CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı Çığlık köyünde dertleştiği bir depremzede, devletten yeterli desteği görmediklerini belirterek, “Halkın gönderdiği yardım geldi. Biz, burada devleti arıyoruz, yardım aramıyoruz. Beş gün biz buradaydık; devlet kurumu, birisi demedi ki ‘Yerin altında mısınız, üstünde misiniz’. Kimse şunu sanmasın; saray deyince padişahlık akla gelir. Cumhurbaşkanı köşkünde eğer bir cumhurbaşkanı oturmuş olsaydı en azından valisini, kaymakamını gönderir, der ‘Toprağın altında kimse var mı’. Mühim olan burada sahipsiz olmamız” dedi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı Çığlık köyünde dertleştiği bir depremzede, devletten yeterli desteği görmediklerini belirterek, “Halkın gönderdiği yardım geldi. Biz, burada devleti arıyoruz, yardım aramıyoruz. Beş gün biz buradaydık; devlet kurumu, birisi demedi ki ‘Yerin altında mısınız, üstünde misiniz’. Kimse şunu sanmasın; saray deyince padişahlık akla gelir. Cumhurbaşkanı köşkünde eğer bir cumhurbaşkanı oturmuş olsaydı en azından valisini, kaymakamını gönderir, der ‘Toprağın altında kimse var mı’. Mühim olan burada sahipsiz olmamız” dedi.

Aylin Nazlıaka, Doğanşehir’in Çığlık köyünde depremzedelerle bir araya geldi. Nazlıaka, “Köyün yüzde 80’i yerle bir olmuş durumda. Burada daha öncesinde de doğal gaz yokmuş. Şu anda elektrik, su yok. Evler boşalmış durumda, vatandaşlarımız araçlarda uyuyor. Soğuk, eksikler bir yandan. Bütün yük muhtarların omuzuna binmiş durumda. Yeteri kadar yardım ulaştırılamıyor” diye konuştu.

Nazlıaka’ya Çığlık köyü ile ilgili bilgi veren bir depremzede ise şunları söyledi:

“HALKTAN YARDIM GELDİ. BİZ, BURADA DEVLETİ ARIYORUZ, YARDIM ARAMIYORUZ”

“Halktan yardım geldi. Biz, burada devleti arıyoruz, yardım aramıyoruz. Beş gün biz buradaydık; devlet kurumu, birisi demedi ki ‘Yerin altında mısınız, üstünde misiniz’. Yoksa muhtarımızın çabası var, koşturuyor. Biz bekledik, birinci, ikinci gün en azından bir katibini göster; bakan, cumhurbaşkanı, vali beklemiyoruz. En azından bir katibini gönder. Canlı hayvanlar vardı, öldü. Ne oldu kimin nesi, kimse sormadı. Bizim şikayetimiz devletten. Bizim şikayetimiz gelen yardımlarla değil. Çadırımız, battaniyemiz eksik. Bunu giderebiliyoruz. Muhtar sağa sola çırpınıp duruyor, bunu yapabiliyoruz. Ama biz, devletten bir şey bekliyoruz. Kimse şunu sanmasın; saray deyince padişahlık akla gelir. Cumhurbaşkanı köşkünde eğer bir cumhurbaşkanı oturmuş olsaydı en azından valisini, kaymakamını gönderir, der ‘Toprağın altında kimse var mı’. Her şeyi Cumhurbaşkanı derse ki ‘Ben yapayım’, afetin işine de karışırsa; vatandaşın, belediyelerin gönderdiği yardıma da AFAD el koyuyorsa, ille ‘Benim adıma bu yardım gidiyor’ diyorsa bizim sorunumuz o. Mühim olan burada sahipsiz olmamız.”

Mehmet Yıldırım isimli afetzede de şunları anlattı:

“300 HANELİK KÖYE 80 TANE ÇADIR GELMİŞ”

“Bizim köyde de olan depremden dolayı devlet yetkililerinde daha kimseyi görmedik, dokuzuncu güne girdik. Devletin bize verdiği yardım; 300 hanelik köye 80 tane çadır gelmiş. O çadırlar da kar olduğu için, çoğu da kurulmuş ama içinde oturamıyor, çünkü sobası yok. Sadece çadırla iş bitmiyor, bunun yatağı, battaniyesi, yeme içmesi olacak. Yeme içme konularında devletten yine bir şey görmedik. Devlet derken hükümeti kastediyoruz. Sivil toplum kuruluşları yardımları gönderiyorlar, erzak gönderiyorlar. Büyükşehir belediyeleri, CHP'li belediyeler erzak gönderdiler. Devletten beklediklerimiz şu ana kadar gelmedi. Devletin hiçbir memurunu, kapıcısını daha bu Çığlık köyünde görmedik.”

CUMARTESİ ANNELERİ, AYM KARARINA UYULARAK GALATASARAY MEYDANI’NINDAKİ ABLUKANIN KALDIRILMASINI İSTEDİ CUMARTESİ ANNELERİ, AYM KARARINA UYULARAK GALATASARAY MEYDANI’NINDAKİ ABLUKANIN KALDIRILMASINI İSTEDİ

“YETERİNCE ÇADIR YOK”

Depremzede bir kadın da “Durumumuz çok kötü. Soğukta uyuyamıyoruz, oturamıyoruz. Çadırlar yeterince yoktur, evlerimiz yıkılmıştır. Gelen yardımlar da büyükşehir belediye başkanlarından, CHP tarafından geliyor. Dışarıda kaldık. Evlerimize yardım etsinler. Evlerimiz olsun; sıcak, küçük” diye konuştu.