Niğde'de bir züccaciye mağazasında müdürlük yapan Fırat Darende, artan maliyetlere tepki gösterdi. Darende, "Geçen süreçte ortalama 50-60 müşterimize hizmet verebilirken şimdi bu sayı 5 ile 10 arasına düştü. Bunun sebebi de artan maliyetler. 200 liraya sattığımız tencereler 500 lira oldu, 11 bin liraya verdiğimiz çeyiz setleri 30-35 bin bantlarına çıktı. Ortalama yüzde 300 zam" dedi. Mobilya satan Uğur Ünal ise müşterinin sadece temel ürünlere yöneldiğini söyledi.

ENES CAN ÖZMEN

Niğde'de bir züccaciye mağazasında müdürlük yapan Fırat Darende, artan maliyetlere tepki gösterdi. Darende, "Geçen süreçte ortalama 50-60 müşterimize hizmet verebilirken şimdi bu sayı 5 ile 10 arasına düştü. Bunun sebebi de artan maliyetler. 200 liraya sattığımız tencereler 500 lira oldu, 11 bin liraya verdiğimiz çeyiz setleri 30-35 bin bantlarına çıktı. Ortalama yüzde 300 zam" dedi. Mobilya satan Uğur Ünal ise müşterinin sadece temel ürünlere yöneldiğini söyledi.

Memura enflasyon farkı şimdiden %8 + %15 Memura enflasyon farkı şimdiden %8 + %15

Ekonomik kriz, züccaciye ve mobilya sektörünü de olumsuz etkiledi. Niğde’deki bir züccaciye mağazasında müdürlük yapan Fırat Darande, ekonomik kriz nedeniyle yaşadıkları sorunları anlattı:

"Şöyle bir örnek vereyim; bu dönemler düğün sezonu açıldı. Geçen süreçte, bu dönemlerde ortalama aylık 50-60 müşterimize hizmet verebilirken şimdi bu sayı 5 ile 10 arasına düştü. Bunun sebebi de artan maliyetler. Ürünler, geçen sene fiyatlarına göre kur bazlı, çoğu ürünlerimiz ithal olduğu için kurun yükselmesinden ötürü fiyat artışları yaşadı. 200 liraya sattığımız tencereler 500 lira oldu, 11 bin liraya verdiğimiz çeyiz setleri 30-35 bin bantlarına çıktı. Ortalama yüzde 300 zam. Bunun sebebi de hali hazırda bir dükkân kirası ödüyoruz. Personelimiz yedi kişiydi, şu an dört kişiye düşürmek zorunda kaldı. Çünkü maliyetler o kadar arttı ki dükkân kiraları yine aynı şekilde, elektrik faturaları artı. Müşterilerimizin ürünlerini aldıkları zaman sevkiyat aşaması aracımızın yaktığı yakıt bile yüzde 400, yüzde 500 arttı. Bu yaşanılan süreç de otomatikman raflara yansıdı.

"ELEKTRİK FATURASI 25-26 BİN LİRA GELİYOR"

Aylık 8-10 bin bantlarında gelen elektrik faturasına şu an ortalama 25-26 bin ödüyoruz. Sevkiyat maliyetimiz, toplu bir şekilde atıyoruz biz sevkiyatlarımızı, ortalama il içeresinde attığımız sevkiyatlarımız 200-250 lira bantlarındayken şu an ortalama 700-800 lira bantlarına çıktı. Yani farklı bir ile sevkiyat da geçen sene aynıydı, 200-250 lira gidiş-geliş maliyetimiz varken şu an personel masrafı artı, yakıt masrafıyla beraber bu meblağ bin liraya kadar çıkabiliyor. Yani baktığımızda bu süreçte hem maliyet yüzde 300 artıyor hem de fiyatlar aynı şekilde, aynı oranda artıyor. Böyle giderse yavaş yavaş sayı düşecek, çünkü şu an iş daha da düştü. Normal süreçte yapmış olduğumuz işin üçte birini yapmaya başladık. Personel sayımızda zaten 7'den 4'e düştü. Bu süreç böyle devam ettiği sürece yine düşürmek zorundayız mecbur, çünkü dönmüyor işler şu an için. Bugün mağazaya giren müşteri sayısı, daha önceden mağazamıza giren müşteri ayak sayısıyla şu an giren müşteri ayak sayısı birebir aynı değil. Geçen sene bu zamanlarda ortalama bin, bin 500 müşteri içeri girerken şu an ortalama sayı 150-200 kişiye kadar düştü ve doğal olarak müşterilerimiz içeri girdikten sonra etiketlere baktığı zaman, etiket fiyatı görünce otomatikman şu tepkileri alıyoruz, 'Geçen ay 150 liraydı, bu ay 250 lira olmuş’. Yani bizim ürünlerimiz takip edildiği için müşterilerimiz tarafından, otomatikman müşterinin şu an fiyata yansıyan bu zamlarla beraber alım gücü de çok geri plana düştü."

"7-8 BİN TL'LİK ÜRÜN 20-30 BİN OLDU"

Niğde'de mobilyacılık yapan Uğur Ünal ise şunları söyledi:

"Mobilya fiyatlarındaki artış şu şekilde; malum, biliyorsunuz şu anki ekonomik durumlara bakıldığında, akaryakıta gelen zamların mobilyalarda nakliyeye de maliyeti oluyor. Ham madde de bu şekilde zam olarak yansıyabiliyor. Şimdi bundan önceki fiyatlara bakacak olursak mesela bir müşterimiz oturma grubunu 7-8 bin liraya alabiliyorken şu anda 20 bin ile 30 bin arasında, kullanacağı ürüne, üretildiği malzemeye, üretildiği ile, üretim yerine göre değişebiliyor. Bunlar, önceki zamlara nazaran şu anki fiyatlara bakıldığında arada büyük farklar var maalesef. Her firmanın, her markanın kendine bağlı yaptığı kampanyalı ürünleri oluyor. Mesela bizim de elimizde olanlar var, her firmanın kendine uygun çalışma prensibi oluyor. Müşterilerimiz de indirimli olduğu için bunu değerlendirmek istiyor. Şimdi bir oturma, yemek odası ve yatak odası olarak fiyatlandırma isterse müşteri, üç takımın 60 bin lira olarak fiyatı başlar. Minimum 20 bin lira olarak düşündüm, bu şekilde fiyatlar değişiyor. Tabii ki burada en önemli etken ürünün yapılırken kullanılan ham maddesi.

"100 BİN LİRAYI GÖZDEN ÇIKARMAK GEREKİYOR"

Şimdi mobilya kısmına bakılacak olursa geçen sene bir çift evleneceği taktirde 60 bin liralık rakama en iyi en kaliteli, en iyi yerde üretilmiş mobilya ürününü alabiliyordu. Rahatlıkla alabiliyordu, en lüks şekilde. Şu an da şöyle söyleyeyim; üç gruptan oluşur yatak odası, yemek odası, oturma grubu; sadece bunu alabilir, aksesuarlarına pek giremez. Tamamlayıcı ürünlerini alamaz. Mesela günde 10 müşteri diyelim girdiyse bunun 6 tanesi, ‘Bir düşünelim, bir bakalım, bir fiyat araştırması’ diye gidiyor. Kalan 4 müşterimize satışı gerçekleştirebiliyoruz. Yani baktığımız zaman bu da büyük bir kırılım. En düşük maliyeti; minimum 100 bin lirayı gözden çıkartması gerekiyor."