İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, dün orta gelir grubuna yönelik açıklanan “Yeni Evim” projesi ile geçen aylarda dar gelirliler için hazırlanan “Sosyal Konut” projesindeki ödeme planlarını kıyasladı. Kurt, “Orta gelirlere biraz daha avantajlı bir kampanya sunulmuştur diyebiliriz. Keşke sosyal konut edinecek dar gelirlere de bu orandan bir borçlandırma seçeneği sunulabilse” dedi.

Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, dün orta gelir grubuna yönelik açıklanan “Yeni Evim” projesi ile geçen aylarda dar gelirliler için hazırlanan “Sosyal Konut” projesindeki ödeme planlarını kıyasladı. Kurt, “Orta gelirlere biraz daha avantajlı bir kampanya sunulmuştur diyebiliriz. Keşke sosyal konut edinecek dar gelirlere de bu orandan bir borçlandırma seçeneği sunulabilse” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dün orta gelir düzeyindeki yurttaşlar için “Yeni Evim” projesini açıkladı. Kampanyaya ilişkin İBB iştiraki KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirme yaptı. Ev sahibi olmayanlar için pozitif bir adım olduğunu belirten Kurt, kampanyanın finans avantajı sağladığını söyledi. Kurt, şöyle konuştu:

“VERİLERİN PAYLAŞILMASINI ÖNERİYORUM”

“Tabii bunun iyi denetlenmesi gerekiyor. Gerçekten o finans kaynağı, gerçek amacında kullanılırsa pozitif olarak bakıyorum, teknik bir adım olarak. Bir kere projeye şöyle bakmak lazım. Evi olmayanı ev sahibi edindirmek, pozitif bir söylem, doğru bir yaklaşım olabilir. Bu bir finans ödeme planı. Avantajlı bir kredi seçeneği sunuluyor. Gerçekten evi olmayanların bu işten faydalanması olumlu bir şey ama orta gelirli midir bu kesim? Gerçek ihtiyaç sahibi orta gelir midir? Bu ödeme planını karşılayabilecek güç, orta gelir midir? O ayrı bir soru işareti. Finans seçeneği olarak avantajlıdır. Sosyal Konut kampanyasından çok daha iyi bir ödeme planı sunuluyor vatandaşlara. Umarım iyi denetlenir. Gerçekten evi olmayanların ev sahibi olmasıyla ilgili kullanılır fakat bu sistemin, ödeme planının sektöre faydalı olup olmadığını biz de sektör temsilcileri olarak görmemiz için bu verilerin paylaşılmasını öneriyorum. 2020 Haziran ayında da hükümet faizle ilgili bir düzenleme yapmıştı. 0,64’e inmişti. Çok ciddi bir hareket olmuştu piyasada. O kampanyada faydalanan şirketler, satılan stoklar, eritilen stokların bence kamuoyuyla paylaşılması lazım. Aynı şekilde bu kampanyadan da faydalanan şirketler, stoğunu eriten yüklenici firmaların verilerinin paylaşılması lazım. Bunu paylaşırlarsa biz de ona göre daha iyi bir okuma yaparak amacın gerçekten hasıl olup olmadığını görürüz.”

“SÜREKLİ OYUN İÇERİSİNDE KURALLAR DEĞİŞİYOR”

Projenin sektörü hareketlendirip hareketlendirmeyeceğine ilişkin de “Sektöre şöyle bir hareket getirir. Stok eritme açısından tabii ki bir hareket getirir ama yeni arz, yani yeni ürün piyasaya çıkar mı; bence çıkmaz” değerlendirmesine yaptı. Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

Mehmet Savran'dan 'seferberlik' çağrısı Mehmet Savran'dan 'seferberlik' çağrısı

“Sürekli oyun içerisinde kurallar değişiyor. Hükümet 2021’de sürekli satışı teşvik eden paketler açıkladı. İşte KDV indirimi, yabancılara satışı teşvik eden bazı aksiyon planları yaptı sektörü hareketlendirmek için. Ondan sonra da Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu kredi musluklarını kapatan bir düzenleme yaptı. Şimdi ona göre yatırımına başlayanlar, krediler kapandıktan sonra ciddi bir mağduriyet yaşadı. Biz de mesela KİPTAŞ şirketi olarak bu mağdurlardan biriyiz. Böyle oyun içerisinde sürekli kural değişikliği, bu kampanyada şöyle bir sonuç olacaktır. İnşaata başlamış, bu finansal krize yakalanmış firmaların konut stoklarını eritmek için bu kampanyadan maksimum seviyede faydalanacaktır ama piyasanın reel değerlere gelmesi, durgunluğa, bir stabilizasyona gelene kadar da herhangi bir yatırım yapmayacağını düşünüyorum. Şimdi ben kamu iştiraki bir şirketin genel müdürüyüm. Biz her zaman yatırım yapmak için çırpınacağız ama özel bir şirketin genel müdürü olsaydım kesinlikle elimdeki stoğu eritirdim. Bu piyasa şartlarında kısa sürede bir üretime de geçmezdim.”

“KONUT SATIŞ FİYATLARINA ZAM OLARAK DÖNECEĞİ NET”

Projenin, kiraları düşürmekle ilgili herhangi bir faydası olmayacağını düşündüğünü de dile getiren Kurt, şunları söyledi:

“Kiraların artış hızını belki yavaşlatabilir ama konut satış fiyatlarına kesinlikle zam olarak döneceği net. Çünkü çok uygun bir finans seçeneğiyle konut edindirmenin önünü açıyoruz. İşte bunun denetlenebilmesi, regülasyonu çok önemli. Orada da devlete çok önemli işler düşüyor. Sonuçta pozitif bir söylem evi olmayan ev sahibi yapmak, alt gelir, orta gelir, üst gelir fark etmez. Piyasaya ucuz para sunmak, ucuz bir finansman seçeneği sunmak her zaman iyidir ancak önceliğimiz nedir; buna iyi karar vermek lazım. Türkiye’deki büyük kentlerin önceliği depremdir. İstanbul’un en büyük önceliği depremdir, riskli yapı stoğudur. Türkiye’nin en büyük riskli yapı stoğuna sahip kentidir İstanbul. Keşke riskli yapıda oturan vatandaşlarımıza da böyle kampanyalar sunulsa ki, kentsel dönüşümün ön açılsa.”

“SOSYAL KONUT’TAN ÇOK DAHA İYİ BİR ÖDEME PLANI SUNULDU”

TOKİ’nin dar gelirlilere yönelik hazırladığı “Sosyal Konut” projesi ile “Yeni Evim” projesini de kıyaslayan Kurt, “Açıkçası dünkü paket, bir finans paketi. Yani evi olmayanlara avantajlı bir şekilde borçlanma imkânı sunuyor. TOKİ’ninki bir sosyal konut kampanyasıydı. Kıyasladığımızda, TOKİ’nin Sosyal Konut kampanyasından çok daha iyi bir ödeme planı sunulduğunu görüyoruz. Yani orta gelir olarak tariflenen bir kesim, orta gelirde evi olmayan kesim uygun ödeme planıyla ev sahibi yapılmaya çalışılıyor bu kampanyada, dün bizim sayın bakanların açıklamalardan anladığımız” diye konuştu.

“ORTA GELİRLERE BİRAZ DAHA AVANTAJLI BİR KAMPANYA SUNULMUŞTUR”

Tablo üzerindeki verilerden de örneklerle kıyaslama yapan Kurt, şunları söyledi:

“Biz genelde, bu tür paketler açıklanınca mutlaka bir inceleme yapıyoruz çünkü piyasanın refleksini belirliyor bu tür paketler. Biz de ona göre pozisyon alabilmek için tabii ki bunu kıyasladık. Hatta burada bir tabloda da çalıştık. Yeni konut finansman paketi modeline baktığımızda, orta gelirliye hitap ediyor. Anapara 1 milyon lira, faiz oranı 0,69, geri ödenecek toplam bedel 1,9 milyon TL. Aslında bu normal bir faiz hesabından farklı bir hesaplama metodu, bakanlık önermiş. Faizi normal bir banka kullandırsa bu rakam 1,7 milyona iniyor ama belli bir dönemi bakanlık sübvanse edeceği için o finans maliyetinin taksitlerin sonuna eklemişler. O yüzden 1,9 milyon lira olarak ödenecek ve süre 15 yıl. Sosyal Konut kampanyası, dar gelirlere hitap ediyor. Anaparayı yine 1 milyon aldık. Faiz oranı değişken. Niye değişken? Orada memur maaş endeksine göre 6 ayda bir güncellemeler yapılacağı beyan edilmişti. Geri ödenecek toplam bedel 19 milyon lira. Biz bu 19 milyonu nasıl bulduk? Bu işi opere edecek kurumun son 6 aylık güncelleme endeks değerini baz aldık. O da 16,55’ti yanlış hatırlamıyorsam. Onu 15 yıla göre simüle ettik. Çok basit bir bileşik faiz hesabıdır. 1 milyona göre 19 milyon lira ödeyecek vatandaş. Şu anki çıkan kampanyanın zaten hedefinin orta gelirlere yönelik olduğu açıklandı. Orta gelirli ile dar gelirli açısından kıyasladığımızda orta gelirlere biraz daha avantajlı bir kampanya sunmuştur diyebiliriz.”

“ÖNCELİĞİ DEPREME ALIP RİSKLİ YAPILI SAHİPLERİNE AYNI FİNANS SEÇENEĞİ SUNULSA RİSKLİ YAPI STOĞU YENİLENİR”

“Yeni Evim” kampanyasının, dar gelirlere göre finansman anlamında orta gelirlere daha avantajlı bir kampanya sunulduğunu vurgulayan Kurt, “Olaya bir de şu açıdan bakmak lazım. Sosyal konut üreten kurumun finans metodu ancak bunu kaldırabiliyor. Keşke sosyal konut edinecek dar gelirlere de bu orandan bir borçlandırma seçeneği sunulabilse, hatta daha ötesi önceliğimizi depreme alıp riskli yapılı sahiplerine, Türkiye’deki tüm riskli yapı sahiplerine, yapılarını yenileme kaydıyla bu finans seçeneği sunulursa dünkü açıklanan, Türkiye daha çok çabuk bir şekilde riskli yapı stoğunu yenilemiş olur” dedi.