CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de; Balkan ve Rumeli Buluşması'nda yaptığı konuşmada, “Güçlü, itibarlı, saygın bir Türkiye, saygın bir demokrasi; herkesin düşüncesini özgürce ifade ettiği bir Türkiye. Kimsenin inancından, kimliğinden, yaşam tarzından ötürü ötekileştirilmediği bir Türkiye. Türkiye'deki bütün kadınlara sözüm var. Unutmayın, halkın iktidarı kurulduğunda Allah’ın izniyle cumhurbaşkanlığını aldığımızda ilk yapacağımız iş İstanbul Sözleşmesi’ni derhal yürürlüğe koymaktır. Mustafa Kemal’in verdiği hedef çok basit: Çağdaş uygarlığı yakalamak ve onu aşmak. Kadın ve erkeğin eşit olmadığı, aralarında farkların olduğu bir düzeni asla kabul etmiyoruz” dedi.  

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de; Balkan ve Rumeli Buluşması'nda yaptığı konuşmada, “Güçlü, itibarlı, saygın bir Türkiye, saygın bir demokrasi; herkesin düşüncesini özgürce ifade ettiği bir Türkiye. Kimsenin inancından, kimliğinden, yaşam tarzından ötürü ötekileştirilmediği bir Türkiye. Türkiye'deki bütün kadınlara sözüm var. Unutmayın, halkın iktidarı kurulduğunda Allah’ın izniyle cumhurbaşkanlığını aldığımızda ilk yapacağımız iş İstanbul Sözleşmesi’ni derhal yürürlüğe koymaktır. Mustafa Kemal’in verdiği hedef çok basit: Çağdaş uygarlığı yakalamak ve onu aşmak. Kadın ve erkeğin eşit olmadığı, aralarında farkların olduğu bir düzeni asla kabul etmiyoruz” dedi.  

MANSUR YAVAŞ: “BİR VATANDAŞIMIZIN HAYATINI KAYBETTİĞİNİ DERİN BİR ÜZÜNTÜYLE ÖĞRENDİM” MANSUR YAVAŞ: “BİR VATANDAŞIMIZIN HAYATINI KAYBETTİĞİNİ DERİN BİR ÜZÜNTÜYLE ÖĞRENDİM”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de; Balkan ve Rumeli Buluşması'nda konuştu. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“GELDİĞİMİZ NOKTA İÇ AÇICI DEĞİL: Bir şeyden emin olmanızı isterim. Beraber, birlikte, gönül gönüle bu güzel ülkeyi aydınlığa çıkaracağız; ikinci kez. Birinci kez aydınlığa çıkaranın kim olduğunu biliyorsunuz. Hemşehriniz Gazi Mustafa Kemal. 100 yıllık bir süreç geçti, 100 yıl. 100 yılın sonunda geldiğimiz nokta iç açıcı bir nokta değil. Şimdi ikinci yüzyıla hazırlanıyoruz. İkinci yüzyıl Gazi Mustafa Kemal'in öngördüğü çağdaş uygarlığı yakalamak, onu aşmak ve cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırmak için yolumuza devam edeceğiz. Yolumuza, cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmak için devam edeceğiz.

BİZE KATILIN: Unutmayın. O büyük kahraman. Dünyanın saygı duyduğu o büyük kahraman sizin içinizden çıkan bir kahraman. Anadolu'ya gelmesi, Kuvayı Milliye Hareketinin öncüsü olması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması; gücünü saraylardan değil, gücünü doğrudan doğruya halktan alması, mandacılığı reddetmesi ve ‘benim iki büyük eserim vardır’ dediği Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Cumhuriyet Halk Partisi. Sizleri, Mustafa Kemal’in hemşerilerini Cumhuriyet Halk Partisi ile kucaklaşmaya davet ediyorum. Bize gelmenize ve bize katılmanıza davet ediyorum. Coğrafyanın neresinde yaşıyorsanız yaşayın. İzmir'de, Ankara'da, Bursa'da, Edirne'de, Tekirdağ’da, Çanakkale’de, Adana’da, Samsun’da; nerede olursanız olun. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak için yine kucaklaşmak, yine beraber olmak, yine bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getirmek için beraber olmak zorundayız, birlikte olmak zorundayız.

TÜRKİYE'Yİ YENİDEN AYDINLIĞA ÇIKARMAK ZORUNDAYIZ: Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Balkanlardaki soydaşlarımızla dostluğumuzu aynen sürdürüyoruz. Oradaki siyasal partilerle iç içeliğimizi sürdürüyoruz. İsten Bulgaristan'da olsun ister başka bir yerde olsun. Bizim köklerimizi bulunduğu bütün yerlerde, orada Cumhuriyet Halk Partili mutlaka vardır. Balkanların yüreğinde Balkanlar'ın kalbinde mutlaka Cumhuriyet Halk Partisi mutlaka Mustafa Kemal sevgisi vardır. O sevgiyi büyütmek hepimizin ortak görevidir. O nedenle, Balkanlar’dan gelip Anadolu'ya yerleşen bütün kardeşlerime çağrımdır. Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıracaksak bize katılın. Artık beraber bu yolu yürümek zorundayız. Türkiye'yi yeniden aydınlığa çıkarmak zorundayız. Beraber yürümek, İzmir Marşı’nı beraber söylemek zorundayız. Birlikte, gönül gönülle hareket etmek zorundayız. Bunu bilmenizi isterim.

İLK YAPACAĞIMIZ İŞ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ DERHAL YÜRÜRLÜĞE KOYMAKTIR: Mustafa Kemal'in sadece bu coğrafyada etkisi yok. Gazi Mustafa Kemal bütün mazlum milletlerin önderi olmuştur, lideri olmuştur. Gazi Mustafa Kemal'in başlattığı İstiklal Savaşı’ndan sonra bütün mazlum milletlerin İstiklal Savaşı'nın başladığını görüyorsunuz. Biz Cumhuriyet’i kurduktan sonra bütün mazlum milletlerin de cumhuriyeti inşa ettiklerini görüyorsunuz. O nedenle aranızdan çıkan hemşehriniz, hemşehrimiz, kahramanımız, Milli Kurtuluş Savaşı’nın kahramanı Gazi Mustafa Kemal’e birlikte sahip çıkmak, onun ilkelerini büyütmek zorundayız. Onun ülkelerini büyüttüğümüz zaman asıl hedefe ulaşmış olacağız. Güçlü Türkiye, itibarlı Türkiye, saygın bir Türkiye, saygın bir demokrasi, herkesin düşüncesini özgürce ifade ettiği bir Türkiye, üreten bir Türkiye, güçlü bir Türkiye. Kimsenin inancından, kimliğinden, yaşam tarzından ötürü ötekileştirilmediği bir Türkiye. Kadın ve erkeğin eşit olduğu bir Türkiye. Türkiye'deki bütün kadınlara sözüm var. Buradaki kadınlara da sözüm var. Unutmayın, halkın iktidarı kurulduğunda Allah’ın izniyle cumhurbaşkanlığını aldığımızda ilk yapacağımız iş İstanbul Sözleşmesi’ni derhal yürürlüğe koymaktır. Mustafa Kemal’in verdiği hedef çok basit: Çağdaş uygarlığı yakalamak ve onu aşmak. Kadın ve erkeğin eşit olmadığı, aralarında farkların olduğu bir düzeni asla kabul etmiyoruz.

TÜRKİYE'NİN ÇAĞDAŞ UYGARLIĞI YAKALAMASI İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ: Çağdaş uygarlığa ulaşacaksak, birlikte mücadele edeceksek, omuz omuza bu mücadeleyi yapmak zorundayız. Milli Kurtuluş Savaşı’nda sadece erkekler yoktu, kadınlar da vardı. Üstelik yaşlı olanlar da vardı. Sırtında çocuğu, elinde mermisi, tüfeği cephede çalışan kadınlar vardı. O nedenle biz, beraber olmak zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Kader birliği yapmak zorundayız. Türkiye'yi büyütmek zorundayız. Türkiye'nin çağdaş uygarlığı yakalaması ve onu aşması için birlikte çalışmak zorundayız. Bizim eksiğimiz olabilir. Bizim yanlışımız da olabilir ama bir şeyi unutmayın. Bizden çok bu partiye sizlerin sahip çıkması lazım. Çünkü bu parti, sizin partinizdir, Mustafa Kemal’in partisidir.

BALKANLARI UNUTTUĞUMUZU SAKIN DÜŞÜNMEYİN: Bir araya geldik, beraber olduk. Bir şeyi unutmanızı istemem. Balkan coğrafyasında ne kadar yakınlarınız, akrabalarınız varsa o coğrafyayla bilin ki o kadar içli dışlıyız. Belediye başkanlarımızla oradaki belediye başkanları arasındaki dostluğumuz devam ediyor. Zaman zaman toplantılar düzenleriz. Bazen Tekirdağ'da, bazen Edirne'de, bazen İstanbul'da, bazen İzmir'de yaparız. Buradaki belediyelerimizle oradaki belediyeler kardeş belediye rolünü üstleniyorlar ve kardeş belediye olarak birbirlerine gidip geliyorlar. Dostluklarımız devam ediyor. Sizlerin de dostlukları devam ediyor. Biz bunu da gayet iyi biliyoruz. Dolayısıyla Balkanları unuttuğumuzu sakın düşünmeyin. Balkanlarla içli dışlıyız. Ankara ve İstanbul neyse Balkanlarla Türkiye de aynı şekilde dostluğumuz, kardeşliğimiz, birlikteliğimiz, beraberliğimiz devam ediyor.

Buraya gelmeden önce balkanların kanaat önderleri ile özel bir toplantı yaptık. Onların bazı sitemleri oldu onları not aldık. Bazı önerileri oldu, onları not aldık. Dediğim gibi eksiğimiz olabilir ama bir şeyi sakın unutmayın. Biz birlikteyiz, beraberiz, kader birliği yapmak zorundayız. Türkiye'nin güzelleşmesi için, Türkiye demokrasinin gelmesi için, Türkiye’ye adaletin gelmesi için. Türkiye’de hiçbir anne evladını yatağa aç yatırmamalıdır. İşsizlik belasından, Türkiye’yi kurtarmak zorundayız. Sandığa gideceksiniz. Sadece bir şey istiyorum. Oy kullanırken elinizi vicdanınıza koyup, oyu öyle kullanın. Göreceksiniz, Türkiye aydınlığı yakalayacaktır. Türkiye; uygar, itibarlı bir ülke süratle olacaktır. Türkiye bütün sorunlarını aşacaktır. Türkiye güzelleşecektir. Ve Türkiye gerçekten çağdaş uygarlığı aşan bir Türkiye olacaktır.”