Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: HAKAN KAYA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde düzenlenen mitingde; “Sokaklardan korkmayacağız, meydanları boş bırakmayacağız, elbette yıkıp yakmayacağız, elbette kimseye zarar vermeyeceğiz ama kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak, emekli uzun adamdan hakkını alacak, işçi alacak, memur alacak. 31 Mart’a kadar adaylara sahip çıkın, meydana, sokaklara sahip çıkın. 1 Nisan’dan sonra nereye çağrılırsanız, oraya gelin. Barışçıl gösterileri kimse terör eylemi diye gösteremez. Bu milleti sindirmeye çalışıyorlar, sinmeyeceğiz, haklı tepkileri dindirmeye çalışıyorlar, dinmeyeceğiz, milletin sesini kesmeye çalışıyorlar, susmayacağız, biz kazanacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde bugün miting düzenledi. Bölgedeki şeker fabrikasının peşkeş çekildiğini belirten Özel, şunları söyledi:

“Şimdi arıcı şeker istiyor, fiyat pahalı. Şuradaki mandırada, fırında, pastanede ihtiyaç duyulan şekerin fiyatı ateş pahası. Yarın öbür gün bir büyük krizde, ithalat imkanı kalmadığında bu şekerin ne kadar önemli bir ürün olduğunu herkes bir daha görecek. O yüzden Alpullu, CHP’liler için Atatürk’ten emanet ilk şeker fabrikamız, rekortmen şeker fabrikamız, en kıymetli fabrikamız olduğu için Alpullu bizim için izzetinefis meselesi haline geldi. Adayımız 16 yıl Şeker-İş Alpullu Şube Başkanlığı yapan Orhan Saltık. Alpullu’nun artık CHP’ye gelme zamanı geldi. Alpullu’yu alacağız, Alpullu’yu aldığımızda kısa sürede geleceğim, hep birlikte Alpullu’ya gideceğiz, belediye başkanımızın makamına Alpullu Şeker Fabrikasının fotoğrafını, Atatürk’ün fotoğrafını asıp bu haramilerden Türkiye’yi kurtarana kadar mücadele edeceğiz. Memlekette yoksulluk, işsizlik, israf, mağduriyetler, gençlerin umutsuzluğu, hayat pahalılığı, enflasyon, her şey var.

Kocasinan, drone ile tüm açık alanları ilaçlıyor Kocasinan, drone ile tüm açık alanları ilaçlıyor

“HER ŞEYİN SORUMLUSU ERDOĞAN”

Her şeyin bir de sorumlusu var. Her şeyin sorumlusu, hani her şeyi ben bilirim diyor ya Tayyip Erdoğan. Her şeyin sorumlusu o. Tayyip Erdoğan, çıkmış şöyle bir açıklama yapıyor. Diyor ki, ‘Bazı fırsatçılar fahiş fiyat artışları ile insanımızın lokmasına göz dikiyor. Onlarla mücadelemiz sürecek.’ Şimdi bu Tayyip Erdoğan’ın huyudur. Bütün iyi şeyleri kendi yapar kötü şeyleri devlete yaptırır. Bütün iyi şeyleri üstüne alır, kötü şeylerde suçlu bulur. Hiç kimseyi bulamasa, bizi suçlar, ‘CHP yaptı’ der. Tayyip Erdoğan’a soruyorum, bugün TÜİK aylık enflasyonu açıkladı, yüzde 4,5. Yıllık enflasyon yüzde 67. TÜİK’e göre 67 olan enflasyon normalde gerçek hesaplandığında yüzde 120. Siz biliyorsunuz. Süt geçen sene kaç paraydı, şimdi kaç para? Kıyma kaç paraydı, şimdi kaç para? Dana kuşbaşı, ekmek kaç paraydı, şimdi kaç para? Ramazan pidesi kaç paraydı, bu sene kaç para ama TÜİK üzmeyecek ya Tayyip Beyi, 67 olarak ilan etmiş. Yalan ama diyelim ki bu yalana inandık. Tayyip Bey yüzde 67 enflasyon varken, emekliye en düşük emekli maaşı alana ne vermiş, yüzde 33. Yani 7 bin 500 lira alanı yüzde 33 zamla 10 bin lira verdi. Normalde ne yapması lazım? 67. Yüzde 34, 3 bin 500 lira sadece bu zamda cebinden çaldı emeklilerin.

“ERDOĞAN’IN YANINA BIRAKMAM”

Başka bir hesap yapalım, emekli ikramiyesi, biz söyleyince ben de yapacağım dedi, 2015’te söz verdi, 2018’de biz bir asgari ücret yap dedik, bin liracık yaptı. O gün o beğenmediğimiz, eleştirdiğimiz bin lira tam 24 kilo kıyma alıyordu. Şimdi bin lirayı önce 2 bin yapmıştı, 3 sene sonra. Bu sene de 5 bin yapacağım diye söylentisini yaydı, 3 bin lira yaptı. Şimdi alınacak emekli ikramiyesi kaç kilo kıyma alıyor, 3 bin lira. 6 kilo zor alıyor. Yani sadece emekli ikramiyesinde 24 kilo kıyma alırken, 6 kilo kıymaya düşmüş. Emeklinin bayram sofrasında 18 kilo kıyma çaldı bu adam. Zaten bir emekli bir kurban kestirse, çıkan etini kıyma yaptırsa o kadar kıyma çıkacak. Yani biz her bayram emekliye bir asgari ücret verelim diyoruz ya, bu emeklinin sofrasından kurbanlık koyunu çaldı. Bakın net bir şey söyleyeyim, 2002 yılında geldi. 3 Kasım 2002. En düşük emekli maaşı, 1,5 asgari ücret. Bugün asgari ücret 17 bin lira olduğuna göre, en az 25-26 bin lira olması lazım. Ama 10 bin lira veriyor emekliye. O gün en düşük emekli maaşı inanmayan açsın, hesaplasın baksın. Tam 8 çeyrek altın alıyordu, bugün zorla 2,5 çeyrek altın alıyor. Tayyip Erdoğan, iktidarı boyunca emeklilerin cebinden her ay 5,5 çeyrek altın almıştır. Emeklilerin hakkın elinden almıştır, cebinden almıştır, cüzdanından, sofrasından, buzdolabından, kombisinden almıştır. Ben bu emeklinin hakkını bu Tayyip Erdoğan’ın yanına bırakmam. Vallahi de bırakmam, billahi de bırakmam.

“MOTORİNE YÜZDE 106, BENZİNE YÜZDE 97 ZAM”

Bir de diyor ki, fahiş zam yapıyorlar diyor, enflasyonun üstünde, diyor. Vatandaşımızın lokmasına göz dikiyorlar. Bir de işin tersi var. Tayyip Erdoğan, enflasyonun 67 olduğuna inanıyorsa neden emekliye 33 veriyor. Ama emekliye 33 verirken, köprüye, yola yüzde 76 zam yapıyor. Benzine, mazota bakın 1 yılda değil, 28 Mayıs günü seçimi kazandı, üstünden 8 ay geçti. Daha 1 yıl olmadı. O gün 19 lira olan mazot, bugün 42 lira. O gün 20 olan benzin, bugün 42 lira. Mazota yüzde 106, benzine yüzde 97 zam yaptı. Eğer birisi garibanın, vatandaşın lokmasına göz diktiyse onun adı da Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bundan sonraki süreçte Erdoğan’ın oyunlarına hiçbirimiz gelmeyeceğiz. Erdoğan’ın hiçbir oyununa gelmeyeceğiz. O bizimle kavga etmek, bizimle tartışmak, meseleyi efendim ben milliyim, sen gayri millisin, efendim evet açsınız ama bunlar oy alırsa yok ezanı dindirecekler, bayrağı indirecekler, vatanı böldürecekler diye yalanlarla bizi meşgul etmeye çalışıyor. Bizim derdimiz vatandaşa yapılan zam. Bu devamlı zam, zam, zam yapıp, dönüp DEM, DEM, DEM diyor.

“EMEKLİNİN HAKKI İÇİN KAVGA EDECEĞİM”

Ben evet, Recep Tayyip Erdoğan ile kavga edeceğim ama emeklinin hakkı için, esnafın hakkı için, köylünün hakkı için, yoksulun hakkı için kavga edeceğim. Ey Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın neresinde bir haksızlık olsa vatandaş yollara dökülür. Protesto yapar. Sen gelmeden önce Başbakanın kapısına yazar kasalar atılıyordu. Kimse bir şey demiyordu. Öyle bir korku imparatorluğu yarattı ki kimse sesini çıkarmayacak, bu bildiği zulmü, zammı yapacak, her bildiğini okuyacak ama biz susacağız. Konuşan olursa teröristtir, itiraz eden olursa dış güçlerin uşağıdır, yollara düşen olursa darbe girişimidir. Aha da buradan söylüyorum. Tayyip Erdoğan, 31 Mart’ta bu millet ilk önce yerel seçimlerde sana bir sarı kartı gösterecek, kırmızı ışığı yakacak, muhalefet birleşecek, gücünü gösterecek, ondan sonra sen göreceksin. Bu emeklinin hakkını işçinin, esnafın hakkını çiftçinin hakkını hep beraber söke söke alacağız senden.

“MEYDANLARI BOŞ BIRAKMAYACAĞIZ”

Sokaklardan korkmayacağız, meydanları boş bırakmayacağız, elbette yıkıp yakmayacağız, elbette kimseye zarar vermeyeceğiz ama kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak, emekli uzun adamdan hakkını alacak, işçi alacak, memur alacak. Her kim ki bu ülkedeki insanları öyle yukarıdan bakarak, kibirle bakarak, karınca gibi görüyorsa buradan bir kez daha haykırıyoruz ki Tayyip Erdoğan, karıncanın kardeşi var. Karıncanın kardeşi o karıncayı sana ezdirmez. Karıncanın kardeşi vardır, o da CHP’dir. Sizden tek isteğim şudur, 31 Mart’a kadar adaylara sahip çıkın, meydana, sokaklara sahip çıkın. 1 Nisan’dan sonra nereye çağrılırsanız oraya gelin. Barışçıl gösterileri kimse terör eylemi diye gösteremez. Bu milleti sindirmeye çalışıyorlar, sinmeyeceğiz, haklı tepkileri dindirmeye çalışıyorlar, dinmeyeceğiz, milletin sesini kesmeye çalışıyorlar, susmayacağız, biz kazanacağız. 31 Mart’a bir tarafta Cumhur İttifakı, AKP ile MHP. Her geçen gün birbirine benzeyen, milleti tehdit eden, oy vermezsen hizmet etmem diyen, hatta Hataylı depremzedeye geçen seçim vermedin, mahzun kaldın, boynu bükük kaldın, yine vermezsen yine hizmet etmem diyen, Ordu’da ben yoksam doğalgaz yok diyen, Sakarya’da iktidar eğer yerelde yoksa hizmet gelmez diyen, şantaj siyaseti yapan, tehdit siyaseti yapan Tayyip Erdoğan ne derse desin eyvallah çeken.

“YANLARINA HİZBULLAHÇILARI ALMIŞLAR”

Eskiden şu belediyenin T.C.’si söküldüğünde tepki gösterip, iktidar ortağı, ittifak ortağı olunca susan Bahçeli, sana andımızı okutmazsam namerdim deyip, her sabah andımızın okutulmamasına susan Bahçeli. Senden Cumhurbaşkanı olmaz deyip ilk imzayı kendi çakan Bahçeli ile beraber bunlar. Yanlarına bir de Hizbullahçıları, domuz bağcıları, kadın düşmanlarını almışlar, korku ittifakı kurmuşlar. Bunlara karşı bir büyük ittifak kuruyoruz. Kendimize güveniyoruz, herkese güveniyoruz. Bu ittifakta, sadece sosyal demokratlar yok. Biz varız. Milliyetçi demokratlar var, iyi insanlar var. Muhafazakar demokratlar var. İnançlı insanlar var. Ama ortak özellikleri yalandan korkan, haramdan korkan, hak yemeyen, hakkını da yetirtmeyen insanlar var.”

Kaynak: anka