KKTC Dışişleri Bakanlığı, “AİHM’in Loizidou kararının incelenmesi sürecinde Taşınmaz Mal Komisyonu Yasası’na göre, Loizidou’nun dava konusu mülklerinin iadesinin mümkün olmadığı, ancak adı geçenin TMK’ya müracaat ederek, tazminat ve takas talep edebileceği yönündeki tutumumuz Komite nezdinde kabul görmüştür. Böylece, Rum yönetiminin Loizidou kararına atıfla yıllardır iadenin gerçekleşmesi yönünde yaptığı propagandanın ne kadar mesnetsiz olduğu ortaya çıkarken, tazminat ve takas seçeneklerinin mülkiyet taleplerinin karşılanmasındaki etkinliği bir kez daha teyit edilmiştir. Bu karar, bir kez daha ülkemizin uluslararası hukuka uygun bir mülkiyet rejimi tesis ettiğini göstermektedir” açıklamasını yaptı.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, “AİHM’in Loizidou kararının incelenmesi sürecinde Taşınmaz Mal Komisyonu Yasası’na göre, Loizidou’nun dava konusu mülklerinin iadesinin mümkün olmadığı, ancak adı geçenin TMK’ya müracaat ederek, tazminat ve takas talep edebileceği yönündeki tutumumuz Komite nezdinde kabul görmüştür. Böylece, Rum yönetiminin Loizidou kararına atıfla yıllardır iadenin gerçekleşmesi yönünde yaptığı propagandanın ne kadar mesnetsiz olduğu ortaya çıkarken, tazminat ve takas seçeneklerinin mülkiyet taleplerinin karşılanmasındaki etkinliği bir kez daha teyit edilmiştir. Bu karar, bir kez daha ülkemizin uluslararası hukuka uygun bir mülkiyet rejimi tesis ettiğini göstermektedir” açıklamasını yaptı.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, dün Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin kabul ettiği Loizidou-Türkiye davasına ilişkin karar hakkında yazılı açıklama yaptı. Kıbrıs Rum Kesimi’nin Türkiye’ye karşı AİHM’de kazandıkları ilk mülkiyet davasıyla ilgili Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin denetimi sürecine son verildi. Mahkeme kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Loizidou davasında Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirdiği kararını verdi. Açıklama şöyle:

“Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin insan hakları konulu 1443 sayılı toplantısı, 20-22 Eylül 2022 tarihlerinde Strazburg’ta gerçekleştirilmiştir. Söz konusu toplantıda IV. Rum ve Loizidou kararları ele alınmıştır. Delegeler Komitesi, 22 Eylül 2022 tarihinde AİHM’in Loizidou kararına yönelik, ülkemiz tarafından alınan önlemleri etkin ve yeterli bularak, incelemeyi kapatmıştır.

Bilindiği gibi, Kıbrıslı Rumların mülkiyet hak iddialarını değerlendirmek maksadıyla 2005 yılında oluşturduğumuz Taşınmaz Mal Komisyonu, AİHM’in 2010 yılında açıklanan Demopoulos ve müteakip kararlarıyla etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir. Alınan bu kararla, Komite Loizidou kararının incelemesini kapatarak TMK’nın etkinliğini bir kez daha teyit etmiştir. TMK, ülkemizdeki mülkiyet düzenine uygun olarak hak sahibi olanları koruyarak, Rum başvuru sahiplerinin tazminat, takas ve iade taleplerini değerlendirmek suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun şekilde çareler üretmektedir.

AİHM’in Loizidou kararının incelenmesi sürecinde TMK Yasası’na göre, Loizidou’nun dava konusu mülklerinin iadesinin mümkün olmadığı, ancak adıgeçenin TMK’ya müracaat ederek, tazminat ve takas talep edebileceği yönündeki tutumumuz Komite nezdinde kabul görmüştür. Böylece, Rum yönetiminin Loizidou kararına atıfla yıllardır iadenin gerçekleşmesi yönünde yaptığı propagandanın ne kadar mesnetsiz olduğu ortaya çıkarken, tazminat ve takas seçeneklerinin mülkiyet taleplerinin karşılanmasındaki etkinliği bir kez daha teyit edilmiştir. Başka bir deyişle, alınan bu karara göre, TMK Yasası’na uygun bir şekilde verilecek tazminat ve takas kararları iade kararı kadar geçerlidir.

Bu karar, bir kez daha ülkemizin uluslararası hukuka uygun bir mülkiyet rejimi tesis ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Kıbrıslı Rumların ülkemiz sınırları içerisinde bulunan mülklerine ilişkin taleplerinin adresinin TMK olduğu aşikardır.

Komite içerisinde siyasi saiklerle hareket eden Rum tarafı ve bilinen destekçileri, her ne kadar Loizidou kararının incelemesinin kapatılmasını yıllardır geciktirse de, bugün alınan karar olumludur.

Aynı toplantıda mülkiyet haklarına ilişkin IV. Rum kararının ilgili başlığının kapatılmaması ise, bilinen çevrelerin teknik değil, siyasi gailelerle hareket ettiğini göstermektedir.

Makamlarımız, bugüne kadar olduğu gibi, bundan böyle de uluslararası insan hakları standartlarını gözeterek adımlar atmaya devam edecektir.”

LOİZİDOU DAVASI NEDİR

Titina Loizidou, 19 Mart 1989’da KKTC’nin tanınmamasından dolayı Türkiye’ye karşı mülkiyet davası için AİHM’e başvurdu. AİHM’in pilot dava olarak seçtiği Loizidou davası 18 Aralık 1996 yılında karara bağlandı ve Türkiye’nin Loizidou’nun mülkiyet hakkını ihlal ettiğine hükmedilmişti.

KESK’TEN 'BÜTÇE' AÇIKLAMASI: “AKP’Lİ YILLARDA BÜTÇELER, TOPLANAN VERGİLERİN EMEKÇİLERE DEĞİL ZENGİNLERE VE SAVAŞ POLİTİKALARINA AKTARMA ARACINA DÖNÜŞMÜŞTÜR” KESK’TEN 'BÜTÇE' AÇIKLAMASI: “AKP’Lİ YILLARDA BÜTÇELER, TOPLANAN VERGİLERİN EMEKÇİLERE DEĞİL ZENGİNLERE VE SAVAŞ POLİTİKALARINA AKTARMA ARACINA DÖNÜŞMÜŞTÜR”

KKTC’de 2005 yılında Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) kuruldu. Ancak Rum kesimi, 2010 yılında AİHM tarafından da Rumlar için etkin bir iç hukuk yolu olarak tanınsa da Bakanlar Komitesi’nde bunu kabul etmiyordu.

Mahkeme kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi dün Lozidiou davasında verdiği kararla TMK’nın Rum kesiminin başvuruları için etkin bir iç hukuk yolu olduğuna hükmetti.