HDP, emeklilerin bayram ikramiyelerinin 5 bin lira olması için TBMM Başkanlığı'na kanun teklifi verdi. HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, “Açlık sınırı şu anda 5 bin liraya gelmiş durumda. Biz hiç yoksa emeklilerimizin yarasına merhem olması için emeklilerin bayram ikramiyelerinin açlık sınırı seviyesine çekilmesini öneriyoruz” dedi.

HDP, emeklilerin bayram ikramiyelerinin 5 bin lira olması için TBMM Başkanlığı'na kanun teklifi verdi. HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, “Açlık sınırı şu anda 5 bin liraya gelmiş durumda. Biz hiç yoksa emeklilerimizin yarasına merhem olması için emeklilerin bayram ikramiyelerinin açlık sınırı seviyesine çekilmesini öneriyoruz” dedi.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, HDP Ekonomi Komisyonu üyesi milletvekilleri ile birlikte TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Paylan, şunları söyledi:

“EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYELERİNİN 5 BİN TL OLARAK BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR YASA TEKLİFİ SUNDUK: Emekli, dul ve yetim tüm yurttaşlarımız heyecanla bayram ikramiyelerini bekliyorlar. Biliyorsunuz, bayram ikramiyeleri bundan dört yıl önce, 2018 yılında bin lira olarak açıklanmıştı. O günlerde bin liranın az da olsa bir anlamı vardı. Ama dört yıl içinde gelen enflasyonla, hayat pahalılığıyla birlikte bin liranın artık alım gücü yok oldu. Geçtiğimiz yıl emeklilik ikramiyesini 1,100 lira yaptılar. Ve emeklilerimizi, dul ve yetimlerimizi büyük bir hayal kırıklığına uğrattı iktidar. Bu yıl emeklilerin bayram ikramiyesi konusunda büyük beklenti var. Ve bu beklentinin iktidar tarafından karşılanması için bizler de bir çağrı yapmak istiyoruz. Ama bu çağrıya kulak vermeyeceklerini bildiğimiz için de Meclis’e bir yasa teklifi sunduk. Emekli bayram ikramiyelerinin bu bayramda ve Kurban Bayramı’nda 5 bin TL olarak belirlenmesi amacıyla bir yasa teklifi sunduk.

AÇLIK SINIRI ŞU ANDA 5 BİN LİRAYA GELMİŞ DURUMDA: Şimdi diyeceksiniz ki 5 bin lira rakamı çok mu? 5 bin lira şu anda açlık sınırı olarak belirlenen rakamın tam hizasında olan bir rakamdır. Yani açlık sınırı şu anda 5 bin liraya gelmiş durumda. Biz hiç yoksa emeklilerimizin yarasına merhem olması için emeklilerin bayram ikramiyelerinin açlık sınırı seviyesine çekilmesini öneriyoruz.

ASGARİ ÜCRET ALIM GÜCÜ ERİMİŞ BİTMİŞ DURUMDA: Bazı siyasi partiler asgari ücret seviyesinde bir emekli ikramiyesi verilmesini önerdiler ama artık asgari ücret açlık sınırının altında. Ve yalnızca üç ay önce belirlenen asgari ücret, şu anda alım gücü erimiş bitmiş durumda. Asgari ücret de elbette yeniden belirlenmeli ama şimdi gündem de olan emekli bayram ikramiyelerinin en azından açlık sınırının üzerinde bir rakam olan 5 bin TL olarak belirlenmesi için yasa teklifimizi bugün Meclis Başkanlığımıza sunduk. Bu yıl güzel bir tesadüf de var. Müslümanların Ramazan Bayramı, Hristiyanların Paskalya Bayramı ve Musevilerin Pesah Bayramı aynı aya denk geliyor. Yani bu ay emekli ikramiyeleri alındığında üç dine sahip vatandaşlarımız sonuç olarak, bu bayram ikramiyeleriyle beraber en azından bir nebze olsun yaralarına merhem olacak bir bayram ikramiyesi ile karşı karşıya kalabilecekler. Şu anda yoksulluk sınırı 16 bin lira. Yoksulluk sınırının 16 bin lira olduğu bir yerde emekli ikramiyelerinin 1,000 lira 1,500 lira veya 2,000 lira olması kabul edilemez.

2,500 LİRALIK EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI BİR SEFALET MAAŞIDIR: Emekli bayram ikramiyelerini 5 bin TL belirledik ancak en düşük emekli maaşı şu anda 2,500 lira. Ve şu anda 2,500 liraya bir insanın bırakın geçinmesini, hayatta kalması mümkün değil. Şu anda dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak masrafı 5 bin lirayı bulmuş durumda. Büyük şehirlerde kiralar artık 5 bin liranın altında yok. Elektrik, su, doğal gaz, internet faturaları 2-3 bin lirayı geçmiş durumda. Bu şartlarda baktığımızda 2,500 liralık en düşük emekli maaşı bir sefalet maaşıdır. O açıdan biz yasa teklifimizin ikinci maddesiyle de en düşük emekli maaşının da 5 bin TL’ye yükseltilmesini öneriyoruz.

ONLARA BAYRAM YOK MU SAYIN ERDOĞAN: Teklifimizin üçüncü maddesiyle de çok önemli bir sosyal grup var. Emeklilerimiz var evet 14 milyona yakın emekli, dul ve yetim var. Bunlar maaş alıyorlar ama bir de yaşlılık aylığı alan 65 yaş üzerindeki 1 milyona yakın yurttaşımız var. Bunlar gerçekten çok cüzi maaşlar alıyorlar. Şimdi buradan bütün Meclis’e bir çağrımız HDP Ekonomi Komisyonu olarak. Bu 1 milyon kişi emekli bayram ikramiyesi alamıyorlar. 1 milyon yaşlı, 65 yaşın üzerinde ve çok çok cüzi maaşlara maalesef hayatta kalmaya çalışan yurttaşlarımızı bayramda unutmuş durumdayız. Onlara bayram yok mu Sayın Erdoğan. Onlara bayram yok mu bütün 600 milletvekiline buradan sesleniyoruz. İşte 65 yaş üzerindeki yurttaşlarımızın da Ramazan Bayramı’nın, Paskalya Bayramı’nın ve Pesah Bayramı’nın gerçek anlamda bir bayram olabilmesi için onlara da 5 bin TL her iki bayramda da emekli bayram ikramiyesi verilmesini öneriyoruz.”

KARAMOLLAOĞLU’NDAN “ASGARİ ÜCRET” TEPKİSİ: “BİR AVUÇ İKTİDAR ELİTİ VE SERMAYE SAHİBİNİN REFAHI İÇİN MİLYONLARCA İNSANI SÖMÜREN BU DÜZENİ KÖKTEN DEĞİŞTİRMEKTE KARARLIYIZ” KARAMOLLAOĞLU’NDAN “ASGARİ ÜCRET” TEPKİSİ: “BİR AVUÇ İKTİDAR ELİTİ VE SERMAYE SAHİBİNİN REFAHI İÇİN MİLYONLARCA İNSANI SÖMÜREN BU DÜZENİ KÖKTEN DEĞİŞTİRMEKTE KARARLIYIZ”

“GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ. ŞU ANDA ÜLKE BİR HİPERENFLASYONA GİDİYOR”

Enflasyon verilerini açıklamasına yasaklama getirilmesi yönünde bir hazırlık yapıldığına ilişkin bir soruya Paylan, şu yanıtı verdi:

“Bir TÜİK’in enflasyonu var şu anda yüzde 61 olarak gözüküyor. Bir de çarşının pazarın enflasyonu var. Bizim tespit ettiklerimize göre de bu enflasyon yıllık en yüzde 150. Yurttaşlarımız çarşıya, pazara çıktığında fahiş fiyatlarla karşılaşıyorlar. Ve halkın enflasyonu şu anda yüzde 150’lilerin çok üzerinde. Ama TÜİK bu enflasyonun yüzde 61 olduğunu ilan ediyor. Neden bunu yapıyor? Çünkü TÜİK’in açıkladığı enflasyona göre, işçiye, memura, emekliye zam veriliyor. Ve bu zamlarda düşük kaldığı için işçinin, memurun, emeklinin alım gücü bitiyor. Bu açıdan biz ENAG gibi kuruluşlarında enflasyon hesaplamasına mutlaka ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Çünkü, ENAG’ın hesapladığı enflasyonun halkın enflasyonu olduğunu düşünüyoruz. Bu açıdan bu tip yasaklamalarla ilgili maddeler getirmeye kalkarlarsa buna karşı muhalefet edeceğiz. İktidar bir hakikat bakanlığı kurmuştu, biliyorsunuz İletişim Başkanlığı ile. Ve kendi hakikatini anlatmaya çalışıyor. Şimdi ekonomiyi de herhalde bir hakikat bakanlığı olarak ekleyecekler Maliye Bakanlığına ve oradan rakamları açıklayacaklar. Ama istedikleri kadar enflasyonu kapatmaya çalışsınlar. Güneş balçıkla sıvanmaz. Şu anda ülke bir hiperenflasyona gidiyor. Ve TÜİK’in açıkladığı rakamlar gerçeği yansıtmıyor.”

“KEDİYE CİĞERİ EMANET EDİYORSUNUZ”

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi ile ilgili yargılama dosyasının Suudi Arabistan’a devredilmesine ilişkin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın “kanuna uygundur” sözlerinin sorulması üzerine Paylan şu açıklamayı yaptı:

“Cemal Kaşıkçı ile ilgili de durum şu şimdi Tayyip Erdoğan biliyorsunuz, bu cinayet işlendiğinde çok sert tepki vermişti. Ve Cemal Kaşıkçı ile ilgili vahşi bir şekilde katledildiğine dair tepkiler vermişti ve ‘Suudi Arabistan, bu dosyayı bizden almak istedi. Biz enayi miyiz’ demişti Tayyip Erdoğan. Ama ne hikmetse üzerinden yıllar geçti. Dava burada sürüyordu. Ve ama bir baktık ki Suudi Arabistan ile yakınlaşma karşılığında Cemal Kaşıkçı davası Suudi Arabistan’a gönderildi. Adalet Bakanı’nın yaptığı açıklama çok manidar. Adalet Bakanı, ‘kanuna uygundur’ diyor. Ben buradan Adalet Bakanı’na soruyorum, kanuna uygundur da vicdana uygun mudur? Adalete uygun mudur? Cemal Kaşıkçı doğrudan Suudi Arabistan yetkililerine talimatıyla bir devlet organizasyonuyla Türkiye’de katledildi. Ve siz kediye ciğeri emanet ediyorsunuz. Çünkü, ciğeri kedi kapmış, siz kediye ‘al bunun adaletini sen sağla’ diyorsunuz. Bu kabul edilemez. Cemal Kaşıkçıyı öldür diyenlerin yargılanmasının Türkiye’de sürdürülmesi gerekiyordu. Bütün dünyada bu dava ile ilgili çok önemli takibatı var. Ama buradan ben Erdoğan’a soruyorum, Cemal Kaşıkçı davasını Suudi Arabistan’a göndermek karşılığında ne aldınız ne verdiniz? Gerçekten eğer ki Türkiye’nin bu ekonomik sıkışmışlığında birkaç milyar dolar karşılığında Cemal Kaşıkçının dosyası Suudi Arabistan’a verildiyse bu da kabul edilemez.”