İZMİR'DE 10 BİN DÖNÜM ARAZİDE ORGANİK SEBZE ÜRETİMİ: İNGİLTERE, HOLLANDA, ALMANYA, RUSYA GİBİ BİRÇOK ÜLKEYE İHRAÇ EDİLİYOR

İzmir'in Dikili ve Bergama ilçeleri sınırındaki 10 bin dönümlük arazide kurulan Hasanbey Çiftliği; seracılık, süt üretimi, koyunculuk, tavukçuluk ve e-ticaret ile çoğunluğu kadın bin kişiye istihdam sağlıyor. Avrupa'nın en büyük sera bölgelerinden biri olan çiftlikte; bombus arıları ve topraksız tarımla üretilen domatesler; İngiltere, Hollanda, Almanya, Rusya gibi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor. Çiftlik sahiplerinden Ahmet Şentürk, Avrupa'nın en kaliteli domateslerini üretmelerine rağmen Gümrük Birliği Anlaşması'nın kendilerini yavaşlattığını söyledi.

Gündem 17.11.2021, 10:40
İZMİR'DE 10 BİN DÖNÜM ARAZİDE ORGANİK SEBZE ÜRETİMİ: İNGİLTERE, HOLLANDA, ALMANYA, RUSYA GİBİ BİRÇOK ÜLKEYE İHRAÇ EDİLİYOR

HABER: ABDULLAH ÇELEBİ-KAMERA: KERİM UĞUR

İzmir'in Dikili ve Bergama ilçeleri sınırındaki 10 bin dönümlük arazide kurulan Hasanbey Çiftliği; seracılık, süt üretimi, koyunculuk, tavukçuluk ve e-ticaret ile çoğunluğu kadın bin kişiye istihdam sağlıyor. Avrupa'nın en büyük sera bölgelerinden biri olan çiftlikte; bombus arıları ve topraksız tarımla üretilen domatesler; İngiltere, Hollanda, Almanya, Rusya gibi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor. Çiftlik sahiplerinden Ahmet Şentürk, Avrupa'nın en kaliteli domateslerini üretmelerine rağmen Gümrük Birliği Anlaşması'nın kendilerini yavaşlattığını söyledi.

İzmir'de 2012 yılında 47 yaşındayken vefat eden Hasan Şentürk'ün 2002'de kurduğu Hasanbey Çiftliği, Agrobay Seracılık, Süt Kardeşler Çiftliği, Hasan Bey Koyunculuk, Hasan Bey Çiftliği E-Ticaret ve Hasan Bey Tavuk Çiftliği işletmeleri ile Bergama-Dikili sınırında 10 bin dönümlük arazide tarım ve hayvancılık faaliyeti yürütüyor.

Hasan Şentürk Tarım Yerleşkesi'ndeki 600 dönümlük sera alanıyla Avrupa'nın en büyük sera bölgesi ve domates üreticisi olan Agrobay Seracılık bünyesinde perlit madeninden topraksız tarım yapılıyor. Bombus arıları kullanılarak tamamen doğal yöntemlerle üretim yapılan seralarda yetiştirilen ürünler, tarım ülkesi olarak bilinen Hollanda'nın yanı sıra Almanya, Rusya gibi birçok ülkeye ihraç ediliyor.

Çiftlik sahiplerinden Ahmet Şentürk ile Arzu Şentürk Salık; seracılık, koyunculuk, süt üretimi, e-ticaret ve tavukçuluk faaliyetlerini ANKA Haber Ajansı'na anlattı.

"AVRUPA'NIN EN BÜYÜK DOMATES ÜRETEN FİRMASIYIZ"

Ağabeyi Hasan Şentürk'ün başlattığı atılımı devam ettirdiklerini belirten Ahmet Şentürk şöyle konuştu:

"Seracılıkta jeotermal kaynaklardan dolayı yatırım için bu bölgeye geldik. 2002-2005 arasında çok hızlı büyüyerek 2007'ye kadar Avrupa'nın en büyük sera bölgesi haline geldik. 2002'den bu yana Avrupa, Rusya ile Türkiye coğrafyasının çevresindeki Orta Doğu'ya kadar mal ihraç eden konuma geldik. Şu anda da Avrupa'nın en büyük domates üreten firmasıyız. Seracılıktan sonra süt hayvancılığına, damızlık koyunculuğa bal arısı ve çok az miktarda tavukçuluk alanında da yatırım yaptık. 10 bin dönüm arazimizde de bitkisel üretim yapıyoruz. 600 dönüm sera alanımız var. Tarımsal yatırımlarımızda 750'si bayan, 1000 kişi çalışıyor. Arkadaşlarımızın hepsi SSK'lı. Hepsi haftada 6 gün çalışıyorlar, evlerinden alıp servislerle evlerine bırakıyoruz. Jeotermal seracılıkta şu an Türkiye'de 100 bin kişi çalışıyor. Bunu sağlayan grup olarak çok büyük gurur duyuyoruz. İnşallah bu daha büyük alanlara çıkacak. Türkiye'deki jeotermal kaynaklar dünyada 7. sırada. Daha önce 'Herkeste jeotermal suları hamamlarda kullanılır' mantığı vardı. Artık Agrobay Seracılık'tan sonra jeotermal çok farklı alanlara geçmeye başladı. Meyve kurutmacılığından tutun da seralardaki bitkisel üretimlerde Avrupa'nın merkezi haline geldik. Bugün Avrupa'da, Hollanda'da üretimler durma noktasına gelmeye başladı. Pandemiden sonra emtia fiyatlarının, gaz, elektrik maliyetlerinin artışından dolayı 2021 ve 2022'de Hollanda ve Avrupa'daki çoğu üretici seralarında üretimi durdurma kararı aldı. Türkiye'de bizim başlattığımız bu yolda her geçen gün üretim artıyor. Bunun sebebi de boşa giden jeotermal kaynaklarının değerlendirilmesi. Avrupa ile rekabet edebilir duruma geldik."

"BOMBUS ARILARI İLE DOĞAL ÜRETİM"

80'li yıllardan bu yana söylenen hormonlu sebze konusuna değinen Ahmet Şentürk, şunları söyledi:

"Hormon söyleminden sonra bombus arıları çıktı. Bu arıların anavatanı aslında Anadolu'dur. Daha çok Avrupalılar alıp götürmüş. Geliştirerek bize satıyorlardı. 2002 yılında kovanını 100 liraya alıyorduk. Bugün yine 100 liraya alıyoruz. Bunun sebebi yine bizim gruptur. 2007 yılında fiyatların pahalılığı nedeniyle bombus arısı üretmeye başladık. İlk yerli arı üretimini de Türkiye'ye kazandıran grup olduk. Yabancılar, Türkiye'de bu işin üretilebilir olduğunu görünce fiyatları aşağı çekti. Topraksız tarım yapıyoruz. Topraklarda aynı bitkiyi sürekli yetiştiremeyiz. Anadolu'da hep 'Nadasa bırakma' denir. Toprağa sürekli gübre verdikçe belli noktadan sonra yapısını kaybediyor. Ya da bazı hastalıklar yapıyor. Topraksız tarımda iki yılda bir ortamı değiştirdiğiniz ve hastalık olmadığı için ilaç atmıyorsunuz. Dünyanın en büyük sıkıntısı ilaç kalıntısı. Kanserojen ilaçlar atılıyor. Burada tamamen ekolojik tarım ile organik ilaçlar kullanıyoruz. Onların da etki süresi üç günü geçmiyor. Burası tamamen kapalı ve izole bir alan. Nemini, sıcaklığını, güneş haricindeki her şeyi organize edebiliyoruz. Arılar tamamen tozlanmayı ve döllenmeyi sağlıyor. Bitkiler tamamen arının döllenmesi ile oluşuyor. 15 bin ton domates üretimimiz var. Ortalama kış üretimlerinde 30 ton civarında dönümde alınıyor. Afyon, Yozgat, Kırşehir, Ağrı gibi jeotermal kaynakların olduğu yerde sıcak su var. Türkiye, Avrupa'nın bitkisel üretim merkezi haline geliyor. Bu durdurulamaz, bunun sebebi jeotermal kaynaklar."

"RUSYA UÇAK KRİZİNDEN SONRA FAZLA MAL ALMIYOR"

İngiltere’ye kadar domates gönderdikleri süreci anlatan Ahmet Şentürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önceden bir firma ile çalışıyorduk, İngiltere'ye de gidiyor. Şu an genelde Hollanda, Almanya, Rusya, Moldova, Polonya gibi ülkelerle Kuzey Avrupa ağırlıklı çalışıyoruz. Tek sıkıntımız var. Gümrük Birliği anlaşmasının gözden geçirilmesi gerekiyor. Nisan ayına kadar Avrupa bizden alıyor, sonra bırakıyorlar. Çünkü, 'Hollanda'nın, İtalya'nın İspanya'nın malı çıktı' diyorlar. Bizi yavaşlatıyorlar. Her yıl aynı sorunu yaşıyoruz. Gümrük Birliği anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesi için devletimizden destek bekliyoruz. Nisan, Mayıs ayı geldiği zaman Hollanda'daki marketlere Hollanda devleti 'Avrupa dışından alırsan kilo başı fon ödeyeceksin' diyor. Onlar da haklı olarak 'Hollanda'dan alalım ki fon ödemeyelim' diyorlar. Rekabet edemiyoruz, maliyetlerden dolayı. Bize fon uygulamamaları lazım. 12 ay Avrupa ile rekabet edebiliriz. Onlardan daha kaliteli üretiyoruz. Avrupa Birliği'ne karşı fonlardan bizi devletin koruması lazım. Bunlar fon koyduğunda ihraç yapamıyoruz. Orta Doğu pazarında en büyük bizdik. O pazardan siyasi savaşlardan dolayı çekildik. Rusya da uçak krizinden sonra alıyor gibi gözükse de aslında bizden çok fazla mal almıyor. Yılda 100 bin 200 bin ton çok az. Daha önce 2 milyon ton gönderirken şu an yüzde 10'a düştü. Pazarımızı kaybediyoruz, her geçen gün. Tek güvencemiz Türkiye'nin 80-100 milyon nüfusunun olması. Avrupa ve dünya pazarlarına çok rahat ulaşabilmeliyiz. Bütün ülkeler Rusya, Azerbaycan, İran kendi seralarını oluşturmaya başladı. Katar'da dahi seralar yapılıyor. Artık gıda güvenliği için çok önemli bir noktaya gidiyoruz. Türkiye'de jeotermal kaynak oldukça üretimin merkezi olmaya devam edecektir."

PERLİT MADENİ İLE TOPRAKSIZ TARIM

Perlit madenini kullanarak topraksız tarım yaptıklarını belirten Şentürk şunları kaydetti:

"2002 yılından bu tarafa Türkiye'de çok çeşitli alanlarda kullanılan ürünler var. Kokopit denen Hindistan cevizi ile rap full denilen kaya yünü gibi. Bunlar yurt dışı menşeili olup yüzde yüzü yurt dışından gelen ve Türkiye tarafından döviz ödenerek alınanlar. Bizim hedefimiz hep perlit oldu. Dünyada birinci ya da ikinci sıradayız. Dünyaya Dikili limanından Bergama bölgesinde ve İzmir'de üretilen perlitler ihraç ediliyor. Perlitin sadece su tutma özelliği var. Kendi ağırlığının 8 katını tutabiliyor. Biz kum halinde olan bir materyali alıp fırınlarda 400 derecede patlatınca kullanıma hazır oluyor. İçinde hiçbir mikroorganizma da kalmıyor. Tamamen sağlıklı bir ortam oluşuyor. Ondan sonra suyu damlatma ile veriyoruz. Bitki alabildiğini alıyor, fazlasını drenaja veriyor. Tekrar alıp, arıtıp kullanıyoruz. Daha minimum suyla verimli üretim sağlıyoruz. Kokopit ve rap fullu 2 yıldan fazla kullanamıyorsunuz ama perliti 4-5 yıla kadar kullanabiliyoruz. Tamamen para da Türkiye'de kalıyor."

"HEDEF 10 BİN ANAÇ KOYUN"

Hasanbey Çiftliği'ndeki diğer faaliyetleri de anlatan Ahmet Şentürk sözlerini şöyle tamamladı:

"Koyunculuk da yapıyoruz. Et olarak dünyanın kabul ettiği 6 ırkı burada bulunduruyoruz. Dorper, ile de france, suffolk, teksel, şarole ve merinos çeşitleri var. Hangisinin yerli ırklarla birleşebileceği ya da verim olarak İzmir ortamına uyum sağladığına bakıyoruz. Şu an 3 bin anaç civarındayız. Hedefimiz 10 bine ulaşmak. Koyunculuğa başlamamızın sebebi bitkisel üretim yaparken yaprak ve domatesi çöpe atmamak. 100 bin kişiye istihdam sağlayan seracılığa da artı değer katmak için küçükbaş hayvancılık yapılarak kaba yem sorununu çözebilir miyiz diye başladık ve bunu çözebileceğimizi gördük. Şu an Agrobay Seracılık'ın artıkları 4 bin koyuna yetiyor. Doğum zamanı süt oranı artsın diye süt yemi haricinde başka bir şeye gerek olmuyor. Anadolu'ya Türkler'in gelmesinin sebebi koyunlar nerede otlak bulduysa ondandır. Ben Trabzonlu arkadaşlarıma takılıyorum. 'Türkler İstanbul'dan sonra Trabzon'u fethetmiştir. Eğer koyunlarına göre bir otlak olsaydı orayı daha önce fethederdik' diyorum. Türkiye'de yörüklerin gezdiği yerler koyunculuğun alanlarıdır. Göçebe hayatını hala halk olarak yaşıyoruz. Koyunculuk Türkler'in genlerinde var. Koyun eti kokabilir ama kuzu eti kokmaz. Koyun yaşlıdır, bulunduğu yer kötüdür, kokabilir. Bizim kuzular 4 ayda kesime gidiyor, kokma ihtimali yok."

SÜT KARDEŞLER ÇİFTLİĞİ'NDE KAPASİTE ARTACAK

Hasan Şentürk'ün kızı Hasanbey Çiftliği'nin kurucu ortaklarından Arzu Şentürk Salık ise Süt Kardeşler Çiftliği'ndeki çalışmaları anlattı:

"Günde 3 kez sağım yapılıyor. İki saat makine yıkama süresi dışında 22 saat sağım yapılıyor. Hayvanlar grup olarak geliyor. Meme dezenfektanı yapılıyor. Daha sonra ön sağım yapıyoruz. Hayvanının sağılacağını anlaması ve sütte bozukluk var mı anlamak için. Her hayvanın memesini bezle siliyoruz. Daha sonra makinelere takıp, sağıma başlıyoruz. Sağım ünitesine giren hayvanların kulaklarındaki çiple takibini yapıyoruz. Hayvan rahatsız olduysa sütüne etki ediyor. Makine alarm veriyor. Sağımhane aslında bizim beynimiz, gözümüz. Hayvan kızgın mı, hasta mı hepsini görüyoruz. 3500 hayvanımız var yaklaşık olarak. Her gün doğum da oluyor. Sağma olarak bin 500 hayvan var. Yıllık ortalamamız 39 litre gün olarak. Kapasitemizin yüzde 70'i dolu durumda. Amerika'dan 500 adet dişi tohumlanmış gebe düve ithalatı yapacağız. Kapasitemizi yüzde 100'e getireceğiz. 2023'teki hedefimiz de bu çiftliğin aynısının simetrisini yaparak kapasiteyi iki katına çıkarmayı istiyoruz. Emek yoğun bir işletmedeyiz. Bayanın buradaki temizliği, detaycılığı, dikkati bizim için çok önemli. Onların düzeni bizim sütümüzün kalitesi için de önemli. Sadece süt çiftliğimizde 100 kişi çalışıyor. Tüm yerleşkede 1000 kişi çalışıyor. Bunların çoğunluğu kadın. Süt Kardeşler ismimizden dolayı barınaklarımıza kodlama olarak Süt Kardeşler Filmi'ndeki karakterlerin isimlerini verdik. Melek ve Damat barınağı gibi. Tedavilerde, aşılarda ve bazı yönlendirmelerde bu kodlamaları kullanıyoruz. Şaban ve Ramazan isimleri ilk yapılan barınaklarımıza verildi."

"KUZULARIMIZ ÇOK MUTLU"

Hasanbey Koyunculuk'ta kuzulardan sorumlu olan Zoo Teknisyeni Rümeysa için ise, "Kuzularla doğum aşamasından sonrasına kadar ilgileniyorum. Anne ile kuzunun arasındaki bağın takibini yapıyorum. Bağ kurulduktan sonra kuzuları merkez padoka alıyoruz. Hem anne sütü hem kuzu büyütme yemi ile büyütüyoruz. Sevdiğim için gece gündüz hep buradayım. Kuzunun büyümesi için yeme alışması lazım. Anne sütü zaten veriyoruz. Kuzularımız mutlu."

 

banner257
Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
Oturduğunuz binanın 6.5 ve üstü büyüklüğünde bir depreme dayanacağını düşünüyor musunuz?
Namaz Vakti 06 Aralık 2021
İmsak 06:36
Güneş 08:07
Öğle 13:00
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Fenerbahçe 15 27
3. Konyaspor 14 26
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 14 18
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 14 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Bursaspor 14 17
14. Menemenspor 13 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 14 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Brentford 15 17
13. Crystal Palace 15 16
14. Leeds United 15 16
15. Southampton 15 16
16. Everton 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Osasuna 16 21
10. Athletic Bilbao 15 20
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 16 8

Gelişmelerden Haberdar Olun

@