CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, memur ve emekli maaşlarına yüzde 30 zam yapılmasını öngören kanun teklifinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda; “Maaşlar artırılmıyor, bugüne kadar gasbedilen emekli haklarının bir kısmının iadesi yapılıyor. Çünkü 2008 yılında yapılan aylık bağlama oranı düzenlemesiyle emeklilerin yüzde 70 oranındaki emeklilik katsayısı yüzde 30’a düşürüldü. Eğer o düşürülmemiş olsaydı bugün emekli maaşları asgari ücret düzeyinde olacaktı...20 yılda Adalet ve Kalkınma Partisi çalışma yaşamını o kadar ağır koşullara taşıdı ki işçileri ayrıştırdı, ücret farkları yarattı” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, memur ve emekli maaşlarına yüzde 30 zam yapılmasını öngören kanun teklifinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda; “Maaşlar artırılmıyor, bugüne kadar gasbedilen emekli haklarının bir kısmının iadesi yapılıyor. Çünkü 2008 yılında yapılan aylık bağlama oranı düzenlemesiyle emeklilerin yüzde 70 oranındaki emeklilik katsayısı yüzde 30’a düşürüldü. Eğer o düşürülmemiş olsaydı bugün emekli maaşları asgari ücret düzeyinde olacaktı...20 yılda Adalet ve Kalkınma Partisi çalışma yaşamını o kadar ağır koşullara taşıdı ki işçileri ayrıştırdı, ücret farkları yarattı” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda AKP’nin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülüyor. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, teklife ilişkin şunları söyledi:

“Emeklilikte yaşa takılanlar, taşeron firmada halen kalanlar, sözleşmeliler, geçici işçiler, mevsimlik işçiler ve ehliyet affı bekleyenler gibi geniş kesimleri ilgilendiren kanun teklifi yine Meclise gelmedi. Bugün bir içinde düzenleme yapılan emeklilerle ilgili ücret düzenlemesi var. Burada yanlış bir ifade kullanılıyor, emekli maaşlarını artırdığı ifade ediliyor. Oysa emekli maaşları artırılmıyor, bugüne kadar gasbedilen emekli haklarının bir kısmının iadesi yapılıyor çünkü 2008 yılında yapılan aylık bağlama oranı düzenlemesiyle emeklilerin yüzde 70 oranındaki emeklilik katsayısı yüzde 30’a düşürüldü. Eğer o düşürülmemiş olsaydı bugün emekli maaşları asgari ücret düzeyinde olacaktı. Daha önce vermiş olduğumuz kanun teklifleri de var. En düşük emekli aylığının mutlak suretle asgari ücrete eşitlenmesi lazım. Ülkemizde emekliler 3 tür maaş alıyor. Birisi 2000 öncesi, 2000-2008 aralığı, 2008 sonrası. Bu ayrım da ortadan kaldırılmalı ve mutlak suretle intibak düzenlemesi yapılmalı.

“İNTİBAK DÜZENLEMESİ GÖRÜŞÜLMÜYOR”

Anayasa’ya da baktım, İçtüzüğe de baktım, yalnızca 1’inci partinin milletvekillerinin kanun teklifleri burada görüşülür diye bir hükme rastlamadım. Meclise ben 400’ün üzerinde kanun teklifi vermişim, diğer milletvekili arkadaşlarımız da verdi, hiçbiri gelmedi. Örneğin en düşük emekli aylığının asgari ücret tutarında olmasını 2021 yılında vermişiz, bu görüşülmedi. Emekli bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine çıkarılması için 2019’da kanun teklifi vermişiz, bu görüşülmüyor. Isınma ve kira yardımı emeklilere yapılması için 2019’da kanun teklifi vermişiz, görüşülmüyor. İntibak düzenlemesini hayata geçirilmesi 2018’den beri birden çok kere vermişiz, görüşülmüyor. Sağlık hizmetlerinde emeklilerden alınan ilaç katkı payının kaldırılması için kanun teklifi vermişiz, görüşülmüyor. Emekliler için motorlu taşıtlar vergisinde indirime giderilmesi için kanun teklifi verdik, görüşülmüyor.

“MEMURA REFAH PAYI GÖRÜŞÜLMÜYOR”

Memur ve emeklilere refah payının her ay yüzde 3, toplamda yüzde 40 olması için verdiğimiz kanun teklifleri görüşülmüyor. Şimdi, milletvekilleri eğer kanun teklifi verecekse neden bizim vermiş olduğumuz teklifler görüşülmüyor? Önümüzdeki süreçte emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili bir düzenleme yapılacak, bu düzenlemede eğer aylık bağlama oranıyla ilgili bir düzenleme sağlanamazsa o süreçte emekli olacak arkadaşlarımızın o ücretle de geçim sağlayabilmeleri olası değil.

“TÜİK ÜCRETLERİN AŞAĞIYA ÇEKİLMESİNE VESİLE OLUYOR”

Bugün biraz evvel arkadaşlarımız 2002 ile bugünü kıyaslayarak veriyorlar. 2002’deki ellerine geçen parayla alım güçlerinin bugünkü alım güçlerine baktığımız zaman çok geriye düşmüş durumda. Yalnızca kırmızı etten vazgeçtik, beyaz et dediğimiz tavuğu dahi fiyat artışlarından dolayı alamıyor. Marketlerdeki enflasyon oranlarının değerlendirmesinin ötesinde kirayı, elektriği, doğal gazı, akaryakıtı bir bütün içinde ele aldığımız zaman enflasyonun TÜİK’in hesapladıklarının çok üstünde olduğunu görüyoruz. Öyle Türk mucizesi yaratılıyor ki TÜİK yüzde 20 enflasyon düşürülerek emeklilerin alacakları ücretlerin daha da aşağı çekilmesine vesile oluyor; bu kabul edilebilir bir durum değil. Biraz evvel konuşmacı arkadaşımız dedi ki, TÜİK verilerinin önemli olduğunu belirtti. Bakana ben verdiğim soru önergesinde, bir yılda gübreye gelen zammı yüzde 342 olarak bana bildirdi, elimde yazılı olarak mevcut, TÜİK bunu yüzde 220’lerde açıklıyor. Yani bakanın verdiği bilginin altında bir TÜİK gübredeki fiyat artışını gösteriyor. Girdi maliyetlerin artması nedeniyle çiftçilik oldukça zorlaşmış.

ÇANKAYA BELEDİYESİ'NDEN DEPREM BÖLGESİ İÇİN YARDIM ÇAĞRISI ÇANKAYA BELEDİYESİ'NDEN DEPREM BÖLGESİ İÇİN YARDIM ÇAĞRISI

“İŞÇİLERİ AYRIŞTIRDI”

Ülkemizde şu anda BAĞ-KUR primi ödemiş olanların yaşadığı bir mağduriyet var. Onlar için emeklilikte esas alınan prim gün sayısı dokuz bin olarak değerlendiriliyor, diğerleriyle eşitlenmeli ve emekli olabilmelerinin önünü açacak düzenleme de onlar için de sağlanmalı. BAĞ- KUR primlerinin diğer çalışanlarla eşitlenmesi esnafların ve çiftçilerin de emeklilik hakkına ermelerini sağlayacak. Ülkemizde emeklinin içinde bulunduğu koşullar gerçekten üzüntü verici, düşündürücü, bugün emeklilerin aldığı bayram ikramiyesi bir koyun dahi alınamayacak seviyeye düşmüş durumda. Bunlarla ilgili iyileştirmelerin mutlak surette yapılması gerekir. Emekli, yaşamının en güzel yıllarını çalışarak bu ülkeye vermiş kişiler, onların yaşlılığında yaşadıkları süreçte daha iyi yaşamalarını birlikte sağlamalıyız. Burada olan herkesin de süreç içinde yaşlanan kişi noktasına ereceği de değerlendirildiğinde onların daha iyi yaşamasına herhâlde hiç kimse karşı çıkmaz ama yapılan düzenlemeler, veriyormuş gibi gösterilenler özünde yirmi yılda Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları döneminde alınanların kısmi olarak seçim öncesi iadesinden oluşuyor. Çünkü 20 yılda Adalet ve Kalkınma Partisi çalışma yaşamını o kadar ağır koşullara taşıdı ki işçileri ayrıştırdı, ücret farkları yarattı.”