HABER: SULTAN EYLEM KELEŞ – KAMERA: KERİM UĞUR

İzmir Barosu, cezaevindeki TİP Hatay Milletvekili Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesini protesto etti. İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, “İzmir Barosu ve İzmir Barosu üyesi avukatlar olarak; yasama organını işlevsiz hale getiren, ülkeyi bir saray rejimi ile yönetmeyi amaçlayan siyasal iktidarın, yargı üzerindeki tahakkümüne geçit vermeyeceğiz. Yargı darbesine boyun eğmeyeceğiz. Can Atalay halkın iradesiyle seçilmiştir, halkın vekilidir” dedi.

İzmir Barosu, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesini protesto etti. Baro önünde düzenlenen protesto eylemine TİP, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş destek verdi. Eylemde “Hukuk skandalı değil, darbe girişimi” dövizleri taşındı ve “Can Atalay halktır, yargılanamaz”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.

Basın açıklamasını okuyan İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, şöyle konuştu:

“Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili meslektaşımız Av. Şerafettin Can Atalay’ın vekilliği, hakkındaki ceza kararının bugün TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla düşürülmüştür. Anayasa Mahkemesi, iki ayrı kararında hak ihlalini tespit etmiş, dosyayı görevli İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermiş ve mahkemeye 'Can Atalay’ı yeniden yargıla, cezanın infazını durdur ve tahliye et' demiştir.

“ANAYASA BU KEZ YASAMA ORGANI TARAFINDAN İHLAL EDİLMİŞTİR”

Bu karara uymak ve bu karar doğrultusunda karar vermekle görevli İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermiş ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi süreci bu noktaya getiren kararlarıyla Anayasa’yı ihlal etmiştir. TBMM’de ceza kararının okunmasıyla ve Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesiyle Anayasa bu kez yasama organı tarafından ihlal edilmiştir.

“ANAYASA'YI İHLAL SUÇU İŞLENMİŞTİR”

Anayasa’nın 153. maddesi, hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıktır. 'Anayasa Mahkemesi’nin kararları kesindir' ve 'Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar' hükümlerini içermektedir. Anayasa ve Anayasa’nın emredici hükümleri ve bağlayıcı nitelik taşıyan ve kesin nitelikteki kararlar, istenildiğinde uygulanacak, istenilmediğinde göz ardı edilecek metinler değildir. Bu yapılan, 'Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir' şeklindeki Anayasa maddesi hükmünün de ihlalidir. Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi ihlal edimiştir. Anayasa’yı ihlal suçu işlenmiştir.

“CAN ATALAY VE TÜM GEZİ DAVASI TUTUKLULARI BİRER SİYASİ REHİNEDİR”

Av. Şerafettin Can Atalay, birçok toplumsal davada, Soma ve Ermenek iş cinayetlerinde yaşamını yitiren maden işçilerinin, Aladağ’da tarikat yurdunda çıkan yangında ölen kız evlatlarımızın, Çorlu’da yetkililerin ve sorumluların ihmali neticesinde meydana gelen tren kazasında yitirdiğimiz yurttaşlarımızın ailelerinin avukatlığını üstlenmiş, maddi gerçeğin ortaya çıkması ve sorumluların cezalandırılması için mesleğini onurla ifa etmiş ve edecek olan bir meslektaşımızdır. Yargılama sürecini hatırlayalım: Yapılan ilk yargılamada, meslektaşımızın da aralarında bulunduğu tüm Gezi Davası sanıkları hakkında beraat kararı verildi. Beraat kararı veren İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti dağıtılıp yeni bir heyet oluşturuldu. Oluşturulan yeni mahkeme heyeti, FETÖ üyesi iddiasıyla hakkında yakalama kararı bulunan bir savcı tarafından yürütülen soruşturmada toplanan yasa dışı delillere itibar ederek ceza kararlarına hükmetti.

Can Atalay ve tüm Gezi Davası tutukluları birer siyasi rehinedir. Gezi’ye sahip çıkıyoruz. Gezi direnişi onurumuzdur Bizler hukukçuyuz. Bizler avukatız. Bizler, bu ülkede yıllardır, hukuk devletinin gereklerinin yaşama geçirilmesi için, hukukun üstünlüğü için, bağımsız ve tarafsız bir yargı için, bıkmadan, usanmadan mücadele eden İzmir Barosu avukatlarıyız.

“SİYASAL İKTİDARIN YARGI ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜNE GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

Bu mücadele sürecinde bedeller ödedik. Soruşturmalar geçirdik, yargılandık, yılmadık.

Adliyelerde, alanlarda saldırıya uğradık, boyun eğmedik. İzmir Barosu ve İzmir Barosu üyesi avukatlar olarak; yasama organını işlevsiz hale getiren, ülkeyi bir saray rejimi ile yönetmeyi amaçlayan siyasal iktidarın, yargı üzerindeki tahakkümüne geçit vermeyeceğiz. Yargı darbesine boyun eğmeyeceğiz. Can Atalay halkın iradesiyle seçilmiştir, halkın vekilidir. Can Atalay vekilimizdir. Can Atalay onurumuzdur.”

Hocalı Soykırımı 32. yıldönümü Manisa'da anıldı Hocalı Soykırımı 32. yıldönümü Manisa'da anıldı

“SARAYDAN ADALET BEKLEYENLER, AZRAİLDEN CAN BEKLERLER”

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aykut Akdemir de şunları söyledi:

“Bu ülke tarihinin en acı günlerinden birini yaşıyoruz. Dostlarımız 645 gündür tutsaklar. Bu toprakların en onurlu, en haklı direnişi olan Gezi'yi manipüle ederek dostlarımızı tutsak etmişlerdir, dostlarımız siyasi tutsaklardır. Can Atalay Gezi davasından tutsaktır. Buradan bir kez daha söylemek istiyorum; 645 gündür tuttuğumuz Gezi'ye adalet nöbetinde halkın kendi oylarıyla seçilmiş, halkın dostu olan Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesi istibdat rejiminin bariz bir göstergesidir. Bizler Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak; bu istibdat rejimi yıkılana kadar, faşizm yenilene kadar, bu ülke topraklarında hak, hukuk, adalet mücadelesini sürdürmekten bir adım geri düşmeyeceğiz. Bir daha sesleniyoruz; Saraydan adalet bekleyenler, Azrail’den can beklerler. Adaleti kendi ellerimizle yaratacağız, bu mücadeleden bir adım geri düşmeyeceğiz”

 

Kaynak: anka