PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği), çalışan mutluluğu sağlamanın önemi ve yürütülen yaratıcı uygulamaların konuşulduğu ‘Çalışan Mutluluğu: Kurumsal Esenlik ve Yaratıcı Uygulamalar’ webinarını düzenledi.İSTANBUL (İGFA) - Pluxee Türkiye sponsorluğunda, London School of Mind Kurucusu Dr. Kerem Dündar moderatörlüğünde düzenlenen ‘Çalışan Mutluluğu: Kurumsal Esenlik ve Yaratıcı Uygulamalar’ başlıklı webinarda, Wellbees Kurucu Ortağı ve CEO’su Melis Abacıoğlu ve Enerjisa Enerji İnsan ve Kültür Bölüm Başkanı Yakup Aydilek konuşmacı olarak yer aldılar.

Başkan Sami Er, ‘10 Muharrem Aşure Günü İftar Programı’na katıldı Başkan Sami Er, ‘10 Muharrem Aşure Günü İftar Programı’na katıldı

Moderatör London School of Mind Kurucusu Dr. Kerem Dündar, webinarın açılışında iş hayatında çalışan mutluluğuna ilişkin değişen trendleri şu sözlerle vurguladı: “Düne kadar iş hayatı ekmek paramızı kazandığımız bir yerdi. Bugün ise işverenin çalışanın psikolojisini, beden sağlığını, genel olarak esenliğini gözettiği, bunlara yatırım yaptığı bir yer haline geldi. İşverenin iş veren olma pozisyonundan bakım veren olma pozisyonuna evrildiğini gözlemliyoruz. Tabii ki bu, performansa da doğrudan etkisi olan bir ihtiyaç. İş hayatında çalışma alanımızı paylaştığımız insanların farklı alanlardaki iyilik hallerine yatırım yapmak artık işveren için bir gereklilik.”

‘Z KUŞAĞI ÇALIŞANLAR DİĞER KUŞAKLARDAN ÜÇ KAT DAHA SIK PSİKOLOĞA BAŞVURUYOR’

Wellbees Kurucu Ortağı ve CEO’su Melis Abacıoğlu, konuşmasında şunlara değindi: “Polikrizlerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Gallup’ın araştırmasına göre, bugünkü insan 15 sene önceki insandan yüzde 40 daha stresli. Bu polikrizlerin ortasından geçerken sağlam durabilen, temiz düşünebilen, kendini sürekli yenileyebilen ve esenlik dolu bir insana ihtiyaç var. Wellbees uygulamamızı kullananlara baktığımızda Z kuşağının diğer kuşaklardan yaklaşık üç kat daha sık psikolog randevusu aldığını görüyoruz. Dolayısıyla Z kuşağı işverenden bunu kendisine sunmasını talep ederek geliyor masaya.”

Abacıoğlu, konuşmasında müdür pozisyonundaki çalışanların esenliğindeki olumsuz gidişata da dikkat çekti: “Yaptığımız araştırmada müdürlerin son üç senedir alttan ve üstten gelen baskılar nedeniyle iyi hissetmediklerini gördük. Müdürlerin nasıl hissettiği ekiplerin nasıl hissettiğini belirliyor. Ekipler ile müdürlerin iyilik hali arasında ise yüzde 5’lik bir fark var sadece. Bu nedenle müdürlere odaklı esenlik projeleri yürütmek şu an şirketlerdeki en yaygın uygulamalardan biri. Bu uygulamaların açık ara fark yarattığını da gözlemliyoruz.”

‘2030’A KADAR HER 16 ÇALIŞANDAN 1’İ İŞ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALACAK’

“McKinsey’nin araştırmasına göre, 2030’a kadar yapay zekâ alanında globalde en az 20 milyon, en çok 50 milyon iş ortaya çıkacak. 2030’a kadar her 16 çalışandan 1’inin iş değiştirmek zorunda kalacağını görüyoruz.” diyen Yakup Aydilek, kurum içinde yapılan yatay transferlerin esenliğe etkisine ise şu sözlerle değindi: “Yatay kariyer yolculuklarını çok önemsiyorum. Araştırmalar gösteriyor ki, yatay transferler ücret artışlarından 12 kat fazla, standart bir terfiden ise 2,5 kat daha fazla etki yaratıyor.”

Enerjisa Enerji bünyesinde yürüttükleri esenlik uygulamaları arasında espor turnuvasını örnek gösteren Aydilek, “İyi oluş hali beş ana kategoride toplanıyor: Kariyerde iyi oluş, sosyal iyi oluş, finansal iyi oluş, toplumsal iyi oluş ve fiziksel iyi oluş hali. Araştırmalar bu beş alan arasında en büyük etkinin kariyerde iyi oluş halinden geldiğini gösteriyor. İşverenler de profesyonel hayatta bu kısma odaklanmış durumda. Esenlik alanında araştırmalar yürüten Gallup’ın Amerika ve Almanya’da gerçekleştirdiği bir araştırma örneğin, finansal gücü yaşamlarının sonuna kadar hayatlarını idame ettirmelerine yetecek çalışanların %95’inin yine de çalışmaya devam etmek isteyeceklerini ortaya koyuyor.” dedi.

Kaynak: igf