Sanatçı Nesibe Sözen'in "Geçmişten Bugüne Kemik Üzerine Minyatür ve Resim Sergisi" açıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla açılan sergide Gezi Parkı; Atatürk ve kadın temalı eserler büyük ilgi gördü.

Sanatçı Nesibe Sözen'in "Geçmişten Bugüne Kemik Üzerine Minyatür ve Resim Sergisi" açıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla açılan sergide; Gezi Parkı, Atatürk ve kadın temalı eserler büyük ilgi gördü.

EFELER BELEDİYE BAŞKANI ATAY, MARMARİS YANGINIYLA MÜCADELEDE GÖREV ALAN BELEDİYE PERSONELİNİ AĞIRLADI EFELER BELEDİYE BAŞKANI ATAY, MARMARİS YANGINIYLA MÜCADELEDE GÖREV ALAN BELEDİYE PERSONELİNİ AĞIRLADI

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin başkanlık binası olarak kullanılan Milli Egemenlik Evi'nde bulunan Çetin Emeç Sanat Galerisi'nde açılan serginin 20 Haziran'a kadar ücretsiz görülebileceği belirtildi. Serginin açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ahmet Altan ve çok sayıda davetli katıldı.

Deve, dana ve koyun kemiklerini temizleyerek minyatür sanatı ile buluşturan Nesibe Sözen'in sergisinde Gezi Parkı, Mustafa Kemal Atatürk ve kadınlar temalı eserler dikkat çekti.

KÖYLERDE ÖGRENCİ YETİŞTİRİYOR

Aynı zamanda takı, tespih gibi gündelik objeler de yaptığını belirten Nesibe Sözen şöyle konuştu:

"Kemik özel bir malzeme. Eşim Aytekin Sözen'in de yardımıyla temizlenip önüme geliyor. Objenin duruşuna göre resimlerimiz meydana çıkıyor. Üzerinde düzeltme yapılabiliyor. Çok fazla bilinmeyen bir malzeme. Emekli resim öğretmeniyim. Ancak çalışmaya devam ediyorum. Öğrenciler yetiştiriyorum. Kıyıda köşede kalmış yetenekli köylü kadınlarımız var. Yanlarında oluyorum. Şu anda sipariş alacak duruma gelenler var."

"BİR KARDELENİ HAYATA KARIŞTIRDIK"

Nesibe Sözen'in eşi, İzmir Metro A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Aytekin Sözen ise bir dağ köyünde 3 çocuklu Kübra Çeltikoğlu'nun minyatür resim sanatına başlama hikayesini anlattı. Sözen, şunları söyledi:

"Biz güzel yerlere gitmek yerine bulunduğumuz yeri güzelleştirmeye çalıştık. Yıllar önce atölyemizin kapısına biri geldi. 'Burada resim çalışılıyor, ben de yapabilir miyim?' diye sordu. 4 yıl önce kapımızdan girdi bu hanım kız. Türbanlı, çekingendi. İçeri girmeye bile cesaret edemiyordu. Bulunduğumuz ilçeye 1 saat 15 dakika uzaklıkta bir dağ köyünde oturuyordu. Hayalleri, umutları vardı. Buradaki resimlerin bir kısmı onun. Eşim 3 yıl boyunca akşam gidip gece dönmek üzere kursa gitti. O hanım kız isteğimizle liseyi bitirdi, sonra sertifika aldı. İlçe milli eğitime usta öğretici olarak okullarda öğretmenlik yapmasını önerdik, kabul ettiler. Bir kardeleni hayata biz karıştırdık, mutluyuz."