Konak Belediyesi’nin düzenlediği Konak Söyleşilerine konuk olan tarihçi, yazar Sinan Meydan, Barış İnce’nin sorularını yanıtladı.

Konak Belediyesi’nin düzenlediği Konak Söyleşilerine konuk olan tarihçi, yazar Sinan Meydan, Barış İnce’nin sorularını yanıtladı.

Konak Belediyesi’nin, Türkiye’nin önemli düşün ve sanat insanlarını İzmirlilerle buluşturan etkinliği Konak Söyleşileri, tarihçi yazar Sinan Meydan’ı konuk etti. Meydan, Türkan Saylan Kültür Merkezi Benal Nevzat Salonunda düzenlenen etkinlikte gazeteci yazar Barış İnce’nin sorularını yanıtladı. Barış İnce, yeni kitabı için cumhuriyeti kuran meclisin raporlarını okuyan Sinan Meydan’a hem cumhuriyetin kuruluş döneminde yaşananları hem de günümüz Türkiye’sine dair değerlendirmelerini sordu. Meydan, söyleşi sonunda okurları için kitaplarını da imzaladı.

ORTAK AKIL VURGUSU 

Tarihçi, yazar Sinan Meydan, TBMM'nin güçlenerek ülkenin ortak akıl kültürünü devam ettirmesi gerektiğini ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün ortak akla çok büyük önem verdiğine dikkat çeken Meydan, “Atatürk bir deha ve ülkeyi tek akılla yönetmedi, ortak akla çok büyük önem verdi. Meclisi asla dağıtmadı, kapatmadı, ikna etti. Bu ortak akıl tecrübesinden Türkiye vazgeçemez” dedi.

Meydan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yani ortak aklın devre dışı kalması gerçeğiyle karşı karşıyayız bugün. Bu, Türkiye için büyük bir risktir. Türkiye’nin bu coğrafyada ayakta kalabilmesi için ortak akla ihtiyacı var. Onun için seçimden sonra yapılacak ilk iş bu tarihsel süreçten ders alarak meclisi yeniden güçlendirmek. Güçlendirilmiş parlamenter sistem dedikleri herhalde bu olsa gerek. Bizim güçlü bir meclise ihtiyacımız var. Türkiye’nin en büyük sorununun, ekonomi, eğitimden önce başkanlık sistemi olduğunu; bu sistem mevcut haliyle giderse Türkiye’yi büyük sorunların, tehditlerin beklediğini söyleyebilirim. Türkiye tek akılla idare edilemez, ortak aklı işletmek zorundayız.”

Sinan Meydan, Atatürk’ün “Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır” sözlerini hatırlatarak bu formülün bugün de geçerli olduğunu, kurtuluşun milletin azim ve kararlılığında olduğunu dile getirdi. Meydan, şunları söyledi:

“Atatürk, 21 Haziran 1919 gecesi Amasya Genelgesinde kurtuluş formülünü ifade etti. Ülkeyi idare edenler ülkeyi yönetemiyor, milletimizi yok sayıyor, diyerek önce sorunu ortaya koyuyor. Sonra diyor ki; Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Kurtuluş formülü buydu, hala geçerli bir formül. Milletin istiklalini, özgürlüğünü, bağımsızlığını ‘ben kurtarırım, biz kurtarırız, saraydaki kurtarır, onun damadı kurtarır’ demiyor. ‘Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır’ diyor. O azim ve kararlılıkla biz her şeyi başardık ve bugünlere geldik. Yeter ki millet yine o azim ve kararlılığı gösterebilsin. Birinin ağzına bakma durumundan vazgeçmek lazım. Kendi vicdanımızın sesini dinlemememiz, kendi azim ve kararlılığımıza göre hareket etmemiz bence en geçerli kurtuluş reçetesidir hala. Ve bu, Atatürk’ün kurtuluş formülüdür.”