İklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir bir dünya için çalışan Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle deniz kirliliğini önlemek adına Marmara Denizi’nde atık yüzey temizliği ve bölge illerinde deniz temizliği konusunda farkındalık eğitimleri gerçekleştirmek amacıyla başlattığı “Mavi Nefes Projesi” nin 9 aylık raporu açıklandı.İSTANBUL (İGFA) - Mavi Nefes Projesi'ne ilişkin rapor yayımlandı. Buna göre 21 Eylül 2021– Haziran 2022 tarihleri arasında deniz süpürgeleri, 52 bin 590 kilogram, yani yaklaşık 53 ton atık topladı ve geri dönüşüme kazandırdı. Deniz süpürgeleriyle toplanan atıklar, yaklaşık 46 bin kişinin günlük ürettiği atığa eşit.

MARMARA DENİZİ’Nİ EN ÇOK PLASTİKLER KİRLETİYOR

Proje kapsamında deniz süpürgelerinin topladığı yaklaşık 53 ton atığın üçte biri, yani 17 tonu poşet, pet şişe vb. plastik atıklardan oluşuyor. Temizlik kapsamında Marmara Denizi’nden 4.8 ton giyim ve tekstil malzemesi, 4.4 ton metal, 4 ton balık ağı gibi balıkçılık atıklarıyla 11 ton deniz salyası ve deniz çöpü toplandı.

Projenin farkındalık yaratma ayağında ortaokul seviyesinde gerçekleştirilen çevrimiçi eğitimlerle, “Küresel İklim Değişikliği, Denizlerimiz, Deniz Salyası (Müsilaj), Kirlilik Kaynakları, Sıfır Atık Hareketi, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Karbon Salımı” konuları ele alındı.

Düzce'de hasarlı okulların öğrencileri taşınıyor Düzce'de hasarlı okulların öğrencileri taşınıyor

Eğitimlerin verimliliğinin ölçülmesi ve geliştirilmesi hedefiyle öğrencilere “Bilgi Testi” de uygulanıyor.

Testlerin sonuçları değerlendirildiğinde Mavi Nefes Projesi’nde eğitimlere katılan öğrencilerin farkındalık seviyelerinde büyük oranlarda değişim göze çarptı.

Yapılan testlerde, öğrencilerin denizlerin oksijen kaynağı olması konusundaki bilgi seviyelerinin yüzde 68,5’den yüzde 99’e, kıyı ekosistemlerinde depolanan karbonu ifade eden “Mavi Karbon” kavramının bilinirliğinin de yüzde 56’den yüzde 94,3’e yükseldiği görüldü. Okullarda halihazırda yürütülmekte olan “Sıfır Atık Projesi” ile ilgili farkındalığın ise yüzde 64,5’den yüzde 86,3’e çıktığı, atık oluşumunun önlenmesi ve geri dönüşüm konularına hassasiyetin de arttığı gözlemlendi.

Ayrıca fitoplanktonun oksijen üretmesinin bilinirliği yüzde 47,7’den yüzde 99,2’ye yükseldiği görüldü.