İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun, Muğla’da; “Mevcut sistem keyfi bir tek adam rejimi olarak tasarlanmış ve o haliyle de uygulanmaya başlanmıştır. Siyaset bilimi literatüründe bir karşılığı olmayan ülkemizdeki bu sisteme bir ad vermek gerekirse belki ‘Keyfokrasi’ denilebilir. Yani keyfe bağlı uygulamaların yapıldığı tam bir kuralsızlık ve kurumsuzluk sistemidir” dedi.

ESMA TURAN

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun, Muğla’da; “Mevcut sistem keyfi bir tek adam rejimi olarak tasarlanmış ve o haliyle de uygulanmaya başlanmıştır. Siyaset bilimi literatüründe bir karşılığı olmayan ülkemizdeki bu sisteme bir ad vermek gerekirse belki ‘Keyfokrasi’ denilebilir. Yani keyfe bağlı uygulamaların yapıldığı tam bir kuralsızlık ve kurumsuzluk sistemidir” dedi.

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun, beraberinde Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Burhanettin Koçamaz, Behçet Saatcı ve Mete Koca, bölge milletvekilleri, belediye başkanları, İl Başkanı Davut Cumhur Akmeşe, il ve ilçe yönetimi ile birlikte; Menteşe’de kurulan köylü pazarında esnaf ve üreticileri ziyaret etti. Ergun, daha sonra Muğla İl Başkanlığı ev sahipliğinde Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen istişare toplantısında açıklamalarda bulundu.

“ÜLKEMİZDEKİ BU SİSTEME BİR AD VERMEK GEREKİRSE BELKİ ‘KEYFOKRASİ’ DENİLEBİLİR”

İstişare toplantısının, İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı’nın 2022 yılı bölgesel nitelikteki ikinci toplantısı olduğunu belirten Ergun, şunları söyledi:

“Türkiye, 2017’de kabul edilen ve 2018 yılından itibaren uygulanmaya başlanılan Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile yönetilmektedir. O tarihten bugüne kadar geçen 4 yılda da kriz yaşamadığımız hiçbir alan kalmamıştır. Çünkü mevcut sistem, demokrasinin özü olan güçler ayrılığı yerine, güçler birliğine dayanan keyfi bir tek adam rejimi olarak tasarlanmış ve o haliyle de uygulanmaya başlanmıştır. Siyaset bilimi literatüründe bir karşılığı olmayan ülkemizdeki bu sisteme bir ad vermek gerekirse belki ‘Keyfokrasi’ denilebilir. Yani keyfe bağlı uygulamaların yapıldığı tam bir kuralsızlık ve kurumsuzluk sistemidir.

“TÜRK LİRASI SON 4 YILDA DÜNYADA EN FAZLA DEĞER KAYBEDEN PARA BİRİMLERİNDEN BİRİSİ HALİNE GETİRİLMİŞTİR”

Hal böyle olunca hukuk sistemi tamamen siyasetin kontrolüne geçmiş, demokrasi kötürüm hale getirilmiştir. Geçtiğimiz son 4 yılda şahit olduğumuz tüm bu hukuksuzluklar ve demokratik sistemi tahrip eden politikalar, ülkemizi sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda ağır sonuçlara doğru sürüklemiş ve bu durum insanımız için katlanılamaz hal almıştır. Özellikle ülkemizin ekonomik direnci tükenme noktasına ulaşmış, dışsal şoklara karşı savunmasız hale gelmiştir. Ülkemizin borçları ve iktisadi riskleri her geçen gün artarken, Türk Lirası son 4 yılda dünyada en fazla değer kaybeden para birimlerinden birisi haline getirilmiştir. Türk Lirası’nda yaşanan benzeri görülmemiş değer kaybı, enflasyonu son 40 yılın en yüksek seviyesine çıkarmıştır. Olağanüstü yüksek enflasyon orta sınıfı yok etmiş ve Türkiye’yi çok dar zenginler sınıfı ile geniş yoksullar sınıfından ibaret hale getirmiştir. Türkiye’de, iktidarın akla mantığa sığmayan ekonomi politikaları sebebiyle hiç kimse önünü görememektedir. Ekonomik krizin sebep olduğu yoksulluk, umutsuzluk ve karamsarlık, her geçen gün artmakta ve yayılmaktadır. Mevcut iktidar ise bu vahim tabloyu ya okuyamamakta ya da gerçeğe aykırı bir şekilde inkâr etmektedir. Türkiye’yi karşı karşıya bıraktığı bu derin sorunları çözmek yerine, adeta dalga geçer gibi gelişme ve kalkınma masalları anlatmaktadır.

“MEVCUT İKTİDARIN YARATTIĞI SORUNLAR NE KADAR DERİN OLURSA OLSUN, TÜRKİYE ÇARESİZ DEĞİLDİR”

AHMET AKIN: MİLLETİMİZİN YAPACAĞI EN BÜYÜK TASARRUF, SANDIK GÜNÜ AMPULÜ SÖNDÜRMEK OLACAKTIR AHMET AKIN: MİLLETİMİZİN YAPACAĞI EN BÜYÜK TASARRUF, SANDIK GÜNÜ AMPULÜ SÖNDÜRMEK OLACAKTIR

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik buhran artık sürdürülebilir olmaktan çıkmış. Ne sosyokültürel ne de ekonomik olarak Türkiye’nin Partili Cumhurbaşkanlığı adı verilen bu ucube sistemi bir gün bile taşıma takati kalmamıştır ve bir dönem daha bu sistemi kaldıramaz. Ülkemiz, behemehâl kurumların yetkisinin var olduğu, kuralların geçerli olduğu Parlamenter Demokratik Sisteme geçmelidir. Mevcut iktidarın yarattığı sorunlar ne kadar derin olursa olsun, Türkiye çaresiz değildir. Türk milleti de sahipsiz değildir. İYİ Parti, Türkiye’ye makus talihiymiş gibi dayatılan bu tabloyu tersine çevirme kararlılığında ve milletimizi hak ettiği refah seviyesine çıkarma azmindedir.  Genel Başkanımız Sn. Meral Akşener’in liderliğinde söz konusu hedefimize ulaşacağımıza inanmaktayız.”

“TÜRKİYE’DE YAŞANACAK KÖKLÜ DEĞİŞİMLERİN İTİCİ GÜCÜ YİNE İYİ PARTİ OLACAKTIR”

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun sözlerini şöyle sürdürdü:

“İYİ Parti olarak bu sene partimizin 5. Kuruluş Yıldönümünü kutlayacağız. Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in liderliğinde İYİ Parti’nin kuruluşu, Türk siyasetinde bir dönemin sonu olurken, aynı zamanda umut dolu yeni bir dönemin de başlangıcı olmuştur. 2019 Yerel seçimlerinde görüldüğü gibi İYİ Parti, Türk siyasetinin kurgulanan yapısını köklü bir biçimde değiştirme gücündedir. Bundan sonra da Türkiye’de yaşanacak köklü değişimlerin itici gücü yine İYİ Parti olacaktır.

“TÜRK İNSANINA HAK ETTİĞİ HAYAT STANDARTLARINI SAĞLAYANA KADAR DA MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

İYİ Parti; umudunu kaybettiği için ülkesini terk etmek isteyen gençlerimizin, yatağa aç giren çocuklarımızın, çocuklarının bugününden ve geleceğinden endişe eden anne babaların, yıllardan beri sahipsiz ve biçare bırakılan çiftçinin, üreticinin, girdiği sınavlarda soruları çalınan ve mülakatlarda hakkı yenen evlatlarımızın, velhasıl partimiz, bu dönemde mağdur edilen ve geleceği çalınan milyonların umut ışığıdır. Biz insanlarımıza güçler ayrılığının ve hukukun üstünlüğünün tam anlamıyla işlediği demokratik bir sistemde müreffeh bir hayatı vaat ediyoruz. Milletimizin her geçen gün artan desteği ile Türk insanına hak ettiği hayat standartlarını sağlayana kadar da mücadelemize devam edeceğiz.”