Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı Genel Sağlık-İş Sendikası Karabük Şubesi üyeleri İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelerek memurlara yapılan yüzde 30 zamma tepki gösterdi. Yapılan açıklamada; “Sağlık emekçilerinin her geçen gün daha da artarak karşı karşıya kaldığı zorluklar, stres, hayat mücadelesinin ağırlığıdır. Sağlık emekçisi ‘sadaka’ değil, mesleğinin onuru ile insanca yaşamak istemektedir.  Tükenen sağlık çalışanları, sadece alın terinin karşılığını istemektedir. Sadaka niyetine verdiğiniz zammı kabul etmiyoruz” denildi.

TUNAKAN YILDIRIM

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı Genel Sağlık-İş Sendikası Karabük Şubesi üyeleri İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelerek memurlara yapılan yüzde 30 zamma tepki gösterdi. Yapılan açıklamada; “Sağlık emekçilerinin her geçen gün daha da artarak karşı karşıya kaldığı zorluklar, stres, hayat mücadelesinin ağırlığıdır. Sağlık emekçisi ‘sadaka’ değil, mesleğinin onuru ile insanca yaşamak istemektedir.  Tükenen sağlık çalışanları, sadece alın terinin karşılığını istemektedir. Sadaka niyetine verdiğiniz zammı kabul etmiyoruz” denildi.

Genel Sağlık İş Sendikası Karabük Şubesi üyeleri, Karabük İl Sağlık Müdürlüğü önünde memurlara yapılan yüzde 30 ücret artışına tepki göstermek için bir araya geldiler. Açıklamada, şu değerlendirmeler yapıldı:

“ÖNCE YÜZDE 25 ZAM DİYEREK ÖLÜMÜ GÖSTEREN İKTİDAR, ARDINDAN YÜZDE 30 ZAM YAPTIK DİYEREK SITMAYA RAZI ETMİŞTİR”

“Kaşıkla verip kepçeyle almayı ekonomi politikası olarak kabul ettirmeye çalışan iktidar, ekonomideki başarısızlığının bedelini yine halkın her kesimiyle beraber sağlık emekçilerine ödetmeye çalışmaktadır.

Artık takke düşmüş, kel görünmüş; bütçenin açığı da aynı vatandaşın yırtığı, söküğü gibi yama tutmamaktadır. Yandaşlara aktarılan kaynaklar, koskoca bir ülkenin geleceğine ipotek koyacak hale gelmiştir. Yüksek enflasyon karşısında alım gücü her geçen gün eriyen kamu çalışanları, umutla girmeyi beklediği yeni bir yılın ilk günlerinde yine hüsrana uğramıştır.   20 yıllık siyasi iktidar, yanlış ekonomik politikalarının sebep olduğu krizin faturasını yine kamu emekçilerine kesmiştir.

Cumhurbaşkanımız, ‘sendikamız’ diyerek yandaş konfederasyon olduğunu itiraf ettiği Memur-Sen’in organizasyonunda memur ve emekliye yüzde 25 zam oranını ‘müjde’ diye duyurmuştur. Protokol sıralarında oturan Memur-Sen Başkanı yüzde 25 zammı alkışlayarak iktidara karşı görevini yerine getirmiştir. Önce yüzde 25 zam diyerek ölümü gösteren iktidar, ardından yüzde 30 zam yaptık diyerek sıtmaya razı etmiştir. Hem iktidar hem yandaşı sendika yüzde 5’i ikinci müjde olarak duyurmuştur. Bu nasıl müjdedir ki bedeli, milyonların açlığıdır? Bu nasıl müjdedir ki bedeli, akşam çocuklarına ekmek götüremeyen emekçilerin gözyaşlarıdır? Bu nasıl müjdedir ki bedeli bir ülkenin geleceği, yarınları, umutlarıdır?

“BİR YILDA KURU SOĞANIN BİLE YÜZDE 315 KIYMETLENDİĞİ ÜLKEMİZDE, GÖRÜNEN O Kİ İKTİDARIN SAĞLIK ÇALIŞANLARININ EMEĞİNE VERDİĞİ KIYMET SOĞAN KADAR BİLE ETMEMEKTEDİR’”

Yaşanan bu trajik olay, Ülkemiz sendikacılığının geldiği içler acısı durumu bir kez daha gözler önüne sermiştir.  Temsil ettiği milyonları, açlığa sefalete mahkûm eden bu zihniyet tarihin tozlu sayfalarında yerini elbette alacaktır. Emekçinin alın terini hiçe sayarak tutulan her alkış, bu gidişi hızlandıracaktır. Bir yılda kuru soğanın bile yüzde 315 kıymetlendiği ülkemizde, görünen o ki iktidarın sağlık çalışanlarının emeğine verdiği kıymet soğan kadar bile etmemektedir. Asgari ücrete eşitlenmiş maaşlarla, yoğun çalışma koşullarında insanüstü gayretle sağlık hizmeti sunan sağlık emekçileri, derin yoksulluğa mahkûm edilmiştir. Bu oran, sağlık çalışanlarının emeğine yönelik büyük bir saygısızlık, aşağılama, hor görme ve yok saymaktır. Kira, yiyecek, faturalar üçgeninde evini geçindirmeye çalışan, Yoğun mesai, şiddet, mobbing üçgeninde nefes almaya çalışan, Ancak her nasılsa büyüdüğü söylenen ekonominin altında kalan sağlık emekçisidir.  Evet, büyüyen bir şeyler vardır ancak o belli ki ekonomi değildir…

 ‘’SAĞLIK EMEKÇİSİ ‘SADAKA’ DEĞİL, MESLEĞİNİN ONURU İLE İNSANCA YAŞAMAK İSTEMEKTEDİR.’’

Sağlık emekçilerinin her geçen gün daha da artarak karşı karşıya kaldığı zorluklar, stres, hayat mücadelesinin ağırlığıdır. Sağlık emekçisi ‘sadaka’ değil, mesleğinin onuru ile insanca yaşamak istemektedir.  Tükenen sağlık çalışanları, sadece alın terinin karşılığını istemektedir.  Sadaka niyetine verdiğiniz zammı kabul etmiyoruz. Başarısızlığınızın bedelini bu kez biz ödemek istemiyoruz. İktidara buradan sesleniyoruz, Ek zammı yeniden gözden geçirin. Sadaka değil, sağlık emekçisine hakkı olanı verin; en düşük sağlık çalışanı maaşını, yoksulluk sınırını baz alarak belirleyin. Tüm sağlık emekçilerini, insan onuruna yaraşır yaşam koşullarına kavuşturun. Toplu sözleşme tazminatı adı altında verilen aylık 150 TL karşılığı, sağlık emekçilerini derin yoksulluğa mahkûm ettiren yetkili sarı sendikaya da buradan sesleniyoruz! Sağlık çalışanları; emeğini, çocuklarının geleceğini birilerinin arka bahçesi haline gelmiş sendikaların insafına bırakmayacaktır. İnsanca çalışmak, insanca yaşamak için tüm sağlık emekçilerini Genel Sağlık-İş çatısı altında örgütlü mücadeleye davet ediyoruz. Kazananlar daima mücadele edenlerdir.”