Gündem

Kurultayı İptal Ettiren Lütfü Savaş'tan Kılıçdaroğlu'na Ziyaret: 'Uzlaşı Sağlanırsa Temyiz Geri Çekilir'

CHP'de 'mutlak butlan' davasını açarak Özgür Özel’in koltuğunu sarsan Lütfü Savaş, dün akşam CHP Genel Merkezi’nde Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Görüşme ilişkin konuşan Savaş, "Kemal Bey ve Özgür Bey anlaşıp 'çekil' derse temyiz başvurusunu geri çekerim. Görev verirlerse kabul ederim" dedi.

38'inci Olağan Kurultay’ın iptali için yargı sürecini başlatan ve Özgür Özel yönetimi tarafından ihraç edilen eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, mahkeme kararıyla yeniden Genel Başkan sıfatını kazanan Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamında ziyaret etti.

'KEMAL BEY VE ÖZGÜR BEY ANLAŞIRSA TEMYİZI ÇEKERİM'
Görüşmenin perde arkasına dair açıklamalarda bulunan Lütfü Savaş, rutin bir ziyaret olduğunu söyledi. Savaş, davanın şahısları suçlamak için değil, parti içi adaleti sağlamak için açıldığını vurguladı.


Siyasi krizin çözümü için Yargıtay’daki temyiz başvurusuna dair yeşil ışık yakan Savaş, "Eğer Kemal Bey ve Özgür Bey anlaşır, 'temyiz başvurusu çekilsin' derseler biz o ortak kanaate uyarız. İstişareye açığız, bundan sonra tek başıma karar vermem zaten doğru olmaz" ifadelerini kullandı.

'İKİ TARAF DA OLAYLARI ÖNLEYEBİLİRDİ'
Genel merkez önündeki gerilime ve arbedeye değinen Savaş, her iki lider cephesini de eleştirdi:

"CHP’ye yönelik polis müdahalesini doğru bulmuyorum. Bu bizi üzdü. Ama olaya tek taraflı da bakmıyorum. Hem Kemal Bey hem de Özgür Bey cephesinden hoş olmayan hareketler oldu. Her iki taraf da yaşananları önleyebilirdi."


Savaş, kendisine partide yapabileceği bir misyon verilmesi halinde ise "Görev verirse kabul ederim ama acelem yok" diyerek açık kapı bıraktı.

Tükürün
Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım:
Elemim bir yüreğin kârı değil paylaşalım:

Ne yapıp ye'simi kahreyleyeyim bilmem ki?
Öyle dehşetli muhîtimde dönen mâtem ki!

Ah! Karşımda vatan nâmına bir kabristan
Yatıyor şimdi Nasıl yerlere geçmez insan?

Şu mezarlar ki, uzanmış gidiyor, ey yolcu,
Nereden başladı yükselmeye, bak, nerede ucu!

Bu ne hicrân-ı müebbed, bu ne hüsrân-ı mübîn
Ezilir rûh-i semâ, parçalanır kalb-i zemin!

Azıcık kurcala toprakları, seyret ne çıkar:
Dipçik altında ezilmiş, parçalanmış kafalar!

Bereden reng-i hüviyetleri uçmuş yüzler!
Kim bilir hangi şenaatle oyulmuş gözler!

«Medeniyet» denilen vahşete lânet eder,
Nice yekpâre kesilmiş de sırıtmış dişler!

Süngülenmiş, kanı donmuş nice binlerle beden!
Nice başlar, nice kollar ki, cüdâ cisminden!

Beşiğinden alınıp parçalanan mahlûkât;
Sonra nâmusuna kurban edilen bunca hayat!

Bembeyaz saçları katranlara batmış dedeler!
Göğsü baltayla kırılmış memesiz vâlideler!

Teki binlerce kesik gözdeye âid kümeler:
Saç, kulak, el, çene, parmak Bütün enkaz-ı beşer!

Bakalım, yavrusu uğrar mı, deyip, karnından,
Canavarlar gibi şişlerde kızarmış nice can!

İşte bunlar o felâket-zedelerdir ki, düşün,
Kurumuş ot gibi doğrandı bıçaklarla bütün!

Müslümanlıkları bîçârelerin öyle büyük
Bir cinâyet ki: Cezâlar ona nisbetle küçük!

Ey bu toprakta birer nâş-ı perişan bırakıp
Yükselen, mevkib-i ervâh! Sakın arza bakıp

Sanmayın: Şevk-ı şehâdetle coşan bir kan var
Bizde leşten daha hissiz, daha kokmuş can var!

Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdarımıza!
Tükürün: Belki biraz duygu gelir ârımıza!

Tükürün cebhe-i lâkaydına Şark'ın, tükürün!
Kuşkulansın, görelim, gayreti halkın, tükürün!

Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!

Tükürün Ehl-i Salîb'in o hayasız yüzüne!
Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!

Medeniyet denilen maskara mahlûku görün:
Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!

Hele İ'lanı zamanında şu mel'ul harbin,
"Bize Efkar-ı umumumiyesi lazım Garb'ın";

Oda ALLAHI bırakmakla olur herzesini,
Halka iman gibi telkin ile, dinin sesini

Susturan aptalın idrakine bol bol tükürün
Yine hicran ile çılgınlıgın üstünde bu gün,

Bana Vahdet gibi bir yar-ı musaid lazım
Artık ey yolcu bırak, ben yanlız ağlayayım
Mehmet Akif Ersoy