yusuf Sait Ünlü'nün, hudut geçiş olayına müdahale sırasında açılan ateş sonucu yaralandığını açıkladı.</p>

<p>Yaralı asker, helikopterle Hakkari Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Yusuf Sait Ünlü, 31 Ekim 2026 tarihinde şehit oldu.</p>

<p></p>

<h2>MİLLİ SAVUNMA BAKANI YAŞAR GÜLER'DEN TAZİYE MESAJI</h2>

<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit Piyade Sözleşmeli Er Yusuf Sait Ünlü için taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>Bakan Güler, mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Kahraman silah arkadaşımız P. Söz. Er Yusuf Sait Ünlü, hudut geçiş olayına müdahale sırasında açılan ateşle yaralanmış, helikopterle kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit olmuştur."</p>

<p><img alt="MSB kahreden haberi duyurdu: 1 askerimiz şehit düştü! 2" decoding="async" loading="lazy" src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26897771/1200xauto.jpg" width="1200" /></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/1-askerimiz-sehit-dustu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/indir-1.webp" type="image/jpeg" length="39976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milyonlarca kişiyi kapsıyor! O yaş grubunun sosyal medya hesapları yarından itibaren tek tek silinecek]]></title>
      <link>https://www.umke.org/milyonlarca-kisiyi-kapsiyor-o-yas-grubunun-sosyal-medya-hesaplari-yarindan-itibaren-tek-tek-silinecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/milyonlarca-kisiyi-kapsiyor-o-yas-grubunun-sosyal-medya-hesaplari-yarindan-itibaren-tek-tek-silinecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital mecralara yönelik düzenlemede geri sayım bitti. Kamuoyunda sosyal medya düzenlemesi olarak da bilinen 15-17 yaş aralığındakilerin sosyal medya hesaplarının yarın itibarıyla tek tek silinmesi bekleniyor. Velilerinin rızası olsa dahi bu yaş grubu kişilerin hiçbir mecrada hesap açamaması sağlanacak. Sosyal medya düzenlemesinin milyonlarca kişiyi kapsadığı öğrenilirken, platformlar için ağır cezalar da gündemde... İşte tüm detaylar!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de dijital dünyada kartların yeniden dağıtılmasına yol açacak tarihi yasal düzenleme 1 Kasım itibarıyla resmen yürürlüğe giriyor. Yaklaşık 8,3 milyon çocuğu ve ailelerini doğrudan ilgilendiren yeni kurallar kapsamında, 15 yaşını doldurmamış kişilerin sosyal medyayı kullanması tamamen engelleniyor. Anne babaların rızası olsa dahi bu yaş grubuna hiçbir platformda hesap açılmayacak, var olan profiller ise kullanıcıya bildirim gönderilerek tüm verileriyle birlikte kalıcı olarak silinecek.</p>

<h2>E-DEVLET DOĞRULAMASI ZORUNLU</h2>

<p>Kullanıcıların aklındaki en büyük soru işareti olan kişisel veri güvenliği e-Devlet altyapısıyla çözülüyor. Sosyal ağ devleriyle ad, soyad, doğum tarihi veya T.C. kimlik numarası gibi hassas bilgiler paylaşılmayacak. Doğrulama süreci tamamen e-Devlet kapısı üzerinden üretilecek şifreli bir "yaş doğrulama belirteci" üzerinden anonim şekilde tamamlanacak. Tüm mevcut hesap sahiplerinin 31 Mart 2027 tarihine kadar bu kontrolü en az bir kez tamamlaması gerekecek. Öte yandan dijital oyunlar sosyal medya kısıtlamasının dışında tutulacak, çocuklar yaş etiketlerine uygun oyunlara erişebilecek ve oyun içi harcamalar ebeveyn denetimiyle kontrol altında olacak.</p>

<h2>YAŞ GRUPLARINA GÖRE 3 KADEMELİ FİLTRE</h2>

<p>Yarından itibaren yeni dönemde kullanıcılar için üç kademeli bir yaş filtresi devreye girecek. 15 yaşın altındakilerin hesapları tamamen kapatılırken, 15-17 yaş aralığındaki gençler "çocuk hesabı" statüsüne geçiş yapacak. Bu gruptaki profillerde canlı yayın açma, sonsuz içerik akışını kullanma ve kişiselleştirilmiş reklam alma gibi özellikler sınırlandırılacak. Takipçi listeleri gizlenecek, hesaplar başkalarına önerilmeyecek ve yalnızca çocuğun takip ettiği hesaplardan mesaj kabul edilecek. Ekran görüntüsü alınmasını engelleyen teknik kısıtlamaların da uygulanacağı bu yaş grubunun ardından, 18 yaş ve üzerindeki yetişkinler e-Devlet üzerinden yapacakları tek seferlik teyitle platformları kesintisiz kullanmayı sürdürecek.</p>

<p></p>

<h2>AĞIR CEZA PARASI VE BANT KISITLAMASI GELİYOR</h2>

<p>Yasal yükümlülükler çocuklar veya ebeveynler için herhangi bir idari para cezası getirmezken, platform sağlayıcılarına yönelik yaptırımlar oldukça ağır olacak. Şartlara uymayan şirketler, bir önceki yılki küresel cirolarının yüzde 3'üne varan devasa idari para cezalarıyla karşılaşacak. İhlallerin devamında ise reklam yasakları ve internet bant genişliğinin yüzde 90 oranında daraltılması gündeme gelecek. Günlük 10 milyondan fazla erişime sahip büyük platformların ise olası mahkeme ya da erişim kısıtlama kararlarını en geç bir saat içinde uygulama zorunluluğu bulunuyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABER</category>
      <guid>https://www.umke.org/milyonlarca-kisiyi-kapsiyor-o-yas-grubunun-sosyal-medya-hesaplari-yarindan-itibaren-tek-tek-silinecek</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/26898131-860x480-1.webp" type="image/jpeg" length="22227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakü'den Ankara’ya kritik soru: Filistinli lider Güney Kıbrıs'ı neden 29 Ekim'de ziyaret etti?]]></title>
      <link>https://www.umke.org/bakuden-ankaraya-kritik-soru-filistinli-lider-guney-kibrisi-neden-29-ekimde-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/bakuden-ankaraya-kritik-soru-filistinli-lider-guney-kibrisi-neden-29-ekimde-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na denk gelen Güney Kıbrıs ziyareti, Azerbaycan basınında günün konusu oldu. Üç ayrı yazıda, “Ankara'nın Filistin yönetimine nasıl yaklaşılacağı” sorgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs temasları, Azerbaycan basınında Türkiye–Azerbaycan ilişkilerindeki gerilimin yeni tartışma başlıklarından biri oldu.</p>

<p>Qafqazinfo, Oxu.az ve Musavat.com’da yayımlanan değerlendirmelerde, Bakü’nün İsrail’le ilişkilerini eleştiren Türkiye’deki bazı çevrelere, 'aynı ölçütleri tüm taraflara uygulama' çağrısı yapıldı.</p>

<p></p>

<h3>BAYRAMOV-KOMBOS GÖRÜŞMESİ HATIRLATILDI</h3>

<p>Agil Valili, Oxu.az’daki analizinde, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un 23 Eylül’de New York’ta, BM Genel Kurulu kapsamında Kıbrıslı mevkidaşı Konstantinos Kombos’la görüşmesini hatırlattı. Yazıya göre, görüşmede siyasi diyalog, Azerbaycan–Avrupa Birliği ilişkileri ve Güney Kafkasya’daki barış çabaları ele alındı.</p>

<p>Valili, bu temasın Türkiye’de bazı yorumcular tarafından Azerbaycan’ı suçlamak için kullanıldığını savundu. Valili, Abbas’ın Nikos Hristodulidis’le görüşme ve çalışma yemeğini içeren ziyaretinin, iki bakanın uluslararası bir etkinlikteki buluşmasından daha üst düzey olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Yazarın yönelttiği temel soru şu oldu: Filistin yönetiminin Lefkoşa’yla üst düzey temaslarına diplomatik gerekçeler bulunacaksa, Bakü’nün bakanlık düzeyindeki görüşmesi neden kınanıyor? Valili, bu karşılaştırmayı Azerbaycan’ı eleştirenler açısından bir tutarlılık testi olarak değerlendirdi.</p>

<h3>"HAYALİ KARDEŞLİK LEFKOŞA’DA DEFNEDİLDİ"</h3>

<p>Aslan Vəliyev, Qafqazinfo’da 29 Ekim’de yayımlanan <i>“Lefkoşa’da defnedilen ‘hayali kardeşlik’” </i>başlıklı yazısında daha sert bir dil kullandı. Abbas’ın ziyaretinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’yla örtüşmesini, Türkiye’de Filistin’e destek adına Azerbaycan’ı hedef aldığını savunduğu İslamcı çevreler açısından siyasi bir çelişki olarak yorumladı.</p>

<p></p>

<p>Bakü’nün İsrail’le ilişkileri nedeniyle 'ihanet' suçlamalarıyla karşılaştığını belirten Vəliyev, aynı çevrelerin Filistin yönetiminin tercihlerine nasıl yaklaşacağını sorguladı.</p>

<h3>FİLİSTİN’E DESTEK İLE İSRAİL’LE İLİŞKİLER AYRI MI?</h3>

<p>Cavanşir Abbaslı, Musavat.com’daki yazısında, ziyaretin Cumhuriyet Bayramı’na denk gelmesinin sembolik önem taşıdığını belirtti. Bununla birlikte, Abbas’ın ziyaretinin Türkiye’ye karşı kasıtlı bir “diplomatik tokat” olarak planlandığını söylemek için kanıt bulunmadığını açıkça vurguladı.</p>

<p>Abbaslı, Azerbaycan’ın Filistin halkının meşru haklarını, iki devletli çözümü ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletini desteklediğini hatırlattı. Bakü’nün İsrail’le ilişkilerinin bu tutumu kendiliğinden geçersiz kılmadığını belirtti.</p>

<p>Yazıda, Filistin yönetiminin Ermenistan’la yakınlaşması da tartışmaya açıldı. Abbaslı, Erivan’ın Filistin’i tanımasının ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesinin, Azerbaycan’dan beklenen dayanışma değerlendirilirken hesaba katılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Abbaslı, Mahmud Abbas’ın Haziran 2025’te Ermeni kökenli Varsen Ağabekyan’ı Filistin Dışişleri Bakanlığına atamasına da değindi. Yazar, bir kişinin etnik kökeni nedeniyle kamu görevi üstlenme hakkının sorgulanamayacağını özellikle belirtti.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABER</category>
      <guid>https://www.umke.org/bakuden-ankaraya-kritik-soru-filistinli-lider-guney-kibrisi-neden-29-ekimde-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/images-2-1-1.webp" type="image/jpeg" length="13999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrik faturalarında destek sınırı değişti!]]></title>
      <link>https://www.umke.org/elektrik-faturalarinda-destek-siniri-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/elektrik-faturalarinda-destek-siniri-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EPDK, konut abonelerinin elektrik tüketiminde devlet desteği sınırını duyurdu. Aylık 250 kilovatsaatin üzerinde tüketim yapan ve faturası yaklaşık 820 TL'yi aşan aboneler destek kapsamı dışında kalacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), konut abonelerinin elektrik tüketimine uygulanan devlet desteğine ilişkin sınırı duyurdu. Yeni düzenlemeye göre aylık elektrik tüketimi belirlenen seviyenin üzerine çıkan mesken aboneleri, devlet desteği kapsamının dışında kalacak.</p>

<p></p>

<h2>250 KİLOVATSAAT TÜKETİM SINIRI</h2>

<p>EPDK tarafından açıklanan sınıra göre, aylık ortalama elektrik tüketimi 250 kilovatsaati aşan konut aboneleri devlet desteğinden yararlanamayacak. Bu sınır, elektrik faturasında yaklaşık 820 TL ve üzerindeki tutarlara karşılık geliyor.</p>

<p>Buna göre aylık elektrik tüketimi 250 kilovatsaatin üzerine çıkan ve faturası yaklaşık 820 TL'yi aşan mesken aboneleri, devlet desteği uygulamasından faydalanamayacak.</p>

<p></p>

<p>EPDK'dan yapılan açıklama da şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Hatırlanacağı üzere 2018 yılından bu yana her yıl için abone grupları bazında son kaynak limitleri belirlenmiştir. 2018-2024 yıllarını içeren dönemde mesken abone grubu için belirlenen yüksek limitler sonucunda tüm mesken aboneleri düşük tüketimli son kaynak tüketicileri olarak kalmaya devam etmiş ve mesken tüketicilerine ulusal tarife uygulanmıştır. Mesken abone grubuna yönelik son kaynak limiti 2025 yılı için 5.000 kWh/yıl, 2026 yılı için 4.000 kWh/yıl olarak belirlenirken bu limiti aşan mesken aboneleri yüksek tüketimli tüketici grubuna dâhil edilmiştir. Hatırlanacağı üzere 2018 yılından bu yana her yıl için abone grupları bazında son kaynak limitleri belirlenmiştir. 2018-2024 yıllarını içeren dönemde mesken abone grubu için belirlenen yüksek limitler sonucunda tüm mesken aboneleri düşük tüketimli son kaynak tüketicileri olarak kalmaya devam etmiş ve mesken tüketicilerine ulusal tarife uygulanmıştır. Mesken abone grubuna yönelik son kaynak limiti 2025 yılı için 5.000 kWh/yıl, 2026 yılı için 4.000 kWh/yıl olarak belirlenirken bu limiti aşan mesken aboneleri yüksek tüketimli tüketici grubuna dâhil edilmiştir.</p>

<p></p>

<h2>2027 YILI ELEKTRİK TÜKETİM LİMİTİ 3.000 KWH OLDU</h2>

<p>Bugün gerçekleştirilen Kurul toplantısında alınan karar ile 2027 yılı için bu limit 3.000 kWh/yıl (aylık ortalama 250 kWh tüketim, fatura bedeli olarak aylık ortalamada yaklaşık 820 TL ve üzeri) olarak belirlenmiştir. Söz konusu limit 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.</p>

<p>Ülkemizde güncel verilere göre mesken abonelerinin sayısı yaklaşık 44,2 milyondur. Bu düzenleme sonrası tüketimi yüksek olan yaklaşık 6 buçuk milyon mesken abonesi, yani tüm mesken abonelerinin yaklaşık %14,7’si yüksek tüketimli tüketici grubunda yer alacaktır.</p>

<p></p>

<h2>HANGİ ABONE GRUPLARI DÜZENLEMEDEN ETKİLENMEYECEK?</h2>

<p>Tarımsal faaliyetler grubunda son kaynak limiti değiştirilmemiş olup tarımsal faaliyetle uğraşan herhangi bir tüketici bu düzenlemeden etkilenmeyecektir. Sanayi, kamu ve özel hizmetler sektörü ve aydınlatma abone grupları için 15.000 kWh limitinde de herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.</p>

<p>Mesken abone grubunda bulunan camiler, ibadethaneler, cemevleri, dernekler de ilgili düzenlemenin dışında tutulmuştur. Ayrıca şehit aileleri ve muharip/malul gaziler, köy içme suları, AFAD’a ait geçici barınma merkezleri, elektrikle çalışan diyaliz destek ünitesi, solunum cihazı ve benzeri mahiyette yaşam destek cihazlarına bağımlı olan tüketiciler de bu düzenlemenin dışında yer almaktadır.</p>

<p></p>

<h2>ULUSAL TARİFEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMAYACAK</h2>

<p>Alınan karar ile ulusal tarifede herhangi bir değişikliğe gidilmemektedir. Sadece yıllık tüketim miktarının 3.000 kWh ve üzeri olmasına bağlı olarak son kaynak limitini geçen mesken tüketicilerinin ve yıllık tüketim miktarının 15.000 kWh ve üzeri olmasına bağlı olarak son kaynak limitini geçen kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer, sanayi ve aydınlatma abone gruplarında yer alan tüketicilerin desteklenen gruptan çıkarılarak gerçek maliyetlerden elektrik enerjisi tedarik etmeleri amaçlanmaktadır.</p>

<p></p>

<h2>YENİ TARİFE HANGİ TARİHTEN İTİBAREN UYGULANACAK?</h2>

<p>2027 yılı için belirlenen son kaynak limitinin geçerli olduğu 2027 yılı veya bir önceki takvim yılı olan 2026 yılında limitin geçilmesi halinde, bu limite erişilen ayı takip eden üçüncü ayın ilk gününden itibaren ikili anlaşma yapmamış olan tüketicilere; yüksek tüketimli son kaynak tüketicileri için hesaplanacak tarife uygulanmaya başlanacaktır.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/elektrik-faturalarinda-destek-siniri-degisti</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/images-23-1.jpg" type="image/jpeg" length="15702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYİ Parti'de 'Bahçeli' krizi..]]></title>
      <link>https://www.umke.org/iyi-partide-bahceli-krizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/iyi-partide-bahceli-krizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti'de 'Bahçeli' krizi... Erhan Usta Dervişoğlu'nun çağrısına 'Sözümün tevile ihtiyacı yok, o kola giriş siyasi bir tercihtir' yanıtı verdi
İYİ Parti Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun Anıtkabir'de MHP lideri Bahçeli ile kol kola yürümesine tepki gösteren Erhan Usta, Dervişoğlu'nun bugünkü 'tevil' çağrısına sert yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anıtkabir'de yapılan resmi törende İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koluna girerek yürümesine tepki gösteren Erhan Usta, yeni bir açıklama yaptı.</p>

<p>Dervişoğlu'nun "Dilerim ki söylediklerini tevil edilebilecek bir yol haritası tanzim eder" sözü üzerine "Sözümün tevile ihtiyacı yok" diye yanıt veren İYİ Partili Usta, "O kola giriş, fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Ben bu tercihe itiraz ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Usta'nın sosyal medya platformu X'teki hesabından yaptığı açıklama şöyle:</p>

<p><i>"Sözümün tevile ihtiyacı yok. Bugüne kadar, İYİ Parti olarak hem içtimai hem iktisadi konularda hem de son olarak Çerçeve Yasa sürecinde, her platformda, her kademede canla başla mücadele verdik. Bu mücadelemiz bundan sonra da sürecek. Anıtkabir’de defalarca törene katılmış birisi olarak söylüyorum. Orada birisini görmek isterseniz görür, görmek istemezseniz görmezsiniz. Birisiyle yürümek isterseniz yürür, istemezseniz yürümezsiniz. Tören boyunca birisinin sürekli yanında olmak çok özel gayret gerektirir. Hele hele merdivenlerden inerken hiçbir düzen olmaz. O kola giriş, fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Ben bu tercihe itiraz ediyorum.</i></p>

<p><i>Şu çok iyi bilinsin ki bizler görevimizi kapalı kapıların ardında ikbal hesaplarından almayız, biz görevimizi büyük Atatürk’ün gençliğe hitabesinden alırız. Birinci vazifemizin gereği olarak Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz. Siyasetin sorumluluğu herkes için geçerlidir. Davranışlarımızın yerindeliğini milletimizin verdiği tepkiyle değerlendirmek en güzel yoldur. Ben partimdeyim. Hiçbir yere gitmiyorum. Emek verdim. Risk aldım. Doğru bildiğim yolda bundan sonra da yürüyeceğim. Milletimize verdiğimiz sözden bir milim dahi sapmadan, inandığımız yolda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."</i></p>

<p></p>

<h3>NE OLMUŞTU?</h3>

<p>İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Anıtkabir'de Müsavat Dervişoğlu'nun MHP lideri Bahçeli'nin koluna girdiği görüntülere sosyal medya hesabından "Bunu kabul etmiyorum" diyerek tepki göstermişti.</p>

<p>Usta'nın paylaşımına ilişkin konuşan Dervişoğlu, "Ben tweeti paylaştıktan sonra kendisini aradım. Telefonu kapalıydı. Henüz bana da bir dönüş yok. Diler ve umarım ki benim burada anlattıklarımı dinler, kendi söylediklerini kendisi tevil edilebilecek bir yol haritası tanzim eder" demişti.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/iyi-partide-bahceli-krizi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/1200xauto-3-1.webp" type="image/jpeg" length="97763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu'ndan Bahçeli resti!]]></title>
      <link>https://www.umke.org/dervisoglundan-bahceli-resti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/dervisoglundan-bahceli-resti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dün Anıtkabir'de Devlet Bahçeli'nin koluna girip verdiği samimi görüntülerle konuşulan İYİ Parti lideri Dervişoğlu sessizliğini bozdu. "Dün oradaki enstantanenin kaynağını açıklayamam ama bugün olsa yine aynısını yaparım" diyen Dervişoğlu, görüntülere tepki gösteren İYİ Partili Erhan Usta'yla ilgili de konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki devlet erkanı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti. Törenin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu merdivenlerden kol kola indi. İki liderin gülümseyerek sohbet ettiği dikkat çeken anlar kameralara yansıdı.</p>

<h2>DERVİŞOĞLU: "SİYASETTE BİR KUTUPLAŞMA ORTAMI SÖZ KONUSU"</h2>

<p>Müsavat Dervişoğlu bugün genel merkez binası çıkışında basın mensuplarının, dünkü olayla ilgili sorusunu cevapladı. Dervişoğlu şöyle yanıt verdi:</p>

<p>“Bizim orada yaptığımız şey, her Cumhuriyet Bayramı’nda olduğu gibi siyasi partilerin genel başkanlarıyla medeni ölçüler içerisinde sürdürürler bir ilişkiden ibarettir. Bu konu gerek sosyal medyada gerek kamuoyunda tartışılan bir konu. Bilinsin ki ben siyasi mücadelemi ülkülerim, hedeflerim ve inançlarım üzerine yaparım ama beşerî münasebetlerimi almış olduğum aile terbiyesi üzerinden yürütürüm. Siyasette bir kutuplaşma ortamı söz konusudur. Dolayısıyla siyasi partileri ya da siyaseten söz söyleme makamında olanların ifadeleri bu kutuplaşma çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu kutuplaşmanın sonucunda bir siyasi husumet, siyaseten hamasete dönüşmüş dil ile ifade edilmeye çalışılıyor. Yaşadığımız aslına bakarsanız doğrudan doğruya budur.”</p>

<h2>"KAVGAM MEMLEKET İÇİNDİR"</h2>

<p>Dervişoğlu, uzun bir zamandan bu yana siyaset yaptığını söyleyerek, "Bu zamana kadar şahsımdan kaynaklı bir saygı krizi kimseyle yaşamadım. Bunun tek bir örneğini bile hiç kimse gösteremez. Kiminle bir kavgam varsa, o kavga mutlaka memleket içindir. Memleket için yapılan kavgada da mücadelede de bir adım geri durduğuma şahitlik eden yoktur. Şimdi kamuoyunda bir görüntüyü tartışıyorsunuz. Bu sosyal medyada bir linç ortamına dönüştürüldü. Televizyonlarda daha makul yorumlara rastlıyorum. O yorumları yapanları da anlayışları itibarıyla kutluyorum. Meseleye doğru pencereden bakan insanın söylediklerine elbette ki saygı gösterilmesi gerekir. Benim birinin koluna girmem değil mesele. Anıtkabir’den inerken bu zamana kadar çok kişinin koluna girdim. Koluna girdiğim kişi Devlet Bahçeli olduğu için bütün bu tartışmalar yaşanıyor. Bahçeli üzerinden, ona duyulan kinin ve nefretin cisme büründürülmesi için insani davranışımın sorgulamaya açık tutulmasını yadırgıyor ve böyle bir ortamın içerisinde bulunduğumuz için de milletim adına üzülüyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"BİR ENSTANTENEDEN HESAP ALANINI KABUL ETMEM"</h2>

<p>Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Hem mücadelemden vazgeçmem hem de bir mücadele sürdürüyorken karakterimden asla ve kata taviz vermem. Beni tanıyanlar bu özelliğimle bilirler. Kamuoyu mücadelemizi nasıl sürdürdüğümüzün şahididir. Devlet Bey’le fikirlerinden kaynaklı bir husumeti olanlar varsa bu husumeti kendileri üzerinden ete kemiğe büründürsünler. Bahçeli ‘Abdullah Öcalan, Meclise gelsin konuşsun’ dediğinde buna verdiğim cevap herkes tarafından biliniyor. ‘Cesetlerimizi çiğnemeden onu bu Meclise getiremezsiniz’ diyen benim. Arkamda duran da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki İYİ Parti Grubudur. ‘Komisyon kurulsun’ denildiğinde ‘Bu Abdullah Öcalan'ın talebidir. Bu komisyon, Türkiye Cumhuriyeti'nin değerlerini tartışmaya açmanın vesilesi olur’ diyerek o komisyona katılmayan da benim. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulunan siyasi partilerin hepsi o komisyona katıldı. Bir tek İYİ Parti katılmadı. ‘İmralı'ya ziyarete gidilsin’ denildiğinde, ki bunu da diyen Bahçeli’dir, ben ‘Devletle bir teröristi eşitleyemezsiniz’ diye partim adına görüşümüzü beyan eden kişiyim. Ayrıca ona ‘Statü verilsin’ denildiğinde de ‘Kamu haklarından mahrum edilmiş birine devlet katında rol biçemesiniz’ diye feryat eden de benim. Bütün bu olup bitenlere tek başına biz karşı durduk. ‘Cumhuriyete karşı bir kalkışma’ diye tanımlamış olduğumuz bu ihanet oyununu bozmaya çalışan biziz. Hala da bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Türkiye'nin birçok yerinde 'bayrak açıyoruz' mitingleri yaptık. 7 Kasım'da da aynı mitingi Trabzon'da gerçekleştireceğiz. Türkiye'nin ve Türk milletinin beklentilerinin hilafına atılmış adımlara hakkıyla cevap veren biziz. Dolayısıyla bir enstantaneden yararlanarak şahsımdan kaynaklı bir hesap alanı oluşturulmasını doğrusunu isterseniz kabul edebilmem mümkün değildir.”</p>

<h2>"DAVRANIŞIM BUGÜN DE DEĞİŞMEYECEKTİ"</h2>

<p>Dervişoğlu ayrıca, "Devlet Bahçeli'ye karşı eleştiri yapamayanlar, onun söylediklerine karşı medeni cesaret sergileyip cevap veremeyenler; Devlet Bahçeli’ye duyulan siyasi nefretten benim üzerimden yararlanmaya çalışıyorlar. Dünkü sahne bugün de yaşansa davranışım asla ve kata değişmeyecekti. Herkes bunu bilsin. Eğer Devlet Bahçeli'nin konumundan kaynaklı bir durumdan, bana fatura kesmek isteyenler varsa, ki ona da rastlıyorum, sosyal medyada trolleri olan siyasi partiler var, Devlet Bahçeli orada, söyleyecek lafı olan gitsin ona söylesin. Benim insani, vicdani ve ahlaki sorumluluklarım hiç kimsenin tartışmasına açık değildir. Bunun da böyle bilinmesini istiyorum. Ayrıca kamuoyuna bir ricada bulunmak istiyorum. Gerçekleri görerek hareket etsinler. Dün oradaki enstantanenin kaynağını da açıklayamam ama bugün olsa yine aynısını yaparım, çünkü benim sorumluluğumdur" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p>

<h2>"ERHAN USTA'YI ARADIM, TELEFONU KAPALIYDI"</h2>

<p>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın, Anıtkabir'de yaşan durumla ilgili 'Bunu kabul etmiyorum' paylaşımı yapması da sorulan Dervişoğlu, “O tweeti paylaştıktan sonra kendisini aradım, telefonu kapalıydı. Henüz bana da bir dönüş yok. Diler ve umarım ki anlattıklarımı dinler ve kendi söylediklerini kendisi tevil edebilecek bir yol haritası tanzim eder. Nerede durduysak orada durmaya devam edeceğiz. Siyasi ahlakımızı da terbiyemizi de sorgulatmayacağız; mücadele azmimiz ve cehdimize de halel getirilmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/dervisoglundan-bahceli-resti</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/1200xauto-3-1.webp" type="image/jpeg" length="31221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ERDOĞAN'IN DAVETİNE RAĞMEN ALİYEV ANKARA'YA GELMEDİ]]></title>
      <link>https://www.umke.org/erdoganin-davetine-ragmen-aliyev-ankaraya-gelmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/erdoganin-davetine-ragmen-aliyev-ankaraya-gelmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile ilişkilerinde gerilim yaşayan Aliyev yönetiminden diplomatik adım geldi. Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği için eski Dışişleri Bakanı Sinirlioğlu'nu aday göstermeyi değerlendirdiği bir dönemde Bakü yönetimi, BAE adayı Lana Nusseibeh'in adaylığını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Azerbaycan'ın bu tutumu, Erdoğan'ın davetine rağmen Aliyev'in Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılmama kararının da gündeme geldiği diplomatik gerilim ortamında dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ile Azerbaycan arasında başörtüsü tartışmaları üzerinden başlayan ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın istifasına kadar uzanan gerilimin ardından Bakü yönetiminin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği seçimindeki tutumu da gündeme geldi. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 27 Ekim'de yaptığı açıklamada Birleşik Arap Emirlikleri'nin Devlet Bakanı Lana Zeki Nusseibeh'i BM Genel Sekreterliği için aday gösterme girişimini memnuniyetle karşıladığını duyurdu.</p>

<p>Açıklama, Ankara'nın aynı görev için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu'nu aday göstermeye hazırlandığı yönündeki haberlerin ardından geldi.</p>

<p></p>

<h3>AZERBAYCAN DIŞİŞLERİ: BAE'NİN ADAYLIK GİRİŞİMİNİ MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ</h3>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ayhan Hacızade, BAE'nin adaylığına ilişkin gazetecilerin sorusunu yanıtlarken şu ifadeleri kullandı: "Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Bakanı Lana Zeki Nusseibeh'in Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevine aday gösterilmesi girişimini memnuniyetle karşılıyoruz."</p>

<p>Hacızade, yeni genel sekreterin belirlenmesinde adayların mesleki yeterliliklerinin, diplomatik deneyimlerinin, tarafsızlıklarının ve üye devletler arasında uzlaşma sağlayabilme yeteneklerinin esas alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Bakü'nün açıklaması, BAE'nin adaylığına yönelik olumlu bir tutum ortaya koyarken, Azerbaycan'ın nihai seçimde Nusseibeh'e oy verme taahhüdü içerip içermediğine ilişkin bir ifade yer almadı.</p>

<h3>TÜRKİYE FERİDUN SİNİRLİOĞLU'NU ADAY GÖSTERMEYE HAZIRLANIYOR</h3>

<p>Türkiye'nin ise BM Genel Sekreterliği için eski Dışişleri Bakanı ve halen AGİT Genel Sekreteri olarak görev yapan Feridun Sinirlioğlu'nu aday göstermeyi değerlendirdiği biliniyor. Associated Press'in 2 Ekim'de diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberde, Ankara'nın Sinirlioğlu'nun adaylığı konusunda uluslararası temaslara başladığı belirtilmişti.</p>

<p></p>

<p>28 Ekim'de yayımlanan yeni bir haberde de Türkiye'nin Sinirlioğlu'nun adaylığını kısa süre içinde resmileştirmeye hazırlandığı ileri sürüldü. Ankara'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki gayriresmî oylamaların sonuçlarını değerlendirdiği aktarıldı.</p>

<p>Bununla birlikte 30 Ekim itibarıyla BM'nin resmî adaylar listesinde Sinirlioğlu'nun adı henüz yer almıyor. BAE'nin adayı Nusseibeh ise 21 Ekim'den bu yana resmen yarışta bulunuyor.</p>

<h3>BAŞÖRTÜSÜ KRİZİYLE İLİŞKİLER GERİLMİŞTİ</h3>

<p>Azerbaycan'ın BAE'nin adaylığına yönelik olumlu açıklaması, iki ülke arasında son haftalarda yaşanan diplomatik gerilim nedeniyle önem kazandı. Azerbaycan'daki okullarda başörtüsüne yasaklarının Türkiye'de eleştirilmesiyle başlayan tartışmalar, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın açıklamalarıyla büyümüştü.</p>

<p>Bakü yönetimi, aralarında siyasetçi ve gazetecilerin de bulunduğu 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan ederek ülkeye girişlerini yasaklamıştı.</p>

<p>Azerbaycan'ın görevden alınmasını istediği öne sürülen Saral ise 26 Ekim'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla görevden alınmıştı.</p>

<h3>ERDOĞAN'IN DAVETİNE RAĞMEN ALİYEV ANKARA'YA GELMEDİ</h3>

<p>Gerilimin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Ekim'de Aliyev'i telefonla arayarak Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne davet etmişti. Ancak Aliyev, 30 Ekim'deki zirveye katılmama kararı aldı. Azerbaycan yönetimi karara gerekçe olarak Bakü'de düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali'nin kapanış törenini gösterdi.</p>

<p>Zirvede Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'un temsil edeceği açıklandı.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABER</category>
      <guid>https://www.umke.org/erdoganin-davetine-ragmen-aliyev-ankaraya-gelmedi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/images-2-1-1.webp" type="image/jpeg" length="63472"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zabıta memuru KPSS Ortaöğretim atama taban puanları 2026: Lise mezunu zabıta olmak için kaç puan gerekir?]]></title>
      <link>https://www.umke.org/zabita-memuru-kpss-ortaogretim-atama-taban-puanlari-2026-lise-mezunu-zabita-olmak-icin-kac-puan-gerekir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/zabita-memuru-kpss-ortaogretim-atama-taban-puanlari-2026-lise-mezunu-zabita-olmak-icin-kac-puan-gerekir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belediyelerde kariyer hedefleyen lise mezunları için 2026 yılı zabıta memuru KPSS ortaöğretim atama taban puanları, başvuru şartları ve nitelik kodları netleşti. Geçmiş merkezi yerleştirmelerde en düşük atama puanı 90,70818 olarak kaydedilirken, zabıta olmak için gereken yaş, boy, kilo ve KPSS taban puanı detayları haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belediyelerin bünyesinde kadrolu olarak görev yapmak isteyen lise mezunu adayların en çok araştırdığı konuların başında zabıta memuru KPSS atama taban puanları geliyor.</p>

<p>Arama motorlarında "2026 zabıta memuru taban puanı kaç?", "Lise mezunu zabıta olabilir mi?" ve "Zabıta olmak için kaç KPSS puanı gerekir?" soruları yoğun bir şekilde sorgulanırken; geçmiş dönem yerleştirme sonuçları, nitelik kodları ve merak edilen tüm başlıklar gün yüzüne çıktı.</p>

<h3>ZABITA MEMURU GEÇMİŞ DÖNEM ATAMA PUANLARI</h3>

<p>Ortaöğretim (lise) düzeyinde gerçekleştirilen merkezi yerleştirme verilerine göre zabıta kadrolarının taban puanları:</p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p>KPSS Dönemi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Kadro Unvanı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Kontenjan</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yerleşen Aday</p>
   </td>
   <td>
   <p>En Düşük Puan</p>
   </td>
   <td>
   <p>En Yüksek Puan</p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>2019/2</p>
   </td>
   <td>
   <p>Zabıta Memuru</p>
   </td>
   <td>
   <p>6</p>
   </td>
   <td>
   <p>6</p>
   </td>
   <td>
   <p>92,35263</p>
   </td>
   <td>
   <p>93,52148</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>2017/1</p>
   </td>
   <td>
   <p>Zabıta Memuru</p>
   </td>
   <td>
   <p>45</p>
   </td>
   <td>
   <p>45</p>
   </td>
   <td>
   <p>90,70818</p>
   </td>
   <td>
   <p>97,09930</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>ZABITA MEMURU EN DÜŞÜK KAÇ PUANLA ATANDI?</h3>

<p>Geçmiş ortaöğretim KPSS merkezi yerleştirme kayıtları incelendiğinde, zabıta memurluğu kadrolarında taban puanların oldukça yüksek seyrettiği görülmektedir. En düşük atama puanı 2017/1 döneminde 90,70818 olarak gerçekleşmiştir. 2019/2 döneminde ise 6 kişilik kontenjan için en düşük puan 92,35263 olmuştur. Bu sonuçlar, merkezi yerleştirmelerde lise mezunları için taban puanların 90 sınırının üzerinde oluştuğunu göstermektedir. Ancak belediyelerin kendi bünyelerinde yayımladıkları açıktan personel alımı ilanlarında taban puan şartları kurumdan kuruma değişiklik gösterebilmektedir.</p>

<p></p>

<h3>LİSE MEZUNU ZABITA OLABİLİR Mİ?</h3>

<p>Evet, ilgili mevzuatta ve belediyelerin yayımladığı personel alım ilanlarında ortaöğretim (lise) mezunlarına uygun kadro açılması durumunda lise mezunları zabıta memuru olmak için başvurabilir. Ancak adayların yalnızca lise mezunu olması yeterli değildir; genel memuriyet koşullarının yanı sıra özel şartları da sağlaması gerekir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ve 657 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki şartları taşımak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlgili KPSS puan türünden (Ortaöğretim için P94) istenen asgari puanı almış olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav tarihi itibarıyla 30 yaşını doldurmamış olmak.</p>

 <p></p>
 </li>
 <li>
 <p>Erkeklerde en az 1,67 metre, kadınlarda en az 1,60 metre boyunda olmak ve boy-kilo oranını sağlamak.</p>
 </li>
</ul>

<p></p>

<h3>ZABITA MEMURU KPSS NİTELİK KODLARI NELERDİR?</h3>

<p>ÖSYM tercih kılavuzlarında adayların aranan şartları taşıdığını göstermek için kullandığı temel nitelik kodları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>2001: Ortaöğretim kurumlarının herhangi bir alanından mezun olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>6199: Yerleştirme işlemlerinin ilk günü itibarıyla 30 yaşını doldurmamış olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>6506 / 6510: B veya C sınıfı sürücü belgesine sahip olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>7225: Güvenlik tahkikatının olumlu sonuçlanması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>7358: Başvurma özel şartları bölümündeki zabıta memuru koşullarını incelemek.</p>
 </li>
</ul>

<h3>ZABITA MEMURLUĞU SINAV VE DEĞERLENDİRME AŞAMALARI</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p>Sınav Aşaması</p>
   </td>
   <td>
   <p>İçeriği ve Kapsamı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Değerlendirme / Baraj Kriteri</p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>1. Ön Sağlık ve Boy-Kilo Ölçümü</p>
   </td>
   <td>
   <p>Antropometrik ölçümler (Boy, kilo ve oran kontrolü)</p>
   </td>
   <td>
   <p>Erkek min. 1.67m, Kadın min. 1.60m</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>2. Uygulamalı Fiziki Sınav (Parkur)</p>
   </td>
   <td>
   <p>Çeviklik, dayanıklılık ve koordinasyon testleri</p>
   </td>
   <td>
   <p>Komisyonca belirlenen süre/puan barajı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>3. Sözlü Mülakat Sınavı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Mevzuat bilgisi, genel kültür ve ifade yeteneği</p>
   </td>
   <td>
   <p>100 tam puan üzerinden en az 70 puan şartı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>4. Başarı Puanı Hesaplaması</p>
   </td>
   <td>
   <p>KPSS puanı + Sözlü sınav puanı ortalaması</p>
   </td>
   <td>
   <p>Sıralamaya göre asil ve yedek liste belirlenmesi</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>ZABITA MEMURLUĞU BOY VE KİLO ÖLÇÜMÜ NASIL YAPILIR?</h3>

<p>Sınav sürecinin ilk adımı genellikle ön sağlık muayenesi ve antropometrik ölçümlerdir. Komisyon huzurunda yapılan bu aşamada, adayların ilan şartlarında belirtilen boy ve kilo sınırlarını sağlayıp sağlamadığı coğrafi ve fiziki olarak tespiti yapılır.</p>

<ul>
 <li>
 <p>Boy Şartı: Erkek adayların en az 1.67 metre, kadın adayların ise en az 1.60 metre boyunda olması zorunludur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kilo Oranı: Boyun 1 metreden fazla olan kısmı ile kilo arasında mevzuatta belirtilen sınırlar (genellikle artı/eksi 10 kg tolerans aralığı) içinde fark bulunmalıdır. Bu aşamayı geçemeyen adaylar doğrudan elenir ve parkur aşamasına geçemez.</p>
 </li>
</ul><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.umke.org/zabita-memuru-kpss-ortaogretim-atama-taban-puanlari-2026-lise-mezunu-zabita-olmak-icin-kac-puan-gerekir</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/kpss-gitti-ags-geldiogretmen-ada.webp" type="image/jpeg" length="22700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30 Ekim depreminin altıncı yılında İzmir’in sınavı sürüyor]]></title>
      <link>https://www.umke.org/30-ekim-depreminin-altinci-yilinda-izmirin-sinavi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/30-ekim-depreminin-altinci-yilinda-izmirin-sinavi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği İzmir depreminin üzerinden altı yıl geçti. Aradan geçen zamana karşın kentte deprem güvenliği, yapı stoku ve afet hazırlıkları tartışılmaya devam ederken, depremzedelerin barınma sorunları da çözüme kavuşmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremin üzerinden altı yıl geçti. Aradan geçen zamana karşın kentte deprem tehlikesi, yapı güvenliği ve depremzedelerin barınma sorunları gündemdeki yerini koruyor. Bilim insanları diri faylara, zemin özelliklerine ve riskli yapılara dikkat çekerken, evlerini yeniden inşa ettirmeye çalışan depremzedeler ise çözüm bekliyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bazı diri fayların deprem üretme zamanlarının yaklaştığına ilişkin sonuçlar elde ettiklerini belirterek, “İzmir’in tüm ilçelerinde topyekûn bir şekilde olası bir depreme hazırlanması gerektiğini” söyledi. Jeofizik Yüksek Mühendisi Sinancan Öziçer, “Depremi değil, riski yönetmek zorundayız” sözleriyle bilimsel çalışmaların somut önlemlere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan ise orta ve az hasarlı binalarda yaşayan yurttaşların yaşadığı mağduriyete dikkat çekerek, “İzmir’in depremzedesine sahip çıkacak bir kurum arıyoruz” dedi. Altı yılın ardından İzmir’in önündeki temel soru ise değişmedi: Kent yeni bir depreme ne kadar hazır, depremzedelerin çözülmeyen sorunları ne zaman giderilecek?</p>

<p>DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 30 Ekim İzmir depreminin altıncı yılında kentteki deprem tehlikesine dikkat çekti. Tuzla, Seferihisar, Gülbahçe ve Bergama faylarını işaret eden Sözbilir, İzmir’in tüm ilçelerinde depreme hazırlık çalışmalarının yürütülmesi gerektiğini söyledi. Sözbilir, afetlere karşı dirençli bir kent oluşturmak için bilimsel projelerin yanı sıra yetkin mühendislerin yetiştirilmesinin de öncelikli olduğunu vurguladı.</p>

<p></p>

<p>İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremin üzerinden altı yıl geçti. Depremin ardından kentte yürütülen bilimsel çalışmalar, yapı güvenliği ve afet hazırlığı yeniden gündeme gelirken, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir’in deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözbilir, depremin yalnızca fay hatlarının değil, zemin özelliklerinin, yapıların ve çoklu afet senaryolarının da dikkate alınması gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>“İZMİR’İN TÜM İLÇELERİ DEPREME HAZIRLANMALI”<br />
İzmir’de ve çevresinde deprem üretme potansiyeli bulunan faylara ilişkin bilgi veren Sözbilir, DEÜ-DAUM olarak son altı yılda TÜBİTAK projelerinden sağlanan kaynaklarla İzmir il sınırları içerisindeki faylar üzerinde çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Araştırmalardan elde edilen sonuçlara dikkat çeken Sözbilir, “İzmir’in değişik ilçelerinden geçen bazı diri fay hatlarının deprem üretme zamanlarının yaklaştığını gösteren sonuçlar elde ettik” dedi.</p>

<p>Sözbilir, Tuzla, Seferihisar, Gülbahçe ve Bergama faylarını öne çıkararak, denizaltındaki faylar ile çevre illerdeki sismik kaynakların da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İzmir’in deprem tehlikesinin yalnızca kent merkeziyle sınırlı olmadığını vurgulayan Sözbilir, “Denizaltındaki ve çevre illerdeki fayları da düşündüğümüzde İzmir’in tüm ilçelerinde topyekûn bir şekilde olası bir depreme hazırlanması gerektiğini söylemek durumundayız” diye konuştu.</p>

<p>Vodafone Akıllı Fiber deneyimini yaşayın<br />
Vodafone Akıllı Fiber Sistemi ile evinizin her köşesinde bağlantı deneyiminizi yükseltin. Yapay zekâlı modem ve 1.000 Mbps'e varan hız ile oyun, dizi ve toplantı keyfini doyasıya yaşayın.<br />
Vodafone</p>

<p>“DEPREMİN BİLİMSEL DERSLERİNDEN BİRİ TSUNAMİ RİSKİ”<br />
30 Ekim 2020 depreminin önemli bilimsel dersler içerdiğini belirten Sözbilir, depremin merkez üssünün İzmir il sınırları dışında olmasına rağmen kentte ağır can ve mal kayıplarına yol açtığını hatırlattı. Bayraklı’ya yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki denizaltı kaynaklı depremin, tsunami tehlikesini de gündeme getirdiğini kaydeden Sözbilir, şöyle konuştu:</p>

<p>“30 Ekim 2020 depremi, İzmir il sınırları içinde yer almayan, Bayraklı ilçesinden yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki denizaltı fayı tarafından deprem üretildiğinde de can ve mal kaybının yanı sıra tsunami tehlikesi ve riski oluşabileceğini göstermesi bakımından önemli bir ders niteliğinde. Ayrıca İzmir’in depreme hazır olmadığını göstermesi açısından da ayrı bir anlam taşıyor.”</p>

<p>Depremde oluşan hasarın yalnızca sismik kaynağa olan uzaklıkla açıklanamayacağını belirten Sözbilir, havza etkisi ile zemin-yapı etkileşiminin de can ve mal kayıpları üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti.</p>

<p>“ÇOKLU AFETLER İÇİN DE DERS ÇIKARILMALI”<br />
30 Ekim depremi sırasında COVID-19 salgınının da devam ettiğini hatırlatan Sözbilir, iki afetin aynı anda yaşanmasının kriz yönetimi açısından önemli bir deneyim ortaya koyduğunu söyledi. Sözbilir, “Biri evde kal diyor, diğeri dışarı çık diyor. Bunlar, çoklu afet olduğunda afetleri nasıl yönetmemiz gerektiğini göstermesi açısından önemli bir ders verdi” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“İZMİR’DE ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI”<br />
İzmir’in son altı yılda yalnızca deprem değil, diğer afetlere karşı hazırlık konusunda da önemli adımlar attığını belirten Sözbilir, bu çalışmaların başında İl Afet Risk Azaltma Planı’nın (İRAP) geldiğini söyledi. İlk beş yıllık planın 2021 yılında devreye alındığını aktaran Sözbilir, afet tehlikelerini anlamak ve riskleri azaltmak amacıyla yaklaşık 200 eylemin uygulamaya konulduğunu kaydetti.</p>

<p>İzmir Deprem Master Planı çalışmalarının da başladığını belirten Sözbilir, DEÜ Rektörlüğü ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında 2025 yılı sonunda başlatılan çalışmanın 2027 yılında tamamlanmasının planlandığını ifade etti.</p>

<p>Sözbilir, 2026 yılının başında AFAD koordinasyonunda ve Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Dirençli İzmir” projesinin de kentteki tüm afet risklerini ele alan kapsamlı bir çalışma olduğunu söyledi.</p>

<p>Proje kapsamında sismik kaynakların tehlike ve risk durumunun, yapı stoku envanterinin, altyapı, enerji ve ulaşım hatlarının olası afetler karşısındaki kırılganlıklarının incelendiğini belirten Sözbilir, bu kırılganlıkların sosyal ve mali boyutlarının da ortaya konulacağını kaydetti.</p>

<p>Sözbilir, çalışmanın sonucunda İzmir için sorgulanabilir ve sürdürülebilir bir “Afet Bilgi Bankası” oluşturulmasının hedeflendiğini belirterek, elde edilecek veriler doğrultusunda kentsel dönüşüm çalışmalarının önceliklerinin belirlenebileceğini ifade etti.</p>

<p>İRAP’ın ikinci beş yıllık eylem döneminin Aralık 2026’da tamamlanacağını aktaran Sözbilir, 2027-2031 döneminde bu eylemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sözbilir, yürütülen çalışmaların başarıyla uygulanması halinde İzmir’in 2030 yılına doğru afetlere karşı daha dirençli bir kent olabileceğini söyledi.</p>

<p>“AFET VE KENTSEL DİRENÇLİLİK ENSTİTÜLERİ KURULMALI”<br />
İzmir’de afetlere hazırlık konusunda vakit kaybetmeden atılması gereken adımı değerlendiren Sözbilir, yürütülen projelerin uygulanabilmesi için yetkin mühendislere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sözbilir, “Yukarıda bahsettiğim tüm bu proje ve eylemlerin uygulanması için yetkin mühendislere acilen ihtiyaç var. Bu da ulusal ölçekte, yüksek lisans ve doktora programlarıyla donatılan Afet ve Kentsel Dirençlilik Enstitülerinin kurulması ve bu projelerde lisansüstü öğrencilerinin de yer alarak sisteme katılmasıyla gerçekleşebilir” dedi.</p>

<p>Afet yönetiminde bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra bu bilgiyi uygulamaya aktaracak uzmanların yetiştirilmesinin de önem taşıdığına işaret eden Sözbilir, lisansüstü eğitim ve araştırma altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>KIYI BÖLGELERİ VE ÇEVRE İLÇELER İÇİN DE RİSK UYARISI<br />
İzmir’in kıyı bölgeleri ve çevre ilçelerinin de deprem tehlikesi bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sözbilir, kentin yalnızca kendi sınırları içindeki faylardan etkilenmeyeceğini söyledi. Komşu illerdeki ve Ege Denizi altındaki sismik kaynakların da İzmir için risk oluşturabileceğini ifade eden Sözbilir, tüm ilçelerin deprem tehlikesi ve riski altında bulunduğuna dikkat çekti. Sözbilir, deprem dışında meteorolojik kaynaklı afetler, kütle hareketleri ve tsunami gibi ikincil afetlerin de bazı ilçelerde sorunlara yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>İzmir’de yürütülen planlama ve risk azaltma çalışmalarının başarıyla tamamlanmasının önemini vurgulayan Sözbilir, bu projelerin tüm ilçeler için daha güvenli ve sağlıklı bir yaşam ortamı oluşturulmasına katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p>İZDEDA BAŞKANI ÖZKAN: “DEPREMZEDELER KENDİ KADERLERİNE TERK EDİLDİ”<br />
İzmir depreminin üzerinden altı yıl geçmesine karşın depremzedelerin barınma ve yeniden inşa sorunları sürüyor. İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, orta ve az hasarlı binalarda yaşayan yurttaşların yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekerek, “İzmir’in depremzedesine sahip çıkacak bir kurum arıyoruz” dedi.</p>

<p>İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin üzerinden altı yıl geçti. Depremin ardından ağır hasarlı binalarda yaşayan yurttaşlar için rezerv alanlarda ve proje alanlarında konutlar inşa edilirken, orta ve az hasarlı binalarda yaşayan çok sayıda depremzedenin sorunları çözülemedi. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan, aradan geçen zamana rağmen depremzedelerin evlerine kavuşamadığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>Deprem sonrasında ağır hasarlı binalarda yaşayan yurttaşlar için yaklaşık 5 bin konut yapıldığını, orta hasarlı binalar için ise güçlendirme kredisi tanımlandığını belirten Özkan, uygulamaların sahadaki sorunları çözmekte yetersiz kaldığını söyledi.</p>

<p>“GÜÇLENDİRME KREDİSİ ANLAMSIZ KALDI”</p>

<p>Güçlendirme kredilerinin binaların zemin sorunları nedeniyle her durumda çözüm olmadığını vurgulayan Özkan, “Devlet, kanun esasına göre ağır hasarlı depremzedeleri gördü. Onlara rezerv alanlarda ve proje alanlarında olmak üzere toplamda 5 bin civarında konut yaptı ve ‘Görevimi tamamladım’ diye düşündü. Orta hasarlılar için de güçlendirme kredisi tanımlandı. Hayatın gerçekliğine baktığımızda güçlendirme kredisi anlamsız kaldı. Çünkü güçlendirilecek bir zemin yok. Zemini iyi olmayan binayı güçlendirmenin de bir anlamı yok” diye konuştu.</p>

<p>Güçlendirilmesi mümkün olmayan binaların yıkıldığını belirten Özkan, orta ve az hasarlı binalarda yaşayan depremzedelerin kendi olanaklarıyla yeni konut yapmaya çalışırken ekonomik güçlüklerle karşılaştığını ifade etti.</p>

<p>“İNSANLAR PARASIZLIKTAN BİRBİRLERİNE GÜVENEMİYOR”<br />
Yeniden inşa sürecinde ekonomik sorunların ve müteahhitlerle yaşanan anlaşmazlıkların depremzedelerin mağduriyetini artırdığını kaydeden Özkan, bazı binalarda hâlâ temel atılmadığını söyledi.</p>

<p>Özkan, “Güçlendirilemeyen bina, kanun esasına göre bir yıl içerisinde yıkılmak zorunda ve yıkıldılar. Orta hasarlılar ve az hasarlılar kendi kaderlerine terk edildi ve hâlâ temel atılmamış binalar mevcut. Çünkü insanlar parasızlıktan birbirlerine güvenemiyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Müteahhitlerle anlaşma yapan yurttaşların da çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Özkan, “İnşaatı yapacağım diye anlaştıkları müteahhitlerin hainliğine uğruyorlar ve maalesef evsiz yurtsuz kalıyorlar” dedi.</p>

<p>“BİR MERCİ LAZIM”<br />
Depremzedelerin sorunlarının çözümü için sorumluluk üstlenecek bir kamu kurumuna ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Özkan, belediyeler ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere yetkililere çağrıda bulundu. Özkan, “İzmir’in depremzedesine sahip çıkacak bir kurum arıyoruz. Bu belediye olabilir, Çevre, Şehircilik Bakanlığı olabilir. Ama vatandaşın çözülmeyen sorunlarını çözebilecek, müteahhitlerin geliştirmiş olduğu sözleşme dışı para istekleri ve kendi başlarına aldıkları külhanbeyi tavırlarının önüne geçecek bir merci lazım” diye konuştu.</p>

<p>Özkan, depremin üzerinden altı yıl geçmesine rağmen evlerini yeniden yaptıramayan yurttaşların sorunlarının çözülmesi ve depremzedelerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>ÖZİÇER’DEN 30 EKİM UYARISI: “DEPREMİ DEĞİL, RİSKİ YÖNETMEK ZORUNDAYIZ”<br />
İzmir depreminin üzerinden altı yıl geçerken Jeofizik Yüksek Mühendisi Sinancan Öziçer, kentin deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zemin özelliklerinden yapı güvenliğine, sıvılaşma tehlikesinden afet hazırlıklarına kadar birçok başlıkta uyarılarda bulunan Öziçer, “Depremi engelleyemeyiz; ancak doğru hazırlık ve kararlı risk azaltma politikalarıyla afete dönüşen sonuçlarını önemli ölçüde azaltabiliriz” dedi.</p>

<p>İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin üzerinden altı yıl geçti. Depremde özellikle Bayraklı ve Bornova’da yaşanan yıkımlar, yapı güvenliği kadar yerel zemin koşullarının da önemini ortaya koydu. Jeofizik Yüksek Mühendisi Sinancan Öziçer, depremin ardından kentte yürütülen çalışmaları değerlendirerek İzmir’in deprem güvenliği için zemin ve yapı özelliklerinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Depremin merkez üssünün İzmir kent merkezine yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta olmasına karşın Bayraklı’nın Mansuroğlu, Osmangazi ve Manavkuyu mahalleleri ile Bornova’nın bazı kesimlerinde ağır hasar ve yıkımlar meydana geldiğini belirten Öziçer, bu tablonun deprem tehlikesinin yalnızca büyüklük ve merkez üssüne uzaklık üzerinden değerlendirilemeyeceğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>“YIKIMI YALNIZCA ZEMİNE BAĞLAMAK DOĞRU DEĞİL”<br />
İzmir Körfezi çevresindeki kalın alüvyon tabakaları ve genç çökellerin deprem dalgalarını büyütebildiğini belirten Öziçer, zemin koşullarının yapıların maruz kaldığı sarsıntıyı etkilediğini ifade etti. Öziçer, “Deprem güvenliği, sağlam zemin ile sağlam binayı birbirinden ayrı değerlendirmeden; yer hareketini, zemini ve yapıyı bir bütün olarak ele almakla mümkündür” diye konuştu.</p>

<p>Yıkımların yalnızca zemin özellikleriyle açıklanamayacağını vurgulayan Öziçer, yapıların tasarımı, beton ve donatı kalitesi, uygulama hataları, taşıyıcı sistem düzensizlikleri, yumuşak katlar, korozyon ve sonradan yapılan mühendislik dışı müdahalelerin de hasarda etkili olabileceğine dikkat çekti. Öziçer, “İzmir’in geleceğini planlarken yer hareketini, zemini ve yapıyı birlikte değerlendiren bir yaklaşımı temel almalıyız” dedi.</p>

<p>“ESKİ BİNA MUTLAKA GÜVENSİZ DEĞİL”<br />
İzmir’de yaklaşık 1 milyon yapı bulunduğuna işaret eden Öziçer, yapı güvenliğinin yalnızca bina yaşı üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti. Binanın hangi deprem yönetmeliğine göre tasarlandığının önemli bir gösterge olduğunu kaydeden Öziçer, yapının projeye uygunluğu, malzeme kalitesi, taşıyıcı sistem özellikleri ve sonradan yapılan değişikliklerin de incelenmesi gerektiğini söyledi. “Eski bir bina mutlaka güvensiz, yeni bir bina da mutlaka güvenlidir diyemeyiz” diyen Öziçer, zemin özelliklerinin de yapı güvenliği değerlendirmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hızlı bina taraması ile ayrıntılı deprem performans analizinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Öziçer, hızlı taramanın çok sayıda yapıyı inceleyerek öncelik sırası oluşturmak açısından önemli olduğunu belirtti. Ancak bu çalışmaların tek başına bir binanın kesin olarak güvenli ya da güvensiz olduğu anlamına gelmediğini kaydeden Öziçer, ayrıntılı mühendislik incelemelerinin gerekliliğine dikkat çekti.</p>

<p>Öziçer, “Önce bilimsel verilerle riskleri belirlemeli, sonra binaları ve yerleşim alanlarını risk düzeylerine göre önceliklendirmeli, en sonunda da bu tespitleri güçlendirme, yenileme ve planlama kararlarına dönüştürmeliyiz. Amaç yalnızca envanter çıkarmak değil, can kaybı riskini gerçekten azaltmak olmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>SIVILAŞMA VE ZEMİN BÜYÜTMESİ UYARISI<br />
İzmir’de zemin araştırmalarının önceliklendirilmesi gereken alanlara da değinen Öziçer, Bornova Havzası ve Ovası ile Körfez çevresindeki genç alüvyon ve kıyı çökellerinin bulunduğu kesimlerde ayrıntılı incelemeler yapılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bornova, Bayraklı, Karşıyaka ve Konak’ın ilgili kesimlerinde kalın sedimanter tabakalar, zemin büyütmesi ve havza etkisinin araştırılmasının önemini vurgulayan Öziçer, kıyı düzlüklerinde ise gevşek ve suya doygun zeminlerin sıvılaşma potansiyeli açısından incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Öziçer, “Bir bölgenin kıyıda bulunması veya alüvyon zemin üzerinde yer alması, tek başına o bölgede sıvılaşma gerçekleşeceği anlamına gelmez. Sıvılaşma potansiyelini belirleyen unsurlar arasında zemin türü, dane dağılımı, sıkılık, yeraltı suyu seviyesi ve deprem sırasında oluşacak gerilme koşulları bulunur” dedi.</p>

<p>Zemin büyütmesinin anlaşılması için sondaj verilerinin jeofizik ölçümlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Öziçer, kayma dalgası hızı profilleri, mikrotremor ölçümleri, yüzey dalgası yöntemleri, yeraltı suyu gözlemleri ve sıvılaşma analizlerinin bu çalışmaların önemli bileşenleri olduğunu belirtti.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesinin Bornova Havzası için yürüttüğü mikrobölgeleme çalışmalarına da değinen Öziçer, bilimsel araştırmaların imar ve yapılaşma kararlarına yansıtılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Bizim hedefimiz yalnızca zeminin nerede zayıf olduğunu söylemek olmamalı. O zeminin deprem sırasında nasıl davranacağını, üzerindeki yapıları nasıl etkileyebileceğini ve hangi mühendislik önlemlerinin gerekli olduğunu ortaya koymalıyız” diyen Öziçer, jeofizik çalışmaların önemine işaret etti.</p>

<p>“ÖNCELİK, CAN KAYBI RİSKİ YÜKSEK BİNALAR OLMALI”<br />
Depremin üzerinden altı yıl geçmesine karşın İzmir’in hazırlık düzeyinin yalnızca yapılan araştırmalarla ölçülemeyeceğini belirten Öziçer, bilimsel çalışmaların somut risk azaltma uygulamalarına dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Öziçer, “Asıl ölçüt, bu çalışmaların can kaybı riskini azaltacak somut uygulamalara ne ölçüde dönüştürüldüğüdür. Kaç binanın ayrıntılı deprem performansı değerlendirildi? Hangi yapılar için güçlendirme veya yenileme kararı alındı? Riskli alanlarda planlama kararları hangi bilimsel verilerle güncellendi? Afet anında kullanılacak toplanma ve barınma alanlarının altyapısı ne durumda? Bu soruların yanıtları hazırlık düzeyimizin gerçek göstergeleridir” diye konuştu.</p>

<p>Afet İşleri ve Risk Yönetimi müdürlüklerinin kurulması ve arama kurtarma ekiplerinin oluşturulmasını da değerlendiren Öziçer, belediyeler ve resmi kurumların AFAD’dan aldıkları eğitimlerle akredite olan ekipler kurduğunu, 30’un üzerinde resmi kurumda arama kurtarma ekibinin bulunduğunu belirtti. Bu çalışmaların kentin afetlere karşı direncini artırma açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kentte tek bir öncelik belirlemesi gerekse can kaybı riski yüksek binaların bilimsel verilerle tespit edilmesini ve gerekli mühendislik incelemelerinin ardından güçlendirme veya yenileme süreçlerinin hızlandırılmasını önceliklendireceğini belirten Öziçer, okullar, hastaneler ve afet sonrasında hizmet vermesi gereken kritik yapıların ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“DİRENÇLİ KENTLER TESADÜFEN KURULMAZ”<br />
Afetlere hazırlığın yalnızca deprem günü yapılacak müdahalelerden ibaret olmadığını vurgulayan Öziçer, deprem öncesinde risklerin azaltılması, güvenli yapılaşmanın sağlanması, toplumsal farkındalığın artırılması ve kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Öziçer, “Depremi değil, riski yönetmek zorundayız. 30 Ekim 2020 bize acı bir deneyim yaşattı; aynı zamanda bilimsel bilginin, mühendisliğin ve hazırlığın önemini bir kez daha gösterdi. Artık yalnızca depremlerden sonra hasarı tespit eden değil, depremden önce riski azaltan bir anlayışı güçlendirmeliyiz. Güvenli bir İzmir için zemini tanımak, yapıları değerlendirmek, bilimi planlama kararlarına taşımak ve toplumsal farkındalığı artırmak zorundayız. Çünkü dirençli kentler tesadüfen değil, bilimsel ve kararlı çalışmalarla kurulur.” dedi.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/30-ekim-depreminin-altinci-yilinda-izmirin-sinavi-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/images-24-1.jpg" type="image/jpeg" length="41980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitcoin ve Ethereum adeta çakıldı!]]></title>
      <link>https://www.umke.org/bitcoin-ve-ethereum-adeta-cakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/bitcoin-ve-ethereum-adeta-cakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance, internet korsanlarının hedefi oldu. Siber saldırı düzenlenen Binance, 2,54 milyar dolarlık varlıkların dondurulduğunu açıkladı. Dondurulan varlıkların daha yükselmesi öngörülürken Binance'in kurucuzu CZ sosyal medya hesabından açıklamada bulunarak, "Tüm kayıplar karşılanacak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Binance tarafından yapılan açıklamada, kamuoyunda dondurulan varlıkların tutarına ilişkin farklı rakamlardan, dolaşımdaki 1,8 milyar dolar tutarı da dahil olmak üzere haberdar olunduğu belirtildi. Açıklamada, dondurulduğu doğrulanan toplam tutarın şu an itibarıyla 2,54 milyar dolar olduğu kaydedildi.</p>

<p></p>

<h2>TUTAR ARTABİLİR!</h2>

<p>Ekiplerin kolluk kuvvetleri, varlık ihraççıları, blokzincir istihbarat şirketleri ve sektör ortaklarıyla yakın işbirliği içinde çalışarak ilave varlıkların izini sürmeye ve bunları dondurmaya devam etmesiyle söz konusu tutarın artabileceğine işaret edilen açıklamada, yalnızca doğrulanmış rakamların paylaşılacağı ve yeni bilgiler teyit edildikçe güncelleme yapılacağı aktarıldı.</p>

<p></p>

<h2>"TÜM KAYIPLAR KARŞILANACAK"</h2>

<p></p>

<p>Binance'in bir diğer açıklamasında, güvenlik sorununu çözmek için aralıksız çalışıldığı belirtilerek, "Binance, tüm kayıpları karşılayacak." ifadesi kullanıldı.</p>

<p>Önlem olarak tüm para yatırma ve çekme işlemlerinin geçici olarak askıya alındığı belirtilen açıklamada, inceleme tamamlandığında kapsamlı bir durum değerlendirmesi paylaşılacağı kaydedildi.</p>

<p>Binance, daha önce olası bir güvenlik sorununa ilişkin bildirimlerin farkında olunduğunu ve konunun aktif olarak araştırıldığını belirterek, kullanıcı fonlarının güvende olduğunu açıklamıştı.</p>

<p></p>

<h2>BINANCE KURUCUSU CZ: 'FONLAR GÜVENDE'</h2>

<p>"CZ" olarak bilinen Binance'in kurucu ortağı ve eski üst yöneticisi Changpeng Zhao da X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, kullanıcı fonlarının güvende olduğunu belirtmişti.</p>

<p>Olayın Binance'e yönelik bir siber saldırı gibi göründüğünü belirten CZ, Tether'ın yaklaşık 971 milyon dolar, Circle'ın ise yaklaşık 823 milyon dolar tutarındaki varlığı hızla dondurmasını takdir ettiğini kaydetmişti.</p>

<p></p>

<h2>BİNANCE TR'DEN AÇIKLAMA</h2>

<p>Öte yandan Binance TR'den yapılan açıklamada, tüm kullanıcı varlıklarının güvende olduğu ve platformdaki hizmetlerin kesintisiz şekilde devam ettiği belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, "Kullanıcılarımızın varlıklarının güvenliği en önemli önceliğimizdir. Güvenlik süreçlerimizi titizlikle sürdürmeye devam ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABER</category>
      <guid>https://www.umke.org/bitcoin-ve-ethereum-adeta-cakildi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/1200xauto-2-1.webp" type="image/jpeg" length="95467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Radarı görünce frene basmak artık yetmeyecek!]]></title>
      <link>https://www.umke.org/radari-gorunce-frene-basmak-artik-yetmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/radari-gorunce-frene-basmak-artik-yetmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 yılında trafik denetimlerinin yoğunlaştırılması hedefleniyor. Polis ve jandarma sorumluluk bölgelerinde toplam 115 milyon araç ve sürücü denetimi yapılması planlanırken, 44 adet ortalama hız ihlal tespit sistemi de kullanılacak. Ayrıca ihlal odaklı 300 özel denetim gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda trafik güvenliğinin artırılması ve kazalara neden olan ihlallerin önlenmesine yönelik hedefler de yer aldı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı trafik kazalarının sayısını ve şiddetini artıran ihlallerin önlenmesi için çalışmalarını sürdürecek. Bu kapsamda sürücülerin trafik ihlallerinde yakalanma riskine ilişkin algılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.<br />
2027'DE 115 MİLYON ARAÇ VE SÜRÜCÜ DENETLENECEK<br />
Trafik denetimlerinde polis ve jandarma ekipleri için ayrı hedefler belirlendi. Buna göre jandarma sorumluluk bölgesinde 60 milyon, polis sorumluluk bölgesinde ise 55 milyon araç ve sürücü denetimi yapılması planlanıyor.</p>

<p>Böylece 2027 yılı boyunca iki birimin sorumluluk alanlarında toplam 115 milyon denetim gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>44 ORTALAMA HIZ İHLAL TESPİT SİSTEMİ KULLANILACAK<br />
Trafik denetimlerinde teknolojik sistemlerden de yararlanılacak. Bu kapsamda 44 adet ortalama hız ihlal tespit sisteminin kullanılması sağlanacak.</p>

<p><br />
Sürücülerin trafik kurallarına uymalarını sağlamak ve ihlallerin önüne geçmek amacıyla denetimlerin kapsamı genişletilecek.</p>

<p>RADARI GÖRÜNCE FREN YAPMAK YETMEYECEK<br />
Ortalama hız ihlal tespit sistemlerinde araçların yalnızca belirli bir noktadan geçerken yaptıkları hız değil, iki kontrol noktası arasındaki ortalama hızları esas alınıyor. Bu nedenle sürücülerin radarı gördüklerinde yavaşlayıp sonrasında yeniden hızlanmaları, hız ihlalini ortadan kaldırmaya yetmeyecek.</p>

<p>300 ÖZEL DENETİM YAPILACAK<br />
Program kapsamında sürücülerin trafik ihlallerinde yakalanma riskine ilişkin algısının güçlendirilmesi de hedefleniyor. Bu doğrultuda ihlal odaklı 300 özel denetim gerçekleştirilecek.</p>

<p></p>

<p>Öte yandan trafik kazalarının önlenmesi amacıyla ortak veri tabanlarından yararlanılacak. Trafik Güvenliği Analiz Sistemi için yeni modüller de geliştirilecek.</p>

<p>75 BİN ÖĞRENCİYE TRAFİK EĞİTİMİ<br />
Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik çalışmalar yalnızca denetimlerle sınırlı kalmayacak. Mobil Trafik Eğitim tırları aracılığıyla 75 bin öğrenciye trafik güvenliği konusunda farkındalık eğitimi verilmesi planlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/radari-gorunce-frene-basmak-artik-yetmeyecek</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/indir.jpg" type="image/jpeg" length="74486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin faturası kesildi!]]></title>
      <link>https://www.umke.org/galatasaray-fenerbahce-derbisinin-faturasi-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/galatasaray-fenerbahce-derbisinin-faturasi-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki derbinin ardından PFDK'nın açıkladığı kararlar gündem oldu. İki kulübe milyonluk para cezaları kesilirken Abdülkerim Bardakcı ve Archie Brown başta olmak üzere isimlere verilen men cezaları da dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbinin ardından Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), karşılaşmaya ilişkin cezaları duyurdu. Kurulun açıkladığı kararlarda iki kulübe de yüksek miktarda para cezası verilirken, futbolcular ve kulüp görevlileri hakkında da yaptırımlar uygulandı.</p>

<h2>ABDÜLKERİM BARDAKCI VE ARCHIE BROWN'IN CEZASI</h2>

<p>PFDK'nın kararına göre Galatasaraylı futbolcu Abdülkerim Bardakcı, 2 maç men ve 67 bin TL para cezasına çarptırıldı. Fenerbahçeli Archie Brown'a ise 3 maç men ve 100 bin TL para cezası verildi.</p>

<p>Galatasaray Kulübü görevlisi Serhat Doğan hakkında da 21 gün hak mahrumiyeti ve 50 bin TL para cezası uygulanmasına karar verildi.</p>

<h2>MİLYONLUK CEZA</h2>

<p>Derbinin ardından kulüplere verilen para cezaları da belli oldu. PFDK, Galatasaray'a 2 milyon 120 bin TL para cezası verirken Fenerbahçe'ye kesilen ceza 1 milyon 277 bin TL olarak açıklandı. Böylece iki kulübe verilen toplam para cezası 3 milyon 397 bin TL'ye ulaştı.</p>

<h2>İŞTE PFDK KARARLARI AÇIKLAMASI</h2>

<p>6- GALATASARAY A.Ş.’nin, 26.10.2026 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş.-FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig Adnan Süvari Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 500.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KUZEY TRİBÜNÜ 105, 106, 107, 108, 204, 205, 206, 207, 406, 407, 408, 409, DOĞU TRİBÜNÜ 102, 111, 112, 113, GÜNEY TRİBÜNÜ 119, 120, 422, 423, 424, BATI TRİBÜNÜ 102, BATI VIP TRİBÜN BLOK VIP 100 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,</p>

<p></p>

<p>Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.’nin, taraftarlarının ve mensuplarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 560.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.’nin, refakatçi çocuk sayısının seremoniye katılan hakem ve futbolcu sayısından fazla olmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle Sportif Ekipman Talimatı’nın 22/1. maddesi uyarınca 500.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.’nin,müsabakadan ihraç edilmiş futbolcusunun karma alanda açıklama yapmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 280.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.’nin, skorboardda misafir takımın TFF’ye tescil edilmemiş logosunun kullanılmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 280.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p></p>

<p>Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş. sporcusu ABDÜLKERİM BARDAKCI ’nın, kavga eylemi nedeniyle FDT’nin 45/1-a ve 35/4. maddeleri uyarınca ve FDT’nin 12. maddesinin uygulanması suretiyle takdiren ve neticeten 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 67.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş. antrenörü SERHAT DOĞAN’ın, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 50.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş. antrenörü SERHAT DOĞAN ’ın, rakip takım sporcusuna yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 36/1-c maddesi uyarınca 21 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>7- FENERBAHÇE A.Ş.’nin, 26.10.2026 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş.-FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig Adnan Süvari Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 3. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 350.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜN 418, 419, 420 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,</p>

<p></p>

<p>Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, taraftarlarının ve mensuplarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 560.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 40/2. maddesi uyarınca 87.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, müsabakadan ihraç edilmiş futbolcusunun karma alanda açıklama yapmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 280.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p>Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. sporcusu ARCHIBALD NORMAN BROWN ’un, kavga eylemi nedeniyle FDT’nin 45/1-a ve 35/4. maddeleri uyarınca 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 100.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p>

<p></p>

<p>Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. görevlisi AHMET AYTAR’ın, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 50.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.umke.org/galatasaray-fenerbahce-derbisinin-faturasi-kesildi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/yazili-dunya-basini-269128-1.webp" type="image/jpeg" length="70896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya'da peribacası çöktü: 3 kişi yaşamını yitirdi!]]></title>
      <link>https://www.umke.org/kapadokyada-peribacasi-coktu-3-kisi-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/kapadokyada-peribacasi-coktu-3-kisi-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapadokya Göreme Açık Hava Müzesi girişinde peribacası çöktü. Kopan kayaların altında kalan 3 kişinin hayatını kaybettiği öğrenildi. Kayaların altında kalan kişilere ulaşmak için başlatılan çalışmaların tamamlandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göreme’de bulunan peribacalarından biri toprak kayması sonucu yıkıldı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen ekipler, arama kurtarma çalışması başlattı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ölü sayısının 3'e yükseldiğini bildirdi.</p>

<p>Memişoğlu şunları yazdı:</p>

<p>"Nevşehir Göreme’de meydana gelen toprak kayması sonucu kaya düşmesi olayında etkilenenlere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.</p>

<p>Yaşanan olayda hayatını kaybeden 3 kişiye Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 5 kişinin genel sağlık durumları iyi olup tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir.</p>

<p></p>

<p>Ekiplerimiz bölgede çalışmalarını sürdürüyor, süreci yakından takip ediyoruz.</p>

<p>Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü kaza ve afetten muhafaza eylesin."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/kapadokyada-peribacasi-coktu-3-kisi-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/i-m-g-2149.jpeg" type="image/jpeg" length="84251"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhuriyetimizin 103. yılı coşkusu]]></title>
      <link>https://www.umke.org/cumhuriyetimizin-103-yili-coskusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/cumhuriyetimizin-103-yili-coskusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyetimizin 103. yılı coşkusu İstanbul’un bütün ilçelerini kırmızı beyaza boyayacak: Dört bir yanda bayram]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bu yıl da coşkuyla kutlanıyor. Belediyeler, yurttaşlar için gün boyunca çeşitli etkinlik ve tören düzenliyor.</p>

<p>- Kadıköy’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bu yıl da doyasıya kutlanacak. Saat 10.00’da Bağdat Caddesi’nde resmi geçit töreni düzenlenecek. Daha sonra Cumhuriyet Bandosu ve Kadıköy Belediyesi Gençlik Bandosu, saat 13.00-17.00 arasında Bağdat Caddesi’nde yurttaşlarla buluşacak. Aytunç Bentürk Dans Akademisi öğrencileri de saat 14.30 -15.00 arasında caddede vals ve zeybek gösterisi düzenleyecek. Bağdat Caddesi, saat 15.00’ten sonra ise Kadıköy Söylüyor Cumhuriyet Yaşıyor konserine sahne olacak. Günün bitiminde bu yıl da “Cumhuriyet Yürüyüşü” düzenlenecek. Yürüyüş, Bağdat Caddesi Suadiye ışıklarda saat 19.00’da başlayacak, Göztepe ışıklarda sona erecek. Yürüyüşe YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de katılacak.</p>

<p></p>

<p>- Avcılar Havuz Meydanı’nda saat 14.00’te çocuk atölyeleri kurulacak. Saat 17.00’deki DJ performansının ardından Atatürk heykelinin önünden kortej yürüyüşü düzenlenecek. Rhythm of Istanbul Led Drum ve Kırklareli Kent Konseyi Hür Kadınlar Ritim 29 Çalışma Grubu’nun konserlerinin ardından saat 21.00’de Mary Jane grubu sahne alacak.</p>

<p>- Bakırköy’de Atatürk Spor ve Yaşam Köyü’nde futbol turnuvası düzenlenecek. Cumhuriyet Meydanı’nda ise gün boyunca DJ performansları, oyunlar ve atölyeler yurttaşlarla buluşacak. Yeşilköy Atatürk büstü önünden başlayacak Vosvos araç turu da ilçede Cumhuriyet Bayramı coşkusunu farklı noktalara taşıyacak. Taş Koleji halk oyunları gösterisinin ardından Gamze Cingöz konseri yapılacak. Akşam saatlerinde Dikilitaş’tan Cumhuriyet Meydanı’na bando eşliğinde fener alayı düzenlenecek.</p>

<p>- Beşiktaş’ta saat 19.15’te yurttaşlar Dolmabahçe Sarayı önünde başlayacak Cumhuriyet yürüyüşünde buluşacak. Barbaros Meydanı’nda sona erecek yürüyüşün ardından Gece Yolcuları grubu saat 20.00’de sahne alacak.</p>

<p>- Beylikdüzü’nde yurtttaşlar saat 20.00’de bayraklarıyla Beylik Pazarı Alanı’nda başlayacak Cumhuriyet kortejinde buluşacak.</p>

<p>- Büyükçekmece’de saat 19.23’te yurttaşların katılımıyla Eski Ziraat Bankası – Makro Çarşı Önü / Sinanoba’da fener alayı düzenlenecek.</p>

<p>PEUGEOT 3008 - YOLLAR ONUN SAHASI<br />
3008 ile PEUGEOT dünyasına adım atın.<br />
Peugeot</p>

<p>- Çatalca’da saat 19.23’te Nazım Özbay Kültür Merkezi’nin önünden başlayacak fener alayı düzenlenecek. Ardından saat 20.30’da millet bahçesinde DJ Furkan Balıkçı sahne alacak.</p>

<p>- Eyüpsultan saat 19.00’da Göktürk Kültür Sanat Merkezi önünde başlayacak Cumhuriyet yürüyüşü ve Fener Alayı ile bayramı kutlayacak.</p>

<p>- Kartal’da saat 19.00’da Kartallı Kazım Meydanı’ndan başlayacak fener alayı yürüyüşünün ardından saat 20.00’de Kartal Meydanı’nda Selçuk Balcı konseri düzenlenecek.</p>

<p>- Küçükçekmece’de beklenen sağanak yağış ve şiddetli fırtına sebebiyle Cumhuriyet Otobüsü ve Fevzi Çakmak Meydanı’nda düzenlenmesi planlanan Cumhuriyet Hepimizin Geleceği Şenliği iptal edildi.</p>

<p>- Maltepe’de saat 19.23’te belediye binası önünde başlayacak meşaleli yürüyüşün ardından Adamlar grubu Cumhuriyet Meydanı’nda sahne alacak.</p>

<p>- Sancaktepe bu yıl bayramı Zülfü Livaneli, Teyfik Rodos, Görkem Ezgi Yıldırım ve Zeynep Halvaşi’nin saat 20.00’de Meydan Park’ta düzenleyeceği konserlerle kutlayacak.</p>

<p>- Sarıyer’de yurttaşlar, saat 18.00’de Kefeliköy’de başlayacak fener alayı ile bayramı kutlayacak.</p>

<p>- Silivri'de saat 19.00’da belediye binası önünde başlayacak fener alayının ardından önce DJ Serhat daha sonra Berksan, Silivri Sahili Atatürk Meydanı’nda sahne alacak.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/cumhuriyetimizin-103-yili-coskusu</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/1228deda-aace-4e41-81a7-3c002281.webp" type="image/jpeg" length="61113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüzde 5, 10, 15, 20: Emekliye refah payıyla zamlı maaş hesabı]]></title>
      <link>https://www.umke.org/yuzde-5-10-15-20-emekliye-refah-payiyla-zamli-maas-hesabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/yuzde-5-10-15-20-emekliye-refah-payiyla-zamli-maas-hesabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emekliler için 'iyileştirme' açıklaması sonrası yasal düzenleme için çalışmaların başladığı öğrenildi. Peki, emeklilerin gelirini artıracak düzenlemeler nasıl olacak? Refah payı nasıl uygulanacak? İşte hesaplar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine Toplantısının ardından yaptığı "İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz" açıklamasıyla emekliler heyecanla beklenmeye başladı. Düzenlemelerin detayları da merak ediliyor.</p>

<p></p>

<p>Sabah'taki yazısında Faruk Erdem, çalışmalara dair detayları aktarırken yasal düzenlemenin yıl sonuna kadar devreye girecek olmasının ocakta yapılacak enflasyon artışıyla değil genel bir gelir artırıcı düzenleme olacağını gösterdiğini belirtti. Erden, masada Ocak ayında bir refah payı artışı olmasının da düşünüldüğünü kaydetti.</p>

<p></p>

<h2>REFAH PAYI ARTIŞI NE KADAR?</h2>

<p>Refah payı artışının kaç puan olabileceğiyle ilgili Erdem, Ocak artışının SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 10 olmasının hesaplandığını hatırlatıp bunun üzerine eklenecek refah payının da 10-20 puan aralığında olmasının tahmin edildiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Buna göre de hesaplamalar yapılırken 23 bin 552 TL olan mevcut maaşın, yüzde 10 enflasyon artışıyla 25.907,20 TL, 5 puan refah payıyla 27.202,56 TL, 10 puan refah payıyla 28.497,92 TL, 15 puan refah payıyla 29.793,28 TL ve 20 puan refah payıyla 31.088,64 TL olarak hesaplandığı aktarıldı.</p>

<p></p>

<h2>HANGİ MAAŞLARDA ARTIŞ OLACAK?</h2>

<p>Yapılacak refah payı artışının zam oranının üzerine eklenmesinin beklendiğini kaydeden Erdem, zamlar kök maaşa yapılacağı için artışın bu aylıklara yansıtılacağını kaydetti.</p>

<p></p>

<h2>KÖK MAAŞLARLA ALAKALI BİR GELİŞME BEKLENTİSİ VAR MI?</h2>

<p>Emeklilerin kök maaşlarının prim ödemelerine göre belirlendiğini anımsatan Erdem, buna karşın emekliler arasında bu açıdan farklılıklar da oluştuğunu, bu farklılıkların giderilmesi için prim gün ve ödemeler dikkate alınıp kademeli kök maaşlara seyyanen artışların söz konusu olabileceğini belirtti.</p>

<p></p>

<h2>MAAŞ ARTIŞ SİSTEMİ DEĞİŞEBİLİR Mİ?</h2>

<p>SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 6 aylık enflasyon kadar artış alırken memur emeklilerinin ise toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkı aldığını hatırlatan Erdem, dolayısıyla her zam döneminde emekliler arasında zam oranları bakımından farklılıklar oluştuğunu belirtip "Bunları giderici bir düzenleme ortaya çıkabilir" dedi.</p>

<p></p>

<h2>TABAN MAAŞ UYGULAMASI İLE İLGİLİ DÜZENLEME OLUR MU?</h2>

<p>Düşük maaş alan emeklilerin aylıklarının Hazine desteği ile her zam döneminde belirlenen en düşük emekli maaşına tamamlandığını anımsatan Erdem, bu noktada kök maaşlar farklı da olsa emeklilerin aynı rakamı aldığını kaydetti. Taban maaşın hemen üzerinde aylıkları olan emeklilerin ise Hazine desteğinden yararlanamadığını vurgulayan Erdem, "Dolasıyla burada da adaletin sağlanması söz konusu olabilir. Kök maaşlara yapılacak kademeli seyyanen artışlar ile her 6 ayda bir taban maaş belirleme ihtiyacı da ortadan kalkabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>BÜTÇEDEKİ KAYNAK</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında 2027 bütçesinde bir kaynak oluşturulacağını söylemiş, 2027 bütçesindeki SGK için ayrılan kaynağın yüzde 66 artması da dikkat çekmişti. Bununla ilgili Erdem, "Buradaki artış da emekliler için kullanılacak bölümün ayrıldığını gösteriyor" dedi.</p>

<p></p>

<h2>EMEKLİLER İÇİN EK GELİR GETİRİCİ DÜZENLEMELER</h2>

<p>Maaş düzenlemesi ve artışlarının dışında emekliler için bazı sosyal konuların da gündeme gelebileceğini işaret eden Erdem, "Vatandaşlık maaşının kapsamına emeklilerin de alınması gündemdeydi. Bunun yanı sıra enerji ve gıda desteği, kira konut yardımı, çocuk desteği de gündeme gelebilir" ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.umke.org/yuzde-5-10-15-20-emekliye-refah-payiyla-zamli-maas-hesabi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://umkeorg.teimg.com/crop/1280x720/umke-org/uploads/2026/10/images-23-1.jpg" type="image/jpeg" length="56899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CANLI HABER]]></title>
      <link>https://www.umke.org/video/canli-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.umke.org/video/canli-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ztmY_cCtUl0?si=aol-YAEe_PfYtYgX" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>CANLI YAYIN</category>
      <guid>https://www.umke.org/video/canli-haber</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8_qAqJdVAuM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33200"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
