CHP’Lİ AÇIKEL: “OTORİTERLİK İKLİMİ, EZİYET VE SADİZMİ ARTIRIYOR; ŞİDDET VE ZORBALIK KÜLTÜRÜ YERLEŞİYOR”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel başkanlığındaki CHP Bilim Platformu “Otoriterlik İklimi, Eziyet ve Sadizmi Artırıyor; Şiddet ve Zorbalık Kültürü Yerleşiyor” başlıklı yeni bir politika notu yayınladı. Notta, AKP iktidarı döneminde, Türkiye’de her alanda şiddet olaylarının yükseldiği, iktidarın kutuplaştırıcı ve hedef gösterici söylem ve politikalarının gündelik hayatın her alanına sirayet ettiği ve şiddeti tetiklediği, bunun artan sosyo-ekonomik sorunlarla birleştiğinde ise genel bir şiddet ve sadizm kültürüne yol açtığı tespiti yapıldı.

Gündem 06.12.2021, 13:54
CHP’Lİ AÇIKEL: “OTORİTERLİK İKLİMİ, EZİYET VE SADİZMİ ARTIRIYOR; ŞİDDET VE ZORBALIK KÜLTÜRÜ YERLEŞİYOR”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel başkanlığındaki CHP Bilim Platformu “Otoriterlik İklimi, Eziyet ve Sadizmi Artırıyor; Şiddet ve Zorbalık Kültürü Yerleşiyor” başlıklı yeni bir politika notu yayınladı. Notta, AKP iktidarı döneminde, Türkiye’de her alanda şiddet olaylarının yükseldiği, iktidarın kutuplaştırıcı ve hedef gösterici söylem ve politikalarının gündelik hayatın her alanına sirayet ettiği ve şiddeti tetiklediği, bunun artan sosyo-ekonomik sorunlarla birleştiğinde ise genel bir şiddet ve sadizm kültürüne yol açtığı tespiti yapıldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel başkanlığındaki CHP Bilim Platformu yeni bir politika notu yayımladı. Politika notunda; AKP iktidarı döneminde, Türkiye’de her alanda şiddet olaylarının yükseldiği, iktidarın kutuplaştırıcı ve hedef gösterici söylem ve politikalarının gündelik hayatın her alanına sirayet ettiği ve şiddeti tetiklediği, bunun artan sosyo ekonomik sorunlarla birleştiğinde ise genel bir şiddet ve sadizm kültürüne yol açtığı tespiti yapıldı. Rejimin otoriterleşmesinin; ötekileştirme, hedef gösterme, hınç ve nefret duygularının artması gibi pratikleri beslediğine dikkat çekildi ve şiddetin artmasının farklı alanlardaki etkileri ele alındı.

Politika notunda ortaya konulan tespitler ve veriler, özetle şu şekilde:

“-Türkiye’de tek adam rejimi dünyadaki pek çok otoriter rejimi gölgede bırakacak biçimde, yurttaşlara karşı ayrımcılığı ve ön yargıyı körüklemiş; ekonomik yağma, haksız kazanç ve rant devşirme, yönetim zihniyetini esir almıştır.

-Türkiye’de yerleşen çarpık tek adam rejiminin ve yağmacı iktisadi düzenin teşvik ettiği bu olumsuz hava, toplumdaki empati duygusunu âdeta erozyona uğratmıştır. Bu yüzden toplumsal barış, güven ve huzur tehlikeye atılmış, vatandaşlarımız âdeta birbirine yabancılaştırılmıştır.

-Türkiye, 41 OECD ülkesi arasında ayrımcılığın en yüksek olduğu ülke hâline gelmiştir. 2020 Refah Endeksi’nde ayrımcılığa karşı yasal önlemlerin varlığı ve toplumsal hoşgörü açısından ise 167 ülke arasında son 10 yıl içinde 33 sıra gerileyerek 154. sıraya yerleşmiştir.

-Saray rejimi, kendisinden görmediği herkesi ötekileştirmekte, kendisine eleştirenleri ise nankörlük ve ihanetle yaftalamakta, hatta onları hedef göstermeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. AKP’nin bu yaklaşımı yalnızca muhalif kesimleri değil, temel haklarını savunan sıradan vatandaşı bile hedef göstermekte ve cezalandırmaktadır.

-Bu bozuk düzen içerisinde Türkiye’de nefret ve şiddet suçları da körüklenmiştir. Türkiye’de yaşamın neredeyse her alanında eziyeti, nefreti ve cinneti yaygınlaşmıştır. Türkiye, 2020 yılında yayınlanan Refah Endeksi’nde şiddet içeren suçlar, iç çatışmalar, mülkiyet suçları, siyasi suçlar üzerinden açısından 167 ülke arasında en güvencesiz 147. ülke olmuştur.

-Tek adam rejimi, kurmuş olduğu ataerkil ve zorba kültür aracılığıyla, toplumumuzun tüm kırılgan kesimlerini savunmasız bırakmıştır. Bu yoz rejim altında siyasette şiddet, sokakta şiddet, okulda şiddet, kadınlara şiddet, çocuk istismarı, hayvanlara işkence ve muhaliflere dönük tüm baskılar, hiçbir yaptırımla karşılaşmamış, güç âdeta kutsanmış, iktidarı elinde bulunduranların ise cezasızlığı, hukuksuzluğu ve imtiyazları kurumsallaştırılmaya çalışılmıştır.

-Saray rejimi, muhalif görüşlere yönelik tehdit, aşağılama, hedef gösterme, şeytanlaştırma gibi sistematik nefret söylemleri kullanmaktadır. Baskıcı rejim toplumdaki güvensizliği perçinlemekten ve gerilimi artırmaktan medet ummaktadır.

-Ülkemiz âdeta sivil darbe koşullarında yönetilmekte, yurttaşların can ve mal güvenliği korunmamaktadır. Baskıcı tek adam rejimin körüklediği güvensizlik ve hukuksuzluk yüzünden toplumda huzursuzluk günbegün artmaktadır. Şiddet, öfke, nefret kültürü yurttaşları ciddi psikolojik sorunlara, paranoyalara, korku ve endişelere sevk etmektedir.

-AKP iktidarıyla birlikte ülkemizde yargı kurumları bağımsızlığını yitirmiş, etkili soruşturma, bağımsız ve adil yargılama yürütemez hâle gelmiş, cezasızlık kültürünün yayılması, toplumun adalete güvenini yitirmesine neden olmuştur.

-AKP’nin körüklediği hamaset ve aşındırdığı toplumsal dayanışma yüzünden toplumda huzur ortadan kalkmış; gerginlik ve buhrana dönüşmüştür. Sosyal eşitsizlik yüzünden dışlanma artmış, vatandaşlar birbirlerine yabancılaştırılmıştır. Bozuk düzen altında insanlarımız şiddet sarmalına itilmiştir.

-Evde, iş yerinde, trafikte, sokakta saldırı, dövme, hakaret, yaralama, öldürme haberleri gün geçtikçe çoğalmaktadır. Sokaklarda kaos, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri, çocuklara yönelik istismar haberleri, hayvanlara yönelik eziyet vakaları ve nefret suçları her gün daha fazla artan şekilde kamuoyuna yansımaktadır.

-2021 yılında yayınlanan Dünya Mutluluk Raporu da Türkiye’nin günbegün mutsuzluğa gömüldüğünü göstermektedir. 2019 yılında 156 ülke arasında 79. sırada yer alan Türkiye, sadece 2 sene içinde 25 sıra gerileyerek 2021 yılında 104. sıraya düşmüştür.

-TÜİK’in Yaşam Memnuniyet Araştırması’na göre ise 2020 yılında Türkiye’de yaşayan her iki yurttaştan biri kendisini mutsuz hissetmektedir. Yaratılan düşmanlık ve şiddet ortamı, vatandaşların mutsuzluğunu katlamaktadır.

“SİLAHLANMA TEŞVİK EDİLİYOR; SİLAHLI SALDIRILAR ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR”

-Toplumda yaygınlaşan ve âdeta normalleşen hoşgörüsüzlük ve tahammülsüzlük, hukuksuzluğun yarattığı güvenlik endişesi ve umutsuzluk, vatandaşları bireysel silahlanmaya yönlendirmektedir. Böylece Türkiye’de bireysel silahlanma, giderek daha büyük bir toplumsal şiddet ögesi olmaya devam etmektedir.

-AKP hükümeti son yıllarda yürürlüğe koyduğu genelge ve yönetmeliklerle, silah edinmeyi kolaylaştırmış ve bireysel silahlanma kaynaklı şiddet olaylarının artmasına da neden olan düzenlemeler yapmıştır.

-2017 yılında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte değişiklik yapılmış, pek çok emekli veya muvazzaf kamu görevlisinden, ülkemizde çalışma ve ikamet izni olan yabancı uyruklulara kadar geniş bir yelpazedeki kişilere silah taşıma ruhsatı alma hakkı tanınmıştır. Aynı yönetmelikte 2021 yılında ise 19. kez değişiklik yapılarak kapsam daha da genişletilmiştir.

-Can ve mal güvenliğini tehdit altında hissedilmesi, Türkiye’de bireysel silahlanmanın artmasına neden olmaktadır. Vatandaşlar tarafından silah bulundurma ruhsatı için 2019’da 13 bin 206 başvuru yapılırken 2020’de bu sayı yüzde 34 artarak 17 bin 751 olmuştur.

-Yapılan bazı çalışmalarda; 2011 yılında 9 milyon olduğu düşünülen bireysel silah sayısının 2021 yılı itibarıyla yüzde 85’i ruhsatsız olmak üzere en az 25 milyona ulaştığı iddia edilmektedir.

-2014 yılında basına yansıyan yaralama ve cinayete varan silahlı olayların sayısı 1.499 iken, 2021’de yüzde 73 artış artışla 2 bin 592 olmuştur. 2021 yılına gelindiğinde ilk 9 ayda 2 bin 592 bireysel silahlı şiddet olayı yaşanmıştır. 2021 yılında yaşanan bu olaylarda 1.470 kişi ölmüş, 2.693 kişi de yaralanmıştır.

“MUHALİFLERE SALDIRILARIN SORUMLUSU, TEK ADAM REJİMİNİN HINÇ VE LİNÇ KÜLTÜRÜDÜR”

-Bizzat iktidar mensuplarınca hedef gösterilen muhalif siyasetçiler saldırıya uğramakta, sesleri kısılmaya ve siyasi faaliyetleri engellenmeye çalışılmaktadır. Muhalif siyasetçilere yönelen ve demokratik protesto olma durumunu aşan saldırılar ve provokasyonlar sonrasında bizzat Cumhurbaşkanı tarafından “Daha neler olacak. Bunlar daha iyi günler” şeklinde bir açıklama yapılması, muhalif siyasetçilere yönelen saldırılara zımnen destek verildiğinin bir kanıtı olmuştur.

-AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir TBMM konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırının video görüntülerini göstermesi, muhalefete yönelen benzer saldırıların olağanlaştırılması ve kutuplaşma ikliminin planlı şekilde artırılması bakımından tehlikeli bir oyun planının parçası olarak kayda geçmiştir.

“BAĞIMSIZ GAZETECİLER, DÖVÜLEREK SUSTURULMAYA ÇALIŞILIYOR”

-Ulusal düzeyde tanınan ve köklü mesleki geçmişleri olan onlarca gazeteci ve pek çok ilimizde yerel gazeteciler, sokak ortasında saldırıya uğramış ve yaralanmıştır. Bu saldırıların, Cumhur İttifakı’nın rahatsız olduğu bazı haber ve yorumlar sonrasında gerçekleştirilmiş olması kamuoyunda dikkat çekmiş ve saldırıların tek merkezden işaretle yapıldığı yönünde düşüncelerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Gazetecilere yapılan saldırıların çoğu, kamera görüntüleri ve görgü tanıklıkları olmasına rağmen cezasız kalmakta, failler bulunmamakta ya da serbest kalmaktadır. Gazetecilerin can güvenliğinin iktidar aracılığıyla tehdit edilmesi, yalnızca basın özgürlüğünün değil, halkın haber alma hakkının da ihlalidir.

-Basın meslek örgütlerinin tespitlerine göre, sadece 2021 yılının ilk 9 ayında 103 gazeteci fiziksel saldırıya uğradı ve şiddete maruz kaldı.

KAMUNUN GÜCÜ VE SEMBOLLERİ KÖTÜYE KULLANILIYOR; CEZASIZLIK, KEYFİLİK VE GÖREVLERİ İHLAL EDEN ANLAYIŞ YERLEŞİYOR

-AKP iktidarında liyakatin ortadan kalkması ve kurumların başıboş bırakılmasıyla, bu kurumların gücünün suistimal edilmesine imkân verilmiş, korumaları gereken vatandaşları korkutarak sindiren partizan kamu görevlileri ortaya çıkmıştır.

-Suç işleyen çeteler ve görevlerini suistimal eden görevliler, eylemlerini meşrulaştırmak ve cezasızlık zırhının arkasına sığınmak için bakanlar ve milletvekilleriyle çektirdikleri fotoğrafları kullanmaktadır. Cezasızlık, keyfilik ve görevleri ihlal eden anlayış, otoriterleşmenin önemli bir parçası hâline gelmiştir.

“AKP DÖNEMİNDE ÇOCUK İSTİSMARINA VE ÇOCUKLARA ŞİDDETE ADETA GÖZ YUMULDU”

-Türkiye’de son yıllarda çocuklara karşı cinsel istismar vakalarında ciddi artışlar yaşandığı görülmektedir. TÜİK verilerine göre güvenlik birimlerine 2015’te 226 bin 625 mağdur çocuk getirilirken, 2019’da 236 bin çocuk getirilmiştir. Mağdur olarak getirilen 100 çocuktan 15’ini ise cinsel şiddete maruz kalan çocuklar oluşturmaktadır.

-AKP’nin siyasi hesapları, insani ihtiyaçların ve eğitimin önüne geçmektedir. Çoğu denetimsiz ve çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamak için uygun olmayan bu merdiven altı kurumlarda, genellikle ailelerinden uzakta okuyan çocuklar psikolojik ve fiziksel şiddet, eziyet ve cinsel istismar gibi kötü muamelelerle karşı karşıya kalmaktadır.

“ATAERKİL İŞKENCE VE EZİYET KÜLTÜRÜ KADINLARIN YAŞAM HAKKINA SON VERİYOR”

-AKP’nin 19 yıllık iktidarında kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri vakaları ve maruz kaldıkların vahşetin boyutu her yıl hızla artarak ürkütücü boyutlara ulaşmıştır.

-Türkiye, OECD ülkeleri arasında kadına karşı şiddetin en yaygın olduğu ülkedir. 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu'nda ise 156 ülke 133. sırada yer almıştır.

-Kadınlar, âdeta bir eziyet kültürüne dönüşen şiddeti toplumumuzda yaşadıkları en büyük sorun olarak görmektedir. 2016 yılında kadınların yüzde 53’ü şiddeti en önemli problem olarak görürken, 2020 yılında bu oran yüzde 66’ya yükselmiştir.

-Sivil toplum örgütlerine göre ülkemizde son 10 senede 3 binden fazla kadın, erkekler tarafından öldürülmüş, binin üzerinde kadın tecavüze ve yaklaşık 2 bin kadın ise tacize uğramıştır. 2020 yılında, Türkiye’de 300 kadın erkekler tarafından öldürülmüş, 171 Kadın ise şüpheli şekilde ölü bulunmuştur.

-Kadına yönelik şiddetin artışı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki koruma taleplerine de yansımaktadır. Bu kapsamda 2012’de 139 bin olan koruma talebi sayısı, 2020 yılına geldiğinde yüzde 114 artışla 339 bin 792’a yükselmiştir.

“SARAY ZİHNİYETİ, ŞİDDETE KARŞI KORUYUCU KALKAN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ RAFA KALDIRDI”

-Bu şiddet tablosunun sebeplerinden biri de kuşkusuz AKP’nin kadınları toplumda eşit ve üretken birer birey olarak görmeyen değerler üzerinden şekillendirdiği toplumsal düzen anlayışıdır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde önemli bir güvence olan ve Türkiye’de yaşayan kadınlar için âdeta bir kalkan vazifesi gören İstanbul Sözleşmesi’ni kimseye danışmadan rafa kaldırmıştır.

“HAYVANLARA KÖTÜLÜK VE EZİYET ‘SUÇ’ OLARAK GÖRÜLMÜYOR; SADİZM ‘KÜÇÜK KABAHAT’ GİBİ MUAMELE GÖRÜYOR”

-Son yıllarda Türkiye’de yaygınlaşan ve yoğunlaşan şiddet ve eziyet kültürünün bir uzantısı olarak hayvanlara uygulanan şiddet olaylarında ciddi artış yaşanmaktadır.

-Dünyada hayvanların refah derecesini ve ne kadar korunduklarını ölçen Sessiz Hayvan Zulmü Endeksi’nde Türkiye, gösterdiği kötü performans nedeniyle 50 ülke arasında 33. sırada bulunmaktadır. Yalnızca 2020 yılında 22 milyon 735 bin 267 hayvan işkenceye maruz bırakılmıştır.

“HESAPSIZ VE İRRASYONEL GÖÇMEN VE SIĞINMACI POLİTİKASI, MAHALLELERDE GERİLİMİ VE SUÇU TIRMANDIRIYOR”

-AKP’nin yanlış dış politikalarıyla 2011 yılından beri ülkemizde derinleşen Suriyeli sığınmacı krizi, ekonomik ve toplumsal olarak sürdürülemez bir hâl almıştır. Bu nüfus yığılması, sosyo-ekonomik ve kültürel sorunlar ve güvenlik sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmuş, vatandaşlarımızın şikayetleri artmıştır. Genellikle dar gelirli nüfusun yaşadığı bu bölgelerde yurttaşların evsiz ve işsiz kalma endişeleri ve kültür çatışmaları toplumsal gerilimi ve şiddet olaylarını artırmaktadır. AKP iktidarı yanlış göçmen politikasıyla hoşgörüyü azaltmakta, baş sorumlusu olduğu bu şiddet ve yağma olaylarına seyirci kalmakta, krizi çözmek için hiçbir adım atmamaktadır.”

 

banner257
Yorumlar (0)
-2
hafif kar duşu
Günün Anketi Tümü
Oturduğunuz binanın 6.5 ve üstü büyüklüğünde bir depreme dayanacağını düşünüyor musunuz?
Namaz Vakti 23 Ocak 2022
İmsak 06:47
Güneş 08:16
Öğle 13:21
İkindi 15:53
Akşam 18:16
Yatsı 19:40
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Adana Demirspor 23 37
4. Fenerbahçe 23 37
5. Beşiktaş 23 36
6. Alanyaspor 22 35
7. Hatayspor 22 35
8. Başakşehir 22 34
9. Sivasspor 23 31
10. Kayserispor 22 31
11. Gaziantep FK 21 31
12. Karagümrük 23 30
13. Göztepe 23 27
14. Galatasaray 22 27
15. Giresunspor 22 26
16. Kasımpaşa 22 24
17. Antalyaspor 22 23
18. Rizespor 22 21
19. Altay 22 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 20 38
4. İstanbulspor 21 36
5. Eyüpspor 20 36
6. Bandırmaspor 20 33
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 20 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Gençlerbirliği 21 26
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 21 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Tottenham 19 36
7. Arsenal 20 35
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 21 29
10. Aston Villa 21 26
11. Leicester City 19 25
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 21 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Real Sociedad 20 33
6. Villarreal 22 32
7. Barcelona 20 32
8. Rayo Vallecano 20 31
9. Valencia 22 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Celta Vigo 22 27
12. Espanyol 22 27
13. Osasuna 21 25
14. Granada 21 24
15. Elche 21 22
16. Getafe 21 21
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 21 17
20. Levante 21 11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@