HDP, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası çerçevesinde Malatya’da bir toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, "Biz, Alevi toplumuna eşit yurttaşlık isterken aslında bütün Türkiye halklarına ve inanç gruplarına eşit yurttaşlık istiyoruz. Alevi toplumuna eşit yurttaşlık istemek demek, inançsal anlamda bir denge, bir eşitlik, bir adalet, bir kabul ve bu eşitlik, adalet, denge ve kabul çerçevesinde demokratik ve özgürlükçü bir yaşam demektir" dedi.

HDP, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası çerçevesinde Malatya’da bir toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, "Biz, Alevi toplumuna eşit yurttaşlık isterken aslında bütün Türkiye halklarına ve inanç gruplarına eşit yurttaşlık istiyoruz. Alevi toplumuna eşit yurttaşlık istemek demek, inançsal anlamda bir denge, bir eşitlik, bir adalet, bir kabul ve bu eşitlik, adalet, denge ve kabul çerçevesinde demokratik ve özgürlükçü bir yaşam demektir" dedi.

HDP’nin ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası çerçevesinde Malatya’da bugün düzenlediği toplantıya, Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, PM üyeleri Songül Tunçdemir ve Yasemin Demirkaya, Malatya İl Başkanlığı ve Alevi derneklerinin temsilcileri katıldı.

"DİYANET, CAMİLERİ DEVLET DAİRESİNE ÇEVİRDİ"

Kemal Bülbül, toplantıda yaptığı konuşmada, Alevilere ‘eşit yurttaşlık’ istediklerini ifade ederek şunları söyledi:

"AKP eliyle şu anda camilerde ve kamusal alanda yürütülen inanç, İslam değildir; AKP dinidir, devlet dinidir, Diyanet dinidir. Açık ve net; AKP, devlet ve Diyanet, camileri birer devlet dairesine çevirmiştir. Camiler, ibadethane olmaktan çıkmış, AKP'nin ve Diyanet’in propaganda mekanlarına dönüşmüştür. Dolayısıyla burada biz, Alevi toplumuna eşit yurttaşlık isterken aslında bütün Türkiye halklarına ve inanç gruplarına eşit yurttaşlık istiyoruz. Alevi toplumuna eşit yurttaşlık istemek demek, inançsal anlamda bir denge, bir eşitlik, bir adalet, bir kabul ve bu eşitlik, adalet, denge ve kabul çerçevesinde demokratik ve özgürlükçü bir yaşam demektir. Bakın, biz şu anda devlet eliyle yürütülen, Diyanet eliyle yürütülen Sünniliğin de bir eşitliğe, bir adalete ihtiyacı olduğunu söylüyoruz. Açık ve net. Neden? Çünkü biraz önce ifade ettiğim gibi bu Sünnilik, devlet eliyle yapılandırılmış, devletin kendisine, Diyanet’in kendisine benzetilmiş erkek egemen, tekçi ve inkarcı bir şekle dönüşmüştür. İslam hakikatinde bu tür olgulara büyük bir hassasiyetin olduğunu, İslam hakikatinin adaletini içeren unsurların da çırpınıp kırıldığını ve mevcut AKP, Diyanet eliyle sistem içerisinden çıkarıldığını düşünüyoruz."

"SÖKE SÖKE VERGİ ALIYORLAR"

“Alevi toplumun sadece inanç değil, ibadet ve ana dilde eğitim sorunu da var” diyen Bülbül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Alevilerin bir de yurttaşlık sorunu var. Yurttaşın devlete, devletin yurttaşa karşı görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Şu anda verdiğimiz şeylerin ücretinden bile dolaylı vergi veriyoruz. Su, konut, çöp vergisi veriyoruz. Peki şöyle bir şeye rastladık mı hiç; ‘Siz Alevisiniz, vergi vermeyin’. Öyle bir şey yok. Söke söke vergiyi alıyorlar. Peki bu vergi devlet hazinesinde toplanıyor, sonra bize hizmet olarak geri gelecek, değil mi? Hizmet olarak gelirken camiye, Kur'an kursuna gidiyor. Sahtekâr tarikatlara gidiyor, cübbeliye ve takkeliye. Alevi'ye gelince gitmiyor."